T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1529 Esas 2026/572 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1529
KARAR NO : 2026/572
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/07/2023
NUMARASI : 2022/472 Esas 2023/583 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2019
KARAR TARİHİ : 07/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müteselsil kefiller ... ve şirketin borcundan ipotek bedelinin mahsup edilmediğini, kefillerin ancak sözleşmede açık hüküm bulunması halinde çek depo bedelinden sorumlu olacaklarını, sözleşmede açık hüküm bulunmadığından kefillerin depo bedelinden sorumlu olmadıklarını, banka tarafından uygulanan faiz oranlarının yasaya aykırı ve fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, mahkeme tarafından ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 16. İcra Dairesinin 2019/5328 takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının iptaline, nakit alacaklar yönünden davalı ... yönünden takibin 4.102.099,78 TL asıl alacak, 183.931,83 TL işlemiş faiz, 9.196,59 TL BSMV ve 1.220,23 TL masraf olmak üzere toplam 4.296.448,43 TL tutardan ipotek bedeli olan 1.550.000,00 TL’nin mahsubu ile 2.746.448,43 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %37,742 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine, davalılar ... ... Gıda, İnş. Oto. Hay. Et Ürü. Tek. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden takibin 4.102.099,78 TL asıl alacak, 126.659,80 TL işlemiş faiz, 6.413,51 TL BSMV ve 1.220,23 TL masraf olmak üzere toplam 4.236.393,32 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %37,752 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin %5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine, fazlaya yönelik taleplerinin reddine, hüküm altına alınan alacak tutarları toplamı 4.236.393,32 TL (borçlu ... yönünden 2.746.448,43 TL) %20 oranında hesaplanan 847.278,66 TL (borçlu ... yönünden 549.289,68 TL) icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, gayri nakdi alacak yönünden (Davalılar ... ... Gıda, İnş. Oto. Hay. Et Ürü. Tek. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...) çek sorumluluk bedelinin depo talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka aleyhine hükmedilen vekalet ücret alacağının hatalı hesaplandığını, red edilen kısmın 98.629,36 TL olmasına rağmen mahkeme red edilen kısmın üzerinde bir vekalet ücretine hükmederek açık şekilde hatalı hüküm kurduğunu, mahkeme kararının işbu sebeple bozulmasını talep ettiklerini, gayrinakit riskin dava tarihinden sonra sona erdiğini, bu durumun bilirkişi raporu ve taraflarınca sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde açıkça beyan edilmesine rağmen mahkemece gayrinakit alacak yönünden hüküm kurulduğunu, hükmün 10. maddesinde müvekkili banka aleyhine vekalet ücretine hüküm kurulduğunu, kararrı bu yönüyle de hatalı bulunduğunu, mahkemeye sunulan bilirkişinin yapmış olduğu hesaplamanın hatalı olduğunu, hesap kat ihtarnamesi ekinde yer alan hesap özetlerinde alacak tutarları ayrıntılı olarak gösterilmiş olup, bilirkişi raporunda işbu hesaplamaların esas alınması gerekirken hatalı hesaplama yapıldığını, karara esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faiz oranı hatalı hesaplandığını, işbu hatalı hesaplamaya bağlı olarak hesaplanan faizin %5 gider vergisi, %20 icra inkar tazminatı vd. tüm hesaplamalarda tabi olarak hatalı olduğunu, borcun muacceliyet tarihinde müvekkili bankaca Merkez Bankasına bildirilen en yüksek kredi faiz oranı sirkülerde de görüleceği üzere %36 olup, buna göre oluşan temerrüt faiz oranının da (%36in % 30 fazlası) % 46,80 olduğunu, bilirkişi raporunun 12. sayfasında temerrüt faiz oranı ise taksitli kredilerine uygulanan akdi faiz oranın (%29,04) %30 fazlası olarak %37,752 olduğu belirtilmiş olup, bu yönde yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, ticari işlerde faiz oranının taraflarca serbestçe belirlenebileceğini, sözleşmede kararlaştırılan temerrüt faizine ilişkin şartların yorum yolu ile geçersiz kılınmasının kabul edilemeyeceğini, hatalı faiz oranı ile hesaplama yapılan bilirkişi raporu esas alınarak kurulan mahkeme hükmünün kabulünün mümkün olmadığını, mahkemesini hüküm kısmında borçlu ... yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren %37,742 oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verildiğini, diğer davalılar ... ... Gıda İnş. Oto. ... Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren %37,752 oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiş olup kararın çelişkili olduğunu, müvekkili banka lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarı ile vekalet ücret alacağının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmemiş olmasının hatalı bulunduğunu, %20 icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibinden sonra ve dava tarihinden önce Kredi Garanti Fonu tarafından ödenen 2.864.000,25 TL'nin somut olayda mahsup edilmesi gerektiğini, takip tarihinden sonra ve fakat dava tarihinden önce KGF tarafından yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra dava açılması gerektiğini, aşan miktar açısından davanın açılmasında davacının hukuki yarar bulunmadığı açıkça ifade edilmişken ve ilk derece mahkemesinin önceki hükmü bu nedenle kaldırılmışken, mahkemenin bu istinaf kararını uygulamayarak, KGF tarafından yapılan ödemeleri mahsup etmediğini, mahkemenin istinafın kaldırma kararını uygulamadığını, hukuka aykırı kararın aynısını verdiğini, istinaf mahkemesi kararına uygun karar verilmesi gerekli iken yapılmadığını, KGF ödemesi, ipotek bedelleri, davalılarca yapılan diğer ödemeler mahsup edilmesi gerektiğini, bu tutarlar mahsup edildiğinde somut olayda asıl borçlu (...) için banka alacağının bulunmadığını, müteselsil kefil olan diğer davalılar için ise banka alacağının 1.498.950,06 TL olduğunu, aşan miktar yönünden işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığına karar verilmesi gerektiğinin istinaf mahkemesi kararında belirtildiğini, önceki hükmün bu nedenle kaldırıldığını, istinaf kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada düzenlenen kök bilirkişi raporunda KGF tarafından 10.05.2019 tarihinde (takipten sonra ve davadan önce) yapılan 2.864.000,25 TL'nin yanı sıra, dava tarihinden sonra da (13/06/2019) 561.865,82 TL daha ödeme yapıldığının yazıl olduğunu, dolayısı ile 561.865,82 TL (davadan sonra) yapılan ödemenin de dikkate alınması gerektiğini, davacı bankanın, Kredi Garanti Fonundan (dava açılmadan önce aldığı tutarın) takipçisi olamayacağını, Kredi Garanti Fonu adına davayı takip edemeyeceğini, ödenen 2.864.025 TL için şartları varsa dava açması gerekenin, takip edebilecek olanın KGF olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin 2019/284 Esas 2020/262 Karar sayılı karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 2020/1127 Esas 2022/814 Karar sayılı kararıyla gerekçe hüküm çelişkisi, talep aşımı bulunduğu ve borcun kaynağının tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemiz kararı üzerine dosya mahkemenin 2022/472 Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Dava konusu Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2019/5328 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 4.329.443,75 TL nakit, 2.030,00 TL gayri nakit olmak üzere toplam 4.331.473,75 TL'den ipotek limitinin mahsubuyla 2.781.473,75 TL'nin borçlu ...'den tahsili, diğer borçlulardan ise 4.268.195,34 TL nakit alacağın tahsili, 2.030,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara tebliğ edildiği, davalıların 7 günlük itiraz süresi içerisinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Anılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmelerinin davacı banka ile davalı ... arasında 08/06/2018 tarihli 5.000.000,00 TL limitli, 20/10/2015 tarihli 1.600.000,00 TL limitli, 03/08/2017 tarihli 1.300.000,00 TL limitli olarak akdedildiği, davalı ...'in 08/06/2018 ve 03/08/2017 tarihli sözleşmelerde, davalı şirketin 08/06/2018 tarihli sözleşmede müteselsil kefil olarak imzalarının yer aldığı, 20/10/2015 tarihli sözleşmede ise diğer davalıların kefaletlerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından kredi hesabı kat edilerek davalılara hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. 13/03/2019 tarihli ihtarnamede 4.133.901,80 TL nakit alacağın ödenmesi, 2.030,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi ihtar edilmiş, davalı borçlulara 24 saat atıfet süresi tanınmıştır. Anılan ihtarname davalı şirkete bila tebliğ edilmiş, diğer davalılara ise 15/03/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden 11/02/2019 tarihli rapor ile banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile bankacı bilirkişiden 19/02/2023 tarihli kök, 12/05/2023 tarihli ek rapor alınmıştır.
Davacı banka lehine, asıl borçlu davalı ...'in doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davalı şirketin taşınmazı üzerinde 12/06/2018 tarihinde 820.000,00 TL limitli, dava dışı üçüncü kişi taşınmazı üzerinde 17/09/2010 tarihinde 130.000,00 TL limitli, davalı ...'in taşınmazı üzerinde 03/02/2011 tarihinde 160.000,00 TL limitli, davalı ...'in taşınmazı üzerinde 01/03/2017 tarihinde 440.000,00 TL limitli üst sınır ipotekleri tesis edilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan nakit ve gayri nakit alacağı bulunduğunu, nakit alacağın tahsili, gayri nakit alacağın depo edilmesi için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edilerek davalı borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine davacının itirazın iptali talebiyle işbu davayı açtığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf itirazları ile davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, Dairemizin 2020/1127 Esas 2022/814 Karar sayılı kaldırma kararında takipten sonra, davadan önce KGF tarafından yapılan ödemenin mahsup edilmesi gerektiği, ödenen kısım yönünden davada hukuki yarar bulunmadığına ilişkin herhangi bir gerekçe bulunmamaktadır. Davalılar vekilinin iddiasının aksine Dairemiz karar gerekçesinde mahkeme kararının gerekçe kısmında ödenen kısmın mahsubu gerektiği yazılı olduğu halde hükümde mahsup yapılmamasının gerekçe hüküm çelişkisi oluşturduğu belirtilmiştir.
Davacı yan dava dilekçesinde dava tarihinden önce davalıların/dava dışı borçluların yaptığı 5.963,69 TL ile 279,24 TL ödemenin faiz ve fer'ilerden mahsubu gerektiği belirtilerek harca esas değer olarak da takipteki toplam miktardan ödenen bu miktarın mahsubuyla dava açıldığını açıkça belirtmiştir. Dava dilekçesinde davacı yan KGF tarafından dava tarihinden önce yapılan ödeme bulunduğundan da bahsedilmekle birlikte banka ile KGF arasında akdedilen protokol uyarınca bu ödemenin mahsup edilmeyeceği belirtilmiştir.
Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere, takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce davalılar/dava dışı borçlular tarafından ödenen 5.963,69 TL ile 279,24 TL alacak miktarına ilişkin davacı tarafından açılan itirazın iptali davası bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla, anılan ödemeler yönünden davacı tarafından itirazın iptali davası açılmadığından, açılan davada davacının hukuki yararı bulunmakta olup, hukuki yarara ilişkin dava şartı oluşmuştur.
KGF tarafından yapılan ödemenin borçtan mahsup edilmesine yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile KGF tarafından davacı bankaya dava tarihinden önce, takip tarihinden sonra 10/05/2019 tarihinde 2.864.025,00 TL ödendiği tespit edilmiş ise de, davacı banka ile KGF arasında akdedilen protokol uyarınca KGF tarafından yapılan ödemenin varlığı halinde davacı bankanın aynı icra takip dosyası ile borçlulardan tahsilini talep etme hak ve yetkisi bulunduğu gibi, borçlulardan tahsilat yapıldığında KGF tarafından yapılan ödeme miktarınca yapılan tahsilatın KGF hesabına aktarılması gerekecektir.
Hal böyle olunca, mahkemece davacı banka ile KGF arasında akdedilen protokol uyarınca KGF tarafından ödenen kısım yönünden davacı bankanın davalılar aleyhine icra takibi yapmaya hak ve yetkisi bulunduğu, davacının işbu itirazın iptali davasında hukuki yararı bulunduğu gözetilerek işin esasına girilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, dava dilekçesinde icra takip tarihinden sonra 5.963,69 TL ile 279,24 TL ödeme yapıldığı belirtilerek bu miktarın nakit alacaktan mahsup edilmek suretiyle harca esas değer gösterilmiştir. Mahkemece ise, dava tarihinden önce, takip tarihinden sonra yapılan bu ödemelerin davalılardan yapılan tahsilat niteliği bulunmadığını belirten bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması HMK'nun 26. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğinde olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus Dairemizce re'sen gözetilmiş, davacı vekilinin de istinaf itirazı bulunduğundan tüm davalılar yönünden yapılan ödeme tarihlerine kadar hesaplama yapılıp ödenen miktarların faiz ve fer'ilerinden mahsubu yoluyla alacak miktarı tespit edilmiştir.
26/04/2019 tarihinde 5.963,69 TL, 03/05/2019 tarihinde 279,24 TL ödeme yapıldığından son ödeme tarihi olan 03/05/2019 tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacaklı olduğu miktar;
-Davacının asıl borçlu davalı ...'den; takip tarihi olan 16/04/2019 tarihi itibarıyla 4.102.099,78 TL asıl alacak, 183.931,83 TL işlemiş faiz, 9.196,59 TL BSMV, 1.220,23 TL masraf olmak üzere toplam 4.296.448,43 TL nakit alacak ile 2.030,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Alınan rapor takip tarihi itibarıyla yapılan hesaplama yönünden ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte olup, Dairemizce yapılan hesaplamada da anılan kısım yönünden esas alınmıştır.
Takip tarihi itibarıyla davacı anılan davalıdan çekten kaynaklanan 2.030,00 TL gayri nakit alacağı bulunmakta ise de, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere davacının çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan 5 yıllık sorumluluk süresi gelinen aşama itibarıyla sona ermiştir. Davalı asıl borçlunun davacıya olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen toplam 1.550.000,00 TL ipotek limitinin İİK'nun 45. maddesi uyarınca borçtan mahsubu gerekecektir. Buna göre, gayri nakit alacağa ilişkin davacı bankanın çek sorumluluk süresi sona erdiğinden anılan alacak kalemi davacı alacak miktarı olarak esas alınamayacağından toplam 4.296.448,43 TL nakit alacaktan 1.550.000,00 TL ipotek limiti mahsup edildiğinde davacı davalı asıl borçludan takip tarihi itibarıyla 2.746.448,43 TL asıl alacağı bulunmaktadır.
Takip tarihinden itibaren %37,752 oranında temerrüt faizi işletildiğinde;
- 16/04/2019 takip tarihinden 5.963,69 TL'nin ödendiği, 26/04/2019 tarihine kadar; 2.746.448,43 TL x %37,752 / 365 x 10 gün = 28.406,55 TL işlemiş faiz,
- 28.406,55 TL işlemiş faiz x %5 BSMV = 1.420,32 TL BSMV olup,
- 5.963,69 TL ödeme TBK'nun 100. maddesi uyarınca işlemiş faiz ve fer'ilerden mahsup edildiğinde 26/04/2019 tarihi itibarıyla davacının anılan davalıdan alacaklı olduğu miktar 2.746.448,43 TL asıl alacak, 23.863,18 TL işlemiş faiz olacaktır.
- 26/04/2019 tarihinden 279,27 TL'nin ödendiği 03/05/2019 tarihine kadar; 2.746.448,43 TL x %37,752 / 365 x 7 gün = 19.884,58 TL işlemiş faiz,
- 19.884,58 TL işlemiş faiz x %5 BSMV = 994,22 TL BSMV olup,
- 279,24 TL ödeme TBK'nun 100. maddesi uyarınca işlemiş faiz ve fer'ilerden mahsup edildiğinde 03/05/2019 tarihi itibarıyla davacının anılan davalıdan alacaklı olduğu miktar 2.746.448,43 TL asıl alacak, 43.747,76 TL işlemiş faiz, 714,98 TL BSMV olmak üzere toplam 2.790.911,17 TL olacaktır. Anılan miktara davalı ...'in itirazının iptali ile hüküm altına alınan asıl alacağa son ödeme tarihi olan 03/05/2019 tarihinden itibaren %37,752 temerrüt faiz ile %5 BSMV işletilmek suretiyle hüküm altına alınan miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
-Davacının kefiller davalı ...'den ve şirketten; takip tarihi olan 16/04/2019 tarihi itibarıyla 4.102.099,78 TL asıl alacak, 126.659,80 TL işlemiş faiz, 6.413,51 TL BSMV, 1.220,23 TL masraf olmak üzere toplam 4.236.393,32 TL nakit alacak bulunduğu banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Alınan rapor takip tarihi itibarıyla yapılan hesaplama yönünden ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte olup, Dairemizce yapılan hesaplamada da anılan kısım yönünden esas alınmıştır.
Takip tarihinden itibaren %37,752 oranında temerrüt faizi işletildiğinde;
- 16/04/2019 takip tarihinden 5.963,69 TL'nin ödendiği, 26/04/2019 tarihine kadar; 4.102.099,78 TL x %37,752 / 365 x 10 gün = 42.428,07 TL işlemiş faiz,
- 42.428,07 TL işlemiş faiz x %5 BSMV = 2.121,40 TL BSMV olup,
- 5.963,69 TL ödeme TBK'nun 100. maddesi uyarınca işlemiş faiz ve fer'ilerden mahsup edildiğinde 26/04/2019 tarihi itibarıyla davacının anılan davalılardan alacaklı olduğu miktar 4.102.099,78 TL asıl alacak, 169.087,87 TL işlemiş faiz, 3.791,45 TL BSMV olacaktır.
- 26/04/2019 tarihinden 279,27 TL'nin ödendiği 03/05/2019 tarihine kadar; 4.102.099,78 TL x %37,752 / 365 x 7 gün = 29.699,65 TL işlemiş faiz,
- 29.699,65 TL işlemiş faiz x %5 BSMV = 1.484,98 TL BSMV olup,
- 279,24 TL ödeme TBK'nun 100. maddesi uyarınca işlemiş faiz ve fer'ilerden mahsup edildiğinde 03/05/2019 tarihi itibarıyla davacının anılan davalılardan alacaklı olduğu miktar 4.102.099,78 TL asıl alacak, 198.787,52 TL işlemiş faiz, 4.997,19 TL BSMV olmak üzere toplam 4.305.884,49 TL olacaktır. Anılan miktara davalılar ... ve şirketin itirazının iptali ile hüküm altına alınan asıl alacağa son ödeme tarihi olan 03/05/2019 tarihinden itibaren %37,752 temerrüt faiz ile %5 BSMV işletilmek suretiyle hüküm altına alınan miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Davacı vekili hesap kat ihtarındaki alacak miktarının esas alınması suretiyle davacının davalılardan takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın hesaplanması gerektiğini ileri sürmüş ise de, banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak kayıtlarda yer alan ve hesap kat ihtarındaki alacak miktarından daha düşük alacak miktarı esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile dava konusu icra takibinde depo edilmesi talep edilen gayri nakdi alacağın davalı kefillerin kefaletinin bulunmadığı 20/10/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Alınan rapor banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içerdiği gibi, ayrıntılı ve denetime elverişli niteliktedir. Bu durumda, davalı kefillerin dava konusu icra takibi ile depo edilmesi talep edilen gayri nakit alacaktan sorumlu oldukları ileri sürülemeyecektir. Ancak gelinen aşamada davacı bankanın çek sorumluluk bedelinin ödenmesine ilişkin 5 yıllık süre sona erdiğinden gayri nakdi alacağa ilişkin açılan işbu dava konusuz kalmıştır. Anılan husus ise kamu düzenine aykırılık teşkil edeceğinden Dairemizce re'sen gözetilmiş, davacı vekilinin de istinaf itirazı bulunduğu gözetilerek davalı kefiller ... ve şirket yönünden gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, davalı kefillerin kefaletinin bulunmadığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesine ilişkin başlatılan icra takibine itirazlarının haklı olduğu anlaşılmakla da gayri nakit alacak yönünden davalı kefiller yararına yargılama giderlerine hükmedilmiştir.
Davacı vekilinin temerrüt faiz oranına yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, dava konusu icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren %46,80 oranında temerrüt faizi uygulanması talep edilmiştir. Mahkemece ise, hüküm altına alınan asıl alacağa davalı ... yönünden takip tarihinden itibaren %37,742, davalılar şirket ve ... yönünden takip tarihinden itibaren %37,752 oranında faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin temerrüt başlıklı 11. maddesinde, müşterinin temerrütü halinde bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul ettiği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Bilirkişi raporunda imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin akdi faiz oranı üzerinden gks hükmü uyarınca %30 fazlası hesaplanmak suretiyle temerrüt faiz oranının yıllık %37,752 olduğu tespit edilmiştir. İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır. Davacının davalı yanın temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranına %30 ilavesiyle kredi alacağı yönünden %37,752 oranının uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca mahkemece, davacı yanın temerrüt tarihinde benzer kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının daha yüksek olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davacı bankanın davalıların işbu kredi ilişkisinde fiilen uyguladığı tespit edilen akdi faiz oranı esas alınarak bu oran üzerinden sözleşme hükümleri gözetilerek temerrüt faiz oranının tespit edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, davalılar ... ve ... vekilince temerrüt faiz oranı yönünden istinaf itirazı ileri sürülmediğinden, diğer davalı tarafından da istinaf kanun yoluna başvurulmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
Mahkemece davalı asıl borçlu ... hakkında temerrüt faiz oranının %37,752 olduğu karar gerekçesinde yazılıp, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da anılan oran temerrüt faiz oranı olarak tespit edilmiş ise de, hüküm kısmında anılan davalı yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacağa %37,742 oranında temerrüt faiz işletilmesine karar verilmiş olması maddi hata niteliğinde kabul edilmek suretiyle Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında anılan davalı yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacağa %37,752 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiği gözetilmiştir.
Davacı vekilinin icra inkar tazminatı ve lehe hükmedilen vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili gerektiğine ve hüküm altına alınan vekalet ücretlerine yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, davacı yan dava dilekçesinde davalıların sorumluluğunu müteselsilen olduğunu belirtmek suretiyle işbu itirazın iptali davasını açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ise, hüküm altına alınan %20 icra inkar tazminatı ile davacı lehine hüküm altına alınan vekalet ücretinin davalı ...'in sorumluluğunun hüküm altına alınan alacak miktarı da gözetilerek sınırlı olduğu, davacı yanın talebi de dikkate alınmak suretiyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken davalılardan tahsili şeklinde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacaklı olduğu miktar gözetilmek suretiyle hüküm kurulması sırasında takip tarihi itibarıyla tespit edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Dairemizce davalının dava tarihinden önceki ödemeleri gözetilerek son ödeme tarihine göre davacının davalılardan alacaklı olduğu miktar tespit edilerek hüküm kurulmuş ise de, bu tarihe göre yapılan hesaplama ile bulunan alacak miktarı üzerinden değil, takip tarihi itibarıyla tespit edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkarı tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında reddedilen nakit alacak gözetilerek yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına, kabul edilen nakit alacak gözetilerek ise yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gözetilerek nispi vekalet ücretine, gayri nakit alacak yönünden ise davada haklı olduğu anlaşılan davalı kefiller şirket ve ... yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yoluna gidilmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında kamu düzenine aykırılık yönünden de isabet görülmediğinden davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık da gözetilerek kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık da gözetilerek KISMEN KABULÜNE,
2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/07/2023 tarih 2022/472 Esas 2023/583 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık da gözetilerek KALDIRILMASINA, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,
B)Davanın KISMEN KABULÜNE, Ankara 16. İcra Dairesinin 2019/5328 takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının kısmen iptaline,
a-Nakit alacak yönünden;
1-Davalı ... yönünden takibin 2.746.448,43 TL asıl alacak, 43.747,76 TL işlemiş faiz, 714,98 TL BSMV olmak üzere toplam 2.790.911,17 TL alacak üzerinden takibin devamına, hüküm altına alınan asıl alacağa son ödeme tarihi olan 03/05/2019 tarihinden itibaren %37,752 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine,
2-Davalılar ... ... Gıda, İnş. Oto. Hay. Et Ürü. Tek. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden takibin 4.102.099,78 TL asıl alacak, 198.787,52 TL işlemiş faiz, 4.997,19 TL BSMV olmak üzere toplam 4.305.884,49 TL alacak üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacağa son ödeme tarihi olan 03/05/2019 tarihinden itibaren %37,752 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine,
3-Fazlaya yönelik taleplerinin reddine,
4-Hüküm altına alınan nakit alacak tutarları toplamı 4.236.393,32 TL (davalı ... yönünden 2.746.448,43 TL) üzerinden %20 oranında hesaplanan 847.278,66 TL icra inkar tazminatının, davalı ...'in sorumluluğu 549.289,68 TL ile sınırlı ve müteselsil olmak üzere, davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
b-Gayri nakdi alacak yönünden; davalılar şirket ve ... hakkında konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
c)Harç ve Yargılama giderleri;
1-Nakit alacaklar yönünden alınması gerekli 294.134,96 TL (davalı ... yönünden 190.647,14 TL ile sınırlı olmak üzere) harçtan peşin alınan 51.442,52 TL ile 21.340,98 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 221.351,46 TL'nin (davalı ... yönünden 117.863,64 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
2-Gayri nakit alacak yönünden alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 51.442,52 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı ile 21.340,98 TL icra peşin harcının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine
4-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan posta ve tebligat gideri 944,00 TL, bilirkişi ücreti 3.200,00 TL olmak üzere toplam 4.144,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 4.119,15 TL'sinin (davalı ...'in 2.670,44 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri uyarınca kabul edilen nakit alacak üzerinden hesaplanan 272.727,87 TL vekalet ücretinin (davalı ... 233.393,45 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden reddedilen nakit alacak üzerinden hesaplanan 31.802,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
7-Davalılar şirket ve ... yargılamada vekil ile temsil olunduğundan gayri nakit alacak üzerinden anılan davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca, gayri nakit alacak miktarı da gözetilerek hesaplanan 2.030,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalılara ödenmesine,
8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 7,92 TL'sinin davacıdan, 1.312,08 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
C)1-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 30,00 TL posta ve tebligat giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 18,00 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar ... ve ... hakkında verilen adli yardım kararı nedeniyle alınmayan 294.134,96 TL (davalı ... yönünden 190.647,14 TL ile sınırlı olmak üzere) nispi istinaf karar harcının anılan davalılardan, sorumluluk limitleri gözetilerek müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan 160,00 TL posta ve tebligat giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 40,00 TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalılara verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın anılan davalılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından sunulan teminat mektubunun İİK'nun 36. maddesi uyarınca iadesine yer olmadığına,
7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/05/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.