T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1226 Esas 2026/639 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1226
KARAR NO : 2026/639
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 02/05/2023
NUMARASI : 2022/678 Esas 2023/269 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2022
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı aracın 30/06/2022 tarihinde meydana gelen kazada hasar gördüğünü, bakiye kasko hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini belirterek şimdilik 5.000,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 16/03/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 18.268,28-TL'ye arttırdığı görülmüştür.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından herhangi bir hasar ihbarı yapılmadan hasar tazmini talebinde bulunulduğunu, davacının ekspertiz raporu olarak sunduğu belgede eksperin fiziki inceleme yapmadığının tespit edildiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan inceleme ile tespit edilen hasar miktarının muafiyet ve klozlar düşüldükten sonra 26/10/2022 tarihinde 26.473,08-TL olarak davacı sigortalıya ödendiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; 30/06/2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi düzenlenen davacıya ait ... plaka sayılı aracın hasar gördüğü, meydana gelen hasarın poliçe kapsamında teminat altına alındığı, davalının dava öncesinde yapılan başvuru sonucu yaptığı ödemenin gerçek zararı karşılar nitelikte olmadığı, yapılan ödeme ile davacının zararının giderilmediği, dava öncesinde yapılan ekspertiz giderlerinin yargılama giderleri arasında kabul edilmesinin gerektiği, davalı sigorta şirketi yönünden eksik ödeme yaptığı tarih itibari ile temerrüt koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "davanın kabulü ile 18.268,28 TL araç hasar bedeli tazminatının eksik ödeme tarihi olan 26/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, denetime ve hükme elverişli olmadığını, kaskolu aracın sigortalıya gösterilmeden tamir edildiğini, davacının dürüstlük kuralına uymadığını, kazayı ihbar etmeden tazminat talep ettiğini, ispat yükü yer değiştirmekle talebin reddi gerektiği yönünde emsal kararlar olduğunu, ayrıca poliçedeki muafiyetlerin dikkate alınmadığını, parça tedariki konusunda onayı alınmadan tamir yapılmakla %40 tenzili muafiyet gerektiğini, zaten bu nedenle indirimli ödeme yaptığını ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında bakiye hasar tazminatı istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yana ait yolcu minibüsünün, olay günü 30/06/2022 tarihinde hareket halindeyken gerçekleşen çift taraflı trafik kazası sonucu hasara uğrayarak gerçekleşen hasar nedeniyle davalı kasko şirketinin, kasko poliçesine dayalı olarak vadesinde gerçekleşen rizikoya istinaden davacı yana, 26/10/2022 tarihinde 26.473,08-TL kasko hasar tazminatı ödediği anlaşılmakta olup bu husus tarafların kabulündedir.
Somut olayda uyuşmazlık; davacı sigortalının, davalı sigortadan bakiye hasar tazminatı talep hakkı bulunup bulunmadığı, davalı yanca yapılan kasko hasar ödemesinde tenzili muafiyet koşulları bulunup bulunmadığı, eksik ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı sigorta tarafından, davacı yana 26/10/2022 tarihinde yapılan 26.473,08-TL kasko hasar tazminatı ödemesinde % 40 tenzili muafiyet bulunmasının gözetildiğinin ve bu hususun mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamında itirazlarına karşın değerlendirilmediğinin savunulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamında; davalı sigorta şirketi tarafından, kasko sigorta poliçesi düzenlenen ... plakalı araçta oluşan hasar bedelinin KDV hariç 37.916,41-TL, KDV dahil
ise 44.741,36-TL olduğu, davalı Sınırlı Sorumlu ... Sigorta Kooperatifi tarafından ... plakalı araçta oluşan hasar karşılığı olarak 26.473,08-TL
bedelin, 26/10/2022 tarihinde davacı tarafa ödendiği, bakiye bedelin ise 11.443,33-TL (37.916,41 TL
tespit edilen bedel – 26.473,08 TL ödenen bedel) olduğu, davacının ... plakalı araçta oluşan hasara ilişkin bakiye zarar
bedelinin, davalı sigorta tarafından düzenlenen poliçe
teminat dahilinde karşılanabileceği,
hasara ilişkin muafiyet bulunmayıp hasarın poliçe vadesinde gerçekleştiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin, bakiye hasar tazminatını hesaplarken tespit ettiği KDV' siz ( 37.916,41-TL ) bedelden, ödenen tutarı mahsup ettiği anlaşılmış ise de mahkemece bu hesaplama benimsenmemiş, KDV' li hesaplanan 44.741,36-TL hasar tazminatından, sigortaca ödendiği ihtilaf konusu olmayan 26.473,08-TL' nin mahsubu ile bakiye alacak olarak mahkemece hesaplanan 18.268,28-TL'nin ıslah doğrultusunda hükme esas alınarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı yanın yaptırdığı eksper incelemesi sonucu düzenlenen ekspertiz raporunu ekleyerek tamir sonrası davalı sigortaya yaptığı başvurusu üzerine davalı yanca da yeni bir ekspertiz incelemesi yaptırılarak kendi hesapladığı kasko tazminatını sigortalısı davacı yana ödediği somut dosya kapsamından anlaşılmakta olup ispat külfetinin yer değiştirdiğine, davanın reddi gerektiğine yönelik davalı sigorta istinaf itirazları bu nedenle yerinde bulunmamış, bu hususa ilişkin itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ne var ki taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesi kapsamında " Tazminat ödemesi - Tedarik parça türü - Orjinal parça " başlığı altında yer verilen düzenleme kapsamından, hesaplanan tazminat tutarını oluşturan yedek parça ve malzeme bedelinden, davacın yanca, aracın, anlaşmalı servisler dışında sigorta şirketine henüz başvuru/ ihbar yapılmadan önce tamir ettirilmiş olması gözetildiğinde; davalı lehine, poliçede yazılı % 40 oranında tenzili muafiyet uygulanması gerekirken poliçe kapsamı incelenmeksizin bu hususta yetersiz inceleme ve tespit içeren rapor kapsamı esas alınarak uygulanması gerekir muafiyet indirimi bulunmadığından bahisle mahkemece, davalı yan aleyhine fazla alacağa hükmedilmesi isabetsiz bulunmuştur. Davalı sigortanın, bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde olmakla kabulü gerekmiştir.
Dairemizce yapılan hesaplamalarda; raporda yedek parça ve malzeme bedeli olarak KDV'li hesaplanan 29.460,30-TL' den % 40 oranında indirim yapıldığında 17.676,21-TL hesaplandığı, bu tutara 15.281,00 TL işçilik bedeli eklendiğinde, (17.676,21-TL + 15.281,00 TL= )32.957,21-TL hasar tazminatı hesaplandığı, hesaplanan bu tutardan davalı yanca yapılan 26.473,08-TL' lik ödemenin mahsubu ile bakiye alacağın; (32.957,21-TL - 26.473,08-TL=) 6.484,13-TL olması gerektiği hesaplanmıştır.
Hal böyle olunca Dairemizce yapılan hesaplamalar doğrultusunda az yukarıda açıklandığı üzere, davacı yanın, davalı sigortadan talep edebileceği bakiye kasko tazminat alacağının 6.484,13-TL olması gerekmesi gözetilerek davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine yönelik yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2023 tarih 2022/678 Esas 2023/269 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
B)1- Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-6.484,13-TL bakiye hasar tazminatının eksik ödeme tarihi 26/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından 85,39-TL peşin harç ile yatırılan 227,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 312,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 419,61-TL'nin davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 85,39-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ile yargılama sırasında yatırılan 227,00-TL ıslah harcının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 53,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 450,00-TL ekspertiz ücreti giderleri olmak üzere toplam 3.503,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranı gözetilerek hesaplanan 1.243,35-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına AAÜT uyarınca takdir edilen ve daha fazla olamayacağından 6.484,13-TLvekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına AAÜT uyarınca takdir edilen ve daha fazla olamayacağından 6.484,13-TL karşı yan vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 2.012,59-TL'sinin davalıdan, 1.107,41-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
C)1-Davalı tarafından yatırılan 315,00-TL istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,
2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 135,00-TL posta masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 87,08-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.15/05/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -