T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :27/04/2022
NUMARASI :....
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 04/10/2021
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2025
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkette hisse sahibi olduğunu, 10/09/2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların hukuka uygun olmadığını, faaliyet raporları, bilanço ve gelir gider tablolarının kanunen aranan şartlara uygun hazırlanmadığını, şirketin faal durumda olmadığını, genel kurul toplantısının 6. maddesi ile yönetim kurulu raporunun, 7. maddesi ile gelir gider tablosu ve bilançonun kabul edildiğini, 8. ve 10. maddeleri ile yönetim kurulunun ibra edilerek aynı yönetimin devam etmesine karar verildiğini, mevcut yönetimin şirketin lehine hareket etmediğini, 9. maddesi ile kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra kar payı dağıtılması kararı alındığını, bu kararın şirketin menfaatine olmadığını, satışı yapılan gayrimenkullerin rayiç bedelinin çok altında satıldığını, 11. maddesi ile başkan için aylık 12.500 TL ve yönetim kurulu üyeleri için ayrı ayrı aylık 2.500 TL ücret belirlendiğini, aylık ücretlerinin çok yüksek olduğunu, alınan kararların ana sözleşme, yasa ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek, 10/09/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 nolu maddelerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurulun tüm ortakların katılımıyla yapıldığını, davacı tarafın gerekçe göstermeden red oyu kullandığını, şirkete ait faaliyet raporları, bilanço ve gelir gider tablolarının yasaya uygun olduğunu, davacının bu konuda soyut iddiası dışında bir belgesi bulunmadığını, toplantıda tüm ortakların menfaatlerine göre karar verildiğini, kar payı dağıtılmasına ilişkin karara muhalefet etmesinin nedeninin açıkça belirtilmediğini, kar payı dağıtılmasının herkesin lehine olduğunu, başkan ve üyelerin ücretlerinin şirketin durumu ve ekonomik koşullar dikate alınarak belirlendiğini, alınan tüm kararların mevzuata uygun şekilde oy çokluğu ile alındığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davaya konu edilen 6 numaralı kararda, faaliyet raporunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 516 maddesinde düzenlenen hususları içermediği, 7 numaralı kararda bilanço ve gelir gider tablosu yönünden genel anlamda genel kurula sunulan bilanço ve gelir tablosunun tek düzen hesap planına uyumsuz olarak düzenlendiği, 8 numaralı gündem maddesi yönünden, TTK'nun 436/2 maddesi gereği şirket yönetim kurulu üyelerinin kendilerine ait paylardan dolayı oy haklarını kullanamayacağını, dava konusu genel kurulda birbirlerinin ibrasında oy kullandıklarını, bu şekliyle yönetim kurulu üyelerini ibrasının söz konusu olmadığından, davacı taleplerinden 6,7,8 numaralı gündem maddeli kararlarının iptaline, 9, 10 ve 11numaralı kararların iptaline ilişkin davacı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece her ne kadar genel kurulun 9,10,11 numaralı gündem maddelerinin iptali talebinin reddine karar verilmiş ise de , bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Davalı şirketin 10/09/2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının gündemin 9. maddesinde kar payı dağıtılmasına yönelik alınan kararın şirket menfaatleri göz önünde bulundurulmaksızın alındığını, iyi niyet kurallarına aykırı şekilde alınan kararın iptali gerektiğini, kar payının dağıtılmasının esas olduğu kabul edilmekte ise de, TTK'da kar payının dağıtımının sınırlandırılmasına ilişkin hükümlere de yer verildiğini, pay sahiplerinin kar payı elde etme haklarının tamamen ortadan kaldırılmaması koşuluyla ve iyiniyet kuralları çerçevesinde kar payı hakkının sınırlandırılabileceğini, nitekim sektörde yaşanan rekabette geride kalmamak, şirketin faaliyetleri için zorunlu olan ihtiyaçların karşılanması için gereklilik bulunması halinde kar payının dağıtılmamasına karar verilmesinin mümkün olduğunu, nitekim faaliyet raporunda şirketin giderlerini karşılayamaz duruma geldiğinin ifade edildiğini, bu durum aşılmak için ise davalı şirketin yatırım amaçlı aldığı gayrimenkulün satıldığını, bu gayrimenkulden elde edilen gelirin kar payı olarak dağıtıldığını, ek rapor ile bu hususun net bir şekilde ortaya konulduğunu, zira 2020 yılı davalı şirketin net satışının yalnızca 42.754,00TL olduğunu, Genel Kurulda kar payı dağıtımına ilişkin karar alınırken şirketin menfaatlerin göz önüne alınarak işletmenin likitide durumu, yapmayı planladığı yatırımları nedeniyle ihtiyacı olan fon gereksinimi, özel hukuk sözleşmelerinde yüklenen ileri vadeli borçlanmalar ve işletmenin nakit durumunun dikkate alınması gerektiğini, bu kapsamda kar dağıtımıyla ilgili temel ilkeler değerlendirildiğinde şirketin öz varlığını tehlikeye atacak şekilde kar payı dağıtımı yapılmasının mümkün olmadığını, davacının yeniden %60 paya sahip büyük ortak olacak olması sebebiyle söz konusu kararların alındığını ve şirket sömürülmeye başlanıldığını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ise her ne kadar yeterli oy sayısı ile karar alınmış ise de alınan kararın iyniyet kuralları ile bağdaşmadığının sabit olup yerel Mahkemece gündemin 9. maddesinin iptali talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırılı olduğunu, ayrıca yatırım amaçlı alınan gayrimenkulün rayiç bedelinin oldukça altında satıldığını ve şirketin bir kez daha zarara uğratıldığını, davalı şirket tarafından aceleci bir tavır ile 3.650.000,00 TL'ye satılan gayrimenkulün davacı tarafça yapılan rayiç bedel araştırmasında değerinin 8.000.000,00 TL - 9.000.000,00 TL arasında olduğunun tespit edildiğini,
Şirketin yeniden faal hale getirilmemesi ve şirket gayrimenkullerinin satılarak paraya çevrilmesinin nedeninin davacı tarafça Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava olduğunu, şöyle ki, davalı şirketin 14/11/2003 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı ile sermaye artırımına gittiğini ve halihazırda yönetim kurulu başkanı olan ... payının %8'den %52'ye çıkarıldığı, davacı şirketin payının ise %60'tan %16'ya düşürüldüğü, akabinde davacı tarafça söz konusu karara karşı açılan davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/829 E. 2020/88 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek bahse konu sermaye artırım kararının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verildiğini, davalı tarafça da, davacının payının yeniden %60 olacak olması nedeniyle karar almakta zorlanılacağından şirket faal hale getirilmektense yatırım amaçlı alınan gayrimenkulü satarak şirketin içini boşaltılıp şirketi gayrifaal hale getirmeye çalıştığını, söz konusu dosyada alınan karar kesinleşmeden şirket aleyhine bir takım kararlar alındığını, işbu nedenlerle de 2020 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali gerektiğini,
Gündemin 10. maddesi ile şirket yönetim kurulu üyeliğine..., ..., ..., ... ... ve ... yeniden seçilmiş ise de söz konusu yönetimin şirkete katkı sağlamadığını, aksine şirket mal varlıklarını satışa çıkararak kar payı dağıttığını , bunun yanı sıra, yönetim kurulu başkanı... ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/346 E. 2013/368 K. sayılı dosyasında açılan davada... TCK 247/1. maddesi uyarınca zimmet suçundan suçlu bulunan ... yönetime seçilmesinin şirket lehine bir durum yaratmayacağını, hal böyleyken yerel Mahkemece gündemin 10. maddesinin iptali talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Gündemin 11. maddesinde şirket yönetim kurulu başkanın aylık ücreti 12.500,00 TL, yönetim kurulu üyelerinin aylık ücreti ise 2.500,00 TL olarak belirlendiğini, ödenmesine karar verilen ücret miktarlarının oldukça fahiş olduğunu, söz konusu şirket faaliyetine aktif bir şekilde devam etmediği gibi taşınmaz satışına başladığını, şirketin hali hazırdaki durumu dikkate alındığında, gündemin 11. maddesi ile genel kurul tarafından takdir edilen ücretin fahiş olduğu ve şirket menfaatleri dikkate alınmaksızın kararlaştırıldığı gündemin 11. maddesinin de iptali gerekirken iptal talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, yerel Mahkemece 10/09/2021 tarihli genel kurulun 9,10 ve 11. gündem maddelerinin iptali talebinin reddine yönelik kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının davalı şirketin 10/09/2021 tarihli genel kurulunun 6,7 ve 8 numaralı gündem maddelerinin iptaline ilişkin kısmının usul ve yaşaya aykırı olduğunu, TTK ve 28/08/2012 günlü yönetmelik uyarınca, bilanço ve finansal tabloların genel kurulda sadece okunacağını, bunların oylaması ve kabulünün söz konusu olmadığı gibi, bunların ibrası diye bir kavram da bulunmadığını, ayrıca, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 11/12/2019 gün ve 2019/1317 E ve 2019/8061 K sayılı kararında da belirtildiği gibi, TTK 619 maddesi hükmüne göre, şirket yönetimi, bu konuların oylamasında, oy hakkından yoksun kılınmadığını, bilanço ve ekleri ile faaliyet raporunun şirket merkezinde incelemesine sunulmadığını iddia eden davacının, bu iddianı ispat ile yükümlü olduğunu, gelir-gider tabloları ve bilançolar TTK 514 ve 515 md. uygun olarak hazırlandığı gibi, şirket kayıtları ile uygun olduğunu, davalı şirketin 2020 yılı faaliyet raporunda, planlanan faaliyetlerin gerçekleşme durumu, stratejik hedefler, şirketin alacağı tedbirler, ileriye dönük beklentiler, şirketin sermayesinin karşılıksız kalıp kalmadığı veya borca batık olup olamadığına dönük tespit ve değerlendirmelerin, şirketin finansal yapısının iyileştirilmesi için alınması gereken önlemler, riskler risk yönetim politikasına ilişkin bilgiler, ve dolayısıyla TTK 516 md. de düzenlenen hususları içermediğinden söz edilme imkanı bulunmadığını, ticari şirketlerin faaliyetlerinin ve devamlılığının yönetim kurulundan çok piyasa koşullarıyla belirleneceği davalının esas itibariyle ... ve ihtiyaç maddeleri dağıtım ve pazarlaması yaptığını, pandemi nedeniyle aracı şirket/dağıtıcı-tedarikçi kullanmaksızın doğrudan tüketiciye ulaşılmaya devam edildiğini, gelinen aşamada tüm sektörün ve dolayısıyla davacının da etkilendiğini ve faaliyetlerinin sekteye uğradığını, alınan taşınmazın yatırım için alınmış olup, faaliyete yönetik bir amaç için alınmamış olduğunu,
7 numaralı gündem maddesi kapsamında iptal kararı irdelendiğinde; bilirkişi raporunda bilirkişinin bilanço için, yapmış olduğu yorum ile finansal tablolar için yapmış olduğu yorum arasında çelişki bulunduğunu, davalı şirketin yaklaşık 25 yıldır faaliyet gösterdiğini, Türkiye genelinde ... ... .... şirketlerin hemen hemen hepsi zarar ettiği için tasfiye edildiğini, ancak davalı şirketin halen faaliyetlerine devam etmeye çalıştığını ve ortaklara kar payı dağıtımını yaptığını, davalı şirketin muhasebe kayıtlarının genel muhasebe standartlarına uygun olarak yapıldığını, Bilanço ve Gelir Tablosu kayıtlarında hem 590-Dönem Net Karı hesabı ile hem de 591-Geçmiş Dönem net zararının nedenin mahsup muhasebe kaydının yapılmamış olmasından kaynaklandığını,
İptale konu yönetim kurulunun ibrasına dair gündemin 8 maddesi irdelendiğinde; davacının tüm muhalefetlerini, hiçbir somut bilgiye ve olaya dayandırmaksızın sadece, muhalefet etmek için yaptığını, Yönetim Kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıklarını, hal böyleyken, Yönetim kurulunun ibrasının gerçekleşmediğinden ve 8 numaralı gündem maddesinin ana sözleşme, yasa ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, ibranın açık olması ilkesinin, ibranın kaldırılmasını isteyen taraf için de geçerli olduğunu, davacının red nedenlerini somut olarak bildirmek zorunda olduğunu, tüm bunlar olmaksızın ibra kararının iptalinin mümkün olmadığını bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kabul edilen kısım yönünden kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davalı şirketin 10/09/2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 6. 7. 8. 9.10. ve 11 nolu gündem maddelerinde alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
... ...... 23/06/2021 tarihinde yapılan ve ileri bir tarihe ertelenen genel kurul tutanağı özetle: “Madde 3- Genel Kurul Tutanaklarının imzalanması için divan heyetine yetki verilmesine oy birliği ile karar verildi. Ortaklardan Eskişehir ... vekili Av. ... tarafından divan kurulu başkanlığına vermiş olduğu finansal tabloların ve buna bağlı konuların incelenemediği ve bunları incelemek iççin T.T.K 420'inci maddesine göre azınlık hakkını kullanmış pay sahibinin talebi üzerine toplantı ileri bir tarihe ertelenmiştir. Bilgi alma hakkı kapsamında yönetim kurulu üyelerinden mali konulara ilişkin bilgi almak istendiğini, satılan taşınmaz ile ilgili olarak kıymet takdiri ve rayiç bedelin nasıl belirlendiği hususunda bilgi istediğini ifade etti.” şeklindedir.
... ... A.Ş'nin ileri tarihe ertelenen 10/09/2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan;
Gündemin 6.maddesinde; genel kurula okunan 2020 yılına ait Yönetim Kurulu raporunun müzakereye açıldığı, söz alan olmadığı, genel kurulun onayına sunulduğu, ... vekili Av. ...'in 3200 red oyuna karşılık 16.800 kabul oyu ile genel kurulca oy çokluğu ile onaylandığı. ... vekili Av. ... in red oyu kullanarak alınan karara muhalefet ediyoruz dediği,
Gündemin 7.maddesinde; genel kurula okunan 2020 yılına ait ayrıntılı gelir-gider tablosu ve bilançonun müzakereye açıldığı, söz alan olmadığı, genel kurul onayına sunulduğu, ... vekili Av. ...'in 3200 red oyuna karşılık 16.800 kabul oyu ile genel kurulca oy çokluğu ile onaylandığı. ... vekili Av. ... 'in red oyu kullanarak karara muhalefet ediyoruz dediği,
Gündemin 8.maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibralarına geçildiği, yapılan oylama sonucunda...'un 3200 red oyuna karşılık 6400 kabul oyu ile; ...'in 3200 red oyuna karşılık 15.500 kabul oyu ile; ...'nin 3200 red oyuna karşılık 15.500 kabul oyu ile; ... ...' nın 3200 red oyuna karşılık 15.600 kabul oyu ile; ...'in 3200 red oyuna karşılık 15.700 kabul oyu ile ayrı ayrı oy çokluğu ile ibra edildiği, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığı, söz alan ... vekili Av. ...'in red oyu kullanarak karara muhalefet ediyoruz dediği,
Gündemin 9.maddesinde; geçmiş yıllara ait karların dağıtılıp dağıtılmaması konusunun görüşülmesine geçildiği, yapılan müzakereler sonucunda genel kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra kalan miktarın 03/12/2021 tarihine kadar dağıtılması genel kurulca ... vekil Av. ...'in 3200 red oyuna karşılık 16.800 kabul oyu ile genel kurulca oy çokluğu ile kabul edildiğı, ... vekil Av. ... red oyu kullanarak karara muhalefet ediyoruz dediği,
Gündemin 10.maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin seçimine geçildiği, yapılan görüşmeler ve müzakereler sonucu şirket yönetim kurulu üyeliğine 3 yıl süreyle görev yapmak üzere..., ..., ..., ... ... ve ... ... vekil Av. ... ... 3200 ret oyuna karşılık 16.800 kabul oyu ile genel kurulca oy çokluğu ile seçildiği, ... vekil Av. ... ret oyu kullanarak karara muhalefet ediyoruz dediği,
Gündemin 11.maddesinde ise; yapılan görüşmeler sonucunda yönetim kurulu başkanına aylık net 12.500,00 TL, yönetim kurulu üyelerine aylık net 2.500,00 TL ücret verilmesine genel kurulca ... vekil Av. ... in 3200 ret oyuna karşılık 16.800 kabul oyu ile genel kurulca oy çokluğu ile kabul edildiği, söz alan ... vekil Av. ... ret oyu kullanarak karara muhalefet ediyoruz dediği,
Toplantı tutanağının Divan Başkanı, Katip Üye, Oy Toplayıcı ve Bakanlık Temsilcisi tarafından imzalandığı, toplantı tutanağı Genel Kurul Toplantı ve Müzakere defterinin 40-42 sayfalarına yapıştırılmak suretiyle, Eskişehir 4. Noterliği tarafından 13 Eylül 2021 Tarih ve .... yevmiye no ile onaylandığı,
10/09/2021tarihinde yapılan Olağan Genel Kuruldaki Şirketin Sermayesinin 500.000,00 TL toplam hisse adedinin 20.000,00 adet, asaleten kullanılan oy sayısının 16.800 (9684), vekaleten kullanılan oy sayısının 3.200 (9616) olmak üzere toplantı nisabının 20.000 (96100) olarak gerçekleştiği görülmüştür.
Dairemizce celp edilen Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/829 E. 2020/88 K. sayılı kararı incelendiğinde ; dosyamız davacısı tarafından davalı şirket aleyhine açılan sermaye artırımına ilişkin (davacının payının%60 iken %16'ya düşürülmesine yol açan) genel kurul kararının butlanı kabulüne, davalı şirketin 14/11/2003 tarihinde yapmış olduğu olağanüstü genel kurul toplantısında alınan (3) nolu sermaye arttırım kararının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verildiği, ilgili karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairemizin 27/10/2022 tarih 2020/622 Esas 2022/1338 Karar sayılı ilamı ile esastan reddine dair temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği, verilen kararın süresinde temyiz edilmesi üzerine de, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2024 tarihli 2023/301 Esas 2024/2275 Karar sayılı ilamı onanarak 20/03/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/346 E. 2013/368 K. sayılı dosyası incelendiğinde; 07/11/2013 tarihli kararla davacı odanın başkanı olan sanık.... aynı zamanda ... A.Ş.'nin de hissedarı olduğu, 2003 yılında ... A.Ş.'nin elde ettiği kar payını dağıtmayarak temellük kastı ile hareket edip ... ... A.Ş.'deki çoğunluk hisselerini 14/11/2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında mevzuat hükümlerine aykırı hareket ederek şirket hisselerini mal edindiği, basit zimmet suçunu işlediği gerekçesiyle 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, diğer bir kısım sanıklar yönünden ise zamanaşımı nedeniyle davaların düşürülmesine, bir kısım sanıkların ise beraatlerine karar verildiği, ... yönünden verilen zimmete ilişkin cezanın Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 12/11/2019 tarih, 2019/4616 E, 2019/10616 K sayılı ilamı ile temyizde bozularak , ... yönünden zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, ilgili kararın 12/11/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Dosya kapsamında bilirkişi Zeki Karabulut tarafından tanzim olunan kök ve ek raporda özetle; iptali istenen 6 madedeki faaliyet raporunun 3200 red oyuna karşılık 16.800 kabul oyu ile genel kurulca oy çokluğu ile onaylandığı, ancak faaliyet raporunda, planlanan faaliyetlerin gerçekleşme durumuna, belirlenen stratejik hedefler karşısında şirketin alacağı tedbirlere, geçmiş yıllarla karşılaştırmalı olarak şirketin yıl içindeki satışlarına, verimliliğine, gelir oluşturma kapasitesine, şirket faaliyetlerinin sonuçları hakkında fikir verecek diğer hususlara ve ileriye dönük beklentilere, şirketin sermayesinin karşılıksız kalıp kalmadığına veya borca batık olup olmadığına ilişkin tespit ve yönetim organın değerlendirmelerine, şirketin finansal yapısını iyileştirmek için alınması düşünülen önlemlere, riskler ve yönetim organının değerlendirilmesi bölümünde, şirketin öngörülen risklere karşı uygulayacağı risk yönetimi politikasına ilişkin bilgilere,riskin erken saptanması ve yönetim komitesinin çalışmalarına ve raporlarına ilişkin bilgilere, satışlara, verimlilik, gelir yaratma kapasitesi, karlılık ,borç/ özkaynak oranı ve benzeri konularda dönük risklere, yer verilmediği dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 516.maddesinde düzenlenen yasada düzenlenen hususları içermediği ,alınan bu kararın ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğu,
İptali istenen 7 madde de, ayrıntılı gelir-gider tablosu ve bilançosu 3200 red oyuna karşılık 16.800 kabul oyu ile genel kurulca oy çokluğu ile onaylandığı, ancak 2020 yılında 42.754,00 diğer gelir beyan edildiği 607.302,29 TL faaliyet giderlerinin oluştuğu; 190.538,64 TL faiz geliri, 3.541.774,91 Tl diğer olağan dışı gelir ve kar elde edildiğinin beyan edildiği gelir tablosunda 3.167.765,26 TL kar açıklanmasına rağmen 10/09/2021 tarihli genel kurula sunulan bilanço ve gelir tablosu kalemleri arasında dönem net kar ve zararının birbiriyle örtüşmediği, gelir tablosunda dönem karı veya zararının 3.167.765,26 TL belirtildiği, ancak bilançoda dönem net karının 248.714,52 TL olduğu ifade edildiği, söz konusu bilançoda aynı mali yıl içerisinde hem 590 dönem net karı hesabı, hem de 591 dönem net zararı hesabının kullanılmasının mümkün olmadığı, şirket aktifinde bulunan kasada 11.672,21 TL bankalar hesabında 3.548.072,84 TL nakdin bulunduğu, ticari alacaklar hesabında 412.964,28 TL alacak ile Binalar Hs.340.000,00 Tesis Makine Cihazların 58.667,86, Demirbaşların 20.366,00 TL; Birikmiş Amortismanları O (Sıfır) olduğu, şirketin pasif tarafında ticari borçların 3.097,74 TL,ödenecek vergilerin 18.311 TL, sermaye 500.000 TL, sermaye düzeltmesi olumlu farkları 221.368,94 TL ,geçmiş yıllar karları 3.304.282,19, dönem net karı 248.714,52 TL, dönem net karı 1.446.880,90 TL, dönem net zararı 1.198.166,38 TL beyan edildiği, Genel anlamda genel kurula sunulan bilanço ve gelir tablosunun tek düzen hesap planına aykırı, genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uyumsuz olarak düzenlendiği,
İptali istenen 8 madde, yönetim kurulu üyelerinden... 3.200 red oyuna karşılık 6.400 kabul oyu ile ... 3.200 red oyuna karşılık 15.500 kabul oyu ile ... 3.200 red oyuna karşılık 15.500 kabul oyu ile ... ... 3.200 red oyuna karşılık 15.600 kabul oyu ile ... 3.200 red oyuna karşılık 15.700 kabul oyu ile ayrı ayrı oy çokluğu ile ibra edildiği, TTK. 436/2 maddesinde ''Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.” Hükümlerine tabi olup Yönetim Kurulu Üyelerinin birbirilerinin ibrasında oy kullandığı, Yönetim kurulu üyeleri oylamadan çıkartıldığında 3.200 red oyuna karşılık,1.500 kabul oyuyla yönetim kurulu üyelerinin ibrasının gerçekleşmediği,
İptali istenen 9 maddede, geçmiş yıllara ait karların dağıtılıp dağıtılmaması konusunun 3200 red oyuna karşılık 16.800 kabul oyu ile genel kurulca oy çokluğu ile onaylandığı, bu durumun ana sözleşme, yasa ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı,
İptali istenen 10 maddede, yönetim kurulunun seçimiyle ilgili..., ..., ..., ... ... ve ...'in 3200 red oyuna karşılık 16.800 kabul oyu ile genel kurulca oy çokluğu ile onaylandığı, bu durumun ana sözleşme, yasa ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı,
İptali istenen 11 maddede, yönetim kurulunun ücretleriyle ilgili gündem maddesi 3200 red oyuna karşılık 16.800 kabul oyu ile genel kurulca oy çokluğu ile onaylandığı,yönetim kurulu başkanı ve üyeleri denetim kurulu üyelerine 24/05/2007 tarihinde yapılan 2006 yılı Genel Kurulu 6. maddesinde alınan kararla Yönetim Kurulu Başkanına 12.500,00 TL, Yönetim Kurulu Üyelerine 2.500,00 TL, Denetim Kurulu Üyelerine 2.500,00 TL aylık net ücret ödeneceğine karar verildiği,
Açıklamalara istinaden davalı şirketin 10/09/2021 tarihinde Ertelenen Genel Kurul toplantısında iptali talep edilen 6,7,8. gündem maddelerindeki alınan kararların ana sözleşme, yasa ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, 9,10 gündem maddelerindeki kararların ana sözleşme, yasa ve iyi niyet kurallarına uygun olduğu, 11 gündem maddesindeki alınan kararda takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Davacı tarafça davalı şirketin 10/09/2021 tarihli genel kurulunda alınan 6,7,8,9,10,11 gündem numaralı kararların iptali istemine ilişkin eldeki davanın açıldığı, mahkemece açılan davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 10/09/2021 tarihli genel kurulun 6,7 ve 8 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verildiği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 446.maddesinde iptal davası açabilecek kişiler belirtilmiş olup, bu kişiler; toplantı da hazır bulunup da, karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten veya toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasına etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin iptal davası açabileceği düzenlenmiştir.
Doktrinde muhalefet şerhine ilişkin kıstasın katı uygulanmasının hak kaybına neden olduğuna ilişkin eleştiriler olmakla birlikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrarlı uygulaması oylamada aykırı oy vermenin yeterli olmadığı yönündedir. Yüksek Mahkeme mutlaka karardan sonra olmak üzere; ya madde altına ya da tutanak sonuna ya da tutanağa belirtilmek sureti ile yazılmış muhalefetin genel kurul tutanağına eklenmesi sureti ile yapılmasının iptal davası hakkının şartı olduğu kabul edilmektedir (Yargıtay 11 HD 08/10/2020 gün 2020/234-3955 E-K, 2020/287-3968 E-K, 2019/4635 2020/3447 E-K karar sayılı karar).
Davalı şirketin ortağı olan davacı tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445. ve 446. maddeleri gereğince genel kurul kararına karşı iptal davası açılmış ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 446. maddesinde şirket genel kurulunun kararlarına karşı iptal davası açabilecekler sayılmış olup, 446. maddenin (1)-a bendinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği düzenlenmiştir.
Bu doğrultuda da, davalı şirketin 10/09/2021 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında davacı yanca, gündemin 6,7,8,9,10,11 maddelerinin müzakeresine ilişkin oylamada söz konusu kararlara karşı ret oyu verdiği ve oylamada muhalefet şerhi tutanağa geçirildiğinden iptal davası açma hakkına sahip olduğu, ayrıca davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya kapsamıyla sabittir.
Davacı tarafça davalı şirketin 10/09/2021 tarihli genel kurulunun 6, 7 ,8,9,10,11 numaralı gündem maddelerinin iptalinin talep edilmiş, Mahkemece de, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 10/09/2021 tarihli genel kurulunun 6, 7 ve 8 nolu gündem maddelerinin iptaline, 9, 10 ve 11 nolu gündem maddelerinin iptali talebinin reddine karar verilmiş, davacı yanca mahkemece iptal talebi red edilen 9, 10 ve 11 nolu gündem maddelerine yönelik, davalı tarafça da mahkemece iptal talebi kabul edilen 6, 7 ve 8 nolu gündem maddelerine ilişkin istinafa gelindiği görülmüştür.
Davalı vekilinin istinaf itirazları değerlendirildiğinde;
İptale konu yapılan 2020 yılı gündemine dair genel kurulun 6. gündem maddesi ile 2020 yılına ait yönetim kurulu faaliyet raporu okunmuş, 7. gündem maddesi ile şirketin bilanço- kar ve zarar tablosunun ve 8. gündem maddesi ile yönetim kurulunun ibrası oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Davaya konu iptali istenen 6. gündem maddesi ile kabul edilen 2020 yılına ait yönetim kurulu faaliyet raporu, planlanan faaliyetlerin gerçekleşme durumuna, belirlenen stratejik hedefler karşısında şirketin alacağı tedbirlere,geçmiş yıllarla karşılaştırmalı olarak şirketin yıl içindeki satışlarına, verimliliğine, gelir oluşturma kapasitesine, şirket faaliyetlerinin sonuçları hakkında fikir verecek diğer hususlara ve ileriye dönük beklentilere,şirketin sermayesinin karşılıksız kalıp kalmadığına veya borca batık olup olmadığına ilişkin tespit ve yönetim organı değerlendirmelerine, şirketin finansal yapısını iyileştirmek için alınması düşünülen önlemlere, riskler ve yönetim organının değerlendirilmesi bölümünde,şirketin öngörülen risklere karşı uygulayacağı yönetimi politikasına ilişkin bilgilere,riskin erken saptanması ve ve yönetim komitesinin çalışmalarına ve raporlarına ilişkin bilgilere,
satışlara, verimlilik, gelir yaratma kapasitesi, karlılık, borç/özkaynak oranı ve benzeri konularda ileriye dönük risklere yer verilmediği, dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 516. maddesinde düzenlenen hususları içermediği,
Davaya konu iptali istenen 7. gündem maddesi ile kabul edilen bilanço ve gelir gider tablosu yönünden ise; genel anlamda genel kurula sunulan Bilanço ve Gelir Tablosunun tek düzen hesap planına aykırı, genel kabul
görmüş muhasebe ilkelerine uyumsuz olarak düzenlendiğinin denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, hal böyle olunca usul ve yasaya aykırı davalı şirketin 10/09/2021 tarihli genel kurulunun 6, 7 nolu gündem maddelerinin iptali yönündeki mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür.
Genel kurul kararlarının alınmasında oydan yoksunluk hallerini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 436/2 madde fıkrası; "(2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." düzenlemesini içermektedir. TTK 436. madde hükmü emredici niteliktedir. Bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı ortaklar, muhalefet şerhlerini tutanağa yazdırmamış olsalar bile ibraya ilişkin genel kurul kararmın iptalini talep edilebilir. TTK 436/2 maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendisi veya diğer yönetim kurulu üyesi ayırımı yapılmadan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacağı emredici bir şekilde düzenlenmiştir. Salt oydan yoksun payların oy kullanması alınan ibra kararını geçersiz kılmayıp, kullanılan oyların sonuca ve karar nisabının sağlanmasında etkili olması halinde karar geçersiz hale gelecektir. (Emsal Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin, 01/10/2024 tarih, 2023/5269 E, 2024/6950 K sayılı ilamı)
Somut olayda; yönetim kurulu üyelerinden ... 3.200 ret oyuna karşılık 6.400 kabul oyu ile, ...'in 3.200 ret
oyuna karşılık 15.500 kabul oyu ile, ... 3.200 ret oyuna karşılık 15.500 kabul oyu ile, ...
...'nın 3.200 ret oyuna karşılık 15.600 kabul oyu ile ve .. 3.200 ret oyuna karşılık 15.700 kabul
oyu ile ayrı ayrı oy çokluğu ile ibra edildiği;
yönetim kurulu üyelerinin birbirilerinin ibrasında oy kullandığı, yönetim kurulu üyeleri oylamadan
çıkartıldığında
3.200 ret oyuna karşılık, 1.500 kabul oyunun kaldığı, bu durumda oydan yoksun payların kullandığı oylar düşüldükten sonra ibra için yeterli nisabın sağlanamadığı anlaşılmakla davalı vekilinin genel kurulun 8 numaralı kararına yönelik istinaf talebi yerinde görülmemiş ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin istinaf itirazları değerlendirildiğinde;
Davacı tarafça, incelemeye esas kararda, davaya konu genel kurulun 9. gündem maddesi ile geçmiş yıllara ait karların dağıtılması,10 maddede, yönetim kurulunun seçimiyle ilgili..., ..., ..., ... ... ve ..yeniden yönetime seçilmesi, 11 maddede yönetim kurulunun ücretleriyle ilgili alınan kararın iptaline yönelik istemin reddine yönelik kısmının istinaf edildiği görülmüştür.
Somut olayda, genel kurulda kanun ve ana sözleşmede öngörülen toplantı ve karar nisaplarına uygun oylama sonucunda karar alındığı, 6102 sayılı Kanun'da ve şirket ana sözleşmesinde söz konusu kararlar için ağırlaştırılmış karar nisabı öngörülmediği, önceki yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesi ve şirket bilanço ve hesaplarının onaylanmamış olmasının, önceki yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmesine engel teşkil etmediği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 13.05.2024 tarih, 2023/959 E, 2024/3844 K , 01/12/2022 tarih, 2021/3273 E, 2022/8547 K sayılı ilamlarının da bu doğrultuda olduğu, bilançonun onaylanmaması ve yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesinin, önceki yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattığı ve hukuki sorumluluklarının doğduğu sonucununu doğurmayacağı, oydan yoksunluk hâllerinin 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinde düzenlendiği, önetim kurulu üyeliklerinin seçiminde özel oydan yoksunluk hâli düzenlenmediği, buna göre şirket ortakları kendilerinin yönetim kurulu üyeliklerine seçiminde oydan yoksun olmadığı, iptali istenen 10 maddede, yönetim kurulunun seçimiyle ilgili..., .... 3200 red oyuna karşılık 16.800 kabul oyu ile genel kurulca oy çokluğu ile onaylandığı, bu durumun ana sözleşme ve yasaya yasanın ibra edilmeyen YK üyesinin yeniden seçilmesini engeller hüküm getirmeler gözetildiğinde iyiniyet kurallarına da aykırı olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yine yönetim kurulu başkanı ve üyeleri denetim kurulu üyelerine 24/05/2007 tarihinde yapılan 2006 yılı genel kurulu 6. maddesinde alınan kararla Yönetim Kurulu Başkanına 12.500,00 TL, Yönetim Kurulu Üyelerine 2.500,00 TL, Denetim Kurulu Üyelerine 2.500,00 TL aylık net ücret ödeneceğine karar verilmiş, karar verilen ücretler 2020 yılı Genel kuruluna kadar aynen devam etmiştir. Bu durumda İptali istenen 11 maddede, yönetim kurulunun ücretleriyle ilgili alınan kararın 24/05/2007 tarihinde yapılan 2006 yılı Genel Kurulu 6. maddesinde alınan kararın aynısı olup, ücretlerde değişiklik yapılmadığı , davacı tarafça 4/05/2007 tarihinde yapılan 2006 yılı genel kurulu 6. maddesine karşı bugüne kadar iptal davası açılmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca davacının iptale konu yapılan 2020 yılı gündemine dair genel kurulun 10 maddede, yönetim kurulunun seçimiyle ilgili ve 11 maddede yönetim kurulunun ücretleriyle ilgili alınan kararın iptaline yönelik istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacının bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın , iptale konu yapılan 2020 yılı gündemine dair genel kurulun 9. gündem maddesi ile istinaf itirazına gelindiğinde;
Her ticaret şirketi gibi anonim şirketin nihai amacı kar elde etmek ve bunu dağıtmak olup anonim şirketin kar elde etme ve dağıtma nihai amacından doğan pay sahibinin kar payı hakkı da bir vazgeçilmez haktır. Bu çerçevede anonim şirketin pay sahiplerine dağıtılabilecek karı bulunuyorken iyiniyet kurallarına aykırı olacak şekilde uzunca bir süre dağıtılmaması ya da yetersiz dağıtılması halinde pay sahibi bu hakkını mahkeme aracılığıyla talep edebilecektir.
Somut uyuşmazlıkta , davalı şirketin son 5 yılda 2016 yılında 96.130,09 TL kar, 2017 yılında 101.587,95 TL kar, 2018 yılında 32.178,21 TL kar , 2019 yılında (-) 2.508.502,81 TL zarar ve 2020 yılında 3.167.765,26 TL kar elde ettiğinin , şirketin 2020 yılında sadece 42.754,00 net satışı gerçekleştirmiş olup oluşan karın ise gayrimenkul satışından kaynaklandığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, bu durumda davalı şirketin aslında son zamanlarda ticari faaliyete yönelik çalışmadığı, taşınmazların satımından kaynaklı gelirinin mevcut olduğu, şirketin zararlarının kâr tutarlarını geçtiği, kar dağıtmaya yönelik bir tutarının bulunmadığı, bu bağlamda zarar eden şirketin aktif kayıtlarını satarak kar payı dağıtmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı dikkate alınarak davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
T
üm bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davaya konu genel kurulun 9. gündem maddesine ilişkin kurulan hükme yönelik kısmının kabulü ile , davacının davasının genel kurulun 9. gündem maddesi yönünden de kabulü ile, davalı şirketin 10/09/2021 tarihli genel kurul toplantısının 9. numaralı gündem maddesinde alınan kararların iptaline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
B)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2022 tarih ve 2021/790 Esas 2022/361 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
C)1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,
2-Davalı şirketin 10/09/2021 tarihli genel kurul toplantısının 6., 7., 8. ve 9. numaralı gündem maddelerinde alınan kararların iptaline, 10,11 numaralı gündem maddesi yönünden talebin reddine,
3-Alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 59,30 peşin harç, ile 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 118,60 TL harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 62,35 TL tebligat ve posta, 750,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 812,35 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 541,56 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde davacıya iadesine,
D)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 40,00 TL dosyanın istinafa gönderim gideri olmak üzere toplam 260,70 TL yargılama giderinin davadaki haklılık payı gözetilerek 26,66 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmen davacı üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/03/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...