T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/514 - 2024/517
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2022/514 (ESASTAN RET)
KARAR NO: 2024/517
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/02/2022
ESAS-KARAR NO: 2020/421 E - 2022/87 K
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 26/04/2024
YAZILDIĞI TARİH: 21/05/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmeye istinaden davalı tarafından hukuka aykırı biçimde kesin teminat mektubu dayanak gösterilerek davacının sözleşmeye istinaden edimlerini yerine getirdiğini ve sözleşmede belirtilen süreler geçmiş olmasına rağmen dayanaksız biçimde davacıdan teminat mektubuna istinaden 25.000,00-TL tahsil edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13. maddesinde açık bir şekilde: "...İşletici şirketin vereceği desteğe karşılık kesin ve süresiz 20.000.00-TL bedelli teminat mektubunu şirkete verecektir. İş bu mektup sözleşmede yazılı edimlerin yerine getirilmemesi, alınan ürün bedellerinin ödenmemesi, bu ürün bedellerine karşılık verilen kambiyo evraklarının karşılıksız çıkması hallerinde herhangi bir ihtar ve ihbar keşidesine gerek olmadan nakde çevrilmek üzere bankaya ibraz edilir. Sözleşmenin imza edilmiş olması mektup tevdii edilmeden tek başına hüküm ve sonuç ifade etmez şirket işleticiye ödemeleri ancak mektubu alınca yapar." denildiğini, söz konusu sözleşmeye istinaden kesin teminat mektubunun nakde çevrileceği haller belirtildiğini fakat, davalı şirketin, tamamen kötü niyetli olarak söz konusu durumların hiçbirinin oluşmamasına rağmen teminat mektubunun vadesinin son gününün son saatlerinde söz konusu teminat mektubunu nakde çevirdiğini, davalı şirketin kötü niyetli tutumu, ticari hayat içerisinde ortaklaşa bir şekilde iş yapılan davacıya karşı söz konusu hususla da sınırlı olmadığını, ilgili sözleşmenin özel şartlar başlıklı 14. maddesinde açıkça belirtildiği üzere anlaşmanın 10.03.2013 - 10.03.2015 tarihleri arasını kapsadığını fakat, davalı şirketçe süresi geçmiş bir sözleşmeye dayanılarak haksız biçimde tahsilat işlemine girişildiğini, yine kesin teminat mektubunun metnine bakıldığında görüleceği üzere; "... Borçlu ... Temiz. Gida. Teks., Trzm. Reklam Org. San. Ve Tic, Ltd. Şti'nin sözleşme koşullarını yerine getirmemesi, borcunu vadesinde kısmen veya tamamen ödememesi halinde..." ifadeleriyle sözü edilen kesin teminat mektubunun hangi hallerde nakde çevrileceği düzenlenmiş olmasına rağmen davalı tarafça tamamen kötü niyetli ve ticari basirete aykırı biçimde ilgili kesin teminat mektubunun vadesinin son günü olan 02.05.2018 saat 16:28'de kesin teminat mektubun da nitelenen miktarın tamamı olan 25.000.00'TL nin davacı şirketin hesabından tahsil edildiğini ileri sürerek, davalı şirket tarafından kötü niyetli biçimde kesin teminat mektubunun sunulmasıyla tahsil edilen 25.000,00.-TL nin tahsil tarihi olan 02.05.2018'den bu yana işleyecek ticari faiziyle birlikte hesaplanıp alınarak davacı şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı şirket ile davacı şirket arasında 10.03.2013 başlangıç tarihli, ... adlı işletmede 2.000 litre kotalı ürün alımı konusunda sözleşmede yer alan şartlar dahilinde şarap vd. ürün tedariki sözleşmesi imzalandığını, anlaşma periyodu olarak 10.03.2014 tarihi sonunda 1000 litre almak zorunda olduğu belirtildiğini, sözleşme uyarınca 2.000 litre kota belirlenmesine tağmen sözleşme süresi uzatılıp bu süreçte sözleşme uyarınca verilen banka teminat mektuplarının da süresi uzatılmasına rağmen 5 yıl içinde davacı tarafından sadece 475 litre alım yapıldığını, davalı şirket ile davacı şirket arasında imzalanan 10.03.2013 başlangıç tarihli sözleşme ile toplam 2.000 litre kotalı üründen sözleşme süresi ve banka teminat mektubu süreleri uzatılmasına rağmen davacı şirket tarafından sadece 475 litre ürün alımı gerçekleştirildiğini, sözleşme uyarınca alımlar yapılmadığını, tüm bu durumların tarafların, davalı şirket ticari defter ve kayıtları incelendiğinde görüleceğini, davacı tarafından sözleşme kapsamında verilen banka teminat mektubu davacı şirket tarafından kötü niyetli olarak süresi uzatılmadığını, yapılan görüşmeler olumlu netice vermediğini ve davacı tarafın da bilgisi ile banka teminat mektubunun nakde çevrildiğini, Banka teminat mektubunun nakde çevrilmesinden önce banka teminat mektubunun oyalamak suretiyle teslim edilmediğini, kötü niyetli olarak davalı şirketten sözleşme uyarınca ürün alımı yapılmadığını, davalı şirket tarafından 20.000,00- 'TL. + KDV bütçe, sözleşme kapsamında davacının ... Bankası IBAN:TR ... hesabına ödendiğini, bu doğrultuda davacı tarafından 13.05.2013 tarih ve A-l 10364 Seri No ile 20.000 TL (KDV hariç) hizmet bedeli faturası kesildiğini, davacının sözleşmenin sona erdiğini bu nedenle bu sözleşme uyarınca banka teminat mektubunu nakde çeviremeyeceği şeklinde beyanda bulunmuşsa da, sözleşme sona erdi ise, davacı şirket hangi nedenle önceki tarihli süresi biten banka teminat mektuplarının süresini uzatmış veya yerine yeni banka teminat mektubunu verdiğini, ... Şubesi 02.05.2017 tarih 82210001487 numaralı 25.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubunda açıklama olarak; " Sözleşme koşullarını yerine getirmemesi, borcunu vadesinde kısmen veya tamamen ödememesi halinde borçlu firma hakkında hiçbir ihbara, itiraza, protesto keşidesine, borçlunun olurunu almaya, yargı kararı alınmasına gerek kalmaksızın..." şeklinde sözleşme koşullarından bahseden banka teminat mektubunu verdiği sorusu akla geldiğini, bu nedenle davacı şirketin sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle davalı şirketin uğradığı zararlar ile ilgili yasal yollara başvurma hakkının saklı olduğunu, şirket içi mail yazışmalarından, ticari defter kayıtlarının incelenmesinden ve kanıt listesinde yer alan kanıtların incelenmesi ve tanık beyanlarından davacı şirketin kötü niyetli olarak hareket ederek, dürüstlük kuralına ve TTK, ticari teamüller ve basiretli tacir hükümlerine aykırı davrandığının görüleceğini, davalı şirket aleyhine doğan ve doğabilecek herhangi bir zarar sonucu açacakları her türlü talep, dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddine, %20 den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, taraflar arasında kotalı ürün alımını düzenler sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 10/03/2013 başlangıç, 10/03/2015 bitiş tarihli olduğu, taraf defterlerini inceler bilirkişi raporuyla, defter kayıtlarına göre sözleşme süresi içerisinde davacının sözleşmede kararlaştırılan miktar kadar kotalı ürün almadığının da belirlendiği, ayrıca teminat mektubunun nakde dönüştüğü 02/05/2018 tarihi itibariyle davacı defterlerine göre 612,39 TL davalı defterlerine göre 1.181,38TL, davalı şirketin alacağı bulunduğu, ... Bankasının müzekkere cevabına göre 25.000,00TL tutarlı teminat mektubunun 02/05/2018 tarihinde nakde dönüştürülerek davalı hesabına aktarıldığı, sözleşme kapsamında davalı tarafın davacıya 20.000,00 TL + KDV tutarında destekte bulunması da gerektiği, taraflar arasında imzalanan yazılı sözleşme 2 yıl süreli olup sözleşme 10/03/2015 tarihinde sona erdiği, sözleşmenin sona ermesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği sözleşmenin sona ermesine rağmen davacının mal alışından belirli olduğu, süreli sözleşmenin sona ermesine rağmen mal alışının devam etmesi nedeniyle yazılı sözleşmenin aynı koşullarda gelecek dönemi de kapsayıp kapsamadığının tartışılması gerektiği, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmadığı, belirli koşulların oluşması, tarafların sözleşmenin süresi bitmesine rağmen feshetmemeleri halinde sözleşmenin aynı koşulda geçerli olduğu hususunda bir sözleşme hükmü bulunmadığı, bu nedenle süresi sona eren sözleşmenin tüm hükümleri ile sonraki dönem için de hüküm ifade etmeyeceğinin mahkemece kabul edildiği, sözleşmenin süresinin bitmesine rağmen mal alışının devam etmesi nedeniyle sonraki dönem içinde geçerli olduğunun kabulü halinde dahi, davacının yeterince kotalı ürün almamasına dayalı olarak teminat mektubunun nakde dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğinin de tartışılması gerektiği, sözleşmenin 14. maddesinde bu hususun düzenlenmiş olup kotalı ürün alımının tamamlanmaması halinde kalan kotanın cari liste fiyatı baz alınarak davalı tarafça fatura edilmesi gerektiği,14. madde hükmüne göre davalı taraf ancak kotalı ürünün eksik kalan kısmı üzerinden fatura düzenleyebileceği, alınan bilirkişi ek raporunda; sözleşmenin 14. maddesine göre herhangi bir fatura düzenlenmediği belirlendiğinden sözleşmenin ayakta olduğunun kabulü halinde dahi davalı tarafın, kotalı ürün alımındaki eksikliğe dayalı olarak teminat mektubunu nakde dönüştüremeyeceği sonucuna varıldığı, davalı tarafın, sözleşmenin 16/c maddesine göre, davacıya verdiği yatırım bedelinin karşılığı olarak teminat mektubunu nakde dönüştürüp dönüştüremeyeceği üzerinde de durulması gerektiği, sözleşmede yatırım bedelinin istenebileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, sözleşme süresi bitmesine rağmen, önceki taahhütlerinin ihlal edildiği öne sürülmeden, taahhüde aykırılıktan dolayı hakların saklı tutulduğu belirtilmeden taraflar arasındaki ticari ilişki devam etmiş olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/4359 Esas - 2019/1442 Karar sayılı 21/02/2019 tarihli ilamında da bahsedildiği üzere yatırım bedelinin teminat mektubundan tahsil edilmesi dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil edeceği, tartışılması gereken diğer bir hususun da davalı tarafın bakiye alacak miktarı için teminat mektubunu nakde dönüştürüp dönüştüremeyeceği olduğu, teminat mektubunun taraflar arasında sözleşmeden bağımsız bir taahhüt içerdiğinin anlaşıldığı, Esas itibariyle davalı tarafın bakiye alacağı miktarınca teminat mektubunu nakde dönüştürmesi mümkün ise de davalının cevap dilekçesinin 1. ve 2. paragraflarında, teminat mektubunun kotalı ürün alımının tamamlanmamasına dayalı olarak nakde dönüştürüldüğü savunması karşısında teminat mektubunun bakiye alacak için nakde dönüştürüldüğü kabul edilemeyeceğinden ve teminat mektubunun bu nedenle nakde dönüştürülmesi halinde sadece bakiye alacak miktarı kadar nakde dönüştürülmesi gerekeceğinden mahkemece teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi sebebiyle bağlı kalınarak davalının, teminat mektubunu nakde dönüştürmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 25.000,00 TL'nin 02/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; Sözleşmenin öncelikle 16. maddesi ve banka teminat mektubu içeriği dikkate alındığında; davacının sözleşme hükümlerine uygun miktarda alım yapmadığı gibi ödemelerini sözleşmede öngörülen sürelerde yapmayarak, sözleşmeye aykırı davrandığı bu nedenle banka teminat mektubunun süresinin de uzatılmaması nedeniyle nakde dönüştürülmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına rağmen dosya kapsamına aykırı ve birbiri ile çelişkiler içeren gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, sözleşme uyarınca 2.000 litre kota belirlenmesine rağmen sözleşme süresi uzatılıp bu süreçte sözleşme uyarınca verilen banka teminat mektuplarının da süresi uzatılmasına rağmen 5 yıl içinde davacı tarafından sadece 475 litre alım yapıldığı, bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde buna ilişkin tespit yapılmışsa da Yerel Mahkemece dikkate alınmadığı, davacı yanın sözleşme hükümlerine göre alması gerektiği miktarda kotalı ürün alımı yapmayarak ve yine alınan ürün bedellerini davalı yana sözleşmede belirlenen vade içerisinde ödemeyerek, sözleşmeye aykırı davrandığının aşikar olduğu, davanın reddi gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davaya konu teminat mektubunun haksız yere nakte çevrilip çevrilmediği, bedelinin iadesi gerekip gerekmediği hususu uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 16/d maddesi uyarınca destek için teminat mektubunun verilmiş olmasına ve sözleşmenin bitiminde kotaya uyulmaması hususunun ihtar edilmemesi nedeniyle destek için verilen teminatın talep edilemeyeceği gözetilerek, teminatın paraya çevrilme koşullarının oluşmamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu Genel Tebliği eki (1) sayılı tarifenin A-III-1-e uyarınca işin esası ile ilgili olduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 429,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.278,32 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 26/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
¸e-imza
Üye
¸e-imza
Üye
¸e-imza
Katip
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."