T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2022/344 (KABUL KALDIRMA )
KARAR NO: 2024/302
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: DR. ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/12/2021
ESAS-KARAR NO: 2021/371 E - 2021/1047 K
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 25/03/2024
YAZILDIĞI TARİH: 24/04/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2020/18532 E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı ...’un demir işi ile uğraşan firmaları olduğunu, müvekkilinin bu firmalardan demir satın aldığını, fazladan ödemesi olmasına rağmen demir teslim edilmediğini, ...’un işlerinin bozulması nedeniyle yeni bir firma kurduğunu ve alışverişe bu firma üzerinden devam edilmesinin teklif edildiğini, müvekkili tarafından da eski fazla ödemesi de gözetilerek dava dışı ...’un kurduğunu iddia ettiği davacı firma ile demir satımı konusunda anlaşmaya varıldığını, ancak teslim edilen her demir alımında eksik ödeme yapılması suretiyle eski cari hesabın kapatılması konusunda anlaşıldığını, müvekkili tarafından da bu kapsamda eksik ödemeler yapıldığını, sonradan ...’un boşandığı, ancak fiilen halen birlikte yaşadığı eski eşi adına davacı şirketi kurduğunu, ancak tüm iş ve işlemleri kendisinin yerine getirdiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ticari defter ve kayıtlarda dava konusu faturaların kayıtlı olduğu ve takipte talep edilen asıl alacak kadar davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından faturaların BS formu ile de bildirildiği, her ne kadar davalı yan ticari defter ve kayıtlarında dava konusu faturalar kayıtlı değil ve davalı tarafından faturalar BA formu ile de bildirilmemiş ise de davalı yanın cevap dilekçesindeki beyanları gözetildiğinde davacı yanca teslim olgusunun ispat edildiği, davalı yanın savunmalarını ise usulüne uygun delillerle ispat edemediği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Müvekkili ile dava dışı ...’un demir işi ile uğraşan firmaları olduğunu, müvekkilinin bu firmalardan demir satın aldığını, fazladan ödemesi olmasına rağmen demir teslim edilmediğini, ...’un işlerinin bozulması nedeniyle yeni bir firma kurduğunu ve alışverişe bu firma üzerinden devam edilmesinin teklif edildiğini, müvekkili tarafından da eski fazla ödemesi de gözetilerek dava dışı ...’un kurduğunu iddia ettiği davacı firma ile demir satımı konusunda anlaşmaya varıldığını, ancak teslim edilen her demir alımında eksik ödeme yapılması suretiyle eski cari hesabın kapatılması konusunda anlaşıldığını, müvekkili tarafından da bu kapsamda eksik ödemeler yapıldığını, sonradan ...’un boşandığı, ancak fiilen halen birlikte yaşadığı eski eşi adına davacı şirketi kurduğunu, ancak tüm iş ve işlemleri kendisinin yerine getirdiğinin öğrenildiğini, Mahkemece bu savunmalar üzerinde yeterince araştırma yapılmadığını, davacı şirketin yetkililerini gösterir kayıtların getirilmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca tanık dinletme yönündeki taleplerinin olumlu karşılanmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2020/18532 E. sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneği incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 69.152,00 TL asıl alacak, 703,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.855,36 TL alacağın tahsili talep edildiği, davalı yanın süresi içerisinde takibe itirazı üzerine iş bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden davacıya ait ticari defter ve kayıtlarda dava konusu faturaların kayıtlı olduğu ve takipte talep edilen asıl alacak kadar davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından faturaların BS formu ile de bildirildiği, davalı yan ticari defter ve kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olmadığı ve davalı tarafından faturalar BA formu ile de bildirilmediği anlaşılmıştır.
Davacı yan tarafından faturalara konu malların teslim edilmesine karşın bedelinin ödenmediğinden bahisle icra takibi yapıldığı ve itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmış olup, davalı yan tarafından ise ...’un eski cari hesap borcunun her teslim edilen demirin bedelinin eksik ödenmesi suretiyle kapatılması yönünde taraflar arasında sözlü mutabakatın bulunduğu, bu kapsamda borcun bulunmadığı savunması ileri sürülmüştür.
Mahkemece davalı yanın savunmaları dikkate alınarak davacı yanın mal teslimini gerçekleştirdiği ve davalı yanın savunmasının usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerektiğine yönelik tespitinin yerinde olduğu dosya kapsamı ile anlaşılmıştır.
TMK.'nun 6.maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamında davalı yanın cari hesap ile ilgili taraflar arasındaki iddia ettiği anlaşmayı yazılı delilerle kanıtlayamadığı görülmektedir. Ancak süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi incelendiğinde davalının aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; davalının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davalıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, davalının yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2021 tarih ve 2021/371 Esas, 2021/1047 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 25/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."