T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1732 Esas - 2025/204 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1732
KARAR NO : 2025/204
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 27/02/2020
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; ... Şubesi nezdinde, dava dışı kredi borçlusu ...'ne, davalı borçlunun müteselsil kefaletiyle imzalanmış Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, kredilerin ihtarnameye rağmen geri ödenmemesi üzerine Ankara 2. İcra Müdürlüğü’nün 2019/8671 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ancak davalı borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalı borçlunun Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2019/8671 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, borçlunun İİK'nın 67/2. maddesinde belirtilen oranda tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı; usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan tüm deliller ve bilirkişi raporlarına göre; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ve davalı kefil arasında sözleşme akdedildiği, borçluların, borcunu ödemediği, başlatılan icra takibine davalı kefilin vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalının kefaletinin geçerli olduğu, sözleşme uyarınca borcun ödenmediği, sözleşmenin 11. maddesinde Merkez Bankasına bildirilen faiz oranının uygulanacağına yönelik düzenlemenin bulunup takip dosyasında talep edilen faiz oranının uygulanmasının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğu, 01/10/2019 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, bilirkişi raporunda hesaplanan tutarlara göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; " Davanın KABULÜ ile; Davalının Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8671 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 118.649,14-TL asıl alacak, 27.236,51-TL işlemiş faiz, 1.361,83-TL BSMV, 1.659,57-TL masraf olmak üzere toplam 148.753,29-TL alacak yönünden devamına, asıl alacağa ödeme tarihi olan 01/10/2019 tarihinden itibaren %46,80 temerrüt faizi uygulanmasına, hükmolunan 148.753,29-TL'nin %20'si olan 29.750,66-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; adli yardım talebinde bulunarak mahkemece temerrüt faiz oranının % 46,80 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, sadece bankanın, TCMB'ye gönderdiği listede yazılı faiz oranının dikkate alındığını, bankaca benzer kredilere uygulanan fiili faiz oranının taleplerine rağmen araştırılmadığını, Yargıtay kararlarına göre fiilen söz konusu kredilere uygulanan faiz oranının belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Dairemizin, 2022/1732 Esas sayılı, 09/11/2022 tarihli ara kararı ile davalının adli yardım talebinin kabulü ile adli yardımdan faydalandırılmasına yönelik karar verildiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik davalı kefilin vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.
Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8671 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından, dava dışı diğer borçlular ve davalı kefil aleyhine, genel kredi sözleşmesine dayalı 118.649,14-TL Asıl Alacak, 31.745,82-TL feriler olmak üzere toplam 150.394,96-TL alacağın, asıl alacak kısmına takip tarihinden ödeninceye kadar işleyecek %46,80 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi ve ferileri yönünden takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin davalı yönünden durdurulduğu, elde ki davanın yasal 1 yıllık sürede açıldığı görülmüştür.
Davacı vekilinin, 27/01/2022 tarihli takip ferilerine ilişkin kuruşlandırma dilekçesi kapsamında; takip sonrası yapıldığı belirtilen kısmi ödemelerin ( 8.297-TL ve 6.403,50-TL) asıl alacaktan mahsubu ile 118.495,39-TL asıl alacak, 27.236,51-TL %46,80 işlemiş tem. Faizi, 1.361,83-TL BSMV, 1.659,57-TL masraf olmak üzere toplam 148.753,29-TL yönünden borçlunun itirazının iptalinin istenildiği anlaşılmıştır.
İhtarname, takip ve davaya konu kredilerin, 20/06/2016 ve 13/03/2017 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçluya kullandırıldığı, davalı kefilin söz konusu kredilere 250.000-TL limitle kefaleti bulunduğu uyuşmazlık konusu olmayıp uyuşmazlığın, banka tarafından uygulanan temerrüt faiz oranına ilişkin olduğu, davalı kefil tarafından, yüksek temerrüt faizi uygulandığı ileri sürülmektedir. Borçluların imzaladıkları sözleşmelerin, temerrüt başlıklı, 11. maddenin b fıkrasında; ‘‘MÜŞTERİ, temerrüt halinde belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma (hesap kesme, kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma tarihinden; bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın kullanmış olduğu tüm kredilere, mevzuatta farklı bir faiz oranının uygulanması zorunlu kılınmadıkça, Banka’nın mevzuat gereğince TCMB’ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek faiz oranına, bu oranın %30 (yüzde otuz) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder...’’ hükümlerine yer verildiği görülmüştür.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda özetle;" Davacı bankanın, dava dışı asıl borçludan takip tarihi itibariyle 111.713,69-TL asıl alacak ve 26.920,89-TL feri olmak üzere toplam 138.634,58-TL alacaklı olduğu, davalının kefalet limiti (250.000-TL) dahilinde söz konusu borcun tamamından sorumlu olduğu, dava tarihi itibariyle davacı bankanın talebiyle bağlı olarak 111.713,69-TL asıl alacak ve 28.767,46-TL feri olmak üzere toplam 140.481,15-TL talep edebileceği" hususları, 21/03/2022 tarihli ek raporda ise özetle; " davacı bankanın talebiyle bağlı olarak, ödeme ve dava tarihleri itibariyle davalıdan kefalet limiti (250.000-TL) dahilinde talep edebileceği alacak tutarının; 118.649,14-TL Asıl Alacak , 27.236,51-TL İşlemiş Faizi , 1.361,83-TL Faizin %5 gider vergisi + 1.659,57-TL İhtarname Masrafı olmak üzere toplam 148.753,29-TL olduğu " hususlarının belirtildiği görülmüştür.
Davanın ileri sürülüş şekline ve dava dilekçesinde ki talebe göre davalı kefilden, banka’nın TCMB’ye bildirdiği en yüksek faiz oranının %36 olup bu oranın %30 fazlası ilave edildiğinde temerrüt faiz oranının %46,80 olduğu belirtilerek hesaplanan ve takibe konu edilen alacağın tahsili istenilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşmede temerrüt faiz oranı % 54 olarak (% 50 fazlası) hatalı belirlendiği gibi yapılan hesaplamaların hükme ve denetime elverişli olmadığı, davalı kefilin temerrüt tarihinin ve bu tarih itibariyle sorumlu tutulması gereken borç tutarının usulüne uygun hesaplanmadığı, Dairemizce denetlenemediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş; UYAP sisteminden alınan TCMB faiz oranları raporuna göre, dosya kapsamından hesap kat tarihi olan ( 20/12/2018) Aralık 2018 tarihinde orta vadeli kredilere davacı banka tarafından uygulanan en yüksek faiz oranı % 33 olarak bildirildiğine göre, bu oranın, sözleşmenin 11/b maddesi hükümleri kapsamında % 30 fazlası ilavesi ile % 42,90 olarak hesaplanan temerrüt faiz oranı esas alınmak suretiyle borçlulara, Ankara 54. Noterliği vasıtası ile 20.12.2018 gün ve 51221 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi gönderildiği belirtilmekle, ihtarın davalı borçluya tebliğ hükümleri araştırılarak davalı kefilin hangi tarihte temerrüte düştüğünün tespiti ile banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak takipten sonra yapılan kısmi ödemelerin davacı banka tarafından yapılan mahsup şekli ve bankaca, söz konusu alacağın, talebine esas hesaplanma şekli de gözetilmek suretiyle davalının sorumluluğunun tespit ve tayininden ibarettir. Mahkemece, yetersiz ve denetime elverişle olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması isabetsiz olup usul ve yasaya aykırıdır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2022 tarih ve 2020/131 Esas 2022/490 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davalı ...'ın adli yardım talebi kabul edilmiş olmakla harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/03/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-