T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1528 Esas 2026/640 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1528
KARAR NO : 2026/640
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 15/06/2023
NUMARASI : 2023/29 Esas 2023/465 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/01/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026
Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın, Ankara 23.İcra Dairesi'nin 2018/8169 Esas sayılı dosyasında hakkında takip başlattığını, takipten sonra borcu için teminat verilen ... parsel'de yer alan 16 nolu bağımsız bölümün maliki şirket tarafından, ipoteğin fekki için toplam 525.000,00 TL'nin şirket yetkilisince ödendiğini, buna rağmen davalı yanca ipoteğin fekkedilmeyerek tahsilatların dosyaya bildirilmediğini belirterek davalıya, davaya konu Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8169 Esas sayılı dosyası yönünden 525.000-TL borcu bulunmadığının tespitine, davalı kötü niyetli olduğundan %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; borçluların, bankadan kullandığı kredilerin zamanında ödenmemesi üzerine kredilerin kat edilerek haklarında yasal takip başlatıldığını, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Ankara 23.İcra Müdürlüğü’nün 2018/9909 Esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yine Ankara 23.İcra Müdürlüğü’nün 2018/8169 Esas sayılı dosyasından da kambiyo takiplerine mahsus yol ile borçlular aleyhine icra takipleri açıldığını, takip aşamasında, ipotekli taşınmaz maliki ile banka arasında protokol imzalandığını ve 525.000,00 TL + fekke ilişkin harç ve masraflar karşılığında taşınmaz üzerinde yer alan ipoteğin fekki hususunda mutabakat sağlandığını, ancak fekke ilişkin icra harç ve masrafları ödenmediği için tahsilatın o dönemde icra dairesine bildirilmediğini, davacının iş bu dava ile 525.000,00.-TL borçlu bulunmadığı yönündeki taleplerini kabul ettiklerini ancak davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek 525.000,00 TL borç yönünden sundukları kabul beyanlarının kabulüne, kötüniyet tazminatı yönünden ise davacı taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; HMK 308 madde hükmünde" Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kabul beyanı HMK'nın 309. maddesinde belirlenen şartlara uygun olup HMK'nın 311. maddesi uyarınca kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı, davalı bankanın yapılan ödemeyi icra dosyasına bildirmeyerek eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden kötüniyetli olduğu gerekçesiyle; "davanın kabulü ile Davacının davalı bankaya Ankara 23. İcra Dairesinin 2018/8169 takip sayılı dosyası yönünden 525.000,00.-TL borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile 525.000,00.-TL’nin % 20 oranında 105.000,00.-TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; ipotek fekki için tarafların anlaşması üzerine borçlunun 525,000,00 TL ödeme yaptığını, ancak ipotek fekki masraf ve harçlarını ödemediğini, bu nedenle ödeme tutarının takip dosyasına bildirilmediğini, kötüniyet tazminatı yasal koşullarının oluşmadığını, mahkemece kötüniyet tazminatı takdirinin ve vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan takipte takip borcuna yönelik yapılan ödeme tutarı ile sınırlı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan, davalı banka tarafından, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemiyle aleyhine giriştiği takipte borcuna mahsuben 525.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı halde sözkonusu tutarın alacaktan mahsup edilmeksizin takibe devam edildiğini ileri sürerek 525.000,00 TL tutarında borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacı yan takibin yalnızca ödenmiş olan 525.000,00.-TL tutarına yönelik olarak borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, dava tarihi itibariyle bakiye takip alacağı yönünden bir dava ve talepte bulunmamıştır.
Davalı yan ise, cevap dilekçesi ve 15/06/2023 tarihli beyanlarında; takip sırasında ipotekli taşınmaz maliki borçlu şirket ile banka arasında protokol imzalanarak 525.000,00 TL + fekke ilişkin harç ve masraflar karşılığında taşınmaz üzerinde yer alan ipoteğin kaldırılması hususunda mutabakat sağlandığını, ancak davacı yanın fekke ilişkin icra harç ve masraflarını ödemediğini, bu nedenle o dönem tahsilatın icra dairesine bildirilmediğini, iş bu dava ile 525.000,00 TL borçlu bulunmadığı yönündeki davacı talebini kabul ettiğini beyan etmiştir.
Taraflar arasında, takibe dayanak GKS ve teminat sözleşmesi kapsamında başlatılan Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8169 Esas sayılı kambiyo takibinde, yine davacı yan aleyhine aynı müdürlüğün 2018/9909 Esas sırasında başlatılan ipotekli takip nedeniyle alacaklı davalı banka ve borçlu ipotek sahibi davacı şirket arasında sağlanan ipoteğin kaldırılmasına yönelik anlaşma uyarınca davacı şirket tarafından, alacaklı bankaya haricen 525.000,00 TL yatırıldığı ve bu yatırılan tutarın davalı bankaca işbu davanın konusu olan Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8169 Esas sayılı dosyasına bildirilmediği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Esasen davalı yan, davayı cevap dilekçesi kapsamında açıkça kabul etmiştir.
Uyuşmazlık; ipotekli takipte ipotek borçlusu davacı şirketten haricen tahsil ettiği 525.000,00 TL' yi, aynı kredi alacağına ilişkin aynı borçlu taraf yönünden de başlattığı kambiyo takip dosyasına bildirmeyen bankanın, kötüniyetli olup olmadığına ilişkindir.
Davaya dayanak Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8169 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş, borçluların ... Madeni Ticaret Limited Şirketi, ... Madeni Yağ İmalatı Ltd. Şti, ..., ... Madeni Yağ Ltd. Şti olduğu, 1.490.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla 04/07/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davalı yanın, HMK'nın 309. maddesinde belirlenen şartlara uygun olarak davayı kabulü nedeniyle mahkemece, davanın kabulüne; davacının, davalı bankaya Ankara 23. İcra Dairesi'nin 2018/8169 takip sayılı dosyası yönünden 525.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki mahkemece aynı zamanda davalı bankanın, davacı tarafından yapılan ödemeyi icra dosyasına bildirmediği, işbu nedenle eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle kötüniyetli olduğunun kabulü ile davalı aleyhine % 20 oranında kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut dosya kapsamında toplanan delillerden; davacı yanın, 22/02/2019 tarihli talebi kapsamında icradan doğan harçlar ve masraflar haricen ödenmek kaydıyla davalı alacaklı bankaya ipoteğin kaldırılması yönünde talepte bulunduğu, davacı yanın, 525.000,00 TL ödeme talebinin, davalı alacaklı tarafından harçların ödenmesi şartıyla kabul edilerek 22/07/2019- 07/09/2019- 20/09/2019- 23/09/2019- 01/12/2029 tarihlerinde peyder pey haricen toplam 525.000,00 TL tutarın tahsil edildiği anlaşılmakta olup bu hususa ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak davacı yanın, maliki olduğu taşınmaz üzerine 05/09/2018 tarihli, 65180 yevmiye nolu işlemle konulan ipoteğin kaldırılması amacıyla taraflar arasındaki anlaşma uyarınca 525.000,00 TL ödediği tarafların kabulünde olmakla birlikte takibe ilişkin harçları anlaşma kapsamında davalı bankaya ödemediği, bu nedenle tapu kayıtlarında davalı bankaca terkin işleminin yapılmamış olduğu dosyada mevcut tapu kaydı kapsamından anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davacı yanca sunulan 22/02/2019 tarihli ipotek fekki talepli dilekçe kapsamında; icradan doğan harçlar da haricen ödenmek kaydıyla 525.000,00 TL ödeme karşılığında davacı şirkete ait taşınmaz üzerine konulan ipoteğin kaldırılması hususunda taraflar anlaşmış ise de davacı yanca 525.000,00 TL ödeme yapıldığı halde icra harçları ayrıca ödenmediğinden davalı bankaca tapudan ipotek şerhinin terkin edilmediği, davacı yanca ödemeye ilişkin bir iddia ve karşı savunma da bulunmadığından somut olayın özelliğine göre davalı yan icra takibinde kötüniyetli olarak kabul edilemeyeceğinden mahkemece kötüniyet tazminatına karar verilmesi isabetsiz olmuştur ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/9830 E., 2017/6069 K. Sayılı ilamı). Bu hususa ilişkin davalı yan istinaf itirazı yerinde bulunarak kabulü gerekmiştir.
Davalı yan, davayı cevap dilekçesi kapsamında kabul etmiş olduğundan mahkemece, kabul nedeniyle kabule karar verilen davada, kendisini vekille temsil ettiren davacı yan lehine AAÜT uyarınca uyuşmazlık konusu tutar üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilerek hesaplanan bu tutardan, davanın ön incelemeden önce kabulü nedeniyle 1/2 oranında indirim yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir husus tespit edilmemiştir. Hal böyle olunca davalı yanın bu hususa ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın, kabul nedeniyle kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte davalı yan aleyhine yasal koşulları bulunmadığı halde % 20 oranında kötüniyet tazminatı takdirinde isabet bulunmadığından; davalı tarafın, kötüniyet tazminatı takdirine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kötüniyet tazminatı yönünden kaldırılarak kötüniyet tazminat talebinin reddine ilişkin yeniden karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun kötüniyet tazminatı yönünden KABULÜNE, sair REDDİNE,
2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 tarih 2023/29 Esas 2023/465 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca kötüniyet tazminatı yönünden KALDIRILMASINA,
B)1- Davanın kabul nedeniyle KABULÜNE,
2-Davacının davalı bankaya Ankara 23. İcra Dairesinin 2018/8169 takip sayılı dosyası yönünden 525.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine,
3-Davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Alınması gereken 35.862,75-TL harçtan, davalı taraf davayı ön inceleme aşamasından önce kabul etmiş olmakla 492 sayılı yasanın 22. Maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak hesaplanan 11.954,25-TL harçtan peşin alınan 8.965,69-TL harcın mahsubu ile bakiyesi 2.988,56-TL harcın, davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 8.965,69-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
6-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri olarak 71,25-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, davanın ön inceleme aşamasından önce kabulü nedeniyle yürürlükte bulunan AAÜT ' nin 6, 13 madde hükümleri uyarınca takdiren davacı lehine hesaplanan vekalet ücretinin 1/2'si olan 37.875,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
C)1-Davalı tarafından yatırılan toplam 2.988,57-TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -