T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/578 Esas 2024/1167 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/578
KARAR NO : 2024/1167
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/01/2022
NUMARASI : 2020/612 Esas 2022/8 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak ( İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/11/2020
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2024
Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/06/2017 tarih 2006/448E. 2017/249K. Sayılı kararında "Davacıların maddi tazminat davasının Kısmen Kabulü ile; Davacı ...'in 91.933,87-TL, ...'e velayeten davacı ...'in 2.044,33-TL, ...'e velayeten davacı ...'in 3.543,10-TL, Destekten yoksun kalma maddi tazminatının davalılarının temerrüd tarihi olan 17/02/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan kusur oranlarında tahsili ile davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat davasının Kısmen Kabulü ile Davacı ...'in 7.500,00-TL, Davacı ...'e velayet davacı ...'in 5.000,00-TL, Davacı ...'e velayeten davacı ...'in 5.000,00-TL, Davacı ...'e velayeten davacı ...'in 5.000,00-TL, Davacı ...'in 1.000,00-TL, Davacı ...'in 1.000,00-TL, Davacı ...'in 1.000,00-TL, Manevi tazminatının davalının temerrüd tarihi olan 17/02/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan kusur oranlarında tahsili ile davacılara verilmesine" kararı verildiği, kararın istinaf edildiği ve Antalya Bam 9. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2018 tarih ve 2018/1171E. 2018/2323K. sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddedildiği, karar hakkında temyiz yasa yoluna başvurulduğu, hükmün Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2017 tarih ve 2019/1477E. 2019/6885K. Sayılı kararı ile onandığı, anılan hükmün kök dava davacısı tarafından Korkuteli İcra Müdürlüğü’nün 2018/1628 E. sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiği; davacı şirket tarafından icra dosyasına 21/01/2020 tarihinde 371.598,78-TL ödeme yapıldığı; yine davacı şirket tarafından Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/448 E. Sayılı kararı hakkında istinaf ve temyiz yasa yoluna başvurulması nedeni ile 06/09/2017 ve 23/11/2018 tarihlerinde ödenen 1.901,12-TL istinaf harç ve masrafının, 27/11/2018 ve 23/11/2018 tarihlerinde ödenen 673,50-TL temyiz harç ve masrafı, 27/02/2018 ve 27/11/2018 tarihinde ödenen 118,20-TL tehiri icra karar harcı, 31/01/2020 tarihinde ödenen 5.783,10-TL onama harcı, 11/02/2020 tarihinde ödenen 6.949,43-TL bakiye karar harcı mahkeme veznesine ödendiği, bu bedellerin tahsilinin davalının sorumluluğunda olduğu, 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.4 maddesi ile 7.6 maddesi hükümlerine istinaden davalıdan talep edildiği, ancak davalı tarafından başvuruya olumsuz cevap verildiğini belirterek müvekkili şirkete davalı Kurum tarafından ödenmeyen bedellerin ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının öncelikle derdestlik, kesin hüküm ve zamanaşımı itirazlarında bulunduğu, devre esas bilanço düzenlemesi ile her türlü borç ve alacak işlemleri kesinleştiğinden, davanın kabulü yönünde bir karar verildiği takdirde ... tarafından mükerrer olarak ödeme yapılacağına ilişkin emsal karar teşkil eden Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1006 Esas sayılı dosyada vermiş olduğu davanın reddi kararı Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2017/192 E. ve 2020/1718 K. sayılı kararı ile onandığı, , 24.07.2006 tarihinden önceki dönemde dağıtım faaliyetleriyle ilgili gerçekleştirilen iş ve işlemlerle ilgili olarak, hisselerin el değiştirmesinden önce (devre esas bilanço düzenlemesinden önce) bitmiş ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğu Şirket'e ait olup ...'tan herhangi bir hak talep edilemeyeceği, özelleştirme modeli gereği bilanço çalışmaları yapılarak Şirket tarafından devre esas mizan düzenlendiği ve beyan edilen mizan kayıtları esas alınarak "devre esas bilanço" düzenlendiğinden ve bu suretle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden ...'tan herhangi bir talepte bulunulması İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine ters düştüğü, Dava dışı şahsın davacı yanın iddia ettiği gibi 3. Kişi konumunda olmadığı, dava dışı şahsın, işçi olduğu ve İHDS nin de unsurlarından olduğu, söz konusu dosyasının konusunun iş kazasından kaynaklanan alacak talebi olduğu, bu talebin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 7. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, Rücu davasına dayanak kök dava olan Antalya BAM 9. Hukuk Dairesinin 2018/1171 (Korkuteli Mahkemesinin 2006/448 E) sayılı kararında, ... ın %20, ... İnşaat Elektrik Taahüt. Ltd. Şti. Şirket Müdürü ... ...’in %60, ...’ın %10, ...’nın %5, ... ...’in %5 kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda davalının haksız ve fazladan bir ödeme yapmasının önüne geçilmesi dolayısıyla, kök davada yer alan diğer davalıların %80 oranındaki kusurundan davalının sorumlu olmadığının açık ve net olduğu, bu kapsamda dosyada kusurları tespit edilen diğer davalıların davacı Şirkete ya da kök dava davacısına herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, her ne kadar İHDS kapsamında bir kısım sorumlulukların üstlenilmiş ise de, bunun davacı şirketin 3. kişiler yerine yaptığı ödemeleri kapsamadığı, davacı tarafça rücuya dayanak dava/icra dosyasına yapılan ödeme merkez bankasınca uygulanan avans faizi ile birlikte ödenmemişken huzurdaki dava yönünden merkez bankasınca uygulanan avans faizi talep edilmesi, hukuka hakkaniyete aykırı olduğu gibi davacı yönünden sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında 24/07/2006 tarihinde İHDS ile işletme hakkının davacıya devredildiği, devir sözleşmesinden önce 17.02.2006 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden dava dışı işçinin mirasçılarının maddi ve manevi tazminat alacağının tahsili için dava açıldığı, mahkemece davacı aleyhine tazminata hükmedildiği, mahkemece verilen tazminat kararının onanarak kesinleşmesi üzerine davacı aleyhine icra takibine konulduğu ve davacı tarafından 3.şahıslara ödeme yaptığı, davacının üçüncü şahıslara ödemek zorunda kaldığı bu tazminatı ve masraflarını sözleşmeye istinaden rücuen davalıdan tahsili talebiyle derdest davayı açtığı, mahkeme kararı, icra dosyası, taraflar arasındaki sözleşme ve bilirkişi raporu ile emsal Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin 7/4 maddesi uyarınca sözleşmenin imza tarihinden önce gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerden dolayı davalı ...'ın sorumlu olduğu, bu nedenle sözleşmenin devrinden önce gerçekleşen (17.02.2006 tarihinde gerçekleşen iş kazası) dava konusu olaydan dolayı davacının üçüncü şahıslara ödediği tazminatı davalı ...'dan rücuen talep etme hakkı bulunduğu anlaşıldığından davacı tarafından icra dairesine ödenen toplam 387.024,13-TL alacağın 371.598,78-TL'lik kısmının 21/01/2020, 5.783,10 TL’nin 31/01/2020, 6.949,43 TL’nin 11/02/2020, 212,50 TL’nin 23/11/2018, 150,00TL’nin 23/11/2018, 520,10TL’nin 27/11/2018, 59,10 TL’nin 27/02/2018, 1.751,12 TL’nin 06/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine. davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın zaman aşımınına uğradığını, gerekçeli kararda dilekçelerde yer alan bilanço düzenlemelerine ilişkin yapılan açıklamaların dikkate alınmadığını, Özelleştirme İdare Başkanlığı'nın 04/04/2012 tarihli yazısında; devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden geçmiş yıllara ilişkin olarak ...'tan herhangi bir talepte bulunamayacağının açıkça belirtildiğini, bu durumda ... tarafından tekrar ödenmeleri halinde mükerrer ödeme yapılmış olacağını, işletme hakkının devri sözleşmesi, hisse devir sözleşmesi, ihale şartnamesi ve bilanço düzenlemeleri birlikte değerlendirilmeksizin salt işletme hakkı devir sözleşmesine istinaden karar verilmesinin doğru olmadığını, ihale şartnamesinin 22. ve hisse satış sözleşmesinin 9. maddesine göre davacının açmış olduğu rücuen alacak davasının kabulünün doğru olmadığını, ayrıca ...'ın kuruluş tarihinden önce davacı şirketin faaliyet bölgesinde yer alan Antalya, Burdur, Isparta illeri ve ilçelerinde elektrik dağıtım faaliyetlerinin, müvekkili şirketten ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Antalya, Burdur ve Isparta elektrik dağıtım müesseseleri tarafından yürütüldüğünü, davacı ile müvekkili kurum arasında dava dosyalarına ilişkin düzenlenen ve her iki şirketin yönetim kurulunun onayından geçen tespit tutanağında belirlenen ve işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesindeki kriterler esas alındığı bu tutanakta dava konusu alacağa ilişkin dava dosyasının bulunmadığını, bu tutanağın derdest dava ve icra takiplerine ilişkin olduğunu, dolayısıyla hisse devir tarihinden önce tamamlanmış dosyaların bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, zira dava konusu edilen tutarın ...'ın %100 hissesinin ...'a ait olduğu dönemde gerçekleştirilmiş olup devre esas bilanço kayıtlarında söz konusu bedelin davacı şirket lehine alacak olarak yer almadığını, davacının de söz konusu tespit tutanağına bir itirazı bulunmadığı halde işbu davayı açmış olmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.2 maddesi uyarınca bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının faiz ve icra takip dosyası giderleri talebinin yerinde olmadığını, müvekkili kurumun yalnızca dayanak mahkeme ilamındaki hükmedilen bedelden sorumlu olduğunu, icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden ve karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmadığını, rücu davasına konu mahkeme kararında bahsi geçen alacağın davacı şirket tarafından yalnızca müvekkili kurumdan talep edilmesinin haksız olduğunu, davacının müteselsilen sorumlu tutulduğu diğer davalılara karşı dava açıp para tahsil edip etmediğinin araştırılması gerektiğini, bakiye karar harçlarının faiz başlangıçlarının hatalı olduğunu, bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; taraflar arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/06/2017 tarih 2006/448E. 2017/249K. Sayılı kararının incelenmesinde; dava dışı işçi ...'in elektrik direğine hat çekmek için çıktığı sırada, hatta elektrik verilmesi nedeniyle vefatı sonrasında murisleri tarafından açılan tazminat davasında davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ...'in 91.933,87-TL, ...'e velayeten davacı ...'in 2.044,33-TL, ...'e velayeten davacı ...'in 3.543,10-TL, Destekten yoksun kalma maddi tazminatının davalılarının temerrüd tarihi olan 17/02/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan kusur oranlarında tahsili ile davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat davasının Kısmen Kabulü ile Davacı ...'in 7.500,00-TL, Davacı ...'e velayet davacı ...'in 5.000,00-TL, Davacı ...'e velayeten davacı ...'in 5.000,00-TL, Davacı ...'e velayeten davacı ...'in 5.000,00-TL, Davacı ...'in 1.000,00-TL, Davacı ...'in 1.000,00-TL, Davacı ...'in 1.000,00-TL, Manevi tazminatının davalının temerrüd tarihi olan 17/02/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan kusur oranlarında tahsili ile davacılara verilmesine karar verildiği, kararın istinaf edildiği ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2018 tarih ve 2018/1171E. 2018/2323K. sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddedildiği, istinfa kararının temyiz edilmesi üzerine kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2017 tarih ve 2019/1477E. 2019/6885K. Sayılı sayılı sayılı ilamı ile onandığı görülmüştür.
Korkuteli İcra Müdürlüğü’nün 2018/1628 Esas sayılı takip dosyasının örneğinin incelenmesinde; alacaklısının müteveffa ... mirasçıları tarafından borçlu ... aleyhine Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/06/2017 tarih 2006/448E. 2017/249K. sayılı dosyası ilamına dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, ... A.Ş. tarafından 21/01/2020 tarihinde 371.598,78-TL ödeme yapıldığı; yine davacı şirket tarafından Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/448 E. Sayılı kararı hakkında istinaf ve temyiz yasa yoluna başvurulması nedeni ile 06/09/2017 ve 23/11/2018 tarihlerinde ödenen 1.901,12-TL istinaf harç ve masrafının, 27/11/2018 ve 23/11/2018 tarihlerinde ödenen 673,50-TL temyiz harç ve masrafı, 27/02/2018 ve 27/11/2018 tarihinde ödenen 118,20-TL tehiri icra karar harcı, 31/01/2020 tarihinde ödenen 5.783,10-TL onama harcı, 11/02/2020 tarihinde ödenen 6.949,43-TL bakiye karar harcı mahkeme veznesine ödendiği anlaşılmıştır.
Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; dava dışı ...'in vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi ile ... aleyhine açılan tazminat davasında yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, dava dışı ...'in mirasçılarının mahkeme ilamını ... A.Ş. aleyhine icra takibine koyması sonucu davacının 06/09/2017 ve 23/11/2018 tarihlerinde ödenen 1.901,12-TL istinaf harç ve masrafının, 27/11/2018 ve 23/11/2018 tarihlerinde ödenen 673,50-TL temyiz harç ve masrafı, 27/02/2018 ve 27/11/2018 tarihinde ödenen 118,20-TL tehiri icra karar harcı, 31/01/2020 tarihinde ödenen 5.783,10-TL onama harcı, 11/02/2020 tarihinde ödenen 6.949,43-TL ödediği dosya içeriğiyle sabittir.
Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın davacısı ve bu davacı tarafından ödeme yapılan işçi de bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı).
Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacaktır.
Davalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 26.437,62 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.609,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.828,21 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.