T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/06/2022
NUMARASI :
DAVA TARİHİ : 03/02/2021
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2025
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmaz malikinin uğradığı zararın tazmini talebiyle açılan dava sonucu verilen kararın icra takibine konulması nedeniyle icra dosyasına ödenen miktardan davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 8.097,49 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının ödediği bedelden müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan rücuen talep edebileceği alacak miktarının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.874,25 TL'nin 26/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, bilirkişi raporuna itirazlarının ek rapor alınarak giderilmediğini, devre esas mizan kayıtları esas alınarak hazırlanan bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, davacının ödediği bedelin müvekkilinden rücuen tahsilini talep edemeyeceğini, ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından icra dosyasına toplam 8.097,49 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin ödenen meblağın tamamını davalıdan talep edebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2. fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır. 01/01/2022 tarihinden itibaren ise bu sınır 8.000,00 TL'dir. Davacı tarafından rücuya dayanak icra takibinde ödenen 8.097,49 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmiş olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek 6.874,25 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacının istinafa konu ettiği miktar reddedilen 1.223,24 TL'ye, davalının istinafa konu ettiği miktar kabul edilen 6.874,25 TL'ye yönelik olması nedeniyle 23/06/2022 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararlara karşı HMK'nun 346/1. madde hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 176)
Tüm bu nedenlerle HMK'nun 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı miktar gözetildiğinde temyiz yolu açık değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih ve 2017/3597 Esas 2018/5 Karar sayılı ilamı).
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesi hükmü HMK'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcı ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı tarafından yatırılan 117,40 TL istinaf karar harcı ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.12/12/2024
Başkan Üye Üye Zabıt Katibi
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.