T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1770 Esas 2026/576 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1770
KARAR NO : 2026/576
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/05/2023 (Karar) - 02/11/2023 (Ek Karar)
NUMARASI : 2022/219 Esas 2023/383 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/05/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin icra takibine konu borçlarının bulunmadığını, işletilmiş olan faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, kredi borcunun büyük kısmının ödendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunun usul, yasa ve denetime uygun olduğu, hesap yönünden itibar edildiği, alacağın likit ve davalıların itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2022/5280 sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin asıl borçlu yönünden 82.004,72 TL asıl
alacak, 3.843,47 TL faiz, 192,17 TL faizin %5’i gider vergisi, 1.396,13 TL masraf olmak üzere toplam 87.436,50 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %32,94 oranında faiz ve faizin BSMV'si işletilmesine, kefil yönünden 82.004,72 TL asıl
alacak, 2.798,93 TL faiz, 139,95 TL faizin %5’i gider vergisi, 1.396,13 TL masraf
olmak üzere toplam 86.339,73 TL ile sınırlı olmak üzere toplam alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %32,94 oranında faiz ve faizin BSMV'si işletilmesine, asıl alacağın %20'si oranında olan 16.400,94 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece 02/11/2023 tarihli ek karar ile, muhtırada verilen 1 haftalık kesin sürede harç eksikliğinin giderilmediği gerekçesiyle davalı yanın istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı asıl borçlu arasında akdedilen 28.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca temerrüte düşen borçlunun, temerrüt faizi, müvekkili banka tarafından kredi yıllık azami faiz oranları bildirim formunda ilan edilen en yüksek faizin %50'u oranında arttırılmak suretiyle belirlendiğini, sözleşme hükmü ve müvekkili banka tarafından ilan edilen (TCMB'ye bildirilen) en yüksek faize göre hesaplama yapılarak %50,70 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiği kanaatiyle kararın kaldırılması gerektiğini, davalı asıl borçlunun, ekte yer alan taksitli kredilerin detaylı ödeme planında müşterinin yıllık maliyet oranının %25,32 olarak belirlendiğini, karara esas alınan rapordaki hesaplamaların her iki hesap yöntemine göre hatalı olduğunu, işbu rapor esas alınarak tesis edilen kararın izah edilen nedenlerle kaldırılması ve taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin temerrüt başlıklı 11. maddesi gereği taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi veya vadesinde eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi hallerinde ayrıca herhangi bir ihbar ya da ihtara gerek olmaksızın bakiye alacak muaccel hale geleceğinden müvekkili bankanın, muaccel olan bakiye alacağa 11. maddede düzenlenen faiz oranlarına göre temerrüt faizi işletebileceğini, borcun muaccel hale geldiği tarih itibariyle kapitalize edilen tutara temerrüt faizi hesaplanmış olsa idi, talepleri ile uyumlu karar verilecekken, itirazı dikkate alınmadan tanzim edilen rapor esas alınarak tesis edilen kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili tarafından keşide edilen ihtarnamenin davalı asıl borçlu ... İnş. Ltd. Şti.'ye 21.01.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı kefil ...'a ... İnş. Ltd. Şti.'ye tebliğinden 3 gün sonra 24.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği göz önüne alındığı takdirde TBK'nun 586/1. maddesindeki borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması şartının gerçekleştiğini, davalı kefilin temerrüt tarihinin 26.01.2022 tarihi olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili 11/10/2023 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, nispi istinaf karar harcı, istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf gider avansının yatırılmadığı, mahkemece HMK'nun 344. maddesi uyarınca çıkarılan muhtıranın davalılar vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, muhtıra ile verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde davalılar vekilince nispi istinaf karar harcı, istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf gider avansının yatırılmadığı, mahkemece 02/11/2023 tarihli ek karar ile HMK'nun 344. maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, verilen ek kararın davalılar vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalılar vekilinin ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmadığı görülmüştür.
Dairemizce yapılacak istinaf incelemesi davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkindir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edilerek davalı borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine davacının itirazın iptali talebiyle işbu davayı açtığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporda, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu gibi, %32,94 temerrüt faiz oranı da davacı bankanın davalıların temerrüt tarihinde daha yüksek oranda fiilen uyguladığı bir faiz oranı bulunduğunu ispatlayamaması karşısında işbu akdi ilişkide uygulanan akdi faiz oranı esas alınıp, genel kredi sözleşmesi hükmü çerçevesinde tespit edildiğinden uygulanması gereken temerrüt faiz oranının %32,94 olduğunun mahkemece kabulü istinafa davacı tarafça gelindiği gözetildiğinde eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu durumda mahkemece ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, davacı vekilinin ileri sürdüğü oran ödeme planındaki müşteri yıllık maliyet oranı olup, kredi ilişkisinde uygulanan akdi faiz oranı niteliğinde olmadığı gibi, davalı kefil yönünden icra takibiyle temerrüte düştüğü belirtilmiş ise de, hesap kat tarihi ile takip tarihi arasında da temerrüt faiz oranı işletilerek davacının davalı kefilden alacaklı olduğu işlemiş faiz miktarı tespit edildiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları da dosya içeriğine uygun değildir.
Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/05/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.