T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/723 - 2025/1012
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2025/723 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2025/1012
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/05/2025 (Ara Karar)
ESAS-KARAR NO: 2025/409 E -
TALEP KONUSU: İhtiyati haciz
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
YAZILDIĞI TARİH: 08/10/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati haciz kararı talep eden davacı vekili; davalı tarafından bedeli ödenmeyen 4.000.000TL tutarındaki 28.08.2024 keşide ve 5834081 seri numaralı çekin davalı tarafından keşide edilerek müvekkiline verildiğini, davalının borcunu ödeyeceği yönündeki oyalamaları sonucu çeki yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edemediklerini, çek bedelinin tahsili için Ankara 4.Genel İcra Dairesinde 2025/16245 esas numarasıyla ilamsız icra takibi yaptıklarını, davalının icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, ardından ihtilafın çözümü ve itirazın iptali davası açmak için 2025/43185 esas numaralı dosya ile Ankara Arabuluculuk bürosuna başvurduklarını, ancak anlaşamadıklarını, çek bedelinin ödenmemesi nedeniyle Türk Ticaret Kanunu madde 732 gereği davalının sebepsiz zenginleştiğini, dava da ispat yükünün de ilgili madde gereği davalıda bulunduğunu, davalının, vadesi gelen çek bedelini ödemediğini, alacağın rehinle de teminat altına alınmadığını ve davalının tahsilatı geciktirmeye yönelik fiillerinin olduğunu, bu nedenlerle de alacağın tahsili bakımında dava konusu 4.000.000TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davacının da kabul ettiği üzere yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edilmeyen çekin kambiyo hukukuna ilişkin niteliklerini kaybettiğinin ve davacının alacağın varlığını dayandığı delillerle yaklaşık olarak ispatlayamadığı, talebin İİK madde 257 maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı gerekçesiyle ihtiyati haiz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden ihtiyati haciz talep eden davacı vekili;
İlk derece mahkemesi kararında, ihtiyati haciz kararının ön şartının kambiyo senedine dayanılmak olduğu şeklinde hüküm kurulduğunu, süresinde ibraz edilmeyen çeke dayanıldığı zaman yaklaşık ispatın gerçekleşmediği kabülünün hatalı olduğunu, TTK madde 732 gereği ispat yükünün davalıda olduğunu, bu nedenle de yaklaşık ispatın sağlanamadığının belirtilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin yaklaşık ispatı sağladığını bildirerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; somut olayda ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhitiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçlesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde " Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlenmiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacaklar yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2. Maddesi ise; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2– Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır. İİK'nun 258.maddesinin 1.fıkrası uyarınca "....Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur....." Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir(HMK madde 200) Ayrıca İİK'nın 264. Maddesine göre ihtiyati haczi tamamlayab-n merasim çerçevesinde, ihtiyati hacze konu her alacağın genel ilke olarak yargılamayı gerektirebileceği dikkate alınmalıdır.( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2014/12218E- 2014/18163K.)
Alacaklı tarafından çekin süresinde ibraz edilmemesinin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığı, yaklaşık ispat koşullarının bulunduğu ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekle ilgili kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ve tarflar arasında temel ilişki varsa alacaklı bu çeke yazılı delil başlangıcı oalrak dayanabilir ve alacağınıher türlü delille kanıtlayabilir. Temel ilişki bulunmaması halinde ise sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanarak keşideci hakkında alacak talebinde bulunması mümkündür.
Somut olayda; çekin süresinde bankaya ibraz edlmediği anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından dosyaya yaklaşık ispat koşulları yönünden başkaca bir delil ibraz edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kapsamı ile sınırlı olmak üzere dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun, isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmeyerek, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."