T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1758 Esas 2026/659 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1758
KARAR NO : 2026/659
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 13/04/2023
NUMARASI : 2022/195 Esas 2023/262 Karar
DAVA : İtirazın İptali / Genel Kredi Sözleşmesine Dayalı
DAVA TARİHİ : 23/03/2022
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Ostim Şubesi nezdinde kredi borçlusu ... Mad. İnş. Nak. San. Ve Tic. A.Ş.lehine ... İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'in müteselsil kefaletleri ile kredi hesaplarının açıldığını ve kredilerin kullandırıldığını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesaplarının 15/12/2021 tarihi itibariyle kat edilerek asıl borçluya ve dava dışı müteselsil kefillere/borçlulara Ankara 54. Noterliği'nin 17/12/2021 tarih ve 49482 yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini ve halen borcun ödenmediğini, müvekkili bankanın alacağın tahsilini teminen Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2548 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu hakkında haciz yolu ile ilamsız icra takibi ikame ettiğini, ancak davalıların 08/02/2022 tarihli dilekçe ile icra takibine, borca, faiz oranına ve işlemiş faize itiraz ettiklerini ve takibin durdurulduğunu bildirerek davalıların vaki itirazlarının iptaline, takibin, takip talebindeki kayıt ve şartlarla devamına, davalı/borçlu aleyhine alacaklarının İİK 67/2 maddesinde belirtilen oranda %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda , davanın kısmen kabulüne, Ankara 15. İcra Dairesinin 2022/2548 takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının iptali ile, nakit alacaklar yönünden; davalı ... Mad. İnş. Nak. San. ve Tic. A.Ş. yönünden takibin 5.779.382,27 TL asıl alacak, 228.490,30 TL işlemiş faiz, 11.424,52 TL BSMV ve 1.741,84 TL masraf olmak üzere toplam 6.021.038,93 TL tutarları üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 28,548 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine, davalılar ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden takibin 5.779.382,27 TL asıl alacak, 179.796,58 TL işlemiş faiz, 8.989,83 TL BSMV ve 1.741,84 TL masraf olmak üzere toplam 5.969.910,52 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 28,548 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine, hüküm altına alınan alacak tutarları toplamı 6.021.038,93 TL (borçlular ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden 5.969.910,52 TL) % 20 oranında hesaplanan 1.204.207,78 TL (borçlular ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden 1.193.982,10 TL) icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, gayri nakdi alacak yönünden; 41 adet çek yaprağı için toplam 109.025,00 TL çek sorumluluk bedelinin depo talebinin davalı şirket ... Mad. İnş. Nak. San. ve Tic. A.Ş. yönünden kabulüne, takibin 109.025,00 TL’nin davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine imkan verecek şekilde devamına, davalılar ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden çek sorumluluk bedelinin depo talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının red edilen kısım yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı bankaca yapılan ve icra takip talebine konu edilen hesaplamada hesap kat tarihine kadar işlemiş dönem faizleri, usul ve yasaya uygun olarak anaparaya eklenerek , hesap kesim tarihinde gerçekleşen borç anapara olarak kabul edilmiş olmasına rağmen bilirkişice hesap kat tarihine kadar olan anaparayı farklı hesaplamış ve dönem faizlerini dikkate almamış, bu nedenle de icra takibine konu anapara talep edilenden daha düşük olacak şekilde yanlış hesaplandığını, davacı bankanın ibraz edilmeyen çek yaprakları için de depo talebinde bulunma hakkının olup, bu konuda verilen red kararının yanlış olduğunu, icra takibinde talep edilen temerrüt faizinin % 50,70 olarak kabul edilmesi gerekirken, % 28,548 olarak hesaplanmasının doğru olmadığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dava konusu Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2548 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı/alacaklı banka tarafından davalı/borçlular aleyhine 5.844.517,57 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 6.216.964,99 TL asıl alacağın tahsili ve 109.025,00 TL gayri nakit alacak deposu talebi ile icra takibi başlatıldığı, davalıların süresi içerisinde ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Madencilik A.Ş arasında 30/07/2018 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesi tanzim edildiği, diğer davalıların da iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları görülmüştür.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmeleri nedeniyle talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazı gayri nakit depo talebinin reddine , temerrüt faiz oranına ve alacağının eksik hesaplandığına yöneliktir.
Davacı vekilince uygulanması gereken temerrüt faiz oranının %50,70 olması gerekirken bilirkişi tarafından bu oranının %28,548 olarak kabul edilmesi suretiyle hesaplama yapılmasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre temerrüt faiz oranının tespitinde, TL borç için, bankanın TCMB'ye TL krediler için bildirmiş olduğu, muacceliyet tarihi itibari ile geçerli olan en yüksek kredi faiz oranının %30 ilavesi suretiyle hesaplanacağının hüküm altına alındığı, davacı bankaca TCMB'ye bildirilen oranların yanı sıra fiilen uygulanan emsal faiz oranı içeren emsal firma ekstresi davacı banka şubesinden bilirkişice talep edilmesine rağmen, bilirkişiye sunulmadığı, bilirkişice de bahsi geçen genel kredi ve teminat sözleşmesi tahtında kullanılan taksitli kredilerin akdi faiz oranı olan %21,96 oranının %30 fazlası alınarak bulunan %28,548 oranındaki temerrüt faiz oranının taraflar arasındaki sözleşmeye fiilen uygulanan faiz esas alınmadığından uygun olmadığı görülse de istinafa gelenin sıfatına göre eleştiri konusu yapılmış, davacı daha fazla faiz oranı uygulanması gerektiğini ispatlayamadığından istinaf istemi red edilmiştir.
Davacı banka tarafından bilirkişinin ana para hesabının yanlış yapıldığına dair istinaf sebebi incelendiğinde, mahkemece hükme alınan bilirkişi raporunda, kat tarihindeki geçerli taksit tablosuna göre ödenmeyen taksit için alınması gereken akdi faiz ile sonraki geciken taksitlerin ana para tutarına yürütülmüş gecikme faizini esas alır şeklinde hesaplama yapıldığı dikkate alındığında bilirkişice yapılan hesaplamanın hukuka uygun olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı bankaca her ne kadar müteselsil kefillerden gayri nakit alacağın depo edilmesine ilişkin talep hakkı vereceği ileri sürülmüş ise de, davaya konu genel kredi sözleşmesinin 10.13. "Kredili Müteselsil Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Müteselsil Kefillerin Sorumluluğu" başlıklı maddesi uyarınca kefillerin çek garanti tutarlarını ödemekle yükümlü olup, depo talebiyle yükümlü olduklarına ilişkin açık hüküm bulunmadığı, kefalet sözleşmelerindeki belirlilik ilkesi gereği davalı kefilin depo taleplerinden sorumlu tutulabilmesi için kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerekmekte olup , dava konusu genel kredi sözleşmesinde bu yönde açık hüküm bulunmadığından, davalı kefillerin gayri nakti alacaktan sorumlu tutulamayacağı , Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/11/2018 tarih 2018/19-689 E ve 2018/1624 K sayılı ilamının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi