T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/12/2021
NUMARASI :....
DAVA : İtrazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/08/2017
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı asıl borçlu.... ....arasında 11/07/2012 tarih 30.000.000,00 USD bedelli, 24/02/2016 tarih 5.000.000,00 Euro bedelli, 04/07/2012 tarih 30.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmeleri imzalanarak borçlu firmaya nakdi ve gayri nakdi kredi kullandırıldığını, kullandırılan gayri nakdi krediler ile firma lehine çek yaprağı ve teminat mektupları verildiğini, teminat mektuplarının bir kısmının nakde dönüştüğünü, kredi sözleşmelerini davalı asıl borçlu ile birlikte ..., ... müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, davacı banka tarafından asıl borçlu......olan alacakların kat edildiğine dair Beşiktaş 17. Noterliğinin 08/12/2016 tarih ve .... yevmiye numaralı kat ihtarının borçlu ve müteselsil kefillere keşide ve tebliğ edildiğini, borcun verilen sürede ödenmemesi üzerine davalıların temerrüde düştüğünü, Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2017/2634 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini, davalıların takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın takibe başlamadan önce sadece asıl borçluya ihtarname göndermesinin zorunluluk olduğunu, TBK'nın 586.maddesi uyarınca alacaklının asıl borçluya başvurmadan ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden doğrudan müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve kendisine gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması gerektiğini, bu koşullar yerine gelmeden yapılacak olan ihtarın, müteselsil kefile başvurabilme imkanı yaratmayacağını, asıl borçluya müracaat edilmeden müteselsil kefiller için de takip başlatıldığını, dava konusu alacağın likit olmadığını, 2012 yılında 2 tane ve 2016 yılında 1 tane genel kredi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan 3 genel kredi sözleşmesinin kapsadığı tarihlerden sonraki teminatlardan sorumlu olunacağını, önceki tarihlere ait teminatların bu davaya konu edilemeyeceğini, genel kredi sözleşmelerinden önce kullandırılan teminat bedellerinin alacak miktarından düşülmesi gerektiğini, ... ... .. Ltd. Şti. tarafından ... olan borçlar nedeniyle bir çok ödeme yapıldığını, toplam 2.992.970,15 TL tutarında kredi geri ödemesi yapıldığının tespit edildiğini, aynı borç için ise ikinci defa ödeme yapılmasının talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını, ... ... bünyesindeki şirketlerden sadece... .....tarafından Temmuz 2016'dan Aralık 2016 sonuna kadar piyasaya olan borçlarına karşılık yapılan ödeme tutarının toplamının 122.339.280,57 TL olduğunu, kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiği belirtilerek icra inkar tazminatı talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı... ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... ... ... Şirketlerinin aynı mahkemenin 11/04/2018 tarih ve 2017/92 Esas 2018/228 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, her iki şirket yönünden ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, dava konusu alacağa ilişkin davacının masaya başvurularının kabul edildiği, başvuru miktarlarının 01/02/2017 takip tarihi ve başvuru tarihi itibariyle toplam miktar ve faizlerinin de üzerinde olduğu anlaşılmakla davalı müflis şirketler yönünden davanın konusuz kaldığı, davalı müflis şirketler yönünden verilen karar içeriği ve dosya kapsamı itibariyle dava açılmasına davalı tarafça sebebiyet verildiği kanaatine varılmakla yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin talep kalemlerinde bu husus gözetilerek hüküm oluşturulduğu, davalı müşterek borçlu müteselsil kefiller ... ve ... yönünden ise bu davalıların mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında belirtilen miktarlarda sorumlu oldukları, bilirkişi raporundaki temerrüt başlangıç tarihi ve faiz oranlarına ilişkin açıklamaların Yargıtay uygulamaları da nazara alınarak yerinde olduğu, sözleşmede kefillerin gayri nakit alacağın deposundan sorumlu olduklarına ilişkin bir hüküm bulunmadığından davacının kefiller yönünden gayri nakit alacağa yönelik talebinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle ... ... ... Şirketi, ... ... ....... iflas idarelerine yönelik davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bu davalılara yönelik icra inkar tazminatı talebinin reddine; davalılar ... ve ... yönünden nakdi alacak yönünden davanın kısmen kabulü ile, davalıların Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2017/2634 sayılı takip dosyasında itirazının 7.015.865,77 + 13.718.708,26 = 20.734.574,03 TL asıl alacak, 559.693,03 TL + 300.478,89 = 860.171,92 TL işlemiş faiz ve 27.984,65 TL + 15.023,94 TL = 43.008,59 TL BSMV olmak üzere toplam 21.637.754,54 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın 13.718.708,26 TL'sine takip tarihinden itibaren yıllık %31,44 oranında faiz, 2.248.391,01 TL'sine yıllık %31,44 oranında faiz, 1.340.783,88 TL + 370.607,73 TL + 293.116,65 TL = 2.004.508,26 TL'sine yıllık %28,50 oranında faiz, 1.129.447,75 TL + 821.644,39 TL + 308.116,65 TL = 2.259.208,79 TL'sine yıllık %28 ve 503.757,71 TL'sine yıllık %13,75 oranında faiz ve faize %5 oranında BSMV işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan nakit alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.327.550,90 TL icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...'tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılarla tahsilde tekerrüre yer verilmemesine, gayrinakdi alacak yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ek bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bankaca TCMB'ye yapılan bildirimler dikkate alınarak %72 oranında temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden çek kredisi kullandırıldığından kefillerin de çek yapraklarının deposundan sorumlu olduklarını, kat ihtarnamesinde de açıkça nakdi ve gayri nakdi kredilerin belirtilmesi nedeniyle davalıların sorumlu bulundukları, bilirkişi raporunda toplam 2.004.508,26 TL asıl alacağa uygulanacak faiz oranının %29,50 olduğu belirtilmiş iken mahkemece hüküm kısmında %28,50 olarak belirtilmesinin hatalı olduğunu, yine davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olup, reddedilen miktar olan 1.081.705,98 TL olup, hükmedilen tutarın çok altında karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2017/2634 sayılı takip dosyası örneğinin incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı 20.734.574,03 TL asıl alacak, 1.890.367,99 TL işlemiş temerrüt faizi, 94.518,40 TL BSMV olmak üzere toplam 22.719.460,42 TL nakit alacağın tahsili ve teminat mektupları ile çek yapraklarından kaynaklanan 7.019.697,11 TL'nin deposu, ödenmek durumunda kalınması halinde tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalı borçlular vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
23/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; sunulan belgeler ve dosya kapsamı itibariyle toplam 2.004.508,26 TL tutarındaki BCH kredileri yönünden %29,50 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği, davacı bankanın nakde dönüşen teminat mektupları ile ilgili asıl borçlu... ... ... Ltd. Şti.'den alacağının 12.132.178,21 TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 12.760.012,87 TL, dava tarihi itibariyle 12.132.178,21 TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 15.754.591,20 TL olduğu, davacı bankanın 165.056,00 USD ve toplam 1.330.120,00 TL tutarındaki teminat mektupları hakkında asıl borçlu... ... ...Ltd. Şti.'den depo talebinde bulunabileceğini, kefillerin temerrüt tarihlerinin aynı olması ve kefalet limitlerinin de müsait bulunması sebebiyle sorumluluklarının asıl borçlunun borcu kadar olduğu, çek deposu yönünden sözleşmede açık hüküm bulunmadığı, bu nedenle çek depo talebinin yerinde olmadığı, takip tarihi itibariyle nakdi krediler, tazmin edilen teminat mektupları, yasal ödemeleri yapılan çek yaprakları nedeniyle toplam 21.864.461,33 TL borcunun bulunduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı banka ile davalı asıl borçlu... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Arasında 04/07/2012 tarih, 30.000.000 TL limitli, 24/02/2016 tarih, 5.000.000 Euro limitli ve 11/07/2012 tarih 30.000.000 USD limitli genel kredi sözleşmeleri düzenlendiği, asıl borçlu şirkete nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığı, davalı ... ve ...'ın aynı limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu şirketin ortakları olduğu, ayrıca eş rızalarının bir kısım sözleşmelerde olduğu, böylelikle kefaletlerin geçerli olduğu, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine hesabın kat edilerek Beşiktaş 17. Noterliğinden 08/12/2016 tarih 79520 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek 05/12/2016 tarihi itibariyle 7.024.881,56 TL nakit, 9.615.540,00 TL, 3.326.918,00 USD, 427.500,00 Euro gayrinakit borcun olduğu belirtilerek nakit alacağın tebliğden itibaren 1 gün içerisinde ödenmesi, gayrinakit alacağın nakden ve defaten blokesi, tazmini halinde tazmin tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili hakları saklı tutularak tebliğden itibaren 1 gün içerisinde deposunun istenildiği, takipten önce temerrüdün oluştuğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamada aylık eşit taksitli kredi ve BCH kredileri kapsamında nakit alacak için asıl alacağın 7.015.865,77 TL, işlemiş faizin 300.478,89 TL(300.388,89 TL olarak bilirkişi raporunda toplam kısmında belirtilmiş ise de, raporun 16. sayfasındaki döküme konu miktarlar toplamının 300.478,89 TL olduğu anlaşılmakla), BSMV'nin 15.023,94 TL (300.478,89 TL'nin %5'i) olmak üzere toplamının 7.331.368,60 TL olduğu, ayrıca tazmin edilen teminat mektupları ile ilgili olarak takip tarihinden önce tazmin edilmekle nakde dönüşmüş olup, bu kısımdan asıl alacağın tazmin edilen teminat mektupları için 13.941.403,38 TL asıl alacak, 559.693,03 TL işlemiş faiz, 27.984,65 TL BSMV (bilirkişi raporunda sehven toplam olarak 27.980,16 TL yazılmıştır) olmak üzere toplamının 14.529.076,57 TL olduğunun tespit edildiği, ayrıca yasal ödemeleri yapılan çek yaprakları için alacak belirlenmiş ise de hesap katında nakde dönüşen çeklerle ilgili bir talebin olmadığı, ihtar tarihinden sonra takipten önce nakde dönüştükleri, nakit alacak olarak değerlendirilebilecek ise de ihtarnamede gayri nakit bölümünde sadece teminat mektuplarının belirtildiği anlaşılmakla yasal ödemeleri yapılan çeklerle ilgili talebin yerinde olmadığı, takip talepnamesinde asıl alacak olarak 20.734.574,03 TL talep edilmiş olmakla birlikte mahkemece taleple bağlı kalınarak (bu miktarın 7.015.865,77 TL'si dışındaki kısım teminat mektuplarına ilişkin gayri nakdi alacaktan takip tarihi öncesi itibariyle nakde dönüşen kısım da değerlendirilerek ve 13.718.708,26 TL kabul edilerek 7.015.865,77 TL + 13.718.708,26 TL = 20.734.574,03 TL) bu miktar asıl alacağa itiraz yerinde görülmediği, işlemiş faiz alacağına ilişkin olarak 559.693,03 TL + takip tarihi öncesi itibariyle nakde dönüşen teminat mektuplarına ilişkin 300.478,89 TL olmak üzere toplam 860.171,92 TL işlemiş faize itiraz yerinde görülmediği, çeklerle ilgili yukarıda belirtilen gerekçelerle talep yerinde olmadığından işlemiş faizin de talep edilemeyeceği, BSMV'ye konu alacağa ilişkin olarak 27.984,65 TL + 15.023,94 TL olmak üzere toplam 43.008,59 TL BSMV alacağına ilişkin itiraz yerinde olmadığı, çeklerle ilgili yukarıda belirtilen gerekçelerle talep yerinde olmadığından BSMV'nin de talep edilemeyeceği, bu davalılara yönelik gayri nakit alacağın deposu için talepte bulunulmuş ise de kefiller için sözleşmede açıkça gayri nakit alacağın deposuna ilişkin bir hüküm bulunmadığından mahkemece bu kalem talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, yargılama sırasında davalı şirketlerden... ... ... Ltd. Şti.'nin ilk derece mahkemesinin 11/04/2018 tarih, 2017/92 esas, 2018/228 sayılı kararı ile 11/04/2018 tarihi itibariyle iflasına, yine davalı... ... ... A.Ş.'nin ilk derece mahkemesinin 28/02/2018 tarih, 2017/456 esas, 2018/101 sayılı kararı ile 28/02/2018 tarihi itibariyle iflasına karar verilmekle ve her iki davalı şirket yönünden ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp dava konusu alacağa ilişkin davacı bankanın masaya başvuruları kabul edilmekle davalılar... ... ......... Şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince... ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... ... ... Şirketi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde ve diğer davalıların bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarlarda ve gerekçeli kararda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere sorumlu tutulmalarında bir isabetsizlik görülmediğinden ve takip dayanağı genel kredi sözleşmelerinde kefillerin gayri nakdi alacak depo talebinden sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre; bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini resen araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/Hanağası, Emel; Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2018, s. 474.).
Anayasa'nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Kanun’un aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve istinaf ve temyiz sırasında hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Anılan hükümler kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilecektir.
Somut olayda, mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarının hükme esas alındığı, bilirkişi raporlarındaki temerrüt faiz başlangıç tarihi ve faiz oranına ilişkin açıklamaların Yargıtay uygulamaları nazara alınarak yerinde olduğu gerekçe kısmında açıklanarak hüküm kurulmuş olup, hükme esas alınan 10/05/2019 tarihli ikinci ek bilirkişi raporunun 11, 12 ve 13.sayfalarında .... krediler toplam 2.004.508,26 TL miktarındaki alacak yönünden takip tarihinden itibaren %29,50 oranında temerrüt faizi uygulanacağı belirtilmesine karşın mahkemece hüküm kısmında söz konusu alacak kalemleri yönünden takip tarihinden itibaren %28,50 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesi hüküm gerekçe çelişkisi niteliğinde olduğu gibi infazda tereddüte yol açtığından davacının bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Yine eldeki davada nakit alacağa ilişkin talep miktarı 22.719.460,42 TL olup, mahkemece toplam 21.637.754,54 TL nakit alacağın kabulüne karar verildiği, böylelikle reddolunan nakit alacak miktarının 1.081.705,88 TL olduğu anlaşılmakla mahkemece nakit alacak yönünden reddedilen bu miktar üzerinden davacı aleyhine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT dikkate alınarak 71.135,30 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu miktarı aşar şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin bu yöne ilişkin isitinaf itirazları da yerinde görülmekle kararın bu yönüyle de kaldırılması gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,
Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2021 tarih ve 2017/582 Esas 2021/820 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca vekalet ücreti ve faiz yönünden KALDIRILMASINA,
B)1-... ... ... Şirketi, ... ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi iflas idarelerine yönelik davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Bu davalılara yönelik icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Davalılar ... ve ... yönünden;
A- Nakdi alacak yönünden;
Davanın kısmen kabulü ile, davalıların Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2017/2634 sayılı takip dosyasında itirazının 7.015.865,77 + 13.718.708,26 = 20.734.574,03 TL asıl alacak, 559.693,03 TL + 300.478,89 = 860.171,92 TL işlemiş faiz ve 27.984,65 TL + 15.023,94 TL = 43.008,59 TL BSMV olmak üzere toplam 21.637.754,54 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına,
Asıl alacağın 13.718.708,26 TL'sine takip tarihinden itibaren yıllık %31,44 oranında faiz, 2.248.391,01 TL'sine yıllık %31,44 oranında faiz, 1.340.783,88 TL + 370.607,73 TL + 293.116,65 TL = 2.004.508,26 TL'sine yıllık %29,50 oranında faiz, 1.129.447,75 TL + 821.644,39 TL + 308.116,65 TL = 2.259.208,79 TL'sine yıllık %28 ve 503.757,71 TL'sine yıllık %13,75 oranında faiz ve faize %5 oranında BSMV işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Hükmolunan nakit alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.327.550,90 TL icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...'tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Diğer davalılarla tahsilde tekerrüre yer verilmemesine,
B- Gayrinakdi alacak yönünden;
Davanın reddine,
Alınması gerekli 1.478.075,01 TL harçtan mahkememiz veznesine peşin yatırılan 274.358,29 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 113.597,30 TL ve tamamlanan 59,30 TL olmak üzere toplam 388.014,89 TL’nin mahsubu ile kalan 1.090.060,12 TL harcın davalılar ... ve ...'tan müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir yazılmasına,
Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 1.201,90 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %72,76'sı olan 874,50 TL ile 31,40 TL başvurma ve 388.014,89 TL peşin harç toplamının (müflis davalı şirketler yargılama giderinin kendileri yönünden yapılan tebligat gideri olan 32,00 TL kısmı ile 31,40 TL başvurma ve 59,30 TL maktu harç kısmından sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davalı müflis şirketler tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Davalılar ... ve ... tarafından yapılan 9,20 TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin %27,24’ü olan 2,51 TL’nin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 315.819,61 TL vekalet ücretinin (davalı müflis şirketler maktu 5.100,00 TL kısmından sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davalılar ... ve ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 71.135,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
C)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcı ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça istinaf aşamasında istinafa gönderim giderinin 64,80 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025
Başkan- . Üye - . Üye - . Zabıt Katibi -.
.