T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/651 Esas - 2025/125 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/651
KARAR NO : 2025/125
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/07/2021
NUMARASI : 2015/678 Esas 2021/505 Karar
ASIL DAVADA
DAVA : Limited Şirketin Fesih ve Tasfiyesi ile Alacak
DAVA TARİHİ : 18/01/2018
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2025
Taraflar arasındaki limited şirketin fesih ve tasfiyesi, ortaklıktan çıkma ve çıkma payı istemine ilişkin davaların yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
ASIL DAVADA DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, “... Makine ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti.”nin %49 hisseli ortağı, şirket müdürü ve diğer ortağın ise ... olduğunu, şirketin, ... plaka sayılı aracı ile demirbaşa kayıtlı F010 dişli açma tezgahı, umo marka fello dişli açma tezgahı, 1 adet fauter RS1 dişli açma tezgahı, 1 adet çin malı pulanya tezgahı, 1 adet iki metrelik burgar torna, 1 adet birbuçuk metrelik çin torna ve dişli tezgahlarına, 1 sandık sarp malzemesi, 1 adet 200 litrelik özel marka kompresör hatırlayamadığı malların bulunduğunu, 7 yıldır şirket müdürü olmasına karşın maaşının ödenmediğini, şirketin faaliyetinin kalmadığını, bu sebeple, şirketin fesih ve tasfiyesi veya ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi ile ortaklık payının gerçek değerinin ödenmesini ve şirket müdürü olarak alması gereken maaş ve haklarının tespit edilerek ödenmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının “... Makine ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti.”nin %51 hisseli ortağı olduğunu, diğer davalı ...’ın ise %49 hissesinin bulunduğunu ve 20 yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığını, şirketin 31/12/2014 tarihinde vergi dairesinde terkin işlemi gerçekleştirilmesine karşın şirket müdürünün fesih işlemini gerçekleştirmemesi nedeniyle faaliyet gösterdiği yerden dolayı kira ve aidat borcunun doğmaya devam ettiğini, davalı şirket müdürünün görevlerini fiili olarak yerine getirmediğini, şirketi terk ettiğini, vergi borcunun ödenmemesi nedeniyle şirkete ait olan ... plaka sayılı aracın Ankara 22. İcra Müdürlüğü’nün 2012/8464 E. sayılı dosyasından satıldığını, davalı şirket müdürünün, şirketin taşınması sırasında hurda malzemeleri ve makineleri şahsi borcuna karşılık olarak hurdacı ...’a verdiğini, şahsi harcamaların şirket hesabından ödendiğini, ... Bankasından açtırılan 10.000,00 TL’lik ek hesabın kişisel harcamalara sarf edildiğini, davacının şahsi hesabından ödemeler yaptığını, şirket hakkında açılan Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/2597 E., 2012/967 K.sayılı dosyasından Av. ...’e 6.500,00 TL avukatlık ücreti ve Ankara 5. İcra Müdürlüğü’nün 2011/11967 E. sayılı takip dosyasından 2.570,00 TL dosya borcunu ödediğini, şirket kira ve aidatlarının ödenmemesi sebebiyle 01/10/2012-31/12/2014 tarihleri arasındaki 24 aylık kira borcu olan 35.550,00 TL, 01/01/2015 ile 31/12/2016 tarihleri arasında 24 aylık kira borcu 41.400,00 TL olmak üzere 76.970,00 TL ödendiğini, ... Sanayi Sitesi Yönetimine 51 ay aidatı olarak 2.055,00 TL ödeme yapıldığını, şirket karar defterinde 13/05/2009 tarihli karar ile 1.000,00 TL huzur hakkı kararlaştırıldığını ve bu tarihten fesih tarihine kadar huzur hakkının ödenmesini, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yılları için %51 oranı ile kâr payının ödenmediğini ve ödenmesine karar verilmesini, şirket müdürünün şirket vergi borcunu zamanında ödememesi nedeniyle, vergi dairesine toplam borcun %51’ine tekabül eden 22.455,00 TL’nin 6 taksitle ödendiğini, bu ödemenin ve doğan faiz zararının ödenmesini, davacının , davalı ...’a 10 adet toplam 29.380,00 TL tutarlı kişisel çekleri teslim ettiğini, davacının , ... Şubesi’nin 94510895 numaralı hesabına 06/02/2009 tarihinde 6.000,00 TL, 03/07/2009 tarihinde 10.000,00 TL ve 25/10/2009 tarihinde 1.500,00 TL davalı şirket hesabına yatırdığını, davacının davalı şirketin ... Bankası ... Şubesi’ndeki 4274 304210 nolu hesabına toplam 54.800,00 TL yatırdığını, bu şekilde tespit edilecek tutarlardan 38.250,00 TL sermaye miktarının tenzili ile bakiyenin ödenmesini istediklerini, davacının adı yazılmak ve imza atılmak suretiyle düzenlenen 50.000,00 TL tutarlı çekin davalı ... tarafından kullanıldığını, Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5829 E. sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve davacının 48.955,00 TL’yi alacaklıya ödemek zorunda kaldığını, bu sebeple bu çek bedeli nedeniyle şirketin uğradığı zararın tazminini istediklerini, bu sebeple, davalı “... Makine ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti.”nin fesih ve tasfiyesi ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının “... Makine ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti.”nin alacaklarına istinaden şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı “... Makine ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti.”nden alınarak davacıya verilmesine, davacının “...”dan alacaklarına istinaden şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı “...”dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, şirketin fesih ve tasfiye konusunda davalı hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesini, şirket alacaklılarının ortaktan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak talep edilemeyeceğini , bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; asıl davada fesih ve tasfiye istemi bakımından davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün "..." numarasında kayıtlı "... Makina ve Dişli İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi"nin fesih ve tasfiyesine, davalı şirketin tasfiyesi için re'sen Mali Müşavir ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna aylık 2.000,00 TL ücret takdirine, ücretin şirket kaynaklarından karşılanmasına, çıkma payı istemi bakımından istemin reddine, huzur hakkı (maaş) alacağı istemi bakımından koşulları bulunmayan istemin reddine,
Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/48 E., 2018/49 K. sayılı dava dosyasında; fesih ve tasfiye istemi bakımından asıl davada, 1.A bendinde, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün "..." numarasında kayıtlı "... Makina Ve Dişli İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi"nin fesih ve tasfiyesine karar verildiğinden, bu hususta birleşen davada da yeniden karar kurulmasına yer olmadığına, "... Makina ve Dişli İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi" yönünden alacak talebi bakımından davalı şirketin faaliyet gösterdiği yerden tahliyesi dolayısıyla yapılan ödeme bakımından kanıtlanmayan istemin reddine, kiranın kefil olarak ... tarafından imzalanması nedeniyle ödemek zorunda kaldığı iddia edilen alacak bakımından davanın kabulü ile 200,00 TL alacağın 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, huzur hakkı alacağı bakımından davanın kabulü ile 200,00 TL alacağın 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı şirketin 2009,2010,2011, 2012 yılları kâr payı istemi bakımından istemin reddine, vergi borcu için yapılan ödeme bakımından davanın kabulü ile 100,00 TL alacağın 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şirketin iyi idare edilmemesi sebebi ile borçların ödenmesi için şirket müdürüne teslim ettiği kişisel çekler, nakit paralara istinaden 100,00 TL alacak talebi bakımından istemin reddine, şirketin bütün malvarlığının %51 hissesine karşılık gelen 100 TL alacak talebi bakımından tasfiye payının, tasfiye sırasında dağıtılacağı ve işbu talebin 'fesih ve tasfiye' içerisinde kaldığı belirlendiğinden karar verilmesine yer olmadığına, ... yönünden alacak talebi bakımından şirket müdürünün vergi borcunu zamanında ödememesi sebebiyle davacının ödemesinden dolayı 500,00 TL alacak bakımından davanın reddine, üçüncü kişi ...’a ödenmek zorunda kalan bedele istinaden 500,00 TL alacak bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davada davacı- birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının sermaye koyma borcunu yerine getirmediğinden bahisle kendi edimini yerine getirmediği için karşı edim olan huzur hakkı istemeyeceği gerekçesiyle huzur hakkı taleplerini reddettiğini, ancak huzur hakkının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 394. maddesinde düzenlendiğini, yapılan düzenleme gereği yönetim kurulu üyelerine emekleri karşılığında verilen bir mali hak niteliğinde olduğunu, bu nedenle kararda bahsedildiği gibi esas sermaye borcunun yerine getirilmediğinden bahisle kıyas yapılarak huzur hakkını karşı edim niteliğinde değerlendirilip talep edilemeyeceği sonucuna varılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının şirket yönetiminde bütün sorumluluklarını gereği gibi yerine getirdiğini, şirketin lehine olan bütün işlemleri şirket gayri faal iken bile yaptığını, bu nedenle de yasal olarak kendisine tanınan huzur hakkını almaya hak kazandığını, sermaye koyma borcu ile huzur hakkı arasında herhangi bir asıl edim ve karşı edim ilişkisi kurulmasının tamamen usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı- asıl davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunda 2014 şirket bilançolarında görünen TTK hükümlerine göre harcama ve sorumluluk yetkisi şirket müdürü ...’a ait olan 208.768.01 TL kasa bakiyesinin şirketin fiilen bulunamaması sebebi ile yok sayıldığını, bu tespite karşı yapmış oldukları haklı itirazlarının ise ek raporda da giderilmediği halde bu tespitlere göre hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, şirket müdürününü ticari defter kayıtlarını usulüne uygun tutmamasının sonucunun ticari teamüller gerekçesi ile davacıya yüklenmesinin hukuka aykırı bir değerlendirme olduğu halde bu itirazlarının giderilmeden raporun karara esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Bilirkişi kök raporunun 19.sayfasında şirket alacağı olan ve bilançoda görünen 21.917,68 TL'nin bilirkişi tarafından hesaplamaya dahil edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Yerel mahkemenin 26/06/2018 tarihli duruşmasında verilen 1 no’lu ara karar gereği dosyaya sundukları beyan dilekçelerinin 5. maddesinde de açıkladıkları üzere davacının, davalı ... Mak. ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti.’nin vergi ödemelerinin müdür ... tarafından yapılmadığını, şirketin vergi dairesine olan vergi borçlarından şirket müdürü olarak ... sorumlu olmasına rağmen davacının 2014 yılındaki aftan yararlanarak %51 hissesi oranında borcu ödemek istediğini, Vergi Dairesine 27/11/2014 tarihinde şahsen verdiği dilekçeye istinaden de toplam borcun %51 ine karşılık gelen 22.455,00 TL’yi 6 taksit şeklinde ödemek zorunda kaldığını, davacının yaptığı bu vergi ödemesine istinaden şimdilik, davalı ... Mak. Ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti. ‘den 100,00 TL alacak talepleri bulunduğunu, aynı zamanda şirket müdürü tarafından vergi borcunun zamanında ödenmemesi sebebi ile davacının ödemek zorunda kaldığı faize istinaden şimdilik, davalı ...'dan 500,00 TL alacak taleplerinin bulunduğunu, vergi borcu için ödediği bedelin kendisine iadesine karar verilen davacının , vergi borcunun zamanında ödenmemesi sebebi ile ödemek zorunda kaldığı faiz tutarının da kendisine ödenmesi talebinin reddinin açıkça yasaya aykırı olduğunu, şirket bilanço kaleminde yer alan 50.971,61TL ödenecek vergi ve fonlar şirket müdürü tarafından şirket kasasında yeterli para olmasına rağmen müdür tarafından ödenmeyerek şirketin ciddi boyutlarda gecikme faizine maruz kaldığını, bilirkişi raporunun sonuç kısmında, amme alacaklarında uygulanacak faizler düşünüldüğünde gerçek zararın çok daha yüksek olmasına karşın uğranılan zararın sadece 1.119,04 TL olduğuna yönelik yapılan tespite taraflarınca itiraz edilmiş olmasına ve dava dilekçesinde gereken açıklama ve belge sunulmuş olmasına (dava dilekçesi 5. sayfa 5.madde ve ek 4 ) rağmen bilirkişi kurulu tarafından gerçek zararın hesaplanmaması ve yerel mahkeme tarafından da gerekçeli kararda bu alacak taleplerinin tümünün reddedilmesi sebebi ile kararın istinaf edilmesi zorunlu olduğunu,
Yerel Mahkeme kararının gerekçe kısmında ; "....davalı şirket ... Bankası hesabına 53.300,00 TL tutarında ödeme yapıldığı...." gerekçesi ile davacının yaptığı bu ödemenin iadesine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, ancak Vergi Dairesine davalı şirket borçlarına istinaden yapılan ödemeler karşılığı 100,00 TL ve bankalara yapılan ödemeler karşılığı 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL alacak talebimiz bulunmakta iken gerekçeli kararın 7. Sayfasının A/5. Maddesinde ; "....5)Vergi borcu için yapılan ödeme bakımından; bilirkişilerin tespitlerinden, adı geçen ortak tarafından Vergi Dairesine davalı şirket borçlarına istinaden 22.455,35 TL tutarında ödeme yapıldığı; davalı şirket ... Bankası hesabına 53.300,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, belirlenmiş olup talep gibi 100,00 TL'nin kabulüne karar verilmelidir..." denilmesi ve devamında kararın 8. Sayfasında yer alan "Hüküm" kısmında davacının, davalı şirketin ... Bankası hesabına yaptığı ödeme bakımından karar verilmeyerek yalnızca 2/ B / e maddesinde "....Vergi borcu için yapılan ödeme bakımından: Davanın kabulü ile 100,00 TL alacağın 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmesi usulü bir eksiklik olduğunu, açıklandığı üzere ; gerekçeli kararın "Hüküm" kısmında ayrı bir madde halinde "... Davalı şirketin ... Bankası hesabına yapılan ödeme bakımından: Davanın kabulü ile 100,00 TL alacağın 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." yazılması gerekir iken bu hususun unutulmuş olması sebebi ile de Yerel Mahkeme ilamının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca , üç ayrı banka ( ... Bankası ,... Şubesi ve ... Bankası ) ile ilgili bu alacak talebinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerekmekte iken yalnızca davacının "....davalı şirket ... Bankası hesabına 53.300,00 TL tutarında ödeme yapıldığı...." kabul edilerek bu hususta karar verilmesinin de hatalı olduğunu,
Davacının III. kişi ...'a ödemek zorunda kaldığı bedele istinaden dava konusu ettiği alacak talebinin reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira şirkete ait çeki kendi şahsi harcamaları için kullanan davalının bu çekte imzasının olması işin tabiatı gereği olup aksi mümkün olmadığı gibi, bu hususun davalıyı sorumluluktan kurtarmasının kabul edilemeyeceğini, kaldı ki davacı tarafından şüpheli ... aleyhine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na "Mala Zarar Verme, Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma" suçları sebebi ile yapılan suç duyurusu üzerine yürütülen 2021/46305 sayılı soruşturma sırasında aldırılan 09/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda da davalı şirket müdürü ...'ın sorumluluklarını yerine getirmeyerek ve şahsi çıkar sağlamak amacı ile şirkete ait çekleri diğer ortak müvekkili ...'in imzasını taklit ederek şirket ticari işlemleri dışında kendi kişisel işleri için toplam 2 adet 100.000,00TL çeki keşide ettiğini ve müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan 48.955,00 TL ‘nin davalı ... tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu,
Davalı şirketin 2009,2010,2011, 2012 yılları kâr payı istemi bakımından, istemin reddine ve şirketin bütün malvarlığının %51 hissesine karşılık gelen 100 TL alacak talebi bakımından, tasfiye payının, tasfiye sırasında dağıtılacağı ve işbu talebin 'fesih ve tasfiye' içerisinde kaldığı belirlendiğinden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu alacak kalemlerine ilişkin şirket defterleri usulüne uygun incelenmeden ve itirazları karşılanmadan taleplerinin reddedilmiş olmasının yasaya aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2011/11976 esas sayılı dosya borcu olan 2.570,00 TL'nin davacı tarafından kendi şahsi hesabından ödendiğini, bilirkişilerce bu hususun dikkate alınmadığını, bilirkişiler yasanın açık hükmü ve Yargıtay içtihatları ile açıkça belirtilen hususları göz ardı ederek yanlı, hukuka aykırı ve yasal dayanaktan yoksun rapor tanzim etmeleri ve yerel mahkemenin de bu rapor doğrultusunda karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Asıl dava; limited şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde, davacının, davalı limited şirketin ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ve çıkma payı istemi ile maaş ve haklarının tahsili istemine, birleşen dava ise, limited şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirket ve ortaktan alacak istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
... Makine ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti.'nin Ticaret Sicili Kaydının incelenmesinde; 12/01/2009 tarihinde, Ankara Ticaret Sicilinin (...) numarasına kayıtlı olarak 100.000,00 TL sermaye tutarıyla kurulduğu, faaliyet adresinin "... ..." olduğu, şirketin hâlen faal göründüğü belirlenmiştir. Şirket ... ile ... tarafından kurulmuştur. Sermayenin %49'ı ...'a, %51'i ise ...'e aittir. ...'ın 36.750,00 TL sermaye koyma borcunu yerine getirmediği, defter kaydı ve bilirkişi incelemesiyle anlaşılmıştır. Şirketin kuruluşundan itibaren 20 yıl süre ile temsil ve ilzama yetki ortağın ... olduğu görülmüştür.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/153 E., sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ... tarafından ... Makine ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 27/02/2017 tarihinde kayyım atanması talebiyle açılan davada mahkemenin 27/12/2017 tarih, 2017/153 E., 2018/1052 K. sayılı ilamı ile davacının davalı şirket ortağı ve aynı zamanda davalı şirketin temsile yetkilisi olduğu, şirket taraf gösterilerek açılan davada temsil yönünden taraflar arasında çıkar çatışmasının bulunduğu anlaşılmakla, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/678 esas sayılı eldeki asıl davada davalı şirketi temsil etmek üzere ...'nin kayyım olarak atanmasına karar verildiği ve kayyım ...'nin katılımı ile yargılamaya devam edildiği görülmüştür.
Asıl davada mahkemece ; davacı ...'ın fesih ve tasfiye istemi bakımından davanın kabulüne, çıkma payı istemi bakımından istemin reddine, huzur hakkı (maaş) alacağı istemi bakımından koşulları bulunmayan istemin reddine karar verildiği, asıl davada davacı ... tarafından da kararın huzur hakkı (maaş) alacağı isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden istinafa gelindiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda bu konuda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte anonim ortaklıkta yönetim kurulunun mali haklarını düzenleyen TTK 394 maddesi hükümlerinin limited ortaklıklarda da dikkate alınması ve en azından kıyasen uygulanması gereklidir.
6102 sayılı TTK'nun 394. maddesi gereğince tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı, ikramiye, prim, yıllık kârdan pay ve ücret ödenebilir. TTK'nun 370/2. maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetim yetkisinin müdür olarak üçüncü kişilere devri mümkün olup, şirket yönetimince şirkete genel müdür atanması durumunda da, sözleşmede açıkca öngörülmese de şirket genel müdürlerine de aynı şekilde anılan mali hakların ödenmesi mümkündür. T.C. Anayasası’nın 18. maddesine göre angarya yasaktır. Böylece, yönetim ve temsile dair yetki ve görevlerini yerine getirirken şirket yöneticilerine emeklerine karşı ödeme ve kazandırmalarda bulunulmaktadır.
Bu bağlamda asıl davada davacı ...'ın istinafı değerlendirildiğinde; Ankara 19. Noterliği'nin 13/05/2009 tarih, 8489 yevmiye numarası ile tasdik edilen karar defteri incelendiğinde, 2009/01 numaralı, 13/05/2009 tarihli huzur hakkı verilmesi konulu karar uyarınca şirket ortaklarına aylık 1000 TL huzur hakkı verilmesine oy birliğiyle karar verildiği, ortaklar kurulu ... ve ...'ın ilgili kararı imzaladıkları görülmüştür. Davacı ...'ın şirketi temsile yetkili müdür olduğu, yukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere TTK'nun 394. maddesi gereğince tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı, ikramiye, prim, yıllık kârdan pay ve ücret ödenebileceği, Anayasası’nın 18. maddesine göre angarya yasak olduğu, yani bu ödemenin mahkemenin kabulünde olduğu şekilde sermaye payının ödenmesi koşuluna bağlanmasının usul ve yasaya uygun bulunmadığı, hal böyle olunca ilk derece mahkemesince, şirketin en son 12/2014 döneminde beyanname verdiği göz önünde bulundurularak, 13/05/2009-31/12/2014 tarihleri arasında 5 yıl 7 ay 18 gün için bilirkişi raporunda hesaplanan ve dökümü yapılan toplam 67.600,00 TL huzur hakkı bedeline davacının hak kazandığı dikkate alınarak , HMK'nun 26 maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak , davacının 1000 TL'lik huzur hakkı (maaş) talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin tümden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, asıl davada davacı ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen davada davacı ...'in istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise; birleşen davada davacı fesih ve tasfiye talebinin yanı sıra şirket işleri için ödenen ve yapılan harcamalar nedeniyle şirketten 1.000,00 TL , birleşen dosya davalısı ...'dan 1.000,00 TL talep ettiği,
Birleşen dosya davacı vekilinin 04/07/2018 tarihli açıklama ve taleplerini kuruşlandırma dilekçesine göre, mahkemece de tespit edildiği üzere ;
*Şirketten talep edilen toplamda 1.000,00 TL değerindeki davanın konusunun ;
1)Davalı şirketin kirasının şirket müdürünce düzenli ödenmemesi sebebiyle tahliyesi dolayısıyla avukatlık ücreti, kira borcu, nakliye ve taşınma bedelleri için ...’in şahsi hesabından yapılan harcama için 200,00 TL,
2)Kiranın kefil olarak ... tarafından imzalanması nedeniyle şahsi hesabından ödemek zorunda kaldığı, 01/10/2012-31/12/2014 tarihleri arasında 24 ay kira borcu için 35.550,00 TL, 01/01/2015-31/12/2016 tarihine kadar 24 ay kira bedeli için 41.400,00 TL, ... Sanayi Sitesi 51 ay aidatı için 2.055,00 TL, için 200,00 TL,
3)Şirket karar defterinde 13/05/2019 tarihinde alınan kararla her ay için 1.000,00 TL huzur hakkı kararlaştırılıp ödenmediğinden 200,00 TL,
4)Davalı şirket 2009,2010,2011, 2012 yılları %51 kâr payı için 100,00 TL ,
5)Vergi borcu için %51 hissesine karşılık gerek 22.455,00 TL’nin ödendiğini ve bu sebeple 100,00 TL,
6)Davacının hissesine düşen 51.000,00.TL sermaye ödemesinin ¼’ü olan 12.750,00.-TL’yi şirketin kuruluş aşamasında peşin olarak şirket kasasına ödemiştir. Şirketin kuruluşundan sonra ise 2009 yılı içerisinde kalan 38.250,00.-TL sermaye ödemesini yapmak daha sonra da şirketin , müdür tarafından iyi idare edilememesi sebebi ile doğan borçlar ve nakit para ihtiyacını karşılayabilmek için şirketin müdürü davalı ...’a teslim ettiği ... Bankasına ait kişisel çekler, kendi şahsi hesabından nakit olarak çekerek davalı şirketin ... Şubesinde bulunan 945 10895 nolu hesabına yatırdığı ve yine kendi şahsi hesabından nakit olarak çekerek davalı şirketin ... Bankası ... Şubesinde bulunan 4274 304210 nolu hesabına yatırdığı paralara istinaden 100,00 TL,
7)Şirketin bütün malvarlığının %51 hissesine karşılık gelen 100 TL,
* ...'dan talep edilen toplamda 1.000,00 TL değerindeki davanın konusunun ise;
1) Şirket müdürünün vergi borcunu zamanında ödememesi sebebiyle davacının ödemesinden dolayı 500,00 TL,
2)Üçüncü kişi ...’a ödenmek zorunda kalan bedele istinaden, 500,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Birleşen davada mahkemece; fesih ve tasfiye istemi bakımından yeniden karar kurulmasına yer olmadığına, "... Makina ve Dişli İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi" yönünden alacak talebi bakımından davalı şirketin faaliyet gösterdiği yerden tahliyesi dolayısıyla yapılan ödeme bakımından kanıtlanmayan istemin reddine, kiranın kefil olarak ... tarafından imzalanması nedeniyle ödemek zorunda kaldığı iddia edilen alacak bakımından davanın kabulü ile 200,00 TL alacağın 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, huzur hakkı alacağı bakımından davanın kabulü ile 200,00 TL alacağın 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı şirketin 2009,2010,2011, 2012 yılları kâr payı isteminin reddine, vergi borcu için yapılan ödeme bakımından davanın kabulü ile 100,00 TL alacağın 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şirketin iyi idare edilmemesi sebebi ile borçların ödenmesi için şirket müdürüne teslim ettiği kişisel çekler, nakit paralara istinaden 100,00 TL alacak talebi bakımından istemin reddine, şirketin bütün malvarlığının %51 hissesine karşılık gelen 100 TL alacak talebi bakımından tasfiye payının, tasfiye sırasında dağıtılacağı ve işbu talebin 'fesih ve tasfiye' içerisinde kaldığı belirlendiğinden karar verilmesine yer olmadığına, ... yönünden alacak talebi bakımından şirket müdürünün vergi borcunu zamanında ödememesi sebebiyle davacının ödemesinden dolayı, 500,00 TL alacak bakımından davanın reddine, üçüncü kişi ...’a ödenmek zorunda kalan bedele istinaden 500,00 TL alacak bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen dosya davacısı ... tarafından ,mahkemece kabul görmeyen taleplerine yönelik istinafa gelindiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bilirkişi heyetinden alınan 01/11/2019 tarihli raporda özetle; birleşen dava yönünden, örnekleme yöntemi ile yapılan incelemede sonucunda, davalı şirket ticari defter kayıtlarının usulüne uygun düzenlenmediği, şirket ticari faaliyetlerini tam ve eksiksiz yansıtmadığının belirlendiği, davacının işyerinin tahliyesine ilişkin yaptığı harcamalara ilişkin tespit yapılamadığı, davacı ortak tarafından davalı şirkette ilişkin toplam (Kira 74.170,00 TL, 53.300,00 TL ... Bankası Hs'na,2.055,00 TL Aidat, 22.455,35 TL Vergi Dairesine ödenen tutar olmak üzere) 151.980,35 TL tutarında harcama yapıldığı, buna göre davacının davalı şirketten toplam 151.980,35 TL tutarında alacağının bulunduğu, davacı ortak tarafından şirkete verilen paraların borçlarını karşılamaması, şirketin borca batık durumda olması sebebi ile davacının davalı şirketten alacak talebinde bulunamayacağı, şirket ortakları tarafından aylık 1.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine karar verilmiş ise de ortaklara huzur hakkı ödemesinin yapılmadığı, şirketin borca batık olması sebebi ile davacının huzur hakkı alacak talebinde bulunamayacağı Mahkemece davacının alacak talebinde bulunabileceğinin değerlendirilmesi durumunda huzur hakkı tutarının 67.600,00 TL olduğu, şirketin kâr ettiği dönemlere ilişkin şirket ortakları tarafından genel kurulda şirket kârının dağıtılmasına ilişkin karar alınmadığı, bu nedenle şirketten kâr payı alacak talebinde bulunulamayacağı, davacı şirket ortağı tarafından şirkete konulan sermaye karşılığı talep edilmiş ise de şirketin borca batık olması sebebi ile sermaye karşılığı talep edilemeyeceği, davacı ortağın tasfiye payına katılma zorunluluğunun bulunduğu, davalı şirket müdüründen şirketin uğradığı doğrudan ve dolayı zararların talep edilebileceği, dava dosyasına sunulan ve ibraz edilen belgelere göre bu tutarın 1.119,04 TL olduğu, davalı şirket ticari defter kayıtlarında ...'a şirket tarafından keşide edilen çek tespit edilemediği, sözkonusu çekin şirket tarafından davacı ortak'a keşide edildiği, ciro silsilesinde davalı şirket ortağı ve ...'ın bulunduğu ve çekin karşılıksız çıktığı, çekin davacı ortak tarafından neden alındığı/verildiğinin belirlememesi ve davacı ortak tarafından şirket hesabına yaptırılan tutarların ayrıca hesaplanması sebebi ile davacı ortak tarafından çek bedeline istinaden alacak talebinde bulunamayacağı görüşünü bildirdiği görülmüştür.
Dosya kapsamında bilirkişi heyetinden alınan 16/12/2020 tarihli ek raporda özetle; asıl dava yönünden, inceleme, tespit ve değerlendirmelerini değiştirecek nitelikte herhangi bir belgenin sunulmadığı, ... vekili tarafından ikame edilen davanın kazanılması ve dolayısıyla yargılama - masraflarının karşı taraf üzerinde bırakılması sebebi ile hesaplamalarında değişiklik bulunmadığı, asıl dava yönünden; vekilin rapora ilişkin beyanlarını destekler mahiyette herhangi bir belge sunulmadığı, vekil tarafından şirket aktifinde kayıtlı değeri 6.340,00 TL olan duran varlıkların 28.000,00 TL düşük bedelle değerlendirildiği iddiasına ilişkin olarak, konusunda uzman teknik bilirkişiden görüş alınabileceği, dava dosyasına sunulan Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2011/11976 E.sayılı takip dosyasına 2.564,00 TL ... Ltd. Şti adına ödeme yapıldığı, ödenen 2.564,00 TL tutarın davacı ortak tarafından ödeme yapıldığının kabul edilmesi halinde; davacı ortak tarafından davalı şirkette ilişkin toplam (Kira 74 170,00 TL, 2.564,00 TL kira alacağına dayalı başlatılan takip dosyasına yapılan ödeme, 55.300,00 TL ... Bankası Hs'na,2.055,00 TL Aidat, 22.455,35 TL Vergi Dairesine ödenen tutar olmak üzere) 154.544 35 TL tutarında harcama yapıldığı, buna göre davacının davalı şirketten toplam 154 544,35 TL tutarında alacağının bulunduğu, asıl rapordaki değerlendirmelerinde herhangi bir farklılığın bulunmadığı görüşünü bildirdiği görülmüştür.
Bu bağlamda somut olay ve birleşen dosya davacısının istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça öncelikle 2014 şirket bilançosunda görünen 208.768,01 TL kasa bakiyesinin şirkette fiilen bulunmaması sebebiyle bilirkişi heyeti tarafından hesaplamaya katılmamasının usul ve yasaya uygun olmadığının iddia edildiği , oysa ki davacı şirket ortağının şirket finansal tablolarını denetleme ve inceleme yetkisi bulunduğu, şirket ticari kayıtlarının usulüne uygun düzenlenmediğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği, kasa bakiyesinin fiilen bulunmaması ve sayılma imkanı olmaması nedeniyle kasa bakiye bilgilerinin yanıltıcı yani fiktif de olabileceği, dolayısıyla bilirkişi tarafından bilfiil sayılmayan ve fiktif olan kasa bakiyesinin hesaba esas alınmamasının usul ve yasaya uygun olduğu,
Yine davacı tarafça her ne kadar vergi borcunun geç ödenmesi nedeniyle mahkemece faiz alacağına ilişkin hüküm kurulmadığı beyan edilmiş ise de, gecikme zammının 1.066,82 TL + 1.119,00 TL olarak bilirkişi tarafından tespit edilip bu miktarın şirket alacağı içerisinde kabul edildiği, bu bağlamda davacının bu yöndeki istinaf itirazının da dinlenemeyeceği anlaşılmıştır.
Davacının III. kişi ...'a ödemek zorunda kaldığı bedele istinaden dava konusu ettiği alacak talebinin reddine ilişkin itirazı değerlendirildiğinde; dosya kapsamında bulunan 23/11/2015 tarihli ... isim ve imzası bulunan yazının incelenmesinde, ... şirketine ait 50.000,00 TL çek bedelinin karşılıksız çıkması sebebiyle yasal karşılık tutarının bankadan kalan kısmını (48.955,00 TL) davacı ...'den tahsil ettiğini beyanla hak ve alacaklarından feragat ettiğinin beyan edildiği, dava konusu çekin şirkete ait çek olup şirketin yetkili temsilcisi ...'ın çek keşide etme yetkisi de bulunduğu, bahsi geçen çekin ...'ın şahsi borcu için ...'a verildiğinin davacı tarafça usulüne uygun delillerle ispat edilemediği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının kâr payı isteminin reddine karar verilmesinin, şirketin bütün malvarlığının %51 hissesine karşılık gelen 100 TL alacak talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına ve bilançoda görünen meblağın bilirkişice dikkate alınmamasına yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde; şirketin kar ettiği dönemlere ilişkin şirket ortakları tarafından genel kurulda şirket karının dağıtılmasına ilişkin karar alınmadığı, mahkemece genel kurulun yerine geçerek kar payı dağıtılmasına karar verilemeyeceği, yine şirketin bütün mal varlığının %51 hissesine karşılık gelen alacak talebi ile bilirkişi kök raporunun 19.sayfasında şirket alacağı olan ve bilançoda görünen 21.917,68 TL'nin tasfiyede hesaplanacağı yönündeki ilk derece mahkemesi gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu dikkate alınarak davacının bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2011/11976 esas sayılı dosya borcu olan 2.570,00 TL'nin davacı tarafından kendi şahsi hesabından ödediği ancak bunun bilirkişi tarafından dikkate alınmadığı yönündeki istinaf itirazı değerlendirildiğinde; ilgili icra dosyası incelendiğinde dava dışı Salim Özçelik vekili tarafından ... şirketi aleyhine 06/09/2011 tarihi itibariyle 2.180,00 TL kira alacağı olmak üzere kira alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu şirket adına takip dosyasına 22/09/2011 tarihinde 2.000,00 TL, 30/09/2011 tarihinde 564,00 TL ödeme yapıldığı, ancak takip dosyasına yapılan ödemenin şirket adına yapıldığı ve şirket ortaklarından hangisi tarafından ödeme yapıldığına ilişkin bilgi ve belgenin takip dosyasında bulunmadığı dikkate alındığında, davacı ...'in bahsi geçen ödemeyi şahsının yaptığını usulüne uygun delillerle ispat edemediği, bu bağlamda bu yöndeki istinaf itirazlarının da dinlenemeyeceği anlaşılmıştır.
Davacının şirket borçlarına istinaden bankalara yapılan ödemelere ilişkin 100,00 TL'lik talebinin hüküm altına alınmadığına yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde; davacı ... vekilinin 04/07/2018 tarihli açıklama ve taleplerini kuruşlandırma dilekçesinin (6) numaralı bendinde; '' Müvekkilim; şirketin kuruluşunda hissesine düşen 51.000,00.-TL sermaye ödemesinin ¼’ü olan 12.750,00.-TL’yi şirketin kuruluş aşamasında peşin olarak şirket kasasına ödemiştir. Şirketin kuruluşundan sonra ise 2009 yılı içerisinde kalan 38.250,00.-TL sermaye ödemesini yapmak daha sonra da şirketin , müdür tarafından iyi idare edilememesi sebebi ile doğan borçlar ve nakit para ihtiyacını karşılayabilmek için şirketin müdürü davalı ...’a teslim ettiği ... Bankasına ait kişisel çekler, kendi şahsi hesabından nakit olarak çekerek davalı şirketin ... Şubesinde bulunan 945 10895 nolu hesabına yatırdığı ve yine kendi şahsi hesabından nakit olarak çekerek davalı şirketin ... Bankası ... Şubesinde bulunan 4274 304210 nolu hesabına yatırdığı paralara istinaden şimdilik; davalı ... MAK. VE DİŞLİ İMALAT SAN. TİC. LTD. ŞTİ. ‘den 100,00 TL alacak talebimiz bulunmaktadır.'' şeklinde talepte bulunduğu,
Mahkemece hükmün 2/ f bendinde; Şirketin iyi idare edilmemesi sebebi ile borçların ödenmesi için şirket müdürüne teslim ettiği kişisel çekler, nakit paralara istinaden 100,00 TL alacak talebi bakımından istemin reddine karar verildiği,
Oysa ki Mahkemece gerekçe kısmında davacı tarafça, davalı şirket ... Bankası hesabına 53.300,00 TL ödeme yapıldığının kabul edilmesine rağmen , gerekçe hüküm çelişkisi yaratacak şekilde bu talebin içerisinde yer aldığı talep kaleminin (birleşen dosya davacı vekilinin kuruşlandırma dilekçesinin 6 numaralı bendinde belirttiği) hükmün 2/f bendinde reddine karar verildiği,
Hal böyle olunca davacı tarafça, davalı şirket ... Bankası hesabına 53.300,00 TL ödeme yapıldığının ve yine ... işletmesi tarafından ... şirketine ... Bankasına ait 33708, 33716, 33715, 33714 numaralı toplam 10.192,00 TL tutarında çek keşide edildiğinin denetime elverişli olarak bilirkişilerce belirlendiği, davacının ... Şubesine şahsi hesabından yaptığı iddia olunan ödemeleri ispat edemediği dikkate alınarak mahkemece, davacının davalı şirket ... Bankası hesabına yapmış olduğu 53.300,00 TL ödeme ve ... işletmesi tarafından ... şirketi lehine keşide edilen ... Bankasına ait 33708, 33716, 33715, 33714 numaralı çekler dolayısıyla alacaklı olduğunun kabulü ile, davacının tüm talebi olan 100,00 TL'nin üç bankaya oranlanması suretiyle her bir banka yönünden talebinin 33.33 TL olduğunun kabulü ile, ... Bankası ve ... Bankasına yapılan ödemeler yönünden toplam , 66,00 TL yönünden davacının talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin tümden reddi usul ve yasaya aykırı bulunmuş olup, kararın bu yönü ile kaldırılmasına ve birleşen davada davacının ... Bankası ve ... Bankası'na yapmış olduğu ödemelere karşılık 100,00 TL'lik talebinin kısmen kabulü ile 66,66 TL yönünden davanın kabulüne, bakiye talep yönünden reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle, tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile asıl davada davacı ...'ın huzur hakkı (maaş) alacağına yönelik talebinin kabulü ile birleşen davada davacının ... Bankası ve ... Bankası'na yapmış olduğu ödemelere karşılık 100,00 TL'lik talebinin kısmen kabulü ile 66,66 TL yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2021 tarih ve 2015/678 Esas 2021/505 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
A) Asıl dava yönüden;
A1-Fesih ve tasfiye istemi bakımından:
Davanın kabulü ile,
Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün "..." numarasında kayıtlı "... Makina Ve Dişli İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi"nin FESİH ve TASFİYESİNE,
Davalı şirketin tasfiyesi için re'sen Mali Müşavir ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına,
Tasfiye memuruna aylık 2.000,00 TL ücret takdirine, ücretin şirket kaynaklarından karşılanmasına,
A2-Çıkma payı istemi bakımından, istemin reddine,
A3-Huzur hakkı (maaş) alacağı istemi yönünden talebin kabulü ile, 1.000,00 TL'nin dava tarihi olan 13/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
A4-Asıl dava bakımından, alınması gereken 615,40 TL karar ve ilâm harcından peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 587,70 TL harcın davalı şirketten tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
A5-Asıl davada, davacı tarafından yapılan 4,10 TL vekalet harcı, 155,00 TL tebligat ve posta gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.159,10 TL yargılama giderlerinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren 1/2 oranında 1.079,55 TL'si ile 27,70 TL başvurma, 27,70 TL peşin harç toplamı 1.134,95 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına; HMK m.333/1 gereğince harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
A6-Asıl davada davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
A7-Asıl davada, davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) Birleşen dava yönünden;
B1-Fesih ve tasfiye istemi bakımından:
Asıl davada, 1.A bendinde, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün "..." numarasında kayıtlı "... Makina Ve Dişli İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi"nin FESİH ve TASFİYESİNE karar verildiğinden, bu hususta birleşen davada da yeniden karar kurulmasına yer olmadığına,
B2- Davacının "... Makina Ve Dişli İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi" yönünden alacak talebi bakımından:
a-Davalı şirketin faaliyet gösterdiği yerden tahliyesi dolayısıyla yapılan ödeme bakımından:Kanıtlanmayan istemin reddine,
b-Kiranın kefil olarak ... tarafından imzalanması nedeniyle ödemek zorunda kaldığı iddia edilen alacak bakımından: Davanın kabulü ile 200,00 TL alacağın 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
c-Huzur hakkı alacağı bakımından: Davanın kabulü ile 200,00 TL alacağın 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
d-Davalı şirketin 2009,2010,2011, 2012 yılları kâr payı istemi bakımından: İstemin reddine,
e-Vergi borcu için yapılan ödeme bakımından: Davanın kabulü ile 100,00 TL alacağın 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
f-Şirketin iyi idare edilmemesi sebebi ile borçların ödenmesi için şirket müdürüne teslim ettiği kişisel çekler, nakit paralara istinaden 100,00 TL alacak talebi bakımından: ... Bankası ve ... Bankası'na yapmış olduğu ödemelere karşılık 66,66 TL yönünden talebinin kabulü ile, 66,66 TL alacağın dava tarihi olan 18/01/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davacının 33,33 TL ve fazlaya ilişkin isteminin reddine ,
g-Şirketin bütün malvarlığının %51 hissesine karşılık gelen 100 TL alacak talebi bakımından: Tasfiye payının, tasfiye sırasında dağıtılacağı ve işbu talebin 'fesih ve tasfiye' içerisinde kaldığı belirlendiğinden, karar verilmesine yer olmadığına,
B3- Davacının ... yönünden alacak talebi bakımından:
a-Şirket müdürünün vergi borcunu zamanında ödememesi sebebiyle müvekkilinin ödemesinden dolayı, 500,00 TL alacak bakımından: Davanın reddine,
b-Üçüncü kişi ...’a ödenmek zorunda kalan bedele istinaden, 500,00 TL alacak bakımından: Davanın reddine,
B4- Birleşen dava bakımından, alınması gereken 59,30 TL karar ve ilâm harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 23,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına,
B5-Birleşen davada, davacı tarafından yapılan 5,20 TL vekalet harcı 395,15 TL tebligat ve posta gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.795,50 TL yargılama giderlerinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak, takdiren 1/2 oranında 1.397,75 TL'si ile 35,90 TL başvurma, 35,90 TL peşin harç toplamı 1.469,55 TL yargılama giderinin davalı ... Makine ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına; HMK m.333/1 gereğince harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
B6-Birleşen davada davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
B7-Birleşen davada, davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden,( fesih , tasfiye ve davalı şirketten kabul edilen alacak talebine ilişkin) karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... Makine ve Dişli İmalat San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
B7-Birleşen davada, davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden , karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 'nin 13/(2) maddesi uyarınca 1.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
C)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 125,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 346,20 TL'nin tarafların haklılık durumu göz önünde bulundurularak , 173,10 TL 'sini davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Birleşen dosya davacısı ... tarafından istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde ...'e iadesine,
4-Birleşen dosya davacısı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının tarafların haklılık durumu göz önünde bulundurularak , 110,35 TL 'sini davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/02/2025
Başkan- ...
Üye - ...
Üye - ...
Zabıt Katibi -...
... ... ... ...