T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/282 Esas 2024/1132 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/282
KARAR NO : 2024/1132
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2021
NUMARASI : 2021/102 Esas 2021/960 Karar
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 16/02/2021
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2024
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aile şirketinde %10 hisse sahibi ve ortağı olduğunu, şirkette çalıştığını, davalı şirketin 28/06/2016 tarihli genel kurul toplantısının 8 nolu gündem maddesi ile "şirket yönetim kurulu üyelerinin 3 yıl süre ile devam edeceği yönetim kurulu başkanı ... a aylık net 3.000,00 TL yönetmi kurulu başkan yardımcısı ... a aylık net 8.500,00 TL yönetim kurulu yardımcı ... aylık net 2.500,00 TL ücret ödenmesine oy birliği karar verildi " şeklinde karar verildiğini ancak ailevi sorunlar nedeniyle bunun alınamadığını 07/10/2017 tarihinde %10 hissesini bedelsiz olarak babasına devrettiğini ve şirketten ayrıldığını, müvekkiline kararlaştırılan ücretlerin ödenmediğini iddia ederek 28/06/2016 tarihli genel kurul kararı gereği yönetim kurulu üyesi olan müvekkiline ödenmeyen ücretlerin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.583,00TL ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 27/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 73.100,00 TL'ye artırmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi hileli hareketlerle kandırarak müvekkili şirkete karşılık yaklaşık 100.000 USD zimmetine geçirdiği iddiasıyla Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/219 esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, ancak karar aşamasında olduğunu, davacının var ise ücret alacağı ödendiğini, makbuzlara bu aşamada ulaşmanın mümkün olmadığını, ödemenin ... Şubeside bulunan davacıya ait hesaba yapıldığını, şirket hisselerini devir ederken şirkketten hiç bir hak ve alacağı kalmadığını belirtirek şirkete ibra verdiğini, davacını var ise ücret alacağını almadığı halde tüm hak ve alacaklarını yönünden müvekkili şirketi ibra etmesini düşünülemeyeceğini, ücret dair hakları saklı tutmadığına göre davacının dava hakkı bulunmadığını, zira var ise borcun ibra nedeniyle sona erdiğini, davacı 2016 yılı sonunda müvekkili şirketten fiilen ayrıldığını, bu tarihten sonra davacının asla müvekkili şirkete gelmediğini, bu tarihten sonra davacının yönetim kurulu üyesi olarak hiç bir faaliyette bulunmadığını, hiç bir toplantıya katılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; yeni Türk Ticaret Kanununa göre, huzur hakkı ödemelerinin yapılabilmesi için huzur hakkı ödenmesi ve tutarlarının esas sözleşmeye yazılması, ya da genel kurul kararı alınması gerekli olup, bu hüküm gereğince 28.06.2016 tarihli ve 20.01.2017 tarihli olağan genel kurul toplantılarında davacıya maaş ( huzur hakkı ) verilmesi için karar alındığı , alınan kararların TTK 394. maddeye uygun olduğu ve alınan kararlar gereğince davalı şirket tarafından davacıya bir kısım ödeme yapıldığı, ibranamenin maaş ( huzur hakkı ) alacağını kapsamadığı , davacının davalı şirketten 73.100,00Tl maaş ( huzur hakkı ) alacağının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, 73.100,00TL maaş alacağının 20.583,00TL lik kısmının dava tarihi olan 16.02.2021 tarihinden 52.517,00TL lik kısmının ıslah tarihi olan 27.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince savunma hakları kısıtlanarak ve deliller toplanmadan dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek ve rapor doğrultusunda karar verildiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacının ücret alacağının ödendiğini, davacının, yönetim kurulu üyeliğinden istifa ederken ve şirket hisselerini devrederken şirketten hiçbir hak ve alacağı kalmadığını belirterek şirketi ibra ettiğini, davacının varsa ücret alacağını almadığı halde, tüm hak ve alacakları yönünden müvekkili şirketi ibra etmesi düşünülemeyeceğine ve ücrete dair haklarını saklı tutmadığına göre, davacının dava hakkı bulunmadığınnı, borç olması halinde ise ibra nedeniyle sona erdiğini, dava konusu taleplerinin dürüstlük kuralına ve iyi niyet kurallarına uygun olmadığını, davacının, 2016 yılı sonunda müvekkili şirketten fiilen ayrıldığını, bu tarihten sonra davacının, yönetim kurulu üyesi olarak hiçbir faaliyette bulunmadığını, hiçbir toplantıya katılmadığını ve temsil yetkisini kullanmadığını, davacının 2017 yılından itibaren ücret hakkı da bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davacının yönetim kurulu üyesi olarak genel kurulda karar verilen ancak ödenmeyen ücret alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı şirketin 28/06/2016 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, ticaret sicil kayıtları, 10/10/2017 tarihli ve diğer yönetim kurulu kararları, 09/10/2017 tarihli "İbranamedir" başlıklı belge, ödeme dekontları ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Davalı şirketin 28.06.2016 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; davalı şirketin yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süreyle göre yapmak üzere ... , ... ve ...'un seçilmelerine ve yönetim kurulu başkanı ...'a aylık net 3.000,00 TL, yönetim kurulu başkan yardımcısı ...'a aylık net 2.500,00 TL ve yönetim kurulu başkan yardımcısı ...'a aylık net 8.500,00 TL ücret ödenmesine oy birliği karar verildiği,
20.01.2017 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; yönetim kurulu başkanı ...'a aylık net 3.000,00 TL, yönetim kurulu başkan yardımcı ...'a net 8.500,00TL ve yönetim kurulu başkanı ...'a aylık net 2.500,00TL ücret ödenmesine oy birliği ile karar verildiği, bu toplantıya davacının da katıldığı,
Davacı ...'un 07.10.2017 tarihinde şirketteki payını ...'a devir ettiği, ayni tarihte davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığına verdiği dilekçe ile hisselerini devir ederek ortaklıktan ayrılmış olduğundan 07.10.2017 tarih itibariyle yürütmekte olduğu yönetim kurulu üyeliği görevinden de istifa ettiğini bildirdiği görülmüştür.
Davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 09.10.2017 tarihli ibranamenin incelenmesinde; tarafların birbirinden talep edebileceği doğmuş ya da doğabilecek hukuki hiç bir haklarının kalmadığını, tamamen serbest iradeleri neticesinde birbirlerini gayri kabili rücu olarak ibra ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut bila tarihli kök ve 25/05/2021 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; davalı şirket tarafından davacıya Haziran 2016 ile Ocak 2017 tarihleri arasında aylık 2.500,00TL den toplam 20.000,00TL ödeme yapıldığı ve bunun ticari defterlere işlendiği, ocak 2017 tarihinden sonra maaş ödemesi yapılmadığı, davalı şirketin 28.06.2016 tarihli olağan genel kurul toplantı tutağında davacı ...'un yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak aylık net 2.500,00 TL maaş, 20.01.2017 tarihli olağan genel kurul toplantı tutağında aylık net 8.500,00 TL maaş verilmesi kararlarının alındığı ve bunun T.T.K'nın 394. maddesine uygun olduğu, 28.06.2016 - 07.10.2017 tarihleri arasında 93.100,00 TL net maaş taahhuk ettiği, davacıya 20.000,00 TL ödeme yapıldığı ve davacının (93.100,00 -20.000,00)= 73.100,00 TL maaş alacağının bulunduğu bildirilmiştir.
Davacının davalı şirkette dava konusu olan 28/06/2016 ile 07/10/2017 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacıya huzur hakkı bedellerinin tam ve eksiksiz olarak ödenip ödenmediği ve taraflar arasında imzalanan 09/10/2017 tarihli ibraname nedeniyle davacı alacağının sona erip ermediği hususlarına ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 394 maddesi " Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir. " hükmünü içermektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 147/4 maddesinde bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleriyle veya kendileriyle ortaklık arasındaki; ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu; aynı yasanın 149/1.maddesinde ise, zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir.
Yine aynı yasanın 102/1 maddesine göre, kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapıldığı kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi önce gelmiş olan borç için yapılmış sayılır.
Somut olayda, davacı 28/06/2016 ile 07/10/2017 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı döneme ilişkin olarak eldeki davayı açmış olup, dava tarihi olan 16/02/2021 tarihi itibariyle yasada öngörülen zaman aşımı süresi dolmadığından alacağın zamanaşımına uğramadığı kanaatine varılmıştır.
Davalı şirketin 28/06/2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacının çalıştığı her yıl için huzur hakkı yönünden belirleme yapılmış olup, davacıya davalı şirket tarafından bir kısım ödeme yapıldığı ve davacının bakiye 73.100,00 TL ödenmemiş huzur hakkı alacağının kaldığı, alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla davacının davalı şirketten bakiye 73.100,00 TL huzur hakkı alacağının bulunduğunun kabulünde bir isabetsizlik yoktur.
Bununla birlikte ilk derece mahkemesince taraflar arasında imzalanan 09/10/2017 tarihli ibranamenin maaş (huzur hakkı) alacağını kapsamadığından davacının davalı şirketten 73.100,00Tl maaş (huzur hakkı) alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu ibranamede davacı ve davalı arasında hiçbir hak ve alacağın kalmadığı, tarafların birbirinden talep edebileceği doğmuş ya da doğabilecek hukuki hiçbir haklarının kalmadığı, tamamen serbest iradeleri neticesinde birbirini gayri kabili rücu olarak ibra ettikleri açıkça belirtilmiş olmakla (huzur hakkı) alacağını kapsadığı anlamı çıkartılabilse bile bu konunun kapsama alınıp alınmadığının şirket kayıtlarındaki duruma göre tespiti gerekliliği çerçevesinde yapılan incelemede; kök bilirkişi raporunun ekinde bulunan davalı şirkete ait muavin defter çıktılarında bizzat davalı şirket kayıtlarında ibraname tarihinden sonra 31/10/2017 tarihli Ekim Bordro Tahakkukunda ve 31/12/2017 tarihli Kapanış Fişinde bundan başka yine 01/01/2020 tarihli Açılış ve 31/10/2022 tarihli Kapanış Fişlerinde davacının davalı şirketten 73.100,00 TL alacaklı olduğu kayıtlı olmakla davacının dava tarihi itibariyle davalı şirketten alacak talebinde haklı olduğu gözetilerek davanın bu gerekçeyle kabulü gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle kabulü isabetsiz olduğundan kararın gerekçe yönünden kaldırılması gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının gerekçe yönünden kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2021 tarih ve 2021/102 Esas 2021/960 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca gerekçe yönünden KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜ ile 73.100,00TL maaş alacağının 20.583,00TL lik kısmının dava tarihi olan 16.02.2021 tarihinden 52.517,00TL lik kısmının ıslah tarihi olan 27.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 4.993,46TL harçtan peşin yatırılan 1.248,37TL nin mahsubu ile bakiye 3.745,09TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına ,
4-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile yapılan 1 adet tebligat gideri 19,00-TL, bilirkişi masrafı 800,00-TL, 1 posta masrafı 29,00TL, 4 E-Tebliğat 22,00TL , 1 dosya kapağı masrafı 2,50TL olmak üzere toplam 872,50TL ile 1.248,37TL peşin ve ıslah harcı ve 59,30TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.180,17TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
5-Davacı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 10.303,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava açılmadan önce yapılan 1.320,00TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflara iadesine,
B)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 1.248,36 TL harcın talep halinde davalıya iadesine,
2-Kararın kaldırılma gerekçesi gözetilerek davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
4-Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/59 D.iş Esas 2022/82 D. İş Karar sayılı kararı ile Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2022/116 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından sunulan teminatın iadesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.