T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1205 Esas - 2024/1298 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1205
KARAR NO : 2024/1298
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2022
NUMARASI : 2021/659 Esas 2022/204 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVA : Sigorta
DAVA TARİHİ : 20/10/2021
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :16/01/2025
Taraflar arasındaki sigorta istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/07/2021 tarihinde kazaya karışan davacıya ait ... plakalı aracın 30471811 numaralı 01/06/2021-01/06/2022 vadeli kasko sigorta poliçesiyle davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarının Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/159 D. İş sayılı dosya kapsamında yaptırılan tespitle KDV dahil 121.280,40 TL olarak belirlendiğini, ancak davalı ... şirketince hasarın karşılanmadığını, ayrıca delil tespiti için de davacı tarafça 1.251,10 TL de masrafın yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 17/02/2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 119.510,40 TL hasar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davada mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının taleplerinin belirlenebilir talepler olduğundan kısmi dava şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı şirket tarafından yapılan araştırmalar ve servis incelemesi sonucu meydana gelen trafik kazasının gerçekleşme biçiminin davacı yanın iddia ettiği gibi gerçekleşmediğini, sigortalı aracın hasarlı kısımları ile kazanın oluş şeklinin davacı tarafça şüpheli görülmekle incelendiğini, oluşan hasarın teminat kapsamında olmadığı düşüncesinde olduklarını, mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ve üçüncü kişilerin kötü niyet ve muzipliklerle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olmadığının anlaşıldığını, iş bu dava konusu kazanın aracı kullananın iradesi dışında gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun şüpheli olduğunu, davacının iş bu kazanın nasıl ve neden gerçekleştiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiğini belirterek, açılan haksız davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı şirketin işleteni olduğu, davalı ...Ş.'ye genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, dava dışı ... plakalı araca çarpması neticesinde gerçekleşen trafik kazasında, hükme esas alınan 16/02/2022 tarihli rapor ile sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, sigortalı aracın hurda ve sovtaj bedeli tenzil edilmek suretiyle toplam hasar bedelinin 119.510,40 TL olduğu anlaşılmıştır. TTK'nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Kanun'un 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına dair iddianın sigortacı tarafından kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davacının talep artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne, 119.510,40 TL hasar bedeli tazminatının dava tarihi olan 20/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketçe tarafsız ekspertizlerden alınan rapor ile kaza şekli ile hasarın uyumlu olmadığının ortaya çıktığını, bu minvalde; davalı şirketin, meydana geldiği ileri sürülen rizikoya ilişkin olarak herhangi bir sorumluluğunun olmadığı ispat olunduğu halde davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketçe yapılan araştırmalar ve servis incelemesi sonucu işbu trafik kazasının gerçekleşme biçiminin davacı yanın iddia ettiği gibi olmadığını, davacı yanın davalı şirketten teminat kapsamında olmayan bir rizikoyu gerçek dışı bir senaryo ile sigorta bedelini almak adına böyle bir yola başvurduğunun açıkça ortada olduğunu, Yargıtayın içtihat haline gelen kararları uyarınca ''hasarın ihbar edilen şekli ile gerçekleştiği ve teminat kapsamında olduğu'' hususlarının ispat külfetinin davacı sigortalıya ait olduğunu, davacı yanın tarafından iş bu durumu somut deliller ile ispat edemediği gibi eksper raporu ile de mezkur iddiasının gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkeme tarafından avans faizine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamında yer alan Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/159 D.İş sayılı dosyası ile ... plakalı araç üzerinde yapılan keşif incelemesi neticesi makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 10/08/2021 tarihli bilirkişi tespit raporunda özetle; hakim nezaretinde Ankara Adliyesi Ulus Ek Hizmet Binası otoparkında çekici araç üzerinde bulunan ... plakalı aracın ön tarafından hasarlı olup, aracın çalışmadığının görüldüğünü, aracın karışmış olduğu kaza sonrası meydana gelen hasarlı kısımları için gerekli olan yedek parça ve işçilik giderleri toplamının KDV dahil 120.280,00 TL olarak tespit ve rapor edildiği görülmüştür.
Mahkemece makine mühendisi ...'den aldırılan 16/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu trafik kazasının, yerleşim yeri içi, 50 km/h hız limitli, ortası sürekli yol haline dört yönlü ve sinyalize trafik lambalarının bulunduğu bölünmüş yol kavşağında, iki araçlı ve yandan çarpışma şeklinde meydana geldiğini, buna göre, davacı şirkete ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ifadesinde de açıkça belirttiği üzere olay yeri kavşağa kırmızı ışıkta girerek, solundan yeşil ışıkta kavşaktan karşıya geçmekte olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın sağ arka yan tarafından kendisinin idaresindeki aracın ön kısmı ile çarpması şeklinde kazanın gerçekleştiğini, olay yerinde yapılan incelemede olay yerinin dört yol ağzı asfalt kaplama olup, olay yerinde mobese kameralarının olmadığını, davacı “... Grup Oto Tur. Kuy....Ltd. Şti.”nin işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı ...nun 47b-c., 52/a., ve 84/a maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, ... Plakalı araç sürücüsü olan dava dışı ...'nin meydana gelen kazanını oluşumunda herhangi bir kural ihlali olmamakla, kusursuz olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 119.510,40 TL olup, aracın tamirinin ekonomik olduğu, yine tespit bilirkişi tarafından belirlenen hasar giderim işlemlerinin de kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu gibi hasar giderim fiyatlarının da piyasa rayiçlerine uygun olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi incelendiğinde; davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 01/06/2021 - 01/06/2022 tarihleri arasında davalı tarafından Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, sigorta şirketince davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığının sigorta şirketince Mahkemeye sunulan 31/01/2022 tarihli cevabi yazı ile sabit olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan 23/07/2021 tarihli, sürücüler tarafından tanzim olunan kaza tespit tutanağı incelendiğinde; 23/07/2021 tarihinde, saat 22:10 civarında, Ankara ili, Keçiören ilçesi, Yozgat bulvarında meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçmesi sonucu, önünde bulunan kendisine yeşil ışık yanan ... plaka sayılı araca arka sağ kısmından çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği tespit edilmiştir.
Sigorta şirketi tarafından yaptırılan hasar araştırma uzmanı ... tarafından tanzim olunan 07/11/2021 tarihli araştırma raporunda özetle; dava konusu kazanın, çift taraflı, anlaşmalı tutanaklı, maddi hasarlı trafik kazasının anlaşmalı tutanakta belirtilen yerde olduğu, araç hasarları ile olay yerinin bire bir uyuşmadığı, sigortalı araç sürücüsünün, abisinin baskısı ile eksper ile görüşmesinin engellendiği,
sigortalı aracın Avukatı ile görüşme sağlanamadığı, eksper ofisi ile yapılan görüşmede, kazanın doğru olabileceğin, ancak dosya kapsamındaki mevcut hasarın kaza ile uyumlu olmadığını kanaatine vardıklarının bildirildiği, kaza anı resimlerinin temin edildiği ve incelenen resimlerde, hasarın sigortalının
temin ettiği eksperden alınan rapor ile uyuşmadığı, hasarın çok küçük olmasına rağmen
abartıldığı, sağ farın, resimlerde de görüldüğü üzere çalışıyor olmasına rağmen,
komple sağ farın değişimine karar verildiği, ön kaputtaki hasarın, eksper raporlardaki kadar
olmadığı, bu hususların bile başlı başına sebepsiz zenginleşmeye girdiği,
olay yeri fotoğrafları incelendiğinde, yerlerde hasarlı parçaların iz veya parçalanmış
malzemelerin görülmediği, bunun bile hasarın ne kadar küçük olduğunun göstergesi
olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/(1). maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün TTK'nın 1409/(2) maddesi hükmü gereğince sigortacıya aittir.
Bu bağlamda tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunan ... plaka sayılı aracın, kırmızı ışıkta duramayarak, yeşil ışıkta geçmekte olan dava dışı ... plaka sayılı araca çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği, dava konusu kazaya ilişkin taraflarca tutanak tanzim edildiği, gerek Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/159 Değişik iş dosyası kapsamında alınan gerek mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca, davacıya ait araçtaki hasarlı parçaların dava konusu kazayla uyumlu olduğunun tespit edildiği, Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkesin iddiasını ispatla yükümlü olup, HMK'nın 190. maddesi gereği, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı gibi davalı sigortacının, dava konusu kaza ile bilirkişi tarafından tespit edilen hasar miktarının kaza ile uyumlu olmadığını, dava dışı ... plaka sayılı araç sürücüsü ile davacı araç sürücüsünün el ve iş birliği içerisinde kaza kurgusu yaptığını ve hasarın teminat dışı kaldığını TTK'nun 1409/(2). maddesi hükmü gereğince ispat edemediği, bu yönüyle ilk derece mahkemesince iş bu bilirkişi raporunun hasar yönünden hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu, ayrıca dosya kapsamında yer alan olay yerine ait fotoğraflar incelendiğinde, olay yeri fotoğraflarının kazadan hemen sonra çekilmiş olup, kaza mahallinde ... plaka sayılı araçtan kopan hasarlı parçaların da zeminde yer aldığı, yine davacıya ait aracın ön kısımdan hasar alıp, bilirkişi tarafından tespit edilen hasarlı parçaların da aracın ön kısmına ait hasarlı parçalar olduğu, bu bağlamda bilirkişi tarafından hasar miktarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olarak belirlendiği, hal böyle olunca, mahkemece iş bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davasının kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin hasarın kaza ile uyumlu olmadığına yönelik istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yine her ne kadar davalı vekilince, mahkemece avans faizine hükmedilmesinin hatalı olup, davacıya ait aracın hususi otomobil olmasına göre davalı şirketin yasal faizle sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de, mahkemece davanın kabulü ile hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, yani taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, bu durumda mahkemece hüküm altına alınan tazminata ticari faiz niteliğindeki avans faizi işletilmesi gerekmekteyse de, mahkemece tazminata avans faizi yerine yasal faiz hükmedildiği, bu bağlamda davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının da dinlenme olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gerekli olan 2.040,93 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.05/12/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...