T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/602 - 2024/803
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2022/602 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
KARAR NO: 2024/803 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2021
ESAS NO: 2021/36 E 2021/957 K
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 10/06/2024
YAZILDIĞI TARİH: 01/07/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten 20/10/2017 tarihinde 720 adet, 11.485,81 TL tutarlı, 19/12/2016 tarihinde 480 adet, 10.769,52 TL tutarlı antifriz satın aldığını, antifrizlerin asit oranı normalden çok daha fazla olduğundan antifrizlerin kullanıldığı radyatörlerde kaçaklara, silindir kapaklarında çürümelere, paslanmalara, oksitlenmelere, devir daim su pompalarında ve hortumlarında hasarlara neden olduğunu, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda antifriz dolayısıyla 15.903,76 TL, hasar gören motor ekipmanları nedeniyle 16.981,72 TL maddi zarar kaybı olacağının tespit edildiğini, 11/11/2019 tarihli ihtarname ile davalıdan zararın talep edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin antifrizlerin üreticisi olmayıp sadece pazarlamasını yaptığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, antifrizlerin 19/12/2016 ve 20/10/2017 tarihlerinde teslim edildiğini, davacının seçimlik haklarını teslim aldıktan sonra 2 yıl içinde kullanmadığını, TBK 231/1 hükmü gereğince süresi içerisinde açılmayan davanın zamanaşımına uğradığını, muayene yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, gıyapta alınan tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun usulüne uygun olmadığını, mallarda ayıp bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu malların davalı tarafından davacıya satıldığı, malların satıcı tarafından belirtilen ve ürün üzerinde belirtilen özellikleri taşımadığı, antifrizlerin kullanıldğı araçlarda meydana gelen korozyonun zamanla oluşabileceği, bu durumun gizli ayıp niteliğinde olduğu, ürünlerin belirtilen nitelikte olmadığının ancak kullanılan araçların arıza yapması neticesinde anlaşılabildiği, bu nedenle satılan ürün bedelleri ile araçlarda meydana gelen zararlardan davalının sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporunda ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, faturaya bağlı alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hatalı bilirkişi raporuna dayalı karar verildiğini, rapora yönelik itirazların dikkate alınmadığını, davanın 2 yıllık sürede açılmaması nedeniyle zamanaşımından reddi gerektiğini, tespit dosyasında alınan raporun geçersiz olduğunu, tespitin gıyapta yapıldığını, incelenen antifrizlerin müvekkilinden satın alınan ürünler olup olmadığının belli olmadığını, varsayıma dayalı zarar hesabı yapıldığını, malların ayıplı olmadığını, muayene ve ihbar sürelerine uyulmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davalı tarafından davacıya satılan malların ayıplı olup olmadığı, davanın süresinde açılıp açılmadığı, muayene ve ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2020/229 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 05/12/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine ihtarnameye dayalı olarak 33.786,48 TL asıl alacak, 202,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.989,20 TL alacağın tahsili için Trabzon İcra Müdürlüğünün 2019/36124 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacı alacaklının yetki itirazını kabul etmesi üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiği, yetkili icra müdürlüğü tarafından davalı borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf süresinde sunduğu cevap dilekçesinde davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğünden öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekir.
6098 sayılı Kanun’un 231 inci maddesine göre satıcının satılandaki ayıptan sorumluluğu satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Davalı tarafından davacı adına düzenlenen satış faturaları 19/12/2016 ve 20/10/2017 tarihli olup takip 05/12/2019 tarihinde, dava ise 19/01/2021 tarihinde açılmakla yasada öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçmiştir. Bu durumda mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esastan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/12/2021 tarih ve 2021/36 esas, 2021/957 karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
2-a)Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60TL harcın peşin alınan 580,31TL harçtan mahsubu ile bakiye 152,71TL harcın davacıya iadesine,
c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davalı tarafça istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 10/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."