T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2022/378 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2024/751
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: DR. ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/07/2021
ESAS-KARAR NO: 2016/650 E - 2021/533 K
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 31/05/2024
YAZILDIĞI TARİH: 28/06/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin toptancı halinde komisyonculuk yapan davalıya ticari ilişki çerçevesinde sebze meyve tesliminde bulunduğunu, mal bedellerinin zamanında ödenmediğini, yapılmayan ödemelerin yapılmış gibi gösterildiğini, alacağının tahsili amacıyla Ankara Valiliği Hal Hakem Heyeti Başkanlığı'na başvuru yapıldığını, alacak miktarının 1.073,18TL olarak belirlendiğini, müvekkiline yapılan ödemelerin çekle, banka aracılığıyla, PTT havalesi ve elden yapıldığını, elden yapılan ödemeler için cari hesap defterine müvekkilinin imzasının alındığını, ancak cari hesap defterinde gösterilen bazı ödemelerdeki imzaların taklit imza olduğunu, müvekkilinin imzası olmadığını, hakem heyetince yapılan inceleme ve hesaplamada bu hususun göz ardı edildiğini, Hal Hakem Heyeti kararına itiraz ettikleri diğer hususun ise, müvekkilin yazılı veya sözlü talimatı olmaksızın ... adına ... Bankası vasıtasıyla yapılmış olan 30.000,00 TL ve ...'na PTT havalesi ile yapılan 16.040,00 TL ödemenin müvekkilinin davalıdan olan alacağından mahsup edildiğini, cari hesap defterine işlenen PTT adı altında kaydedilen toplam ödeme miktarının 568.545,00 TL olduğunu, oysa dosyada mevcut PTT dekontları toplamının 565.863,00 TL olduğunu, fark 2.682,00 TL'nin dekontunun mevcut olmadığını, müvekkili tarafından davalıya teslim edilen mallar için kesilen A 016091 - 016096 - 016100 - 016104 - 016108 -016112 - 016113 - 016114 seri numaralı sevk irsaliyeleri ile davalı tarafından kesilen A 211833 seri numaralı faturanın karşılığının ödendiğine dair davalının ticari defterlerinde kayıt bulunmadığını, hakem heyeti tarafından alacak tespitinin hatalı yapıldığını bu nedenle Ankara Valiliği Hal Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 16/06/2016 tarih 2016/37 dosya ve 2016/94 karar sayılı kararının kısmen iptaline, alacak tutarı 78.926,82 TL bedelin hakem heyetine başvuru tarihi olan 03/05/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03/05/2016 tarihli talep dilekçesinde talebini alacak olarak açıklamış, alacak davası açtıklarını zira eldeki davanın değerinin yasal sınır olan( Sebze ve Meyvelerin Ticareti'nin Düzenlenmesi Hakkında Kanun madde 10/5) 65.123,00 TL'nin( 2016 yılındaki yeniden değerlemeye göre belirlenen tutar) üzerinde olduğunu, bu nedenle hakem tarafından verilen kararın ancak delil olarak değerlendirilebileceğini, hakem tarafından karara bağlanan değerin 1.073,80 TL olduğunu, 80.000,00 TL olan alacak taleplerinden bu tutarın mahsup edilmesi neticesinde 78.926,82 TL’nin davalıdan tahsilini istediklerini belirtmiş, 23/06/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile davalıdan alınacak olan alacak miktarının tespitini, 78.926,82TL (şimdilik) bedelin Hakem Heyetine başvuru tarihi olan 03/05/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, ürün bedellerinin eksiksiz ödendiğini, davacının sözlü talimatı ile 16/09/2014 tarihinde ...'a ... Bankasından yapılan havale ile 30.000,00 TL, 19/09/2014 tarihinde ...'na PTT havalesi ile 16.040,00 TL ödendiğini, sözlü talimatların teyidi niteliğinde ödemelerin kaydedildiği hesabı cari defterine davacının imzasının alındığını, defterdeki imzaların tümünün davacıya ait olduğunu, taklit imza atıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafından müvekkiline teslim edilen mallar için kesilen A 016091 - 016096 - 016100 - 016104 - 016108-016112-016113-016114 seri numaralı sevk irsaliyeleri ile müvekkili tarafından kesilen A 211833 seri numaralı faturanın karşılığının ödendiğine dair müvekkilinin ticari defterlerinde kayıt bulunmadığının ileri sürüldüğünü, ancak sevk irsaliyelerinin deftere ayrı ayrı işlendiğini, ödemelerinin ise tek tek değil, birkaçının birleştirilerek ödendiğini, bu nedenle ödemelerin ayrı ayrı görünmediğini, müvekkilinin defterlerinin dekont ve faturalarla uyumlu olduğunu, müvekkilinin davacıya 1.073,18 TL borcu bulunmadığını, davacıdan 12.000,00 TL civarında alacağı bulunduğunu, güvene dayalı olarak davacının şoförüne veya oğluna zaman zaman ödenen paraların deftere kaydedildiğini fakat davacıya imzalatılmadığını, bu nedenle Hal Hakem Heyeti tarafından bu ödemelerin dikkate alınmadığını, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın alacak davasına dönüştürülmüş olması dikkate alındığında, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı ve malların davalı tarafa teslim edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın bedelin ödenip ödenmediği noktasında olduğu, ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu, davalı defterlerinde kayıtlı olan ve davacıya ait olduğu savunulan imzaların davacı tarafından inkar edilen 53 imza ile sınırlı olmak üzere davacı eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla son kez grafikoloji uzmanlarından oluşturulan 3 kişilik heyetten alınan 03/03/2021 tarihli rapor içeriğinin dosya kapsamına ve denetime elverişli olduğu, bu raporda yer alan belirlemeler ışığında SMM bilirkişiden alınan 03/05/2021 tarihli ek raporda davacı eli ürünü olduğu anlaşılan imzaların toplam tutarı, davacı eli ürünü olmayan imzaların toplam tutarından mahsup edilmek ve yine hal hakem heyeti tarafından karar bağlanan 1.073,18 TL'de bu tutardan mahsup edilmek suretiyle davacının alacaklı olduğu miktarın 41.165,33 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; imzaya ilişkin tüm raporların birbirinden farklı değerlendirmeler içermekte olduğunu, çelişkinin giderilmesi için ATK grafoloji heyetinden rapor alınması talebinin red edildiğini, davalı tarafça 3.kişilere yapılan ödemelerin müvekkilinin alacağından mahsup edildiğini, yine müvekkilinin onayı ve bilgisi olmadan müvekkilinin muhasebecisine yapılan 1.250,00 TL ödemenin mahsup edildiğini, A 016091-96-100-104-108-112-113-114 seri numaralı sevk irsaliyelire ve birçok sevk irsaliyesinin ve ayrıca davalı tarafından kesilen A 211833 seri numaralı faturanın karşılığı olan ücretlerin ödendiğine dair davalının defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığını, bu açıdan da alacağın tespiti ve bilirkişi tarafından bu hususta inceleme yapılmasını talep ettiklerini, davalı faturasının muhtelif ödemeler var olduğu gerekçesiyle değerlendirilmediğini, bu faturadaki miktarın alacağa eklenmesi yönündeki talep hakkında olumlu olumsuz karar verilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının ıslah dilekçesini süresinde vermemesi nedeniyle ıslahın yapılmamış sayılarak yargılama devam edilmesi gerekirken ıslaha göre karar verildiğini, davacının defterlerinde alacak kaydının bulunmadığının bilirkişi tarafından belirlendiğini, taraflar arasındaki ilişkinin klasik anlamda alım satım ilişkisi olmayıp 5957 sayılı kanun kapsamında komisyon ilişkisine dayanmakta olduğunu, komisyon ilişkisine vakıf bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davacının resmi defterlerinin dosyaya sunulmaması ve karşılaştırmalı inceleme yapılamaması nedeniyle tamamı eksik incelemeye dayalı raporlar arasındaki çelişkilerin giderilemediğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının dava dilekçesinde hakem kararının iptali ile alacak talebinde bulunmasına, davacının sonradan sadece alacak talebinde bulunmasının talep daraltılması mahiyetinde olup talep daraltılması için ıslah yapılmasına gerek olmamasına, imza inkarı üzerine alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderir nitelikte alınan heyet raporuna göre davacının ödeme miktarının belirlenmiş olmasına, davalı tarafından dava dışı ... ve ...'na yapılan ödemelerle ilgili davalı defterlerindeki imzaların davacıya ait olduğunun belirlenmesi nedeniyle alacaktan mahsup edilmesinin yerinde olmasına, davacının muhasabecisine yapılan ödemenin de yine alacaktan mahsup edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.812,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 703,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.109,00 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 31/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."