T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1860 Esas 2026/638 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1860
KARAR NO : 2026/638
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 05/07/2023
NUMARASI : 2023/44 Esas 2023/799 Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 16/05/2022
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2026
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların, ... Aydınlatma Teknolojileri Ltd. şirketinin ortakları olduğu dönemde, şirketin ödeme güçlüğü yaşadığı bir dönemde davacı ...'ın sosyal çevresinden 50.915 Amerikan doları tutarında borç para alarak şirket ödemelerinin yapılmasını sağladığını, şirket ortakları arasında imzalanan 31/05/2018 tarihli sözleşme gereği söz konusu borcun üç ortak tarafından eşit şekilde ödeneceğini ancak davalı ...'ın bu sözleşme gereği ödemesi gereken 16.971 USD‘yi ödemeye yanaşmadığı gibi dava şartı arabulucu görüşmesinde de uzlaşmaya ikna olmadığını beyanla, 31/05/2018 tarihli sözleşme gereğince 16.971,00 USD' nin güncel karşılığı olarak hesaplanan 263.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 31/05/2018 tarihinde yapılan protokolden daha sonra 29/11/2018 tarihinde, davacının ... Aydınlatma Teknolojileri Top.San.ve Tic.Ltd.Şti’deki 32120 adet hissesinin devri ve .... Şirketine haksız rekabet oluşturacak şekilde eylem ve işlemlerde bulunmama konusunda 29/11/2018 tarihinde protokol düzenlenmiş olduğunu, bu protokolün davacının geçerli olduğunu iddia ettiği 31/05/2018 tarihli protokoldeki konuları da içerir yeni bir protokol olup, davacının tüm hak ve alacaklarının işbu protokol kapsamında düzenlendiğinin görüleceğini, davacının kötüniyetli olarak bahse konu taleplerde bulunduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın niteliği gereği mutlak ticari dava olduğu, bu tür davaların zorunlu arabulucuya tabi olduğu ancak dosya incelendiğinde davacı tarafın arabulucuya başvururken dava konusu alacaktan ziyade icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemiyle başvurduğu, ancak arabuluculuk yoluna başvurulan uyuşmazlıkla ilgili dava açılabileceği dolayısıyla bu haliyle usulüne uygun arabuluculuk yoluna başvurulduğunun kabul edilemeyeceğinden davanın usulden reddine karar karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararı ile dosyanın Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildikten sonra yargılamaya devam edilip ve deliller toplandıktan sonra karar aşamasında, arabulucu anlaşmazlık tutanağının başka bir dosyaya ait olduğu gerekçesi ile dava usulden reddedildiğini, oysa ki karar duruşması sırasında arabulucu tutanağının sevhen yanlış sunulmuş olabileceği, doğru tutanağın mevcut olduğu belirtilmiş ise de taraflarına bu konuda süre verilmeden, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerçek arabulucu son tutanağının istinaf dilekçe ekinde sunulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; şirket ortakları arasındaki ortaklık ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesi (Ek madde: 6/12/2018-7155 S.K./20. Md) uyarınca;(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
6325 sayılı Yasa'nın 18/A-2. maddesi uyarınca; Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Somut olay irdelendiğinde; davacı yanca dava dilekçesinde arabulucuya başvurduğu beyan edilmekle sehven dava dilekçesi ekine başka bir uyuşmazlığa ilişkin son tutanak eklenmiş olup, ilk derece mahkemesince deliller toplandıktan sonra davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması ihtarıyla süre vermeden davayı red ettiği, eldeki davanın 16/05/2022 tarihinde açılıp, sunulan son tutanağın 09/05/2022 düzenleme tarihli ve dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, yerel mahkemece davacı yanın somut olaya ilişkin arabuluculuğa başvurduğunu dava dilekçesinde belirttiği dikkate alınarak, doğru arabuluculuk tutanağının mahkemeye sunulması için bir haftalık süre verilmeden usulüne uygun arabuluculuk yoluna başvurulduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, somut olayda usulüne uygun arabuluculuk yoluna başvurulduğu dikkate alınarak işin esasına girilip hüküm tesis edilmesi ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2023 tarih ve 2023/44 Esas 2023/799 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2026
Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...