T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1014 Esas 2026/636 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1014
KARAR NO : 2026/636
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 29/03/2023
NUMARASI : 2023/59 Esas 2023/408 Karar
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 17/01/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacılar tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı şirket yönetim kurulunun aldığı 05/01/2023 tarih ve 2023/1 sayılı kararının batıl olduğunun tespitine, karşı taraf dinlenmeksizin ve ihtiyati tedbir duruşması açılmaksızın 27/01/2023 tarihinde yapılacak olağanüstü genel kurulun durdurulmasına, olağan genel kurul yapılma zamanı gelmişken olağanüstü genel kurul yapılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının butlanına, 27/01/2023 tarihinde yapılacak olağanüstü genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; hukuki mesnetten yoksun ve asılsız iddialardan ibaret davanın reddi gerektiğini, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenlerle davacının davasının hem usulden hem de esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafın, davalı şirketin 05/01/2023 tarihinde yaptığı yönetim kurulu sonucunda 2023/1 karar numarası ile aldığı yönetim kurulu kararının iptalini istediği, söz konusu kararda 27/01/2023 tarihinde davalı şirketin olağanüstü olarak toplanmasına karar verilerek gündemin belirlendiği, daha önce alınan ve sermaye artışını öngören iki genel kurul kararının mahkemece iptal edildiğini, ancak söz konusu yönetim kurulu kararının içeriğinden toplantının yapılmasında bir usulsüzlük olmadığı, buna ilişkin davacı tarafın da bir iddiasının olmadığı, kaldı ki belirtilen tarihte yapılan olağanüstü genel kurul kararlarına karşı mahkemeye dava açıldığı, alınan yönetim kurulu kararının TTK nın 391/1c fıkrasında belirtilen pay sahiplerinin haklarını ihlal edici veya bunların kullanımlarını kısıtlayıcı ya da güçleştirici nitelikte olduğuna dair dosyada bir delil olmadığı, salt sermaye artışının yapılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının bu sonuca ulaştırmayacağı gerekçesiyle; "davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirket yönetiminin 2005 yılından bu yana haksız kar dağıtmama ve sermaye artış kararlarıyla kendilerini mağdur ettiğini, bu genel kurulda alınan kararlara karşı açılan davada “sermaye artış kararı azınlığa zarar vereceği “ gerekçesiyle iptal edildiğini, aynı şekilde 2019 yılı genel kurulunda da sermayenin 13.800.000,00 TL den 17.500.000,00 TL ye çıkartılmasına karar verildiğini, yine kar payı ödenmediğini, buna karşı açılan davanın 2019/572 Esas ile birleştirildiğini, bu kez yönetimin, "sermaye artışı " tek gündemiyle 27 Ocak tarihinde Olağanüstü Genel Kurul yapılması kararı aldığını, TTK 391/1-a ve c’ye aykırı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti için açtıkları bu davada ön inceleme yapılan ilk celsede deliller toplanmadan ve davanın "kanıtlanamadığı" gerekçesiyle reddine karar verilmesinin çelişkili olup eksik inceleme ile karar verildiğini, hiç değilse 3 aylık süre beklendiğinde sermaye artış kararının Ticaret Sicil Müdürlüğünce reddedildiğinin ayrıca TTK 456 uyarınca sermaye artışına ilişkin Yönetim Kurulu ve Genel Kurul Kararlarının geçersiz hale geldiğinin görülerek davanın reddedilmeyeceğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, ... Anonim Şirketinin, 27/01/2023 tarihinde genel kurulunun toplanmasına ilişkin verilen 05/01/2023 tarihli yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı şirketin, 05/01/2023 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında alınan 2023/1 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla 27/01/2023 tarihinde, şirketin Olağanüstü Genel Kurulunun toplanmasına ilişkin karar alınarak gündemin belirlenmesi üzerine, davacı yanca, olağanüstü genel kurul toplanması kararı alınan 05/01/2023 tarihli Yönetim Kurulunun 2023/1 sayılı kararının batıl/ yok olduğunun tespiti ile 27/01/2023 tarihinde yapılaması kararlaştırılan genel kurulun yapılmasının tedbiren durdurulması ve iptali istemiyle elde ki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, sermaye artışına ilişkin alınan yönetim kurulu kararının, pay sahiplerinin haklarını kısıtlayıcı, güçleştirici nitelikte olmadığı, esasen 27/01/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda alınan sermaye artış kararının iptali istemiyle açılmış derdest bir davanın da bulunduğu gerekçesiyle, yazılı olduğu üzere davanın reddine ilişkin karar verildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında toplanan delillerden; dava konusu 05/01/2023 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında alınan 2023/1 sayılı Yönetim Kurulu kararına istinaden 27/01/2023 tarihinde yapılaması kararlaştırılan genel kurulun, yargılama sırasında yapılarak davacıların, söz konusu genel kurula katıldıkları ve sermayenin 17.500.000,00 TL' den 27.000.000,00 TL' ye çıkarılmasına ilişkin karara muhalefet şerhi koyarak sonrasında anılan genel kurul kararının iptali istemiyle Ankara Batı ATM' nin 2023/121Esas sırasında dava açtıkları, mahkemece yapılan yargılama sonunda; " iptali istenen sermaye arttırımına ilişkin kararın tescili için gerekli yasal süreden sonra başvurulması nedeniyle ticaret siciline tescil edilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle elde ki davanın konusunun kalmadığı, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulması gerektiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu, yargılama giderlerinin bu nedenle davalı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle; konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin karar verildiği, bu karara karşı davalı şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin, 2023/1604 E., 2025/1570 K. Sayılı ilamıyla davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin yukarıda yer verilen kararı kapsamında; davalı tarafın rüçhan haklarının önüne geçilmesi/ azınlık paylarının düşürülmesi gibi TMK'nın 2. Maddesinde düzenlenen hakkın kötüye kullanılmasına yönelik temel hukuk prensiplerine de aykırılık teşkil ettiği değerlendirilen ve 3,5 aylık kısa sürelerle alınan bu olağanüstü genel kurul kararlarının, Kanun koyucu tarafından tescil için belirlenen kesin sürelerde, dava konusu edilmesi nedeniyle tescil işlemlerinin gereklerinin de davalı şirketçe yerine getirilmemesi de dikkate alındığında; davacının, elde ki dava konusu olağanüstü genel kurul kararlarının iptalini istemekte dava tarihi itibariyle hukuki yararının bulunduğu, mahkemenin, dava tarihinde davacının, dava açmakta haklı bulunduğuna yönelik tespitiyle davalı tarafı yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutmasına yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Hal böyle olunca davacı yanca, olağanüstü genel kurul toplanması kararı alınan 05/01/2023 tarihli Yönetim Kurulunun 2023/1 sayılı kararının batıl/ yok olduğunun tespiti ile 27/01/2023 tarihinde yapılması kararlaştırılan genel kurulun yapılmasının tedbiren durdurulması ve iptali istemiyle açılan elde ki dava yönünden de iptali istenilen 27/01/2023 tarihli genel kurulun yapılarak alınan sermaye artış kararının yasal süresinde ticaret sicilinde tescil edilememiş olması da göz önünde bulundurularak davanın konusuz kaldığının, dava tarihinde davacının, iş bu davayı açmakta haklı bulunduğunun tespitiyle; davalı tarafın, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve Dairemizin 2023/1604 E., 2025/1570 K. sayılı ilamıyla konusuz kaldığı anlaşılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava açılmasına sebebiyet verdiği tespit edilen davalı tarafın, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla KABULÜNE,
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2023 tarih 2023/59 Esas 2023/408 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B)1-Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan davanın açılış gideri 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvuru harcı, 35,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 395,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine istinaf karar tarihindeki AAÜT uyarınca takdiren hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereği artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
C)1-Davacılar tarafından yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,
2-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 145,00 TL dosya gönderme masrafı, 20,00 TL posta gideri olmak üzere 657,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi