T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1756 Esas 2026/651 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1756
KARAR NO : 2026/651
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 27/09/2023
NUMARASI : 2023/221 Esas 2023/581 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 28/03/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Ankara Ticari şubesi ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, borcun zamanında ödenmemesi üzerine Ankara 24. Noterliğinden ihtarname keşide edilerek kredi hesabının kat edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2021/13730 sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, borçlunun takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankaya takip dosyasında belirtilen alacak kalemleri gereğince hiçbir borcunun bulunmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, takibe konu alacağa istenilen faizin de fahiş oranda yüksek olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, müvekkiline gönderildiği belirtilen kat ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, usulsüz tebliğin söz konusu olduğunu, müvekkilinin takip tarihinde temerrüde düşmediğini, müvekkilinin borcunun olmadığını belirterek davanın reddine, kötüniyetli olarak takip başlatıldığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; bilirkişi raporundaki faiz oranına ilişkin belirlemenin sözleşme hükümleri ve dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, taksitli ticari kredi borcuna yönelik faiz hesabında geri ödeme planındaki orana göre BCH ve nakde dönüşen teminat mektupları yönünden (takipten önce) faiz oranının dava dosyasına sunulan faiz genelgesine göre belirlenenden daha düşük oranda uygulandığının belirtildiği, UYAP entegrasyon ekranından TCMB faiz oranının çıkartıldığı, burada belirtilen orana göre de uygulananın daha düşük olup, buna göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sözleşmede gayri nakit krediler yönünden depo hükmünün de bulunduğu, davalının borcunun kullandırılan krediler kapsamında davacı bankanın çek hamillerine ödediği çek asgari sorumluluk bedeli alacağından kaynaklı kısım yönünden 8.120,00 TL asıl alacak, 2.853,53 TL işlemiş faiz, 142,68 TL BSMV olmak üzere toplam 11.116,21 TL, nakde dönüşen teminat mektupları nedeniyle 170-7886869 ve 170-7886872 nolu kredi hesaplarından kaynaklı, 170-7909180 nolu taksitli ticari kredi borcundan kaynaklı, 170-7907218 nolu BCH borcundan kaynaklı kısımlar yönünden 2.543.117,11 TL Asıl alacak, 1.832.137,68 TL işlemiş faiz, 91.606,87 TL BSMV olmak üzere toplam 4.466.861,66 TL, 2 adet kredi kartından kaynaklanan alacak yönünden 47.890,82 TL asıl alacak, 280,96 TL işlemiş akdi faiz, 14,04 TL BSMV, 23.498,43 TL İşlemiş temerrüt faizi, 1.174,92 TL BSMV olmak üzere toplam 72.859,17 TL, 170-6294251 nolu KMH borcundan kaynaklı kısım yönünden 116.910,17 TL asıl alacak, 57.363,92 TL işlemiş faiz, 2.868,19 TL BSMV olmak üzere toplam 177.142,28 TL olduğu, gayri nakit alacaklar yönünden, iade edilmeyen 13 adet çek yaprağı sorumluluğundan kaynaklanan depo talebi yönünden 31.705,00 TL, meri teminat mektubundan kaynaklı depo talebi yönünden 500.000,00 TL olduğu,
Ancak talebe konu miktar toplam 5.200.000,00 TL olup, takip talebi kapsamında açılımı yapıldığında icra takip talebinde nakde dönüşen teminat mektupları nedeniyle, taksitli ticari kredi borcu nedeniyle, BCH borcu nedeniyle olan kısmın işlemiş faizi 1.954.365,80 TL'nin 1.708.713,19 TL olarak talep edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1.832.137,68 TL olarak belirlenmiş olup, bu kısımdan taleple bağlı kalınarak 1.708.713,19 TL işlemiş faiz ve bu miktarın %5 BSMV'si 85.435,66 TL olup, bu miktarlar da gözetilerek davacı bankanın nakit alacaklar için; çek hamillerine ödediği çek asgari sorumluluk bedeli alacağından kaynaklı kısım yönünden 8.120,00 TL asıl alacak, 2.853,53 TL işlemiş faiz, 142,68 TL BSMV olmak üzere toplam 11.116,21 TL, nakde dönüşen teminat mektupları nedeniyle 170-7886869 ve 170-7886872 nolu kredi hesaplarından kaynaklı, 170-7909180 nolu taksitli ticari kredi borcundan kaynaklı, 170-7907218 nolu BCH borcundan kaynaklı kısımlar yönünden 2.543.117,11 TL asıl alacak, 1.708.713,19 TL işlemiş faiz, 85.435,66 TL BSMV olmak üzere toplam 4.337.265,96 TL, 2 adet kredi kartından kaynaklanan alacak yönünden 47.890,82 TL asıl alacak, 280,96 TL işlemiş akdi faiz, 14,04 TL BSMV, 23.498,43 TL İşlemiş temerrüt faizi, 1.174,92 TL BSMV olmak üzere toplam 72.859,17 TL, 170-6294251 nolu KMH borcundan kaynaklı kısım yönünden 116.910,17 TL asıl alacak, 57.363,92 TL işlemiş faiz, 2.868,19 TL BSMV olmak üzere toplam 177.142,28 TL, gayri nakit alacaklar yönünden iade edilmeyen 13 adet çek yaprağı sorumluluğundan kaynaklanan depo talebi için 31.705,00 TL, meri teminat mektubundan kaynaklı depo talebi yönünden 500.000,00 TL olmak üzere toplam 531.705,00 TL ve nakit ve gayri nakit alacaklar toplamı 5.130.088,62 TL olup, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, nakit alacak likit olmakla hükmolunan nakit alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından kötü niyetle takibe geçildiği husus kanıtlanamadığından davalının reddedilen miktar üzerinden yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının red edilen kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda hükme dayanak olarak kabul edilen raporun neden kabul edildiğinin detaylı olarak açıklanmadığını, yerel mahkemenin gerekçelendirme hususunda yetersiz kaldığını,
Mahkemece "kısmen kabul" yönünde karar verilmiş olsa da, talepleri ile mahkemece hükmedilen tutarlar karşılaştırıldığında, taleplerinin tümü yönünden kabul kararı verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da dava bedelinin üzerinde hesaplamalara ulaşıldığı açıkça belirtilmiş, taleple bağlılık ilkesi gereğince talep ettiğimiz miktarlar üzerinden hüküm kurulmuş olmasına rağmen mahkemece gerekçeli kararda hangi hususların reddedildiği ve neden reddedildiğinin de belirtilmediğini, bu durumda mahkemece tam kabul kararı verilmesi gerekirken kısmen kabul yönünde hüküm kurularak davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dava konusu Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/13730 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 8.120,00 TL asıl alacak, 2.599.226,31 TL asıl alacak,47.890,82 TL asıl alacak,122.460,43 TL asıl alacak, 500.000,00 TL meri teminat mektubundan kaynaklanan,31.705,00 TL iade edilmeyen 13 adet çek yaprağı sorumluluğundan kaynaklanan alacak,2.853,53 TL işlemiş faiz,142,68 TL BSMV, 1.954.365,80 TL işlemiş faiz, 97.718,29 TL BSMV, 25.465,11 TL işlemiş faiz,1.075,54 TL BSMV,52.027,71 TL işlemiş faiz, 2.601,39 TL BSMV olmak üzere toplam 5.445.652,61 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, davalının süresi içerisinde ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı banka ile davalı şirket arasında 26/07/2017 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi tanzim edildiği görülmüştür.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmeleri nedeniyle talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı tarafça itirazın iptali talebiyle açılan davada 5.200.000,00 TL olarak belirtilerek bu miktar üzerinden itirazın iptalini talep ettiği ve yine 27/09/2023 tarihli celsede ''... biz dava açarken 5.200.000,00 TL üzerinden davamızı açtık, bunun icra takip değerine hasredilmesi noktasında toplam miktar 5.445.652,61 TL olup, takipte asıl alacakların işlemiş faizleri kaleminde 2.sıradaki 1.954.365,80 TL kısmı 1.708.713,19 TL olarak şimdilik kaydıyla talep ettik, fark miktarı da 245.652,61 TL'dir'' şeklinde beyanda bulunarak , faizleri kaleminde 2.sıradaki 1.954.365,80 TL kısma ilişkin 1.708.713,19 TL talepte bulunduğunu açıkça beyan etmiştir.
Yukarıda ve mahkeme gerekçesinde de izah edildiği üzere , davacı yanca BCH alacağı nedeniyle takipte 2.599.226,31 TL Asıl alacak, 1.954.365,80 TL İşlemiş faiz, 97.718,29 TL BSMV toplam 4.651.310,40 TL talep edilmesine rağmen, bilirkişi tarafından davacının takip tarihi itibariyle BCH alacağı nedeniyle davalıdan 2.543.117,11 TL Asıl alacak, 1.832.137,68 TL İşlemiş faiz, 91.606,87 TL BSMV toplam 4.466.861,66 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin takipteki '' 1.954.365,80 TL İşlemiş faiz'' e itirazın ''1.708.713,19 TL '' kısmı için itirazın iptali davası açtığı hususunun davacı vekili beyanları ile sabit olduğu izahtan varestedir.
6100 sayılı HMK'nın 26/1.maddesinde "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğundan talebi aşar şekilde hüküm kurulması yasaya aykırılık teşkil edecektir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı bankanın istinaf itirazları irdelendiğinde; davacı yanca takibin 5.200.000 TL 'lik kısmı için itirazın iptali davası açtığı , harçlandırılmayan bakiye takip alacağına yönelik HMK'nun 31 maddesi uyarınca mahkemece davacıya açıklama yaptırıldığı, mahkemece banka şubesinde yerinde inceleme yetkisi verilerek aldırılan bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle davacı bankanın alacağının denetime elverişli olarak belirlendiği, mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen tespitlerin hükme esas alınması gerekçesine kararında açıkça yer verildiği gibi , bilirkişi raporunda BCH alacağı yönünden tespit edilen faiz alacağı yönünden HMK 26 uyarınca davacının talebi ile bağlı kalınarak hüküm tesis ettiğini açıklaması, davanın kabul edilen kısmına yönelik kalem kalem ve ayrıca toplamı bildirilmek suretiyle kabul edilen alacağın açıkça , anlaşılır , denetime elverişli ve gerekçeli yazılı olduğu dikkate alındığında davacı bankanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -