T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1511 Esas - 2025/322 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1511
KARAR NO : 2025/322
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/06/2022
NUMARASI : 2020/528 Esas 2022/383 Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 09/11/2020
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmeler konu borcun 12/12/2018 tarihinde ödenmek suretiyle sözleşmelerin sonlandırıldığını, kredi sözleşmeleri nedeniyle değişik adlar altında banka tarafından haksız ve dayanaksız olarak kesintiler yapıldığını, yapılan kesintilerin sözleşme ve emsal banka uygulamaları dikkate alındığında çok yüksek olduğunu, yasal dayanağının bulunmadığını, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, fazladan yapılan kesintilerin iadesinin istenilmesine rağmen iadenin yapılmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 27/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 76.717,99 TL'na yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; talep yönünden zaman aşımı süresinin dolduğu, davacının tacir olması nedeniyle tüketici hukukundan kaynaklanan haklardan faydalanamayacağı, dava konusu kesintilerin yerinde olduğunu, tacir olan bankanın ücret isteme hakkının bulunduğunu, davacı ile imzalanan sözleşmeler kapsamında yapılan kesintilerin sözleşme hükümlerine, tacir olmanın gerekliliklerine ve emsal banka uygulamalarına uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında 29/09/2017, 03/11/2017 ve 10/11/2017 tarihlerinde genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşmeler kapsamında borca ilişkin ödemelerin davacı tarafından yapıldığı ve sözleşmelerin ödeme nedeniyle sonlandırıldığı, tacir olan bankanın TTK'nin 20. maddesi, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 144. maddesi ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının tebliğlerinde yer alan miktarda ve emsal banka uygulamaları da dikkate alınmak, TMK'nin 2. maddesine aykırı ve çok yüksek olmamak kaydı ile ücret talep etme hakkının bulunduğu, dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere sözleşmeler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan ekspertiz ücreti, ipotek tesis ücreti, ipotek/rehin masrafı, noter masrafı, haberleşme ücreti, takyidat masrafı, kredi temdit komisyonu, KOM/vergi tahsilatı adı altında yapılan kesintilerin bir kısmının davalı banka ve dosya kapsamına getirilen emsal nitelikteki banka uygulamaları dikkate alındığında haksız olarak yapıldığı ve iadesinin gerektiği, davalı tarafından usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı, süresi geçtikten sonra sunulan cevap dilekçesinde yazılı zaman aşımı itirazının ise bu nedenle değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dava dilekçesinde tür belirtmeksizin faiz talebinde bulunulmasına rağmen ıslah dilekçesinde ticari temerrüt faizi talep edilmiş ise de, ıslah ile faiz talebinin türünün değiştirilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne toplam 76.717,99 TL alacağın, kredi temdit komisyonu adı altında yapılan 2.257,50 TL'sinin 10/12/2018 tarihinden, ekspertiz ücreti adı altında yapılan 525,00 TL'sinin 22/09/2017 tarihinden, 1.312,50 TL'sinin 05/10/2017 tarihinden, 1.312,50 TL'sinin 31/10/2017 tarihinden, 1.312,50 TL'sinin 03/11/2017 tarihinden, 2.625,00 TL'sinin 29/01/2018 tarihinden, 1.575,00 TL'sinin 10/12/2018 tarihinden, 8.100,00 TL'nin 05/11/2018 tarihinden, ipotek tesis ücreti adı altında yapılan 1.409,10 TL'sinin 29/09/2017 tarihinden, 1.050,00 TL'sinin 02/11/2017 tarihinden, 1.050,00 TL'sinin 09/11/2017 tarihinden, ipotek/rehin masrafı adı altında yapılan 708,75 TL'sinin 10/12/2018 tarihinden, KOM/Vergi tahsilatı adı altında yapılan 32.490,63 TL'sinin 05/11/2018 tarihinden, 3.252,51 TL'sinin 10/12/2018 tarihinden, 11.324,98 TL'sinin 10/12/2018 tarihinden, takdiyat masrafı adı altında yapılan 1.600,00 TL'sinin 05/11/2018 tarihinden, haberleşme ücreti adı altında yapılan 26,25 TL'sinin 22/01/2018 tarihinden, noter masrafı adı altında yapılan 4.785,77 TL'sinin 12/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek Yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, Tüketici Kanununun davacıya uygulanmasının mümkün olmadığını, genel kredi sözleşmesinin 8.1.maddesi ve TTK hükümleri uyarınca davalının dava konusu ücretleri davacıdan tahsil yetkisi bulunduğunu, genel işlem koşullarının uygulanmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında haksız ve dayanaksız olarak yapıldığı belirtilen kesintilerin iadesine istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, yapılan kesintilere ilişkin ekstreler ve dekontlar, emsal banka uygulamalarına ilişkin yazışmalar, bilirkişi raporu ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
29/07/2021 tarihli ön ve 14/03/2022 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında kredi tahsis komisyonu, kredi kullandırım ücreti, dönemsel tüzel ekstre masrafı, tüzel ekstre masrafı adı altında alınan kesintilerin davalı banka ile emsal nitelikteki banka uygulamaları dikkate alındığında azami sınırlar içerisinde kaldığı, ekspertiz ücreti, ipotek tesis ücreti, ipotek/rehin masrafı, noter masrafı, haberleşme ücreti, takyidat masrafı, kredi temdit komisyonu, KOM/vergi tahsilatı adı altında yapılan kesintilerin ise tespit edilen miktarlarının davalı banka ve emsal nitelikteki banka uygulamaları dikkate alındığında iadesinin gerektiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, taraflar arasında 29/09/2017, 03/11/2017 ve 10/11/2017 tarihlerinde genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, sözleşmeler kapsamında borca ilişkin ödemelerin davacı tarafından yapıldığı ve sözleşmelerin ödeme nedeniyle sonlandırıldığı, sözleşmeler kapsamında davalı bankaca davacı hesabından ekspertiz ücreti, ipotek tesis ücreti, ipotek/rehin masrafı, noter masrafı, haberleşme ücreti, takyidat masrafı, kredi temdit komisyonu, KOM/vergi tahsilatı adı altında kesintiler yapıldığı, TTK'nun 20. maddesi, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 144. maddesi ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının tebliğleri ve yürürlükteki mevzuat hükümleri gözetildiğinde tacir olan davalı bankanın davacıdan verdiği hizmetler nedeniyle bir kısım kesintiler yapması hakkının bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerde söz konusu kesintilerin miktar ve oranlarına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı, dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere sözleşmeler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan ekspertiz ücreti, ipotek tesis ücreti, ipotek/rehin masrafı, noter masrafı, haberleşme ücreti, takyidat masrafı, kredi temdit komisyonu, KOM/vergi tahsilatı adı altında yapılan kesintilerin bir kısmının davalı banka ve dosya kapsamına getirilen emsal nitelikteki banka uygulamaları dikkate alındığında haksız olarak yapıldığı ve iadesinin gerektiği, alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, hesaplamalarda bir hatanın söz konusu olmadığı, yapılan kesintilerin 18/09/2017 - 12/12/2018 tarihleri arasında olup, dava tarihi olan 09/11/2020 tarihi arasında taraflar arasındaki uyuşmazlığa uygulanması gereken TBK'nun 146.maddesinde düzenlenen 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gerekli olan 5.240,61 TL harçtan peşin alınan 1.350,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.890,61 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/03/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi