T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/744 Esas - 2024/1120 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/744
KARAR NO : 2024/1120
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2019
NUMARASI : 2018/311 Esas 2019/721 Karar
TEMLİK EDEN DAVACI
VEKİLLERİ
DAVA : İtrazın İptali
DAVA TARİHİ : 25/04/2022
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce duruşma açılmak suretiyle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların, müvekkili bankadan çeşitli tarihlerde krediler çektiklerini, çekilen kredilerin zamanında ödenmemesi üzerine davalılara hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, bahsi geçen şirketlerin keşide ettikleri çeklerin karşılıksız çıkmaya başlaması ve aleyhlerine icra takipleri başlaması sebebi ile davalıların mal kaçırma olasılığı sebebiyle alacağın tahsili amacıyla 2018/247-248 D.iş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı aldıklarını, daha sonra da genel haciz yolu ile Eskişehir 1.İcra Müdürlüğünün 2018/2814 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladıklarını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, imzalanan sözleşmeler gereğince davalıların bankaya borçlu olduklarını, yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca anapara miktarı,faiz oranı ve ödeme koşulları belirlendiğini, davalılarca sözleşme hükümlerine aykırı hareket edildiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekindeki hiçbir belgenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacıya verilmiş teminat olması dolayısı ile öncelikle rehin hakkına dayalı takip yapmak zorunda olunduğundan huzurdaki icra takibinin IIK45 maddesine aykırı olduğunu, müvekkili tarafından bankadan herhangi bir kredi kullanılmadığını, tebliğ edilen tüm hesap kat ihtarlarına itiraz edildiğini, dayanak kredi sözleşmelerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uygun olmadığını, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek müvekkili hakkında haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile %20 den az olmamak koşulu ile tazminatın davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Diğer davalılar vekili ise cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmalara gönderilen ihtarnamede belirtilen alacağın usulsüz olduğunu, müvekkillerine kullandırılan kredilerin ödemelerinin müvekkilleri tarafından düzenli ödendiğini, müvekkillerine gönderilen hesap kat ihtarına ilişkin tebligatların yapılması ve parçalarının dönüşü beklenmeksizin alınan ihtiyati haciz kararı ve müvekkilleri aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla takibin usulsüz olduğunu, müvekkillerinin ödemesini geciktirdiği herhangi bir kredi bulunmadığını, yalnızca KGF'ye dayalı kullandırılan kredinin son taksit ödemesinde gecikme yaşandığını, KGF teminatlı kullandırılan kredi için muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, müvekkillerinin kullandığı kredilerin gerek ipotekler ve gerekse müşteri çekleri ve KGF teminatı ile garanti altında olduğunu, bankanın vadesi gelmeyen ve teminat altında olan kredilerin tahsili gayesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle haksız açılan davanın reddi ile davacının İİK 67/2 maddesi gereğince reddedilen tutarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı ... AŞ. ile davalılar ... Mobilya AŞ, ... ... AŞ, ... Mobilya AŞ ve ... ... Ofis Ltd.Şti. arasında 22/12/2014 tarihinde her biri 6.000.000,00 TL limitli olan 4 adet genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bilahare 09/05/2017 tarihinde ... ile ... ... AŞ arasında bu defa 10.000.000,00-TL limitli yeni bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketlerin birbirlerine kefil oldukları gibi davalı gerçek kişilerin de asıl borçlular için müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzaladıkları, ancak davalılardan ...'ın KGF garantili 2.700.000,00 TL olarak kullandırılan kredi sözleşmesine kefil olmadığı ve bundan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, söz konusu kredilerin ödemelerinin gecikmesi ve davalıların çeklerinin karşılıksız çıkması üzerine Genel Kredi Sözleşmesi (Madde III ve Madde 47-bankanın sözleşmeyi dilediği anda feshedip hesabı kat edebileceği) hükmünce 09/03/2018 tarihinde davalı borçlu ve müteselsil kefillere ihtarname düzenlenerek 09/03/2018 tarihi itibariyle hesapların kat edildiği, ihtarnamelerin 13.03.2018 tarihinde davalılara tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen süreye göre davalıların icra takip tarihi de olan 15.03.2018 tarihinde temerrüde düştükleri, davalı borçlu ve müteselsil kefiller ile ... AŞ arasında imzalanan GKT 43.8 maddesi gereği “Müşteri temerrüt halinde muacceliyet tarihinden itibaren borcun bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için kullanmış olduğu kredinin türü ne olursa olsun temerrüt tarihinde bankaca ticari kredili mevduat hesapları için uygulanan kredi faiz oranına 20 puan ilavesi ile bulunacak faiz oranı üzerinden temerrüt faizi tatbik edileceğini kabul ve taahhüt eder“ hükmü gereğince davacının takip talebinde taksitli kredi ve rotatif krediler talep ettiği % 42,08 faiz oranında hata bulunmadığı, ticari KMH hesapları için talep edilen %28,08 Temerrüt faiz oranında TCMB tarafından bildirilen faiz oranına uygun olduğu, bu kapsamda takipte talep edilen faiz oranlarının sözleşme ve yasal mevzuata uygun bulunduğu, bilirkişi kök ve ek raporunda ayrıntılı yaptığı hesaplamalara göre icra takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 4.235.684,83 TL ana para (davalı ... ...'ın KGF garantili krediye kefil olmaması nedeniyle kök raporda belirtilen krediden kaynaklı 2.463.487,64 TL'lik bölümden sorumlu olmadığı sadece 1.772.197,20 TL'den sorumlu olduğu) ve tüm bu hususlar gözetildiğinde 4.235.684,83.-TL ana para (davalı ... ... 1.772.197,20.-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) ve bunun 188.735,90.-TL faizi (yıllık %42,08 oranında ) 160.228,81.-TL ana para ve bunun 734,89.-TL faizi (yıllık %28,08 oranında), 9.473,52.-TL BSMV'de olmak üzere toplam 4.594.857,95.-TL'lik (davalı ...'ın 2.131.370,31.-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) alacağa yapılan itirazların yersiz olduğu, bilirkişi kök ve ek raporunda rapor tarihleri itibarıyla borca mahsuben yapılan ödemeler belirlenmişse de, tüm bu ödemelerin takip tarihi olan 15.03.2018 tarihinden sonra yapılan ödemeler olması nedeniyle bilirkişinin kök raporunun 20 ve 21.sayfalarında ayrıntılı belirtilen ödemelerin icra müdürlüğünce infaz sırasında dikkate alınması yönünde rapor hazırladığı, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıların Eskişehir 1. İcra Dairesinin 2018/2814 e sayılı dosyasında 4.235.684,83.-TL ana para (davalı ... ... 1.772.197,20.-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) ve bunun 188.735,90.-TL faizi (yıllık %42,08 oranında ) 160.228,81.-TL ana para ve bunun 734,89.-TL faizi (yıllık %28,08 oranında), 9.473,52.-TL BSMV'de olmak üzere toplam 4.594.857,95.-TL'lik (davalı ...'ın 2.131.370,31.-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) alacağa yaptıkları itirazın iptali ile takibin bu bedel üzerinden devamına, bilirkişinin kök raporunda 20 ve 21.sayfalarında belirtildiği takipten sonraki borca mahsuben yapılan ödemeler olan; 16.03.2018 tarihindeki 49.896,22.-TL, 16.03.2018 tarihindeki 9.226,09.-TL, 21.03.2018 tarihindeki 10.674,55.-TL, 21.03.2018 tarihindeki 39.058,39.-TL, 03.04.2018 tarihindeki 33.972,65.-TL, 13.04.2018 tarihindeki 17.400,91.-TL, 02.05.2018 tarihindeki 84.784,83.-TL, 02.05.2018 tarihindeki 100.215,17.-TL, 08.05.2018 tarihindeki 8.485,83.-TL, 05.05.2018 tarihindeki 11.496,27.-TL, 06.06.2018 tarihindeki 83.503,73.-TL , 02.07.2018 tarihindeki 8.169,96.-TL, 30.07.2018 tarihindeki 13.518,77.-TL, 14.08.2018 tarihindeki 178.311,27.-TL , 03.07.2018 tarihindeki 128.000,00.-TL , 03.07.2018 tarihindeki 34.797,41.-TL, 06.07.2018 tarihindeki 49.996,85.-TL , 31.07.2018 tarihindeki 16.787,19.-TL , 02.08.2018 tarihindeki 67.346,45.-TL, 14.08.2018 tarihindeki 65.663,03.-TL, 24.04.2018 tarihindeki 46.784,28.-TL, 14.05.2018 tarihindeki 3.215,75.-TL , 14.05.2018 tarihindeki 11.584,25.-TL, 20.06.2018 tarihindeki 23.415,75.-TL , 20.06.2018 tarihindeki 63.000,00.-TL, 28.08.2018 tarihindeki 51.861,71.-TL, 26.09.2018 tarihindeki 168.164,80.-TL, 26.10.2018 tarihindeki 129.973,49.-TL, 29.06.2018 tarihindeki 32.305,91.-TL, 31.07.2018 tarihindeki 23.694,09.-TL , 26.06.2018 tarihindeki 68.000,00.-TL, 20.06.2018 tarihindeki 50.000,00.-TL, 12.11.2018 tarihindeki 8.890,00.-TL, 10.12.2018 tarihindeki 8.890,00.-TL , 07.01.2019 tarihindeki 8.890,00.-TL, 05.02.2019 tarihindeki 8.890,00.-TL, 07.03.2019 tarihindeki 8.890,00.-TL, 12.03.2019 tarihindeki 80.550,32.-TL, 02.04.2019 tarihindeki 8.890,00.-TL, ödemelerin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına, asıl alacağın %20'si oranındaki 857.411,67.-TL (davalı ... 332.668,39.-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut bilirkişi raporu ile müvekkilinin davalı borçlulardan toplam 4.601.227,34 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttukları gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kısmen kabul kararının hesap hatası nedeniyle verildiğini düşündüklerini, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ...'in de tüm borçlardan sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacak likit olmadığından müvekkili aleyhine % 20 tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı banka kötüniyetli olduğundan müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece alınan raporlarda müvekkilinin sorumluluğuna ilişkin varılan sonuç ille gerekçeli kararda hükmedilen sonucun birbirleriyle çelişkili olduğunu, müvekkilinin karar tarihi itibariyle sadece gayrinakdi kredilerden kaynaklı toplamda 283.390,00 TL borçlu olup nakdi kredilerden kaynaklanan sorumluluğunun kalmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, genel nakdi ve gayri nakdi kredi ve kefalet sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe vati itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, ödeme planları ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Yargılama aşamasında 25/02/2021 tarihli alacak temlik sözleşmesi ile davacı banka tarafından dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak ...'a temlik edilmiştir.
Eskişehir 1. İcra Dairesinin 2018/2814 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlular aleyhine 4.235.684,83.-TL asıl alacak ile bunun %42,08 oranındaki 188.735,90.-TL faizi, 160.228,81.-TL ana para ile bunun %28,08 oranındaki 734,89.-TL faizi, 9.473,52.-TL BSMV, 1.607,69.-TL komisyon, 80,37-.TL komisyonun BSMV'sinden oluşan toplam 4.596.546,01.-TL alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların süresinde itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2018/3017-3013-3011 ve 3015 Esas sayılı dosya örneklerinin incelenmesinde, aynı kredi borcu nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi ...'dan alınan 09/04/2019 tarihli kök raporda özetle;
... AŞ. ile ... Mobilya AŞ,... ... AŞ, ... Mobilya AŞ ve ... ... Ofis Ltd.Şti arasında 22.12.2014 tarihinde her biri 6.000.000,00.-TL Limitli olan 4 adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, 09.05.2017 tarihinde ... ile ... ... AŞ arasında 10.000.000,00-TL limitli yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketlerin birbirlerine kefil oldukları gibi davalılar ..., ... ve ... ...'ın genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, ... AŞ kullandırılan kredilerin ödemelerinin gecikmesi ve davalıların çeklerinin yazılmaya başlanması üzerine genel kredi sözleşmesi (madde ııı ve madde 47-bankanın sözleşmeyi dilediği anda feshedip hesabı kat edebileceği) hükmünce 09.03.2018 tarihinde davalı borçlu ve müteselsil kefillere ihtarname düzenleyerek 09.03.2018 tarihi itibariyle hesapları kat ettiğini bildirdiğini, BK'nun 90.maddesinde “İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça her borç doğumu anında muaccel olur”, 117.maddesinde, “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer”hükmünce bankanın kat ihtarında herhangi bir hata bulunmadığı, ihtarnamede borcun ödenmesi için borçlu ve müteselsil kefillere 1 gün süre verildiği, ihtarnamenin 13.03.2018 tarihinde ... ve ...’a bila tebliğ ile tebliğ edildiği diğer firmalara ise 13.03.2018 tarihinde daimi çalışanlarına tebliğ edildiği PTT gönderi takip ekranından tesbit edildiğini, bankaca gönderilen ihtarnameye 20.03.2018 tarihinde tüm davalı borçlu ve müteselsil kefillerin ihtarnamedeki anapara, faiz ve ferilere itiraz ederek talep edilen faiz ve faiz oranı ile toplam borç miktarına ve kefalet şartlarının oluşmadığını belirterek kefalete itiraz ettiği, davalı borçlu ve müteselsil kefiller ile ... AŞ arasında imzalanan GKT 43.8 maddesi gereği “Müşteri temerrüt halinde muacceliyet tarihinden itibaren borcun bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için kullanmış olduğu kredinin türü ne olursa olsun temerrüt tarihinde bankaca ticari kredili mevduat hesapları için uygulanan kredi faiz oranına 20 puan ilavesi ile bulunacak faiz oranı üzerinden temerrüt faizi tatbik edileceğini kabul ve taahhüt eder", hükmü nedeniyle bankanın takip talebinde taksitli kredi ve rotatif krediler talep ettiği % 42,08 faiz oranında hata bulunmadığı, ticari KMH hesapları için talep edilen %28,08 temerrüt faiz oranında TCMB tarafından bildirilen faiz oranı paralelinde olduğu tesbit edildiği, talep edilen faiz oranlarında hata bulunmadığı, davalı kefillerin 22.12.2014 ve 09.05.2017 tarihli icra takibine dayanak olarak gösterilen genel kredi sözleşmesinde imzaları olması sebebi ile verilen kredilerden kefalet limitine kadar olan meblağlardan kendi temerrütleri oranında sorumlu olduğu, takip tarihi itibariyle hesaplama neticesinde asıl borçlular ... Mobilya AŞ-... ... AŞ.... ... Ofis Ltd.Şti-... Mobilya AŞ ve müteselsil kefiller ... ..., ... ve ...'ın ticari KMH hesabından kaynaklı 160.228,81-TL ve KGF teminatlı taksitli kredi ile rotatif kredilerden kaynaklı 4.235.684,83-TL Toplam 4.395.913,64 -TL asıl alacak borcuna KMH hesapları için icra takip tarihine kadar (%22,08) 877,31-TL akdi faiz ile KGF teminatlı taksitli kredi ile rotatif krediler için (%18,50) 194.701,32-TL akdi faiz ve bu faizlerden kaynaklı 9.735.07-TL BSMV ile toplam 4.601.227,34-TL borçlu olduğu, ancak bankanın KMH kedileri için toplam 734,89-TL işlemiş faiz ; rotatif ve taksitli krediler için 188.735.90-TL akdi faiz ile 9.473,52-TL BSMV talep etmesi nedeni ile talebe bağlılık kuralına istinaden borçlunun (6.369,39-TL) menfaati doğrultusunda borçlular ... Mobilya AŞ, ... Mobilya AŞ, ... ... AŞ ve ... ... Ofis Ltd.Şti ile müteselsil kefiller ... ..., ... ve ...’ın 4.395.913,64-TL asıl alacak, 189.470,79-TL işlemiş akdi faiz, 9.473,52-TL BSMV ile toplam 4.594.857,95- TL borçlu oldukları, bilirkişi rapor tarihi itibariyle davalılar ... Mobilya AŞ, ... ... Ofis Ltd.Şti, ... Mobilya AŞ firmalarının KMH ve rotatif kredilerden kaynaklı tüm borçlarını faizleri ile birlikte kapattığı, ... ... AŞ firmasının ise KMH'tan kaynaklanan borcunu kapatırken KGF teminatlı taksitli krediden kaynaklı 2.463.487,64-TL borcu kaldığı bildirilmiştir.
Bankacı bilirkişi ...'dan alınan 02/07/2019 tarihli ek raporda özetle; kök rapor tarihi itibarıyla davacının davalılardan KGF teminatlı krediden kaynaklı 2.463.487,64.-TL asıl alacağı ile 151.640,82.-TL işlemiş akdi faiz ve asıl alacağa işleyen temerrüt faiz alacağı olduğunu, kök rapordaki muacceliyete ilişkin görüşünün devam ettiği, genel kredi sözleşmesinin B-III maddesi ve Borçlar Kanununun 90.maddesi hükümlerine göre muacceliyet ihtarnamesi ile genel kredi sözleşmesinin 47. maddesi hükmüne göre takip işlemleri yapılmasında hata bulunmadığı, davacı bankanın hem ipoteğin paraya çevrilmesi hem de genel haciz yoluyla takip başlatmasında hata bulunmadığı, davalı ...'ın 09.05.2017 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefalet imzası bulunmadığından, kullandırılan 2.700.000,00.-TL'lik KGF kredisinden dolayı yaptığı hesaba göre davalının 2.463.487,84.-TL'lik KGF kredisinden kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... vekilinin buna yönelik itirazının yerinde olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı ... AŞ. ile davalılar ... Mobilya AŞ, ... ... AŞ, ... Mobilya AŞ ve ... ... Ofis Ltd.Şti arasında 22.12.2014 tarihinde her biri 6.000.000,00.-TL limitli olan 4 adet genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bilahare 09.05.2017 tarihinde ... ile ... ... AŞ arasında bu defa 10.000.000,00-TL limitli yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketlerin birbirlerine kefil oldukları gibi davalı gerçek kişilerin de asıl borçlular için müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzaladıkları, ancak davalılardan ...'ın KGF garantili 2.700.000,00.-TL olarak kullandırılan kredi sözleşmesine kefil olmadığı ve bundan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, söz konusu kredilerin ödemelerinin gecikmesi ve davalıların çeklerinin karşılıksız çıkması üzerine genel kredi sözleşmesi (Madde III ve Madde 47-bankanın sözleşmeyi dilediği anda feshedip hesabı kat edebileceği) hükmünce 09.03.2018 tarihinde davalı borçlu ve müteselsil kefillere ihtarname düzenlenerek 09.03.2018 tarihi itibariyle hesapların kat edildiği, ihtarnamelerin 13.03.2018 tarihinde davalılara tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen süreye göre davalıların icra takip tarihi de olan 15.03.2018 tarihinde temerrüde düştükleri, istinafa gelen tarafın sıfatına göre bilirkişi raporunda hesaplamalarda uygulanan faiz oranlarında isabetsizlik bulunmadığı, ticari KMH hesapları için talep edilen %28,08 temerrüt faiz oranında TCMB tarafından bildirilen faiz oranına uygun olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmaları nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalılar ... Mobilya İmalat ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, ... ... Ofis Mobilya Sistemleri Mutfak Dekorasyon Ve Yapı San. Tic. Ltd. Şti., ... Mobilya Aksesuarı İnşaat Ve İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... ... ve ... ... Ve Mobilya Malzemeleri Ticareti Anonim Şirketi yönünden verilen karar usul ve yasaya uygundur.
Davalı ... yönünden ise;
Temlik alan davacı vekili istinaf başvuru tarihinden sonra, 18/10/2024 tarihli dilekçesi davalı ... yönünden feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını, davalı ... vekili 21/10/2024 tarihli dilekçesi ile temlik alan davacı tarafından müvekkili yönünden feragat beyanı sunulduğundan davacının feragati sebebiyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut davacı vekilinin Bakırköy 26. Noterliğinden verilen 03/03/2021 tarih ve 03558 yevmiye no'lu vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle temlik alan davacı vekilinin davalılar ... Mobilya İmalat ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, ... ... Ofis Mobilya Sistemleri Mutfak Dekorasyon Ve Yapı San. Tic. Ltd. Şti., ... Mobilya Aksesuarı İnşaat Ve İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... ... ve ... ... Ve Mobilya Malzemeleri Ticareti Anonim Şirketi yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin ve temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı ... yönünden davadan feragat nedeniyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Temlik alan davacı vekilinin davalılar ... Mobilya İmalat ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, ... ... Ofis Mobilya Sistemleri Mutfak Dekorasyon Ve Yapı San. Tic. Ltd. Şti., ... Mobilya Aksesuarı İnşaat Ve İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... ... ve ... ... Ve Mobilya Malzemeleri Ticareti Anonim Şirketi yönünden istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı temlik alandan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın temlik alan davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf incelemesi sırasında birden fazla duruşma açılmış ise de davalı ... Mobilya İmalat ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, ... ... Ofis Mobilya Sistemleri Mutfak Dekorasyon Ve Yapı San. Tic. Ltd. Şti., ... Mobilya Aksesuarı İnşaat Ve İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... ... ve ... ... Ve Mobilya Malzemeleri Ticareti Anonim Şirketi vekilinin duruşmalara katılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
B)1-Davalı ... vekilinin ve temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı ... yönünden davadan feragat nedeniyle kabulü ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2019 tarih ve 2018/311 Esas 2019/721 Karar Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın davalı ... yönünden feragat nedeniyle REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden 285,06 TL harcın temlik alan davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Temlik alan davacı tarafından davalı ... yönünden yapılan yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
C)1-Davalı ... tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf karar harcı ile 36.398,47 TL istinaf nispi karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ...'a iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
23/10/2024
Başkan Üye Üye Zabıt Katibi -