T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/816 Esas 2024/1163 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/816
KARAR NO : 2024/1163
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/06/2021
NUMARASI : 2018/840 Esas 2021/505 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA : Alacak ( İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan )
DAVA TARİHİ : 15/11/2018
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2024
Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerden dolayı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yüksek Planlama Kurulunun 17.03.2004 tarih ve 2004/3 sayılı kararı ile kabul edilen ‘Elektrik Enerjisi Reformu Özelleştüirme Stratejisi Belgesi” çerçevesinde, ...’ın 02.04.2004 tarih 2004/22 sayılı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığını, 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu’nun 20’nci maddesine göre, ...’ın dağıtım bölgelerinin anonim şirketlere dönüştürülüp 21 ayrı dağım bölgesi oluşturularak hisselerinin tamamı ...’a ait olmak üzere her bir bölge için dağıtım şirketi kurulduğunu, bunlardan birinin de Amasya, Çorum, Ordu, Samsun ve ... illerinde elektrik dağıtım lisansına sahip müvekkili şirket olduğunu, taraflar arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir sözleşmesi (İHDS) ile dağıtım tesislerinden kaynaklanan hukuki ihtilaflara ilişkin hak ve sorumlulukların belirlendiğini, 06.11.2009 tarihinde müvekkili şirketin %100 oranındaki kamu hissesinin blok satış suretiyle özelleştirilmesi amacıyla ihaleye çıkıldığını, gerçekleştirilen ihalede müvekkili şirketin %100 hissesinin, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 07.06.2010 tarihli kararı gereğince ihalede en yüksek bedeli veren ... Enerji Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından devralındığını, 24.07.2006 tarihli İHDS’ne göre bu tarihten önce tüm sorumluluğun ve işletme faaliyetine ilişkin tüm hak ve yükümlülüklerin ...’a ait olduğunu, davalı ...’ın işletme hakkının kendisinde olduğu dönemde doğan tüm borç ve tazminatları ödemek zorunda olduğunu, ... san. A.Ş. tarafından ... Genel Müdürlüğü ... elektrik dağıtım müessesesi aleyhine açılan menfi tespit davası ve ... tarafından da cevap dilekçesiyle birlikte alacağın tahsili istemli açılan karşı dava sonunda Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Yargıtay bozması üzerine verilen ve Yargıtayca onanarak kesinleşen 05.04.2016 tarih ve 2016/164 E. 2016/183 K. Sayılı kararıyla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, yargılama giderlerinin tahsili amacıyla ... A.Ş. tarafından başlatılan ... İcra Müdürlüğü’nün 2016/2597 E. Sayılı dosyasına 40.746,42.TL. ve yine ... İcra Müdürlüğü’nün 2017/1800 E. Sayılı dosyasına ise 48.255,18.TL. müvekkilince ödeme yapıldığını, ayrıca müvekkilince 40.108,46 TL. yargı harcı ve gider avansı ödendiğini, sonuç olarak müvekkili tarafından toplam 127.894,49.TL. ödeme yapıldığını, ödeme sonrasında 03.05.2018 tarih ve 1298 sayılı yazı ile yapılan ödemenin faiziyle iadesinin istendiğini, davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirttiğini, halbuki işbu rücu davasına konu talebin oluşturan temel hususun dağıtım faaliyetinin 2004 tarihinde davalı ... tarafından yürütülmesi esnasında yani İHDS tarihinden önceki dönemde sayaç okumasına bağlı endeks işlemi ve tahakkuklardan kaynaklandığını belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 127.894,49.TL. tutarın her bir ödeme için işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini , yargılama ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, Bilanço düzenlemeleri çerçevesinde, Özelleştirme İdare Başkanlığı’nın 25.05.2006 tarihli ve 5103 sayılı talimatı doğrultusunda 31.03.2006 tarihi baz alınarak ... ve ... arasında kısmi bölünme işlemleri gerçekleştirilerek bilançolarının yeniden yapılandırıldığını, söz konusu yapılandırma neticesinde dağıtım şirketinin aktifinde yer alan bazı alacaklar (resmi daireler, belediyeler, genel aydınlatma, ibadethaneler ve tarımsal sulama) ile dağıtım şirketinin muhasebe kayıtlarında yer alan son ay faturası dışında kalan TETAŞ ve TEİAŞ’a ait olan ticari borçları ve ticari borç ve alacaklar dışındaki diğer borç ve alacakların ...’la ilişkili olanlarının ...’a devredildiğini, bu bilanço kalemleri dışındaki diğer kalemlerin Dağıtım şirketinin bilançosunda bırakıldığını, özelleştirme amacıyla 31.03.2006 tarihi itibarıyla şirketlere ait taşınmazların mülkiyetlerinin ...’a devrinin gerçekleştiğini ve İHDS 24.07.2006 tarihinde ... ve şirket yetkililerince imzalandığını, ...’ın ilişkisinin sermayedarlık çerçevesinde yürütüldüğünü, ... ve dağıtım şirketleri arasında 24.07.2006 tarihinde İHDS imzalanmadan önceki ve sonraki sürecin özelleştirmeyi düzenleyen yasal çerçeve içinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın 08.04.2011 tarih ve 2443 sayılı yazısında, özelleştirmede şirketin hisselerinin blok olarak satışının öngörüldüğü, faaliyetlerine devam eden Elektrik Dağıtım Şirketinin hisselerinin belli bir tarihte alıcıya devrinin yapıldığı, bu yönteme göre özelleştirme öncesinde ve sonrasında şirketin hak, borç ve yükümlülüklerinde herhangi bir değişiklik söz konusu olmaksızın sadece hisselerinin el değiştirilmesi söz konusu olduğunun ifade edildiğini, devre esas bilanço düzenlendiğinden ve bu surette geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden ...’tan herhangi bir talepte bulunmasının ihale şartnamesi ve Hisse Satış sözleşmesi hükümlerine ters düştüğünü, ayrıca ...’ın kuruluş tarihi olan 03.03.2005’ten önce davacı şirketin faaliyet bölgesinde yer alan Samsun, Amasya, Çorum, Ordu, ... illeri ve ilçelerinde elektrik dağıtım faaliyetlerinin müvekkili şirketten ayrı bir tüzel kişiliğe sahip İzmir ve Manisa Elektrik Dağıtım Müesseseleri tarafından yürütmekte iken Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 02.04.2004 tarihli ve 22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alındığını, 03.03.2005 tarihli ticaret Sicil Gazetesinde yer alan geçici 3. Maddede şirket sermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar Samsun, Amasya, Çorum, Ordu ve ... Müesseselerinin idari, mali ve hukuki açıdan ... Elektrik Dağıtım A.Ş.ye bağlandığı ifadelerine yer verildiğini, Hisse satış sözleşmesi tarihinin 29.12.2010 olduğu ve dayanak Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi kararında davacı vekilinin ... Müdürlüğü ... ... adına davayı ikame ettiği göz önünde bulundurulduğunda huzurdaki davanın haksız olduğunun anlaşılacağını, dava dışı abonenin davacı yanın iddia ettiği gibi 3. Kişi konumunda olmadığını, biran için davacının haklı olduğu kabul edildiğinde icra takibine ilişkin giderlerden sorumlu olmadığını, davacının mahkeme kararında hüküm altına alınan alacak kalemlerini icra takibine mahal vermeden ve gecikmeksizin ödemediğinin görüldüğünü, talep ettiği bir kısım makbuzlar yönünden 10 yıllık sürenin geçtiğini, ticari faiz talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ve temerrüde düşmediğini belirterek davanın öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan reddini, yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafından icra dosyalarına ve vergi dairelerine yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Gerze Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın davacısı da ( ... A.Ş) bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra dosyasına ve vergi dairelerine ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 121.926,00-TL'nin dava tarihi olan 13/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, İHDS, ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesinin birlikte yorumlanması gerektiğini, dava konusu işlemin davacının sorumluğunda olduğunu, yapılan ödemenin şirketin ve müvekkilinin bilançosuna yansıdığını, devre esas bilanço düzenlemesi ile her türlü borç ve alacak işlemlerinin kesinleştiğini, mahkemece kusur oranının gözetilmediğini, müvekkilinin rücuya esas davadan haberi olmadığı için dosyaya yapılan ödemelerinin faiz ve diğer giderlerinden sorumlu tutulamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerinin davalının sorumlu olduğu İHDS dönemine ilişkin olduğunu, mahkemece gider avansı, bilirkişi ücreti ve tamamlama harcı v.s. gider makbuzlarının sunulduğu, bunların rücuya konu mahkeme kararında değerlendirilmesi nedeniyle tek tek hesabında lüzum görülmediği ve mahkeme kararında bulunmayan ödemelerden davalının sorumlu olmayacağı gerekçesiyle 127.894,49 TL toplam talebimizin 121.926,00 TL'lik kısmı kabul edildiğini, 5.968,49 TL'lik kısmı ise reddedilmesine karar verildiğini, davalının iş ve eylemleri nedeniyle doğan sorumluluğun İHDS sözleşmesi itibariyle kendisine ait olduğunu, davalının sorumluluğunda olan bir ödeme nedeniyle mahkeme kararında yapılan yargılama giderinin haksız çıkan taraf üzerinde bırakılması nedeniyle rakamsal olarak detaylandırılmamasının redde gerekçe olamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararınının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Gerze Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/04/2016 tarih ve 2016/164 Esas 2016/183 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacı- karşı davalı ... A.Ş. tararafından davalı karşı davacısı ... Çeşme Müdürlüğü (evveliyatında ... ... Elektrik dağıtım Müessese Müdürlüğü olarak açılmış) aleyhine 31.01.2002 ile 21.04.2004 arası için 359.828.310.000 TL fark faturası tanzim edildiği, bağlantının yanlış yapılmasında davalı elemanlarının kusurlu olduğunda bahisle ek tüketim faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemli davanın yargılaması sonunda asıl davada davanın kısmen kabulüne kısmen reddi ile; 12.05.2014 tarihli 359.828,31- TL'lik faturadan dolayı davacının davalıya 290,71- TL borçlu olduğunun, 359.537,60- TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davada yönünden ise; 290,71- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacıya verilmesine karar vermiş; verilen karar Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2016/12544 E, 2017/10048 K sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.
... İcra Müdürlüğü’nün 2016/2597 Esas Sayılı dosya örneğinin UYAP kayıtlarının incelenmesinde; alacaklısı ... A.Ş tarafından borçlu ... aleyhine Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/164 E. 2016/183 K. Sayılı 05.04.2016 tarihli kararı dayanak gösterilerek 33.237,60 TL alacak, 1.688,29 TL İlam vekalet ücreti, 34.925,89 TL geçmiş gün faizi yönünden takip başlatıldığı, borçlu ... tarafından 14.11.2016 tarihinde 40.746,42 TL ödeme yapıldığı,
... İcra Müdürlüğü’nün 2017/1800 Esas Sayılı dosya örneğinin UYAP kayıtlarının incelenmesinde; Alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlu ... (Bölünüp özelleşmekle ...) aleyhine Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/164 E. 2016/183 K. Sayılı 05.04.2016 tarihli kararının dayanak gösterilerek 27.522,26.TL. İlam vekalet ücreti, 3.189,57.TL. İşlemiş faiz (yasal faiz) 9.523,30.TL. Yargılama gideri, 1.103,65.TL. geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 41.338,68.TL.nın asıl alacağa yönelik olarak icra takibi başlatıldığı, borçlu ... tarafından 04.08.2017 tarihinde 48.255,18.TL. ödeme yapıldığı,
Ayrıca, ... tarafından ... Vergi Dairesine 23.02.2018 tarihinde 18.420,00.TL. yargı harcı 08.07.2010 tarihinde 14.504,40.TL. yargı harcı ödediği anlaşılmıştır.
Hesap bilirkişisi ...'dan alınan 03/02/2020 tarihli kök raporunda özetle; taraflar arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli İşletme hakkı Devir sözleşmesinden önce çıkartılan fark fatura nedeniyle abone tarafından 21.04.2005 tarihinde açılan menfi tespit ve o dönemde davalı kuruma bağlı müessese müdürlüğü tarafından açılan karşı dava sonunda verilen ve kesinleştiği anlaşılan Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 05.04.2016 tarih ve 2016/164 E. 2016/183 K. Sayılı kararına istinaden davacı tarafından ödenen yargılama giderleri ile dava için yapılan giderlerin rücuan talep edilebileceğinin kabul edilmesi halinde;Davacının ... İcra Müdürlüğü’nün 2016/2597 E. Ve 2017/1800 E. dosyalarına yaptığı ödeme toplamının 89.001,60.TL. Olduğu, Yapılan ödemelerin denetlenebilmesi için belirtilen icra takip dosyalarının tam fotokopisinin celp edilmesi veya davacı tarafça sunulması gerektiği, Vergi dairesine ödediği yargı harcının toplam 32.924,40.TL. lduğunu, ancak aynı mahkeme kararından dolayı mükerrer ödeme ihtimali bulunduğundan ; davacının 08.07.2010 tarihinde ödediği 14.504,40.TL. ile 23.02.2018 tarihinde ödediği 18.420,00.TL. yargı harcının dayanak belge ve detaylı tahakkuk bilgilerinin ve ayrıca bu ödemelerin aynı mahkeme kararına istinaden olup olmadığının, aynı mahkeme kararına istinaden ise 2010 yılında ödenen 14.504,40.TL. yargı harcının sonraki yargı harcı tahakkukunda dikkate alınıp alınmadığı hususunun ... Vergi Dairesi’nden sorulması gerektiği, davacı tarafça diğer ödeme makbuzlarına ilişkin ayrıntılı tablo halinde ve her bir ödeme makbuzu için açıklama yapıldığı takdirde değerlendirme yapılabileceği bildirilmiştir.
Hesap bilirkişisi ...'dan alınan 17/05/2021 tarihli ek raporunda özetle; ... İcra müdürlüğünde davacı aleyhine açılan takiplerde 2016/2597 E ve 2017/1800 E, sayılı takip dosyalarında, davacı tarafından icra dosyalarına yapılan ödemelerin 40.746,42-TL + 48,255,18-TL olmak üzere 89.001,60-TL olduğunu, bakiye Karar Harcı ödemelerinin, Samsun Zafer Vergi Dairesinin 05/01/2021 tarihli yazısında, Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 201/51 harç nolu harç tahsil müzekkeresine istinaden davacıdan 18.420,00-TL harcın tahsil edildiğini, ... vergi dairesinin 28/12/2020 tarihli cevabi yazısına ise 14.504,40-TL 'lık yargı harcının Gerze Mal müdürlüğü veznesine 08/07/2010 tarihinde davacıdan tahsil edildiği ve yargı harcı borcuna mahsubunun yapıldığını, her ne kadar Samsun Zafer Vergi Dairesinin 05/01/2021 tarihli yazısında, harcın aynı mahkeme kararına ait olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiş ise de tüm dosya kapsamından ve Yargıtay ilamından 18.420,00-TL harcın -Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12544 E. 2017/10048 K sayılı onama kararının bakiye harcı olduğunun anlaşıldığı, buna göre davacının ... vergi dairesine 23/02/2018 tarihinde 18.420,00-TL yargı harcı ( dönemi 2018) ve ... vergi dairesine 08/07/2010 tarihinde 14.504,40-TL yargı harcı ( dönemi 2010) olmak üzere toplam 32.924,40-TL bakiye karar harcı ödediğinin tespit edildiğini, diğer ödemelere ilişkin yapılan değerlendirmede ise; davacı tarafça ayrıca mahkeme gider avansı, bilirkişi ücreti ve tamamlama harcı v.s. Gider makbuzları sunulmuş ve giderlerin mahkeme ilamında değerlendirilmesi nedeniyle sunulan makbuzların tek tek hesabına lüzum bulunmadığı, mahkeme kararında bulunmayan ödemelerden davalının sorumlu olmayacağına ilişkin davalı itirazlarının yerinde olduğunu, Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 05.04.2016 tarih ve 2016/164 E. 2016/183 K. Sayılı kararına istinaden davacı tarafından ödenen yargılama giderleri ile dava için yapılan giderlerin abonenin 3.kişi kabul edilerek davacının yaptığı ödemeleri rücuan talep edilebileceğinin kabul edilmesi halinde; davacının rücuan talep edebileceği alacağın 121.926,00-TL den ibaret olduğu, mahkemece abonenin 3 kişi olarak kabul edilmemesi halinde Hisse Devir Sözleşmesinin 9.3, 9.4 maddeleri uyarınca davacı tarafın taleplerinin yerinde olmayacağının değerlendirildiği bildirilmiştir.
Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; dava dışı ... A.Ş. Tarafından ek elektrik tüketim faturası nedeniyle ... ... Elektrik Dağıtım Müessesi aleyhine açılan açılan menfi tespit davasının yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, dava dışı ... AŞ'nin mahkeme ilamını ... ... Elektrik Dağıtım Müessesi aleyhine icra takibine koyması sonucu davacının ... İcra Müdürlüğü’nün 2017/1800 E. Sayılı dosyası nedeniyle takip dayanağı olarak Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/164 E. 2016/183 K. Sayılı 05.04.2016 tarihli kararına istinaden davalı tarafından 04.08.2017 tarihinde toplam 48.255,18.TL ödeme yapıldığı; ... İcra Müdürlüğü’nün 2016/2597 E. Sayılı dosyasına dosya borcuna istinaden 14.11.2016 tarihinde toplam 40.746,42.TL ödendiği, ... Vergi Dairesine 23.02.2018 tarihinde 18.420,00.TL yargı harcı yatırıldığı, ... Vergi Dairesine 08.07.2010 tarihinde 14.504,40.TL yargı harcı yatırıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Gerze Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın davacısı ve bu davacı tarafından ödeme yapılan şirket de bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı).
Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacaktır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 102,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 325,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalıdan alınması gerekli olan 8.328,76 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.082,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.245,57 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.31/10/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.