T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :13/12/2023
NUMARASI : .....
VEKİLİ :...
DAVA : Çekişmeli Alacak (Konkordatodan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/04/2023
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025
Taraflar arasındaki konkordatodan kaynaklanan çekişmeli alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket hakkında mahkemenin 2018/623 esas sayılı konkordato talepli dava dosyası kapsamında bankaca yapılan alacak bildirimiyle ilgili çekişme ortaya çıktığını belirterek, çekişmeli hale gelen 1.365.303,20TL alacağında konkordato projesine eklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, alacaklı ... ... A.Ş'nin konkordato kapsamında belirlenen borcunu konkordato ön projesine göre düzenli olarak taksitlerini ödediğini ve mahkemece belirlenen vadeden önce borcun tamamını kapattığı, ... ... A.Ş'nin dava tarihi itibari ile konkordato talep eden şirketten herhangi bir alacağı kalmadığını, Konkordato davasının görüldüğü Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/623 Esas sayılı dosyasına sunulan 17/02/2023 tarihli kayyım raporunda davacının şirket nezdinde alacağının kalmadığının açıkça belirtildiğini, söz konusu raporun 23/02/2023 tarihinde davacının alacaklı olduğu Ankara 23. İcra Müdürlüğü 2019/11316 sayılı dosyasına bildirildiğini, davacının aynı icra dosyasına 06/07/2022 yılında borcun haricen tahsil edildiğini, bu ödeme ile alacağının üzerinde ödeme yapıldığını ve dosya borcunun bittiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı banka alacağının kesin mühlet tarihi itibariyle 1.105.535,81TL olduğu anlaşıldığından Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2020 tarih ve 2018/623 esas 2020/514 karar sayılı ilamında belirtilen tasdik şartları çerçevesinde davalı tarafından davacı bankaya ödenmesine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafından konkordato ilan edildiğini ve davacı banka tarafından alacak rakamı bildirildiğini ancak davanın itirazı neticesinde çekişmeli hale geldiğini, faiz ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bildirdikleri alacak rakamı olan 3.626.687,55 TL’nin davacı bankaya ödenmesi gerekirken 2.261.384,35 TL ödendiğini, 1.365.303,20 TL’lik banka zararlarının oluştuğunu, alacak miktarı; davacı banka tarafından bildirilen: 3.626.687,55 TL, ödenen: 2.261.384,35 TL, oluşan banka zararı: 1.365.303,20 TL, davacı bankanın 1.365.303,20 TL zararı oluştuğunu ve bu zararı talep etme haklarının doğduğunu, bilirkişi tarafından 1.105.535,81 TL kabul ediliğini, 259.767,39 TL alacaklarının ise red edildiğini, bildirdikleri alacak ve ödenen rakamın yukarıda açıkça yer aldığını, 1.365.303,20 TL’nin kabulünü ve 16/10/2020 tarihli konkordato tasdik karar tarihinden itibaren ticari faizi ile davacı bankaya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın mahkeme kabulünde olduğu gibi konkordato neticesinde çekişmeli hale gelen alacağın tahsili istemi olduğu kabul edilse dahi, dava kanunen öngörülen 1 aylık süre içerisinde açılmadığını, davacı işbu davaya konu yaptığını alacağını konkordato aşamasında talep ettiğini, konkordato mahkemesine defalarca itiraz ettiğini ancak talebi kabul edilmediğini, sonrasında ise konkordato kararına karşı aynı gerekçelerle istinaf ve temyiz başvurusunda bulunduğunu, tüm taleplerin tüm kanun yollarında ret edilen alacak hakkında yapmış oldukları kesin hüküm itirazının mahkemece değerlendirilmediğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları çözüme katkı sağlamaktan uzak olduğu gibi bilirkişilerin uzmanlık alanları itibariyle işbu dosya kapsamında bu bilirkişilerden rapor alınması hatalı olduğunu, bilirkişinin konkordato mahkemesinin belirlediği tutarın üzerinde bir alacak miktarı belirlediği ve konkordato kararında yer alan faizsiz ödeme hükmüne rağmen faiz işlettiğini, raporun bu hali ile dosyanın çözümüne katkı sağlamaktan uzak olduğunun anlaşıldığını, taraflarınca bu ve diğer yönleriyle bilirkişi raporuna karşı itirazlar yapıldığı halde mahkemenin söz konusu itirazlarını değerlendirmediğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; konkordato davası neticesinde çekişmeli hale gelen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı vekili istinaf başvuru tarihinden sonra, 19/02/2025 UYAP tarihli dilekçesi gelinen aşamada istinaf incelemesi henüz yapılmadığından istinaf kanun yoluna başvurudan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut davalı vekilinin Ankara 60. Noterliğinden verilen 05/12/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davalı vekilince istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla, davalı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusuna gelindiğinde;
Davacı vekili 19/02/2025 tarihli dilekçesi ile "Davalı istinaftan feragat etmiştir. Feragati kabul ediyoruz. Ayrıca dosya borcu da ödenmiştir. Dava konusuz kalmıştır. Vekalet ve yargılama ücreti talebimiz bulunmamaktadır." şeklinde talepte bulunduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 331/1.maddesinde " Davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder" düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre davanın konusuz kalması halinde mahkemece, yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumu ile dava açılmasına sebep olan tarafın, yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerekir.
Davacının istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulü ile davanın konusuz kalması nedeniyle esas talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Hal böyle olunca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kamu düzeni gözetilerek kabulü ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı yararına yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 349/2. maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı, 8.879,78 TL istinaf nispi karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde istinafa başvuran davalıya iadesine,
3-İstinaf giderlerinin başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,
B)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜNE,
2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarih ve 2023/398 Esas 2023/130 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B)1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esas talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 23.316,65 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 22.701,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının HMK.m.333 gereğince davacıya iadesine,
5- Davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
C)1-Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 50,00 TL olmak üzere toplam 1.219,40 TLyargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/02/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -