T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1665 Esas 2025/227 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1665
KARAR NO : 2025/227
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2019
NUMARASI : 2017/840 Esas 2019/994 Karar
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 20/11/2017
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025
Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; eşinin davalı bankadan traktör kredisi kullandığını, kredi sözleşmesinin güvencesi olarak bankaya boş bir senet imzalanarak verildiğini, kredi borcunun ödendiğini, kredi sözleşmesine bağlı olarak verilen boş senedin borcun ödenmesine rağmen iade edilmediğini, senet borcuyla kendisinin hiçbir ilişkisi bulunmadığını, davalının senedin unsurlarını tamamlayarak aleyhine icra takibi başlattığını, senet nedeniyle borcunun bulunmadığını belirterek takibin iptaline, %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Temlik eden davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibin traktör kredisine dayanmadığını, davacının müvekkili ile dava dışı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında kredi kullanıldığını, davacının takibe konulan senetten dolayı müteselsil kefil olduğunu, davacının imzasına itiraz etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, takibe konulan 27/10/2017 tanzim tarihli 15.000.00 TL bedelli, davalı banka lehine dava dışı borçlu ... tarafından düzenlenen bonoda davacının avalist olarak adı ve imzasının yer aldığı, aval vermenin genel kredi sözleşmesindeki borçtan ayrı bir teminat oluşturduğu, davacının dava dışı borçlunun bankaya olan tüm borçlarından sorumlu olduğunun kabul edildiği, bilirkişi raporunda belirtilen asıl alacak ve ferilere ilişkin hesaplamaya itibar edilerek takibin ödeme emrinde 1.667,85 TL fazladan alacak talep edildiğinin kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının icra takip dosyasından dolayı açtığı menfi taspit davasında davalının 1.625,78 TL asıl alacak, 40,07 TL işlemiş faiz, 2,00 BSMV olmak üzere toplam 1.667,85 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin hangi kredi borcuna teminat olarak alındığı konusunda fikir birliği olmasa da kayıt ve şarta bağlanarak bir kredi borcunun ödenmeme ihtimaline karşılık olarak alındığını, nitekim bilirkişi raporunda da senedin kredi borcuna karşılık teminat olarak alındığının tespit edildiğini, üzerinde teminat senedi olduğu yazılı olmayan bir senedin kambiyo senetlerine mahsus takibe konu edilmesinde hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek teminat senedi olmadığının gerekçelendirildiğini, daha sonra teminat senedi olduğu mahkemece senedin sözleşme imzalanırken boş olarak imzalanıp lehtar hanesine bankanın yazılmış olması ve senet bedelinin banka kayıtlarına 1,00 TL olarak girilmesi senedin kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin kabulü için yeterli görülmüştür denilerek kabul edildiğini, mahkemenin kredi sözleşmesinin teminatı olarak kabul edip hüküm kurduğunu, kendi arasında çelişkili olan gerekçeli kararın kaldırılması gerektiğini, bankanın kredi borcunun ödenmemesi üzerine alınan senedin kayıt ve şarta bağlı bir ödeme vaadini içerdiğinden dolayı geçersiz olduğunu, geçersiz senede dayanak olarak başlatılan takibin iptali gerektiğini, senedin teminat senedi olmasını tespit eden mahkemenin itirazlarını dikkate almadan hüküm kurduğunu, dava konusu senet her ne kadar kambiyo vasfını haiz olmayan bir senet olsa da söz konusu senedin bilirkişi raporunda belirtilenin aksine traktör kredisine teminat karşılığında verildiğini, kredi ödendiğinden dolayı müvekkilinin bu konuda bir sorumluluğu kalmadığını, dava konusu senedin davalı banka ile dava dışı üçüncü kişinin 28/09/2011 tarihinde traktör kredisi kullandırılırken teminat olarak verildiğini, traktör kredisi tarihi ile senedin banka kayıtlarına 1 iz bedelle alındığı tarih aynı olup senedin işbu traktör kredisi teminatı olarak verildiğini, aksinin kabulü halinde dahi davalı tarafından müvekkiline hiçbir ihtarın keşide edilmediğini, dolayısıyla davalının 27/10/2017'den itibaren faiz talebinin de haksız olduğunu, harman kredisi sözleşmesi ve kmh sözleşmeleri bakımından bu kredilerin gks dışında ayrıca imzalanan sözleşmeler olup müvekkilinin bu sözleşme borçlarından sorumluluğunun hukuken doğmadığını, avalistin şekil noksanlığı sebebiyle bir geçersizlik halinde bu defiyi ileri sürme hakkına sahip olduğunu, aval verilen kişinin sahip olduğu mutlak def’ilerin, kural olarak aval veren tarafından hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, bunun ilk istisnasının şekle dair bir geçersizlik olduğunu, ikinci istisnasının ise poliçe tutarının aval veren tarafından ödenmiş yahut takas edilmiş olması olduğunu, aval verme, bir teminat niteliğinde olduğundan lehine aval verdiği kişi hangi şartlarda poliçeden sorumlu ise, avalist de o borçtan o şekil kapsamında sorumlu bulunduğunu, aval verme, bir teminat niteliğinde olduğundan lehine aval verdiği dava dışı ...'e traktör kredisi için kefil olduğundan dolayı ve traktör kredisine ait ödemeler yapıldığından kredi sözleşmesi dolayısıyla müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Genel kredi sözleşmesi sureti, ihtarname, dava konusu Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2017/21178 sayılı icra takip dosyası, dava dışı ...'in banka hesap hareketleri, araç rehin sözleşmesi, traktör faturası ve ruhsatı, dava dışı asıl borçlunun kredi kullandırım talimatları, boş senet sureti, kredi kullandırım dekontları, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 25/12/2018 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2017/21178 sayılı icra takip dosyası incelendiğinde, davalı alacaklı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ve davacı borçlu aleyhine toplam 15.042,07 TL nakit alacağın tahsili talebi ile senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Anılan icra takip dayanağı bononun tanzim tarihinin 28/09/2011, vade tarihinin 27/10/2017, lehtarın ... Bankası A.Ş. (davalı), borçlunun ..., avalistin ... (davacı) olup, 15.000,00 TL bedelle tanzim edildiği görülmüştür.
Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen boş senet suretinden senedin lehtar hanesinde ... Bankası A.Ş.'nin yazılı bulunduğu, borçlu kısmında ..., avalist kısmında ...'in isim ve imzalarının yer aldığı, senedin tanzim tarihi, vade tarihi, bedel kısımlarının boş olduğu anlaşılmıştır.
Dava dışı ... ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 28/09/2011 tarihli olup, 500.000,00 TL limitli sözleşmede davacının aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı görülmüştür.
Davalı banka ile dava dışı borçlu ... arasında bila tarihli araç rehin sözleşmesi akdedilmiştir.
Davalı banka tarafından dava dışı ...'e gönderilen 05/09/2017 tarihli ihtarname ile kullandırılan krediler nedeniyle toplam 13.514,71 TL borç bulunduğu, borcun ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı ihtar olunmuştur.
Yargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunda, dava konusu senedin banka kayıtlarında "1 TL" İz bedel üzerinden muhasebe kayıtlarına alındığı, aynı tarihte dava konusu genel kredi sözleşmesinin 500.000,00 TL üzerinden muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği, bankanın tek düzen hesap planına ve bankacılık uygulamasına göre senedin normal şartlarda 1 TL iz bedel üzerinden değil, senet bedeli olan 15.000,00 TL üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması gerektiği, dava dışı ... ile davalı banka arasında traktör kredisi, harman kart ve kmh dışında ayrıca bir kredi ilişkisi bulunmadığı, senedin banka kayıtlarına alınış şekli, senedin tanzim tarihi karşısında senedin sözleşmenin düzenlendiği tarihte teminat maksadıyla sadece dava dışı ...'in ödeyecek, davacının ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza ve isimlerinin alınması suretiyle düzenlendiği, sözleşmede (500.000,00 TL limit) harman kart veya ticari karta ilişkin hüküm bulunmadığı, anılan sözleşmeye istinaden kullandırılan harman kart borcundan davacının sorumlu tutulamayacağı, aksi kanaat halinde takip tarihi itibarıyla kmh nedeniyle 6.336,19 TL asıl, 334,21 TL işlemiş faiz, 16.71 TL BSMV olmak üzere 6.687,11 TL alacaklı olduğu, harman kart kredisi kullanım tutarı, tarih ve faizi aynı olduğundan bu kredi nedeniyle de aynı miktarlarda borç bulunduğu, toplam borcun 13.374,22 TL bulunduğu, senede dayalı takip nedeniyle senedin 15.000,00 TL olup, takip tarihi itibarıyla davalı alacağının 15.042,66 TL olacağı, ancak davalı talebi daha düşük olduğundan takipteki tutarın esas alınacağı tespit edilmiştir.
Davacı yan icra takip dayanağı senedin boş olarak bankaya verildiğini, traktör kredisinin teminatı olduğunu, traktör kredi borcunun ödendiğini, senedin banka tarafından doldurularak takibe konulduğunu, takip nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında dava konusu icra takip dayanağı senetteki avalist imzasının davacıya ait olduğu, senedin tüm unsurları tamam olacak şekilde senetten kaynaklanan alacağının tahsili için davalı tarafından davacı ve dava dışı asıl borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, dava konusu icra takip dayanağı senedin unsurlarının davalı banka tarafından sonradan anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı, senedin genel kredi sözleşmesinin teminatı olup olmadığı, teminatı ise takip tarihi itibarıyla davalı bankanın davacıdan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağı olup olmadığı, alacak var ise miktarı, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu değil ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davalı tarafından davacı aleyhine avalist olarak imzasının bulunduğu senede dayalı olarak işbu dava konusu kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılmıştır. Takibe dayanak yapılan senet TTK'nun 776. maddesinde düzenlenen tüm zorunlu unsurları içermektedir.
İmzası inkar edilmeyen senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin iddianın davacı tarafından yazılı delil ile ispatlanması gerekir. İşbu davada davacı tarafından takip dayanağı senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin yazılı bir delil sunulmadığından senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ispatlanamadığının kabulü gerekecektir.
Öte yandan, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile senedin banka kayıtlarında 1 TL iz bedel üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması, senedin tanzim tarihi ile genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği tarihin aynı olduğunun tespit edilmesi karşısında senedin genel kredi sözleşmesinin teminatı olduğu kabul edilmiştir. Davalı yanın mahkemenin anılan gerekçesine yönelik bir istinaf itirazı bulunmadığından Dairemizce icra takip dayanağı senedin genel kredi sözleşmesinin teminatı olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi yoluna gidilmemiştir.
Yapılan açıklama karşısında dava konusu icra takip dayanağı senedin davalı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan, davacının da müteselsil kefil olarak yer aldığı genel kredi sözleşmesinin teminatı olması nedeniyle takip ve dava tarihi itibarıyla senedin teminat vasfının devam edip etmediğinin incelenmesi gerekecektir. Bir başka anlatımla davalı bankanın teminat vasfı bulunan senet nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu iddia etmesi senedin teminatı olan genel kredi sözleşmesi nedeniyle alacaklı olması halinde mümkün olacaktır.
Yargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunda, genel kredi sözleşmesinde harman karta veya ticari karta ilişkin bir hüküm bulunmadığı tespit edilmiş, davalı bankanın takip tarihi itibarıyla kredi borçlusundan kmh nedeniyle toplam 6.687,11 TL, harman kart nedeniyle de toplam 6.687,11 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
İcra takip dayanağı senet genel kredi sözleşmesinin teminatıdır. Davalı bankanın dava dışı asıl borçludan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kmh nedeniyle toplam 6.687,11 TL alacağı bulunmaktadır. Anılan alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığından davalı bu sözleşmenin teminatı olan senet nedeniyle bu alacak miktarından sorumlu tutulacaktır. Anılan alacak dışında davalı bankanın dava dışı asıl borçludan toplam 6.687,11 TL harman karttan kaynaklanan alacağı da bulunmakta ise de, harman kart genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçluya verilmediğinden genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak niteliğinde olmadığından, harman karttan kaynaklanan alacaktan davacının genel kredi sözleşmesinin teminatı olan senette yer alan avalist imzası nedeniyle sorumlu tutulması mümkün olmayacaktır.
Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davalı bankanın takip tarihi itibarıyla genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kmh nedeniyle toplam 6.687,11 TL alacaklı olduğu, raporda tespit edilen harman karttan kaynaklanan toplam 6.687,11 TL'nin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığı, dava konusu icra takip dayanağı senedin genel kredi sözleşmesinin teminatı vasfı bulunduğu, takip talebinde 15.000,00 TL asıl alacak, 40,07 TL işlemiş faiz, 2,00 TL BSMV olmak üzere toplam 15.042,07 TL alacak talep edildiği, davalının takip tarihi itibarıyla kmh'dan kaynaklanan 6.336,19 TL asıl, 334,21 TL işlemiş faiz, 16.71 TL BSMV olmak üzere 6.687,11 TL alacağı bulunduğu, alacaklı olduğu tespit edilen miktarlar kalem kalem takip talebinde yer alan alacak kalem miktarlarından mahsup edildiğinde davacının davalıya takip tarihi itibarıyla takip nedeniyle 8.663,81 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken takip dayanağı senedin genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılmayan harman kart alacağının da teminatı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne, dava konusu icra takibi nedeniyle davacının davalıya 8.663,81 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, kötüniyet tazminatın talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı açık bir istinaf itirazı bulunmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2019 tarih 2017/840 Esas 2019/994 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, sair istinaf itirazlarının reddine,
2-Davanın KISMEN KABULÜNE, davacının dava konusu Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2017/21178 sayılı icra takibinde 15.000,00 TL asıl alacak, 40,07 TL işlemiş faiz, 2,00 TL BSMV olmak üzere toplam 15.042,07 TL alacak nedeniyle davalıya 8.663,81 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 591,82 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 256,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 335,65 TL harcın temlik alan davalı ile temlik eden davalıdan müteselsilen tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 256,17 TL peşin harç, 31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 287,57 TL harcın temlik alan davalı ile temlik eden davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 581,40 TL bilirkişi ücreti, 198,60 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 780,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranı gözetilerek 450,52 TL'nin temlik alan davalı ile temlik eden davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 8.663,81 TL vekalet ücretinin temlik alan davalı ile temlik eden davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettiren temlik alan davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 6.336,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak temlik alan davalıya verilmesine,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B)1-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yatırılan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının temlik alan davalı ile temlik eden davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında posta gideri olarak yapılan 31,50 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek 18,19 TL'sinin temlik alan davalı ile temlik eden davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Temlik alan davalı tarafından istinaf aşamasında posta gideri olarak yapılan 57,50 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek 24,29 TL'sinin davacıdan alınarak temlik alan davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın temlik alan davalı üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 07/03/2025
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.