T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1749 Esas - 2025/203 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1749
KARAR NO : 2025/203
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/04/2022
NUMARASI : 2020/665 Esas 2022/312 Karar
DAVA : Alacak (İİK 308/b maddesi uyarınca)
DAVA TARİHİ : 21/12/2020
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; Davalı şirket tarafından talep edilen konkordato sonucunda, talebin kabulü ile konkordatoya tabi alacaklıların, alacaklarının 20/06/2021 tarihinden başlamak üzere 3 ayda bir eşit taksitler halinde ödenmesine karar verildiğini, komiserler kurulu tarafından davacı bankaya gönderilen ihbarnamede, alacağın, 102.222,39-TL'lik kısmının reddi ile 797.677,58-TL'lik kısmının kabul edildiğinin bildirildiğini, konkordato davasını yürüten mahkemeye itiraz ettiğini ancak talebinin reddedildiğini, alacak miktarının eksik hesaplandığını belirterek bankanın, kesin mühlet tarihi olan 18/04/2019 itibariyle nakit alacağı 803.738,34-TL+ 4.525,34-TL (nakde dönen çek bedeli) + icra dosyasına ödenmek zorunda kalınan nakde dönen çek bedeli 5.299,50-TL'nin toplamı 813.563,18-TL için çekişmeli hale gelen alacağın, şimdilik 15.885,60-TL'sinin ve 34.075-TL gayri nakit alacak olmak üzere toplam 49.960,60-TL'sinin İİK 308/b maddesi gereğince tahsili ve depo edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı; Ankara 2. ATM'nin 2018/840 esas sayılı dosyasında davacının bildirdiği alacağın, 102.222,39-TL'lik kısmının reddedildiğini, depo kararının konkordato projesinin olumsuz etkileme riski barındırması nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, bilirkişi tarafından düzenlenen 18/03/2022 tarihli raporda, İİK 294/3 maddesi esas alınarak kesin mühlet tarihine kadar ve alternatifli olarak geçici mühlet tarihine kadar faiz talep edilebileceği olasılığı esas alınarak yapılan hesaplamalarda; davacı bankanın ticari kredi kart kullanımından kaynaklanan alacağı için geçici mühlet tarihi itibariyle alacak tutarının 642.104,39-TL, ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacak tutarının 45.084,29-TL, çek yaprağı yasal garanti tutarı ödemelerinden kaynaklı alacağın 26/12/2018 tarihinde 1.600-TL, 07/12/2018 tarihinde 1.600-TL, 17/12/2018 tarihinde karşılıksız çıkan çek için icra dairesine 5.299,50-TL ödenmiş ise de geçici mühlet tarihine göre yalnızca ana para alacağının dikkate alınabileceği, gayri nakdi risk tutarı yönünden 17 adet meri çek yaprağı bulunmakta olup geçici mühlet tarihi ile ihtar tarihi arasındaki sürede 2 adet çek yaprağı yasal garanti tutarı ödendiği için geçici mühlet tarihindeki çek adedi 19 olarak belirlendiğinde 27.200-TL depo bedeli hesaplandığı, kesin mühlet tarihine göre alacak hesabında kredi kartından kaynaklı alacağın 695.835,14-TL, esnek ticari hesaptan kaynaklı alacağın 48.273,86-TL, çek yaprağından kaynaklı olarak 3.595,87-TL olmak üzere diğer alacaklar için 6-TL hesaplandığında toplam faiz ile birlikte 783.953,98-TL alacak belirlendiği, 17 adet çek yaprağı bulunup dava tarihine göre 34.075-TL gayri nakdi risk için depo talebinde bulunabileceği ve geçici ve kesin mühlet tarihinden sonra ve konkordato tasdik kararını müteakip olmak üzere 19/11/2020 tarihinde oluşan 5.299,50-TL banka alacağının davalıdan talep edilebileceğini belirtildiği, bilirkişi raporu denetime elverişli biçimde hazırlanmakla hükme esas alındığı, konkordato komiserliğince kabul edilen alacak miktarı bilirkişi tarafından belirlenen alacak miktarından fazla olduğundan 15.885,60-TL nakit alacak yönünden davanın reddine, 17 adet çek yaprağına ilişkin garanti tutarı 34.075-TL'nin icra veznesine davalı tarafından depo edilmesine ve çek tazmin tutarları bankaca ödendiğinde ödeme makbuzu sunulduğunda bankaya ödeme yapılmasına, bankaca geçici ve kesin mühlet tarihlerinden sonra ve konkordato tasdik kararını müteakip olmak üzere yapılan ödeme nedeniyle 5.299,50-TL'nin davalıdan alınmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; " Dava konusu 17 adet çek riski bedeli tutarı 34.075,00 TL’nin İcra (iflas) Idaresi veznesine davalı tarafından depo edilmesine ve çek tazmin tutarları bankaca ödendiğinde ödeme makbuzu sunulduğunda bankaya ödeme yapılmasına, 5.299,50-TL’nin 19/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine " ilişkin karar verilmiş, karara karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; Davacının, dava dilekçesinde talep ettiği "dava sürecinde depo isteminin" usule aykırı olması nedeniyle reddi gerektiğini, davacının itirazın iptali davası neticesinde ödediği 5.299,50-TL' nin şirketten talebinin reddi gerektiğini, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/840 E. sayılı dosyası üzerinden verilen ara karar ve komiser heyeti kararı neticesinde, davacının alacaklı olduğu miktar 797.677,58-TL olarak kaydedilmiş olup bu miktar üzerinden oylamaya katılmasına karar verildiğini, yine aynı dosyada verilen konkordato tasdik kararı neticesinde, konkordato projesinin tüm alacaklılar yönünden bağlayıcı hale geldiğini, bu nedenle davacının, tasdik edilen konkordato projesine uygun olmayan taleplerinin reddi gerektiği, yine aynı dosya üzerinden verilen ara kararda da açıkça belirtildiği üzere, davacının henüz tazmin edilmemiş gayrinakdi alacağına dair talebin kabulünün mümkün bulunmadığını, davacının taleplerinin konkordato müessesine aykırılık teşkil etmekte olup aynı zamanda müvekkil şirketin içinde bulunduğu süreci olumsuz etkileme çabası taşıdığını, davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, İİK'nın 308/b maddesi uyarınca konkordato davasında çekişmeli hale gelen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı banka ile davalı ... Müth. ... Ltd. Şti. arasında 10/05/2011 tarihli 3.500.000,00 TL, 21/10/2013 tarihli 4.000.000,00 TL ve 09/12/2016 tarihli 8.000.000,00 TL tutarlı 3 adet genel kredi ve teminat sözleşmesi düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacı banka tarafından davalı şirket ve kefilleri Ankara 54. Noterliği aracılığı ile keşide edilen 25/02/2019 tarihli ihtarnamede business karttan kaynaklı olarak 695.835,14 TL, esnek ticari hesaptan kaynaklı olarak 48.273,86 TL ve çek yaprağından kaynaklı olarak 1.873,74 TL ve 1.722,13 TL alacağın 24 saat içinde ödenmesi ihtar edilmiş, davalı şirkete ihtarname 01/03/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, ödeme için verilen sürenin sona ermesiyle davalı şirket temerrüdünün 03/03/2019 tarihinde oluştuğu anlaşılmıştır.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/840 esas sayılı dosyasında davalı şirketin açtığı davada 20/10/2018 tarihinde geçici mühlet, 18/04/2019 tarihinde kesin mühlet kararı verildiği, konkordato projesinin kararının 04/11/2020 tarihinde tasdik edildiği, mahkemece verilen kararın, Ankara Bam 23. Hukuk Dairesi tarafından 2021/54- 304 E.,K. Sayılı ilamla yerinde bulunduğu, vaki temyiz istemlerinin de Yargıtay 6. HD'nin 2021/24- 1099 E., K. Sayılı ilamıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece aldırılan Bilirkişi raporunda Yargıtay emsal içtihadına göre geçici mühlet tarihine göre yapılan hesaplamada; her bir kredi için ayrı ayrı yapılan hesaplamalar birlikte değerlendirildiğinde, geçici mühlet tarihine göre toplam nakit alacak miktarı: 642.104,39 TL Ticari Kredi Kartından, 45.084,29 TL Ticari kredili mevduat hesabından, Çek Yaprağı Yasal Garanti Tutarı 4.800,00 TL olmak üzere 691.988,68 TL olarak tespit edildiği, Konkordato komiserliği tarafından kabul edilen alacak miktarı ise 797.677,58 TL olup tarafınca tespit edilen meblağdan yüksek olduğu için, geçici mühlet tarihi esas alındığı takdirde, davacının, davalı şirketten nakit olarak bir alacağı bulunmadığının kabulü gerektiği, belirtilmiştir. Yine bilirkişi raporunda kesin mühlet tarihi 18/04/2019 itibariyle ise, alacak miktarı 783.953,98-TL olarak tespit edilmiştir. Konkordato komiserliği tarafından kabul edilen alacak miktarı ise 797.677,58 TL olup bu tutar tarafımdan tespit edilen meblağdan daha yüksek olduğu için, kesin mühlet tarihi esas alındığı takdirde de, davacının, davalı şirketten kabul edilen dışında nakit olarak bir alacağı bulunmadığının kabulü gerekeceği bildirilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek davacının, nakit alacağı bulunmadığı gözetilerek 15.885,60-TL nakit alacak yönünden sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiş olup bu hususa ilişkin mahkeme kabulünün yerinde olduğu, talep edilebilecek nakit alacak bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına sunulan belgelere göre, davalı şirket tarafından karşılıksız olarak keşide edilen, ödeme yasağı konulmuş 2634089 seri numaralı çek yaprağı için çek lehtarı ... Boru Profil Plastik Elektrik İnşaat Makine Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. tarafından, garanti tutarının talep edildiği, ancak bu talebin banka tarafından kabul edilmemesi üzerine, çek lehtarı tarafından, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2018/45459 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, bankanın takibe itiraz etmesi üzerine, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/549 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açtığı, yargılama sonunda verilen 08/10/2020 tarihli, 2020/489 kararla banka haksız bulunarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiği, bu karara dayalı bankanın, icra müdürlüğüne 19/11/2020 tarihinde 5.299,50-TL yatırıldığı görülmüştür. Konkordato tasdik kararı sonrasında davalı adına yapılan bir ödeme olduğu için, davacının, bu tutarı davalı şirketten talep edebileceği anlaşılmakta olup bu tutarın davalıdan tahsiline yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmayıp bu hususa ilişkin davalının istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Gayri nakdi alacaklar yönünden yapılan değerlendirmede ise; Kesin mühlet tarihine göre 17 adet çek yaprağı bulunmakta olup bu çeklerden 6 adedi 2018 yılında karşılıksız işleme tabi tutulmuş, 11 adedi için ise ödeme yasağı konulmuştur. Her bir çek yaprağı için yasal garanti tutarı 2018 yılı için 1.600,00 TL, 2019 yılı için 2.030,00 TL ve dava tarihini de kapsayan 2020 yılı için 2.225,00 TL’dir. Buna göre, kesin mühlet tarihi itibariyle gayrinakdi risk tutarı ( 1.600,00 * 6 + 2.030 * 11=) 31.930-TL olup bu riskin dava tarihine göre güncel tutarı ise, ( 1.600,00 * 6 + 2.225,00 * 11=) 34.075-TL olarak belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda emsal Yargıtay içtihadı dikkate alınarak, depo talebine konu edilebilecek tutarın, kesin mühlet tarihine göre 31.930-TL, dava tarihine göre ise, 34.075-TL olduğu saptanmıştır. Bu açıklamalar dikkate alındığında, davacı banka tarafından söz konusu 17 adet çek yaprağına ilişkin garanti tutarlarından kaynaklanan, dava tarihine göre 34.075,00 TL gayri nakdi risk için depo talebinde bulunulabileceği, ne var ki bu çeklerden 11 adet çek yönünden, 5941 sayılı Çek Yasasında öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin, Dairemiz inceleme tarihi itibariyle dolmuş olduğu, bu durumda 11 * 2.225-TL =24.475-TL tutarlı çekler yönünden davanın konusuz kaldığının kabulü gerekir. O halde geriye kalan 6 adet çek yönünden 6 * 1.600-TL= 9.600-TL ise depo kararı kurulmalıdır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, hüküm yerinde söz konusu çek bedellerine yönelik bankada açılacak faiz getirmeyen vadesiz mevduat hesabında davalı tarafından depo edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere " İflas İdaresi veznesine davalı tarafından depo edilmesine ve çek tazmin tutarları bankaca ödendiğinde ödeme makbuzu sunulduğunda bankaya ödeme yapılmasına " ilişkin karar verilmiş olması isabetsiz olup taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine yasa ve usule aykırıdır. Davalının, bu hususlara yönelik istinaf istemleri, açıklanan bu yönden kısmen yerinde olmakla istinaf isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, borçlu olunmadığına yönelik yukarıda açıklanan sair istinaf istemlerinin ise, dosya kapsamı ve denetime elverişle bulunan bilirkişi raporu kapsamına göre reddi gerekmiş ve konusuz kalan çekler yönünden de davacı bankanın dava tarihi itibariyle haklı olduğundan yargılama giderlerinde davalı sorumlu tutulmuştur.
Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2022 tarih ve 2020/665 Esas 2022/312 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
B)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-5.299,50-TL’nin 19/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davacı Bankanın, davalı ... Müth. ... Ltd. Şti.'den, 11 adet çek yapraklarının depo edilmesine yönelik isteminin konusuz kaldığı anlaşılmakla, bu talep yönünden Esas Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
4-Davacı Bankanın, davalı ... Müth. ... Ltd. Şti.'den, 6 adet çek yapraklarının depo edilmesine yönelik isteminin KABULÜ ile, 6 adet çek bedeli 9.600-TL'nin, davacı bankada açılacak faiz getirmeyen vadesiz mevduat hesabında davalı tarafından depo edilmesine,
5-Alınması gereken 2.689,67-TL harcın peşin alınan 853,21-TL harçtan düşümü ile eksik alınan 1.836,46-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacının 54,40-TL başvurma harcı, 853,21-TL peşin harç, 7,80-TL vekalet harcı, 76,50-TL posta-davetiye gideri, 1.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.991,91-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.569,84-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 5.100- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 5.100- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
C)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 672,42-TL harcın talep halinde davalıya iadesine,
2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı yargılama giderinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.06/03/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-