T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/521 Esas 2024/1160 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/521
KARAR NO : 2024/1160
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2020
NUMARASI : 2019/216 Esas 2020/661Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 30/04/2019
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... arasında 31.01.2018 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında krediler kullandırıldığını, davalıların ilgili kredilere müteselsil kefil sıfatı ile kefil olduklarını ,imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında muaccel hale gelen borç için hesap kat ihtarnamesi gönderilerek kredilerin kat edildiğini, ihtara rağmen kredi ödemelerinin yapılmaması üzerine davalılar aleyhinde Eskişehir 4.İcra Müdürlüğü 2018/11549 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu, davalıların itirazının kötü niyetli olduğunu iddia ederek itirazın iptali ile %20'den az olmamak koşulu ile İcra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin tacir sıfatında olmaması sebebi ile görevli mahkemenin Tüketici mahkemesi olduğunu, hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini banka tarafından hazırlanan sözleşmenin haksız şart ve genel işlem koşulu içeren hükümler barındırdığını, bu hükümlerin müvekkilleri yönünden bağlayıcı olmadığını bu sebeple kendilerine yönelik icra takibi başlatılamayacağını, kefaletin geçerli olduğu kabul edilse bile gecikme faiz oranı, temerrüt faiz oranı ve talep edilen ferilerin hatalı olduğunu, bankanın temerrüt oluşmadan temerrüt faizi işlettiğini, sözleşmede yazılan gecikme faizi hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu bu sebeplerle bu oranlarda faiz istenilemeyeceğini, banka tarafından gönderilen ihtarnamenin usulüne ugun tebliğ edilmediğini, bankanın kat ihtarından önce kanunen beklemesi gereken süreyi beklemeden krediyi kat ettiğini, bu sebeple icra takibinin hukuka uygun olmadığını, kat ihtarının yeterince açık ve bilgilendirici olmadığını, davacı banka tarafından gönderildiği iddia edilen kat ihtarında toplam 441.373,13-TL borçtan bahsedilirken icra takibinde 492.389,84-TL tutar takibe geçtiğini bu durumun yasaya aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında yapılan genel kredi kefalet sözleşmeleri ve bunların yapılandırılmasından kaynaklı olarak icra takip tarihi itibari ile 441.989,67-TL'si ana para, 20.089,50-TL'si faiz, 2.250,46-TL'si BSMV, 707,29-TLsi yapılandırma komisyonu olmak üzere toplam 465.036,93-TL alacağının bulunduğu, belirtilen rakamlara davalıların yaptığı itirazların yersiz olduğu, ana paraya yıllık %19,50 oranında temerrüd faizi uygulanması gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2018/11549 Esas sayılı dosyasında 441.989,67-TL ana para, 20.089,50-TL faiz, 2.250,46-TL BSMV, 707,29-TL yapılandırma komisyonu olmak üzere toplam 465.036,93-TL alacağa yaptıkları itirazın iptali ile takibin bu bedel üzerinden devamına, ana paraya yıllık %19,50 oranında temerrüd faizi uygulanmasına, devamına karar verilen asıl alacağın %20'si oranındaki 88.397,93-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda toplam alacak miktarının hatalı hesaplandığını, hesabın rapor tarihi itibariyle yapılması gerektiğini, alacağın tamamına %19,50 temerrüt faizi uygulanmasının da hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2018/11549 Esas sayılı dosyasında incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı 472.300,33-TL asıl alacak, 20.089,50-TL işlemiş faiz 3.833,63-TL BSMV, 707,29-TL yapılandırma komisyonu olmak üzere toplam 496.930,75-TL'nin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalı borçlular vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, ipotek akit tablosu, hesap ekstreleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Bankacı bilirkişi ...'dan alınan 02/03/2020 kök ve 29/07/2020 tarihli raporlarda özetle; 1.bilirkişi raporundaki hesaplamanın teknik olarak doğru olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre akdi faiz oranının %15, temerrüt faiz oranının ise %19,50 olduğu, davalıların temerrüdünün 05/06/2018 tarihi itibari ile oluştuğu, tüm bu verilere göre takip tarihi itibari ile davacının davalılardan 441.989,67-TL ana para, 20.089,50-TL faiz, 2.250,46-TL BSMV, 707,29-TL yapılandırma komisyonu olmak üzere toplam 465.036,93-TL alacağının bulunduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davalıların, davacı banka ile dava dışı ... arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıkları, kefaletlerinin geçerli olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında ödenmeyen kredi ana para, faiz, BSMV ve komisyon alacaklarının kapatılması amacıyla 01/11/2016 tarihinde asıl borçluya 400.872,31 TL kredi kullandırılarak önceki borçların kapatıldığı ve yapılandırma kredisinin yılda 1 kez olmak üzere 5 taksit olmak üzere ödenmesinin kararlaştırıldığı, söz konusu kredinin 1.taksit miktarı olan 121.716,94 TL'den 70.000,00 TL'sinin ödendiği ve 1.taksitin bakiye miktarının kapatılması için fer'ileri ile birlikte 67.816,41 TL olarak ödenmesi için 31/01/2018 tarihinde yeniden kredi kullandırıldığı, davacının 01/11/2016 tarihinde kullandırılan kredinin kalan taksitlerini ve 31/01/2018 tarihinde kullandırılan kredinin bakiye miktarını ödememesi üzerine hesabın kat edilerek eldeki davanın konusunu teşkil eden icra takibinin başlatıldığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli olması ve ilk derece mahkemesince 01/07/2020 tarihli duruşmada davacı vekiline dava konusu kredi yönünden geçerli olan cari faiz oranlarına ilişkin belge sunulması için verilen süre içerisinde davacı vekilince sunulan 03/07/2020 tarihli dilekçe ekindeki belgelerden uygulanan temerrüt faiz oranının %19,50 olduğunun anlaşılması karşısında davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 7.548,10 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 7.120,50 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 31/10/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.