T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1535 Esas 2026/643 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1535
KARAR NO : 2026/643
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 02/06/2023
NUMARASI : 2022/496 Esas 2023/352 Karar
DAVA : İtirazın İptali ( GKS' den Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2022
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalıya ticari kredi kullandırılarak kredi kartı verildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalıya hesap kat ihtarının gönderildiğini, kat ihtarına rağmen ödeme yapmadığından davalı aleyhinde Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1929 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcun tamamına itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, lehine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Davacı banka ile davalı arasında 10/06/2020 tarihli 50.000,00 TL tutarlı kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davalıya "küçük işletme can suyu kredisi ve ticari kredi kartı" kullandırıldığı, kredinin 04/11/2021 tarihinde kat edildiği, hesap kat ihtarnamesinin 06/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, tanınan süre sonunda 10/11/2021 tarihinde davalı temerrütünün gerçekleştiği, ticari kredi kartı ile ilgili 24/08/2021 tarihli hesap kat ihtarnamesinin 31/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, tanınan 7 günlük süre sonunda temerrütün 08/09/2021 tarihinde gerçekleştiği, kredi sözleşmesinin 4.2 maddesinde, temerrüt faiz oranının ne şekilde hesaplanacağına dair hüküm bulunduğu, buna göre; cari akdi faiz oranının % 50 fazlasının % 42 oranına tekabül ettiği, ticari kredi kartı borcundan dolayı Merkez Bankasınca belirlenen faiz oranının uygulanmasının gerektiği gözetilerek düzenlenen denetime elverişli bankacı bilirkişinin hükme esas alınmaya yeterli görülen raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; " davanın kısmen kabulü ile Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1929 esas ( Ankara 1. Genel icra dairesinin 2023/55144) sayılı dosyasından başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin; 40.767,33 TL asıl alacak, 3.845,97 TL işlemiş faiz, 192.30 TL BSMV, 1.194,21 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 45.999,81 TL üzerinden devamına, Asıl alacağın 17.458,51 TLsine yıllık %27.36 oranında, 23.308,82 TLsine yıllık %42 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5i oranında BSMV uygulanmasına, 45.999,81 TLnin %20si olan 9.199,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda ticari kredi ve kredi kartından doğan asıl alacak 40.767,33-TL olarak hesaplanmış olup bu tutar talebin altında kalmakla alacağı tam karşılamadığından yeterli bulunan rapora gören 45.999,81-TL üzerinden hüküm kurulduğundan alacak likit olup haksız takibe itiraz eden davalılar aleyhine tazminat takdiri gerektiğinden istinaf başvurusunun kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1929 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından, davalı asıl borçlu aleyhine 42.263,56-TL asıl alacak ve ferileri ile birlikte toplam 47.496,04-TL alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı banka ile davalı borçlu ... arasında 10/06/2020 tarihli 50.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi tanzim edildiği, bu kapsamda davalı borçluya ticari kredi ( Küçük işletme can suyu kredisi) kullandırılarak ticari kredi kartı verildiği görülmüştür.
Mahkemece alınan 25/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı bankanın, davalı takip borçlusundan icra takip tarihi itibariyle 40.767,33-TL asıl alacak, 3.845,97-TL işlemiş faiz, 192,30-TL BSMV, 1.194,21-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 45.999,81-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden itibaren ticari kredi kartı asıl alacak tutarı olan 17.458,51-TL 'ye yıllık % 27, 36 faiz, ticari kredi asıl alacağı 23.308,82-TL ve ihtar masrafı 1.194,21-TL'ye yıllık % 42 faiz ve işleyecek faizlerin % 5 BSMV' sinin talep edebileceği hususları bildirilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmeleri nedeniyle talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı yanın istinaf itirazında alacağın eksik hesaplandığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 4.2. Maddesinde; " Müşteri... alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye TCMB'ye bildirilen en yüksek cari akti faiz oranının uygulanacağını kabul ve taahhüt eder. Müşteri temerrütün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından TCMB'ye bildirilen TL/YP en yüksek cari akti faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve tutarları ödeyeceğini kabul eder." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre temerrüt faizi, davacı bankaca temerrüt tarihinde davalı asıl borçluya kullandırılan kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının %50 ilavesi olabilecektir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı banka tarafından temerrüt faiz oranın yıllık %42 olduğunun, cari kredi azami faizinin ise yıllık %28 olduğunun, Yargıtay 19. HD'nin 13/01/2015 tarih ve E. 2014/14648 K. 2015/137 sayılı kararında “Alacağa uygulanacak akdi faiz oranı ve temerrüt faizi oranının davacı bankaca aynı tür kredilere uygulanan cari kredi faiz oranı (uygulanan faiz) dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranlarına göre hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.” içtihatına uygun şekilde hesaplandığının tespit ve ifade edildiği, ticari kredi kartı yönünden ise TCMB tarafından 2020/4 sayılı tebliğine göre kat tarihinde geçerli olan faiz oranının, yayımlanan ver'ilere göre kredi kartları için gecikme faiz oranının aylık %2,28, yıllık ise %27,36, akdi faizin ise aylık %1,98 yıllık ise %23,76 olduğu hususları tespit edilmiştir.
Davacı bankaca da bilirkişinin belirlediği orandan daha yüksek fiili faiz oranının uygulanması gerektiği iddia ve ispat edilemediğinden davacı bankanın, alacağının eksik hesaplandığı yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece, davacı banka ile davalı arasında 10/06/2020 tarihli 50.000,00 TL tutarlı kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davalıya "küçük işletme can suyu kredisi ve ticari kredi kartı" kullandırıldığı, kredinin 04/11/2021 tarihinde kat edildiği, hesap kat ihtarnamesinin 06/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, tanınan süre sonunda 10/11/2021 tarihinde davalı temerrütünün gerçekleştiği, ticari kredi kartı ile ilgili 24/08/2021 tarihli hesap kat ihtarnamesinin 31/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, tanınan 7 günlük süre sonunda temerrütün 08/09/2021 tarihinde gerçekleştiği, raporda tespit edilen ticari krediler yönünden cari akdi faiz oranının %50 fazlasının % 42 oranına tekabül ettiği, ticari kredi kartı borcundan dolayı Merkez Bankasınca belirlenen faiz oranının uygulanmasının gerektiği gözetilerek düzenlenen denetime elverişli bankacı bilirkişinin hükme esas alınmaya yeterli görülen raporu doğrultusunda, davacı bankanın, 40.767,33-TL asıl alacak, 3.845,97-TL işlemiş faiz, 192.30-TL BSMV, 1.194,21-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 45.999,81-TL alacaklı olup bu tutarlara yapılan itirazın haksız olduğu belirlenerek tespit edilen bu miktarlar üzerinden hüküm kurulmasında Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli 732,00-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.15/05/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -