T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1204 Esas 2026/571 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1204
KARAR NO : 2026/571
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 31/03/2022
NUMARASI : 2018/944 Esas 2022/269 Karar
DAVA : İtirazın iptali (Şirket Ortağından Alacak İstemine İlişkin)
DAVA TARİHİ : 28/12/2018
KARAR TARİHİ : 07/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yaplan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14458 esas sayılı dosyası ile 368.178,77-TL alacak istemiyle başlattıkları icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, borçlunun haksız itirazlarının iptali gerektiğini, davacı şirketin resmi kayıtlarında davalı eski ortağından 108.000,00 TL alacaklı gözüktüğünü, banka kanalı ile alınarak geri ödenmediği tespit edilen borçlar olduğunu, davalının, 01/09/2014 tarihinde yapılmış olan kira sözleşmesi gereğince davacı şirkete ait çiftlikte kiracı olarak bulunduğu süre içerisinde kira borçları olup buna ilişkin de hiçbir ödeme yapılmadığını belirterek davalının itirazın iptaline takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; takibe konu 180.100,00 TL alacak kapsamında, kendisi tarafından ödenen işletmenin faaliyetlerini gerçekleştirdiği alanın alımı için yapılan ödeme bulunduğunu, tapu kayıtlarında sabit olan 195.000,00 TL'nin bu güne kadar kendisine ödenmediğini, ... A.Ş adına faturalanıp tarafından ödenen harcamaların davacı şirket adına tek taraflı olarak muhasebeleştirildiğini, ... plakalı şirket araçlarının 26.672,00 TL akar yakıt giderinin de tarafından karşılandığını, ancak geri ödenmediğini, davacı şirkete yapılan demir işçiliklerinin 40.000,00 TL'lik ödemesinin tarafından ödendiğini, ancak şirket tarafından geri ödeme yapılmadığını, kredi kartları ile şirket adına faturalanmış dökümü olan harcamaların geri ödenmediğini, taraflar arasında akdedildiği iddia edilen kira sözleşmesinin tamamen göstermelik yapıldığını, ... Gıda San A.Ş ve ... ile daha önceden devam eden tarafı olduğu üretim sözleşmelerinin gereği olarak akdedildiğini, amacın kira geliri sağlamak olmadığını, kira konusu çiftlikteki üretimlerden elde edilen toplam hasılatın davacı hesabına yatırıldığını, ortaklık sıfatının hileli olarak sona erdirildiğini, Haziran 2017 tarihine kadar her türlü işlemin davacı şirket talimatları ve bilgisi ile gerçekleşmiş olduğu halde haksız yere borçlu gösterildiğini, şirkete borcu olmadığını, aksine 108.531,81-TL alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; tüm dosya kapsamı ve deliller ile bilirkişi raporları kapsamına göre davanın kısmen kabulü gerektiği, davacı şirketin ortaklar cari hesabına göre davalıdan 180.100,00 TL alacaklı olduğunun yazılı olduğu, davalının ise, şahsi kredi kartları ile şirket lehine 18.554,70-TL akaryakıt alımı ile 17.153,81-TL sair harcama gerçekleştirdiğinin belgelerle sabit olduğu, kira sözleşmesinden kaynaklanan 168.337,98-TL kira alacağı hesaplandığı, davalının yaptığı harcamaların davacı yan alacaklarından mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü ile Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2018/14458 esas sayılı takibe davalı itirazının 144.391,49 TL asıl alacak, 17.872,90 TL işlemiş faiz, 100.800,00 TL asıl alacak, 12,477,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 275.541,50 TL üzerinden iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, %20 icra inkar tazminatı olan 49.038,29 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine " dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; Ankara CBS 2020/201864 soruşturma sayılı dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, bilirkişi kök ve ek raporunun eksik incelemeye dayalı olarak düzenlendiğini, hükme elverişli olmadığını, yeni bir rapor alınması gerektiğini, davacı şirket hesabına ... bankasından yaptığı 94.118,64-TL para aktarımının davacı şirket tarafından lehine kayıtlara işlenmediğini, sözü edilen kira sözleşmesinin 5 adet tavuk kümesine ilişkin olduğunu, sözleşme ile bunlardan 2 tanesinin tarafına, kalan 3 tanesinin yetiştiriciliğinin davacı şirkete bırakıldığını, 01/09/2014 tarihli kira sözleşmesinin böylece 01/05/2015 tarihli yeni sözleşme ile ortadan kalktığını, söz konusu kira sözleşmesinin göstermelik düzenlendiğini, bu nedenle davacı şirket tarafından kira alacağı tahakkuk ettirilmediğini, 2009-2016 yılları arasında ... şirketi ile tavuk üretimi yaptığını, ... ile olan üretim sözleşmelerinin dikkate alınmadığını, yine taşınmaz alamı için cebinden yaptığı 195.000,00 TL tutarlı nakit ödemenin geri verilmediğini, çiftlikte yapılan farklı işler için ... isimli kişiye 40.000,00 TL ödediği ve fatura bedelleri daha fazla olduğu halde geri ödenmediğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; ortaklar cari hesabında yazılı ödenmeyen alacak ile kira alacağının tahsili yönünde eski ortak aleyhine başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan, eski şirket ortağı olan davalıdan şirket kayıtlarında görülen alacaklar ile taraflar arasındaki kira sözleşmesi gereğince kira alacakları bulunduğu iddiasına dayalı başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptalini istemiş, davalı yan ise, davacı şirket adına kendisi tarafından yapılan ödemeler ve harcamalar bulunması nedeniyle borçlu değil alacaklı durumda olduğunu, kira sözleşmesinin göstermelik yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece; davacı şirketin ortaklar cari hesabına göre davalıdan 180.100,00 TL alacaklı olduğu, davalının ise, şahsi kredi kartları ile şirket lehine 18.554,70-TL akaryakıt alımı ile 17.153,81-TL sair harcama gerçekleştirdiğinin belgelerle sabit olduğu, kira sözleşmesinden kaynaklanan 168.337,98-TL kira alacağı hesaplandığı, davalının yaptığı harcamaların davacı yan alacaklarından mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle; yazılı olduğu üzere, davanın kısmen kabulü ile Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14458 esas sayılı takibine davalı itirazının 144.391,49-TL asıl alacak, 17.872,90-TL işlemiş faiz, 100.800,00 TL asıl alacak, 12,477,11-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 275.541,50-TL üzerinden iptaline, takibin devamına ve 49.038,29-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine yönelik karar verilmiştir.
Davaya dayanak takibe konu iki alacak kaleminden biri kira sözleşmesine dayanmakta ise de; davacı şirket ile eski ortağı davalı arasındaki uyuşmazlığın niteliği ve takibe konu edilen diğer alacak kalemi yönünden mahkeme görevli bulunduğundan ilamsız takibe konu alacak kalemleri bakımından takibin bölünmezliği ilkesi esas alınarak mahkemece yargılamaya devam edilmesine yönelik karar verilmesinde dava tarihi de gözetilerek bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece taraf delilleri toplanarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bilirkişi raporu almak suretiyle davalının şirkete ait hamiline yazılı senetlerinin hile ile elinden alındığına ilişkin şikayeti yönünden KYOK kararı verildiği anlaşılan 2017/103415 nolu soruşturma dosyası örneğinin UYAP sisteminden temin edildiği, ... Bankası, ... bankası cevabi yazılarının dosya kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14458 esas sayılı takip dosyasında; davacı ... A. Ş tarafından, borçlu ... hakkında 180.100,00 TL şirkete ait borç, 59.640,24-TL işlemiş faiz, 100.800,00 TL şirkete olan borç, 27.638,53-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 368.178,77-TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmuş olduğu, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ile tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlarda özetle; "davacı şirket 2014-2018/01.06. dönemi ticari defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, 2018/07-12 dönem yasal defterlerinin e defter beratlarının yasal sürelerinde oluşturulduğu, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalının bir dönem şirket ortağı olduğu, şirket nam ve hesabına bir takım ödemler yaptığının tarafların kabulünde olduğu, şirket merkezinde şirket defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, banka kayıtları da incelenerek davacı şirket kayıtlarında ortaklar cari hesabından dolayı davalıdan 180.100,00 TL alacaklı olduğu, davalının şahsi kredi kartı ile davacı şirket adına faturalandırıldığı harcamalardan dolayı davacı şirketten 17.153,81-TL, şahsi kredi kartları ile akaryakıt alımlarından dolayı davacı şirketten 18.554,70-TL olmak üzere toplam 35.708,51-TL alacaklı olduğu, bu tutarın davacı alacağından mahsup edilmesinin uygun olacağı davacı şirketin 01.09.2014 tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak alacak tutarının 168.337,98-TL olarak hesaplandığı, takip dosyasında 100.800,00 TL talep edildiği, davalı yan kira sözleşmesinin göstermelik olduğunu beyan etmiş ise de bu iddiasını tevsik edici bir kayıt sunmadığı, aksine dava dışı ....Tarım ... A.Ş ile davalının 12.02.2016 tarihli sözleşme ile kiralanan arazideki kendi işletmesinde faaliyet göstermek üzere fason broiler (etlik piliç) üretim sözleşmesi imzaladığının görüldüğü, 17.02.2016 tarihinde davalı adına işletme tescil belgesi düzenlendiği, 16.06.2017 tarihli işletme tescil belgesinin ise davacı adına düzenlendiğinin anlaşıldığı, davalının kira sözleşmesini imzaladığı 01.09.2014 tarihinden bahse konu işletmenin davacı uhdesine geçtiği 16.06.2017 tarihine kadar tahakkuk eden 34 buçuk aylık kira bedeli olarak ilk yıl için 4.000,00 TL+ KDV sonraki kira dönemlerinde ise sözleşmenin 7. maddesi uyarınca Ocak ayında açıklanan enflasyon oranında artış yapılmak suretiyle 168.337,98-TL kira alacağı hesaplandığı, Ankara 35. Noterliğinin 12.06.2017 tarihli ihtarnamesini davalı yana 17.07.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 10 günlük süre tanınmış olmakla davacının takip öncesi işlemiş faiz alacağının 30.350,00 TL olarak hesaplandığı" belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu hükme ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
Dosya kapsamında toplanan delillerden; davalının, davacı şirketin 2014 yılı itibariyle kurucu ortağı yönetim kurulu başkanı olduğu, 20/01/2015 tarihinde yönetim kurulundan ayrıldığı ve 2017 yılında ise, davacı şirkete ilişkin hisselerini, diğer ortağa olan borcuna karşılık devrederek ortalıktan ayrıldığı, ancak sonrasında hisselerinin hile ile elinden alındığı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/201864 soruşturma sayılı dosyasında şikayetçi olduğu, savcılık soruşturması kapsamında aldırılan bilirkişi raporu kapsamında işbu davanın davacısı olan şirkete ilişkin senetlerin, hamiline yazılı olduğunun ve davalı tarafından zilyetliğin devri yoluyla diğer ortağa verildiğinin tespit edilerek kamera kayıtları ile sair deliller değerlendirilerek soruşturma kapsamında KYOK kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin, dava tarihinde davalı ...'dan ortaklar cari hesabından kaynaklı 180.100,00 TL alacağı bulunduğu usulüne uygun tutulduğu tespit edilen davacı şirkete ait defter ve kayıtlar kapsamında tespit edilmiştir.
Davalı yanın savunmaları kapsamında ileri sürdüğü davacı şirkete ait araçlar yönünden şahsi kredi kartları ile yaptığı harcamalara ilişkin 18.554,70-TL tutarlı akaryakıt harcama bedeline ve 17.153,81-TL tutarlı sair harcama bedeline ilişkin delil sunduğu, sair iddialarına esas olmak üzere mahkemece verilen kesin süre içerisinde başkaca delil sunmadığı, banka hesap numaraları bildirmediği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında toplanan deliller, bilirkişi kök ve itirazlar üzerine alınan ek raporlar kapsamı gözetildiğinde; usulüne uygun tutulduğu tespit edilen davacı şirketin ticari defter kayıtlarında eski şirket ortağı olan davalıdan ortaklar cari hesabından dolayı 180.100,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacı şirket adına şahsi kredi kartları ile yapılan ve davacı şirket adına faturalandırılan harcamalardan dolayı 17.153,81-TL, davalının şahsi kredi kartları ile yapılan akaryakıt alımlarından dolayı 18.554,70-TL olmak üzere davalının davacıdan kanıtlanan toplam 35.708,51-TL alacağının bulunduğu, davalı alacağının mahsubu neticesinde davacının, ortaklar cari hesabından kaynaklanan ödenmeyen bakiye 144.391,49-TL alacağının varlığı ve miktarının kanıtlanmış olduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Fazlaya ilişkin davacı şirket lehine şahsi harcama iddialarını TMK' nın 6. maddesi kapsamında ispatlayamadığı anlaşılan davalının, bu hususa ilişkin istinaf itirazlarının bu nedenle reddi gerekmiştir.
Davalının, takipte talep edilen kira alacağına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan 01/09/2014 tarihli kira sözleşmesi kapsamında davalı tarafından kiralanan taşınmazdaki işletmesinde fason broiler (etlik piliç) üretim sözleşmesi imzalayarak faaliyette bulunduğu, davalı adına olan işletme tescil belgesinin davacı uhdesine geçtiği 16/06/2017 tarihine kadar tahakkuk eden kira bedeline ilişkin kira sözleşmesinin 7. maddesi nazara alınarak bilirkişi heyetince yapılan hesaplamada, 168.337,98-TL kira alacağı tespit edildiği, takipte davacı yanca talep edilen 100.800,00 TL kira alacağına ilişkin davacının iddiasının sübuta erdiği, davalı tarafından kira sözleşmesinin göstermelik olarak yapıldığı iddia edilmiş ise de gerek bu iddianın gerekse kira bedelinin ödendiğinin usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 100.800,00 TL asıl alacak ile işlemiş faizi 12.477,11-TL yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına ilişkin de karar verildiği anlaşılmakta ise de; davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda, davalı yandan, kira sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağın varlığına ilişkin kayıt bulunmadığı, bir başka ifadeyle davacının, kendisi yönünden bağlayıcı olan ticari defter ve kayıtlarında davalı ortak aleyhine ortaklar cari hesabında her hangi bir borç tahakkuk ettirmediği anlaşılmaktadır.
TMK 2. Maddesinde " Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükümlerine yer verilmiş olup kısaca " Dürüstlük İlkesi" ve "Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı" olarak da bilinen bu temel prensipler göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirmede; davalının, davacı şirketin 2014 yılı itibariyle kurucu ortağı yönetim kurulu başkanı olduğu, 20/01/2015 tarihinde yönetim kurulundan ayrıldığı ve 2017 yılında ise, davacı şirkete ilişkin hisselerini, diğer ortağa olan borcuna karşılık devrederek ortalıktan ayrıldığının dosya kapsamında sabit olmasına göre davalının yönetim kurulundan ayrıldığı 2015 yılı ve şirket ortaklığından hisselerini devrederek ayrıldığı 2017 yılı sonrası dahi davacı şirket ortaklar cari hesabında davalı adına tahakkuk ettirilmeyen kira alacağının, 2018 yılında icra takibine konu edilerek davalı ortaktan talep edilmesinin TMK 2. Maddesinde tarifi yapılan yasağa aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davacı yanın, takibe konu ettiği kira alacağına ilişkin 100.800,00 TL asıl alacak ile işlemiş faizi 12.477,11-TL yönünden mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, davalı yanın kira alacağına ilişkin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiş, bu talebe konu tutar yönünden talebine reddine ilişkin Dairemizce karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında kira alacakları yönünden yapılan talebe ilişkin kabulünde isabet görülmediğinden davalı tarafın bu hususa ilişkin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne sair itirazlarının ise reddine karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kira alacağı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE sair REDDİNE
2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2022 tarih 2018/944 Esas 2022/269 Karar sayılı kararının HMK' nın 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14458 sayılı takibine vaki davalı itirazının 144.391,49-TL asıl alacak, 17.872,90-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 162.264,39-TL üzerinden iptali ile 144.391,49-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi suretiyle takibin devamına,
4-Fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
5-Aleyhe hüküm verme yasağı gözetilerek asıl alacak olan 144.391,49-TL'nin %20'si oranıda hesaplanan 28.878,29-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Alınması gereken 11.084,28-TL harçtan peşin alınan 1.031,19-TL, ve tamamlama harcı 3.415,50-TL' ve 1.840,89-TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiyesi 4.796,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 1.031,19-TL peşin harç, 1.840,89-TL icra peşin harcı ve 3.415,50-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.323,48-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinafa gelenin sıfatına göre mahkeme karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 27.737,91-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 199,70-TL tebligat gideri, 79,10-TL müzekkere gideri ve 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.278,80-TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre 1.445,04-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
B)1-Davalı adli yardımlı olup tarafından yatırılan harç bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davalı tarafından istinaf aşamasında posta masrafı olarak yapılan 195,90- TL'nin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 109,56-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/05/2026
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-...
... ... ... ...