T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/63 - 2023/1133
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2021/63 (KABUL KALDIRMA)
KARAR NO: 2023/1133
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/10/2020
ESAS-KARAR NO: 2018/236 E 2020/476 K
DAVACI:
VEKİLLERİ
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 21/09/2023
YAZILDIĞI TARİH: 17/10/2023
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili tarafından ihale edilen "..., Bağlı Bölge Müdürlükleri Ve Bölge Sorumluluk Hizmet Birimlerinde Kullanılmak Özere Çok Kapsamlı Otopark Ve Çevre Düzenleme Malzemesi Alım"işinin davalı şirket uhdesinde kalması üzerine 23.02.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, ... Belediye Başkanlığı'nın 15.02.2016 tarihli talimatı gereğince Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından adı geçen ihaleye ilişkin inceleme başlatıldığını, ihale kapsamında "bir milyon adet karaçam fidan alımı" işinde malların kabulü, sayısı ve muayene işlemi gibi birtakım denetimlerin eksik yapıldığını, mallarda sözleşmeye aykırılıkların bulunduğunu, teknik şartnamedeki kriterleri taşımadığını, davalı şirketin taahhüdünü yerine getirirken şartnamede belirtilen teknik kriterleri yerine getirmediğini, fidan miktarının eksik olduğunu, ayrıca mallarda gizli ayıp bulunduğunu, bu itibarla 1.000.000,00 adet kara çam alımı işinin ayıplı yapılması/teslim edilmesi sebebiyle ödenen KDV hariç 14.900.000,00 TL'nin şimdilik 100.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili şirketin ihale kapsamında tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı yana yapılan işler ile ilgili faturalar kesildiğini ve davacının herhangi bir itirazda bulunmaksızın tüm faturaların ödemesini gerçekleştirdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri uyarıca malların gerekli özellikleri taşımaması durumunda rapor düzenlenmesi ve tesliminden imtina edilmesi gerektiğini, ancak davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu raporda malın uygun niteliklere haiz olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin bir milyon adet karaçamı davacı kuruma teslim ettiğini, 15.05.2015 tarihli 2015000736 fiş sıra numaralı taşınır işlem fişinin davacı kurum tarafından da dava dilekçesi ekinde dava dosyasına sunulduğunu, Ankara Orman Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporu kabul etmemekle birlikte raporun hazırlanma tarihi dikkate alındığında davacı kurumun muhafaza yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı kurumun malların teslimi sırasında veya sonraki 8 gün içinde malların ayılı olduğuna dair herhangi bir şekilde bildirimde bulunmadığını, mallarda ayıp olduğu kabul edilse dahi uygun süre içinde ayıplı malı bildirmediğinden Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca malı ayıpları ile kabul ettiğini, davacının basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu ve bu yükümlülüğü de yerine getirmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında mal alımına dair 23/02/2015 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya 1.076.405 adet karaçam teslim edildiği, davacı idarece düzenlenen 15/05/2015 tarihli taşınır işlemi fişine göre 1.000.000 adet karaçam fidesinin girişinin yapıldığı ve ... Muayene ve Kabul Komisyonu raporuna göre 1.000.000 adet karaçamın istenilen niteliklere uygun olarak teslim alındığının komisyon başkanı ve üyeleri tarafından kayıt ve imza altına alındığı, alınan bilirkişi raporunda teslim edilen karaçamların 1 metrenin altında kozalaksız, saksısız olduğunun tespit edildiği, bu hususun davacı idare muayene ve kabul komisyonunca yapılacak fiziksel muayenede de çıplak gözle anlaşılabilir nitelikte olup açık ayıp niteliğinde olduğu, davacı tarafından süresi içerisinde davalıya yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığı, sözleşme kapsamında davalının malı temin ve teslim borcunun bulunduğu, davacı tarafından karaçam fidanı teslim alındıktan sonra muhafaza yükümlülüğünün ve ekimine ilişkin doğabilecek zararların davacı idarenin yükümlülüğünde olduğu, davacı idarenin kabul ve onaya yetkili komisyonu tarafından karaçam fidanlarının ihtirazi kayıt konulmadan teslim alınması ve süresinde yapılmış bir ayıp ihbarınında bulunmaması nedeniyle davacının ihale şartlarına uygun karaçam fidanı teslim edilmediğine dair iddiasının yerinde olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, müvekkili tarafından denetim sırasında alınan teftiş raporu ile Ankara Orman Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapor ile çelişkileri bulunduğu, müvekkilinin bünyesinde kabul tutanağı imzalayan kişilerin kabul yapmaya ehil olmadıkları, bu kişiler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu, haklarında adli ve idari soruşturmaların devam ettiği, mahkemece bu soruşturma dosyaları beklenmeksizin hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı, davalı yanca düzenlemeye esas faturanın vergi mevzuatına uygun olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlaruna itirazların karşılanmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların tam ve eksiksiz olarak teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından ihale edilen ve davalı uhdesinde kalan 23/02/2015 tarihli sözleşme kapsamında teslimi gerçekleşen karaçamların sözleşme eki şartnamede belirtilen sayı ve kriterleri taşımadığı iddiasına dayalı ödenen bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara C. Başsavcılığı'nın 2019/114692 soruşturma sayılı dosyasının UYAP üzerinden Dairemize gönderilen bir örneğinin incelenmesinden, davacı idarece düzenlenen 15/05/2015 tarihli taşınır işlemi fişine göre 1.000.000 adet karaçam fidesinin girişinin yapıldığı ve ... Muayene ve Kabul Komisyonu raporuna göre 1.000.000 adet karaçamın istenilen niteliklere uygun olarak teslim alındığının komisyon başkanı ve üyeleri tarafından kayıt ve imza altına alındığı, sözleşme konusu ağaçların sözleşmede belirlenen sayıda ve nitelikte teslim edilmediğine ilişkin davacı tarafından suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturmanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Ceza mahkemesinin olası bir mahkumiyet kararının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. Maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. Dolayısıyla ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. Bu nedenle yukarıdaki davalardaki maddi olgunun tespitine ilişkin Yargıtay kararının hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde ceza mahkemesi kararlarının beklenmesinde hukuki yarar bulunmaktadır.
Somut olay yönünden dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verilmesi halinde ya da maddi vakıanın tespitini içeren bir kararın hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek ceza soruşturmasının sonucu beklenip bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca kabulü ile yukarıda belirtilen ceza davasının sonucu bekletici mesele yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/236 Esas, 2020/476 Karar ve 20/10/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 21/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."