T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2022/896 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2024/1040
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: DR. ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/12/2021
ESAS-KARAR NO: 2020/223 E - 2021/803 K
DAVACI:
VEKİLLERİ:
DAVALI
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
YAZILDIĞI TARİH: 23/10/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davacının ihtiyacı olan Medikal ürünlerin temini konusunda anlaşılması üzerine siparişini yaptıkları ürünler için 15.125,00 Euro peşin ödeme yaptıklarını, İran Sağlık Bakanlığının davacının yurt dışından ürün alımı yetkisini iptal ettiği için ürünleri alamadıklarını, peşin ödedikleri miktarın iadesi isteklerinin ret edilmesi üzerine alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 2016 yılı içerisinde davacının kendilerine 30.250,05 Euro bedelli sipariş verdiğini, talep edilen ürünleri iç piyasadan temin ettiklerini, anlaşma uyarınca kendilerine 15.125,00 Euro ödeme yapıldıktan sonra davacının ithalat izinlerinin iptal edildiği gerekçesi ile ürünleri teslim almadığını, bu ürünlerin özellikli olup, müşterinin talebi üzerine piyasadan temin edildiğini, davacının izinleri tekrar verildikten sonra başkaca ürünler talep ettiğini, bu ürünleri de davacıya teslim ettikleri halde uyuşmazlığı konu siparişin ürünlerinin teslim alınmadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, ürünlerin teslim alınmamasından dolayı sorumlulukları olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; Tarafların delilleri hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı İran Sağlık Bakanlığının ithalat iznini iptali nedeniyle siparişe konu ürünleri teslim alamadığını, ithalat izni iptal edilen davacı 20/04/2016 tarihinde ikinci, 27/07/2016 tarihinde üçüncü ve 17/11/20117 tarihinde ise dördüncü siparişini verdiği, bu siparişlere konu ürünler davacıya teslim edilmiş, ithalat izni yeniden verilen davacının ilk önce uyuşmazlığa konu olup ön ödeme yaptığı siparişe konu ürünleri davalıdan teslim alması gerekir iken bundan kaçınmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacının haksız davranışı sonucu oluşan davalı zararının davacı tarafından giderilmesi gerektiği, iptal edilen bu sipariş nedeni ile davalının oluşan zararı var ise bunun belirlenip, davacı peşin ödemesinden düşülmesinden sonra var ise davacı fazla ödemesinin davalıdan tahsili gerektiği, bilirkişilerin asıl ve ek raporları doğrultusunda ; davacının davalıdan 15.125,00 Euro peşin ödeme ile talep ettiği ürünleri davalı iç piyasadan 17.864,52 Euro ödemek sureti ile temin ettiği, aynı ürünlerin davalı tarafından davacıya satış bedeli 30,250,05 Euro olup, siparişe konu ürünlerin davacı tarafından teslim alınması halinde bu ticari ilişki nedeni ile oluşacak davacı geliri ürünlerin davacıya satış bedeli ile aynı ürünlerin iç piyasadan temin bedeli arasındaki fark olan (30.250,05 Euro-17.864,52 Euro=12.385,53 Euro) 12.385,53 Euro olacağı, davalı bu siparişe konu ürünleri teslim almadığı için davalı davacı için 17.864,52 Euro ödeyerek iç piyasadan temin ettiği bu ürünleri üçüncü kişilere 15.893,99 Euro bedel ile sattığı için, davacının bu nedenle oluşan diğer zararının (17.864,52 Euro -15.893,99 Euro = 1.970,53 Euro ) 1.970, 53 Euro olduğu, bu hali ile davalının bu ticari ilişki nedeni ile oluşan toplam zararının ise 12.385,53 Euro gelir kaybı ile birlikte, iç piyasadan temin edilen ürünlerin temin fiyatının altında üçüncü kişilere satılmak zorunda kalınmasından kaynaklanan 1.970,53 Euro nun toplamı olan ( 12.385,53 Euro+1.970,53 Euro= 14.356,06 Euro ) 14.356,06 Euro olduğu, Davacı tarafından yapılan ödeme 15.125,00 Euro olup, davacıdan kaynaklanan nedenler ile ticari ilişki sonlandırılamadığı için, bu ticari ilişki nedeni ile oluşan ve 14.356,06 Euro olarak hesaplanan davalı zararının davacı ödemesinden mahsubu sonrası kalan ( 15.125,00 Euro-14.356,06 Euro= 768,94 Euro) 768,94 Euro fazla ödemenin davalıdan tahsili gerektiği, bu nedenle 768,94 Euro davacı alacağına yönelik davalı itirazının haklı nedene dayanmadığı için iptali gerektiği, davacı alacağı likit nitelikte olmayıp bilirkişi incelemesin sonucu belirlenmesi mümkün olduğu için davacının icra inkar tazminatı isteğinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5268 esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 768,94 Euro üzerinden iptaline,768,94 Euro davacı alacağına 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddesinde öngörülen(Euro cinsinden 1 yıl süreli mevduata kamu bankaları tarafından uygulanan faiz oranı) faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteğinin reddine,karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; müvekkilinin mal teslim almadığını mal bedelinin aynen iadesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı vekili; davacıya hiçbir şekilde borcu bulunmamakta olup; söz konusu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davanın reddi gerekirken kısmi kabulünün hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; mal teslimi için davalıya yapılan avans ödemesinin iadesinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacının siparişi üzerine davalının iç piyasadan temin edip fatura düzenlediği tıbbi malzemelerin davacı tarafından izin belgesinin iptali nedeniyle teslim alınamayan, davalıya avans olarak gönderilen paranın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının siparişi üzerine davalının piyasadan temin ettiği ürünler için 27/07/2016 tarihli ve 30.250,05 Euro bedelli faturayı düzenlediği, bu sipariş için davacının 15.125,00 Euro ön ödeme yaptığı, davacının ithalat izinlerinin geçici süre iptali nedeni ile bu ürünlerin davacıya tesliminin sağlanamadığı, daha sonra davacının ithalat izninin verilmesi sonrası davacının takip eden tarihlerde davalıdan yeni siparişleri olduğu, bu ürünlerin de davacıya teslim edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davacının ithalat izninin geçici olarak durdurulması nedeni ile avans ödemesinin siparişe konu malların ithalat izninin yenilenmesi üzerine sonradan avans bedelinin iadesinin talep edilip edilemeyeceği, davalının avansa konu siparişin talep edilmemesi sonucu oluşan zararının avans bedelinden mahsup edilip edilmeyeceği hususuna ilişkindir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının avans olarak ödediği bedelin davalının medikal mal temini nedeniyle oluşan zararının mahsubuyla belirlenen bedel üzerinden kısmen kabul kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı tarafın istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
II-)Davalının istinaf itirazlarının incelenmesine gelince:
Davacının alacaklı olduğu belirlenen tutar 768,94 Euro olup, takip talebinde gösterilen kur üzerinden (6.389, 20 TL) 4.912,76 TL olup mahkemece bu tutar kabul edilmekle karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı 5.880,00 TL'dir. Bu durumda; HMK'nin 341/2.maddesinde açıklanan 5.880,00TL'yi aşmayan kararın istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nin 352.maddesi gereğince davalının istinaf isteminin de miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2.maddesi gereğince başvurunun MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,
3-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 26/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."