T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2022/848 (KABUL KALDIRMA)
KARAR NO: 2024/808
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: DR. ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/02/2022
ESAS-KARAR NO: 2018/815 E 2022/103 K
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 10/06/2024
YAZILDIĞI TARİH: 01/07/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili Tüketici Mahkemesine hitaben düzenlendiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtan dava dışı ...'in 2006 model olduğunu söylediği ... marka Bobcat iş makinesini 26.500,00 TL bedelle satın aldığını, müvekkilinin iş makinesine ruhsat ve plaka almak üzere başvuruda bulunduğunda görevlilerin faturayı istemeleri üzerine faturaya baktığında ... adına düzenlendiğini, firma yetkilisi olarak ... adının yazılı olduğunu, 2006 model ... Marka ... türü iş makinesi satış bedeli olarak 5.000,40 TL yazıldığını fark ettiğini, iş makinesinin üzerindeki motor ve şasi numaraları ve etiketlere baktığında ise imal yılının kazınmış olduğunu gördüğünü, bu işlerden anlar bir arkadaşına makineyi gösterdiğinde arkadaşının iş makinesinin 2006 model olmadığını, 1998 veya 1999 model olduğunu, iş makinesinin ... firmasının tasarımı ve imalatı olan orjinal bir makine olmadığını, araç üzerinde bulunan şase numaralarının da orjinal olmadığını söylemesi üzerine bu hususları öğrendiğini, müvekkilinin bu nedenlerle iş makinesine ruhsat ve plaka alamadığını ve hali hazırda makineyi kullanamadığını ileri sürerek iş makinesinin ayıplı olması nedeniyle ödemiş olduğu 26.500,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek faizi davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu makinenin davacıya 15/01/2016 tarihinde satıldığını, iş bu davanın ise 09/11/2017 tarihinde açıldığını, davacının bugüne dek davalı müvekkille hiçbir ayıp ihbarında bulunmadığından makineyi ayıpla birlikte kabul etmiş sayılacağını, davacının şikayeti üzerine müvekkili ... ve eşi dava dışı ... hakkında yapılan ceza soruşturmasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, soruşturma dosyasında yer alan bilirkişi raporu ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının gerekçesi incelendiğinde, davacının eldeki davadaki iddialarının maddi gerçeği yansıtmadığını ve samimi olmadığını, makinenin satış bedelinin davacının ileri sürdüğü gibi 26.500,00 TL olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Ankara 1. Tüketici Mahkemesinin 19/07/2018 Tarih, 2017/432 Esas, 2018/276 Karar sayılı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sunmuş olduğu fatura içeriğine göre dava konusu iş makinesini 15/01/2016 tarihinde satın aldığı, 12/02/2016 tarihinde Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/11 Değ. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunduğu, delil tespit raporunun davalıya tebliğ edilmediği, eldeki davanın açıldığı 19/11/2017 tarihine kadar dava konusu ayıp iddiasının davalıya ihbar edildiğini iddia ve ispat edilmediği, davacı tarafından süresi içinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hemen fark edilemeyecek nitelikte ayıp haline ilişkin değerlendirme yapılmadığını, işlem ticari satış olsa da müvekkilinin sıfatına dair değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin basiretli tacirin uyması gereken yükümlülükleri bilebilecek niteliğe haiz olmadığını, genel hükümlere göre değerlendirme yapılması gerektiğini, ağır kusur halinin de tartışılması gerektiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirerek delil tespit için dava açtığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının ayıplı iş makinası iddiası ile alacak talebinde bulunup bulunamayacağı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ayıp iddiası nedeniyle satım bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesinde ''Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır. Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30 uncu madde hükmü uygulanır. '' hükmü bulunmakta olup aynı Yasa'nın 30. maddesinde de ''Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır. '' hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda dava alacak istemine ilişkin olup nisbi harca tabidir. Dava, harç yatırılmaksızın tüketici mahkemesinde açılmış olup, daha sonra görevsizlik kararı verilerek asliye ticaret mahkemesine gönderilmiş, asliye ticaret mahkemesince yargılama yapılarak istinafa konu hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan yasal düzenlemeler gereğince davacı yanca talep edilen miktar dikkate alınarak eksik harcın tamamlattırılması için işlem yapılması, eksik harcın tamamlanmaması halinde HMK'nın 150.maddesi hükmü uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılması, bu maddede öngörülen süre içerisinde harcı yatırılmak suretiyle dava dosyasının yenilenmesi halinde davaya kaldığı yerden devam edilmesi, üç aylık süre içerisinde harç yatırılmak suretiyle dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken Tüketici Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından harç tamamlaması yoluna gidilmeden işbu istinafa konu kararın verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davacının istinaf itirazlarının esası incelenmeksizin HMK 353/1-a- maddesi uyarınca kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/815 Esas 2022/103 Karar sayılı 07/02/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA
2-HMK.'nin 353/1-a-4.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 10/06/2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."