T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2025/308 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2025/1174
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: DR. ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/11/2024
ESAS-KARAR NO: 2023/510 E - 2024/780 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 17/10/2025
YAZILDIĞI TARİH: 03/11/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı – karşı davalı vekili; taraflar arasında 10.06.2016 tarihli satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre delici makine, kompresör ve DTH tabanca karşılığında müvekkil tarafından davalı şirkete 120.000.00TL ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, 19.000,00 TL değerinde banka aracılığıyla kaparo ödemesi gerçekleştirdiğini, sözleşmenin imzalandığı tarihte 50.000,00 TL elden ödeme yapıldığını ayrıca 120.000.00TL değerinde 4 adet vadeli senet düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, bu senetlerin davalı şirket tarafından takibe konduğunu ve takibe konulan 10.06.2016 tanzim tarihli 15.07.2016 vade tarihli 40.000,00TL bedelli senet için de 30.000,00TL’nin elden ödendiğini, bu senetten kalan 10.000,00TL değerindeki ödemenin de 08.08.2016 tarihinde banka kanalıyla yapıldığını, 03.10.2016 tarihinde davaya konu takip dayanağı 10.06.2016 tanzim tarihli 15.08.2016 vade tarihli 40.000.00 TL değerindeki senet için 03.10.2016 tarihinde 7.500,00 TL ödeme yaptığını, davalı tarafça borç ödenmeden teslimat yapılmayacağını ve senetlerin iade edilmeyeceğinin bildirildiğini, halbuki taraflar arasında parça parça ödemelerde makine teslimlerinin yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkil tarafından davalı şirkete 13.500,00 TL tutarında borç kalmışken en azından bir makinenin gönderilmesi, işlerin aksadığı yönünde bilgi verildiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından kompresör makinesinin teslim edildiğini ancak makinenin arızalı çıktığını, ayıplı makinenin tamiri için makinenin davalıya teslim edilmek üzere nakliyeye verildiğini, müvekkil tarafından da kalan 13.500,00 TL tutarındaki ödemenin ayıplı makinenin tamir edilmesi ve makinelerden birinin daha tesliminin yapılmaması halinde ödemenin yapılmayacağını bildirerek ödemezlik definde bulunduğunu, bunun üzerine davalı şirket tarafından teminat senedi niteliğindeki senetlerin haksız olarak takibe konduğunu, davalının ayıplı mal göndermesi ve bedeli ödenen malların teslim edilmemesi üzerine müvekkilinin kalan ödemeyi yapmadığını, bu nedenle teminat senedinin takibe konulmasının haksız olduğunu ve senedin takip koşullarının oluşmadığı, müvekkilinin sözleşmeyi feshetme ve sebepsiz zenginleşmeyle davalının elde ettiği edimlerin iadesi ile uğradığı zararını talep etme hakkı saklı kalmak kaydı ile Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20795 esas sayılı dosyası ile takibe konu senetler bakımından borçlu olmadığının tespitine, %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve 10.06.2016 tanzim tarihli 15.07.2016 vadeli 40.000,00 TL bedelli, 10.06.2016 tazim tarihli 15.07.2016 vadeli 20.000,00 TL bedelli, 10.06.2016 tanzim tarihli 15.08.2016 vadeli 40.000,00 TL bedelli, 10.06.2016 tanzim tarihli 15.08.2016 vadeli 20.000,00 TL bedelli senetlerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; taraflar arasında 10.06.2016 tarihinde imzalanan Satış Sözleşmesi ile müvekkil şirket tarafından davacı-karşı davalıya 120.000,00 TL bedelli delici makine, kompresör ve DHT tabanca satıldığını, sözleşmenin götürü usulüyle düzenlenmediğini ve KDV’nin ayrıca tahsil edileceğinin açıkça yazıldığını, tarih ve niteliği belirtilen sözleşmeden doğan KDV’nin müvekkil şirket tarafından fatura edilerek ödenmekle davacı-karşı davalı ... Biberin işbu borcu ifa yükümlülüğü altına girdiğinin açık olduğunu, fakat davacı-karşı davalının işbu yükümlülüğünü yerine getirmediği için 21.600,00 TL alacağın avans faiziyle tahsili %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili – karşı davacı; taraflar arasında 10.06.2016tarihinde Satış Sözleşmesi düzenlenmiş olup nitelikleri yazılı delici makine, kompresör ve DHT tabancanın KDV hariç toplam 120.000,00TL bedelle alıcıya satıldığını, davacı tarafından dava dilekçesinde sözleşmeye konu senetlerin teminat senedi olduğunu belirttiğini ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin açık olup belirtilen senetlerin teminat senedi değil ödeme aracı olduğunu, kaldı ki senetlerin sözleşme tarihi itibariyle tanzim ve teslim edildiğini, bu sebeple davacının teminat senedi iddiasının hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir satış sözleşmesi olduğunu ve bu tür sözleşmeler gereği tarafların borçları ve sözleşmenin ne zaman sona ereceğinin kanunda belirli olduğunu, yine, dava dilekçesinde ayıplı mal iddiasıyla sözleşmeye konu kompresörün iade edildiğinin belirtildiğini ve sözleşme kapsamında kompresör ile birlikte delici makine ve DHT tabanca satışı yapılarak yalnız kompresörün iadesinin sözleşmeden dönme hakkı tanımayacağı, ayrıca kompresörün hangi hal ve vaziyette iade edildiği ve iade tarihindeki değeri davacı tarafından ve tüm masrafları kendinde olmak üzere kesin delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davacının sözleşme tarihinden önce 19.000,00 TL kaparo ödemesi yaptığı iddiada bu ödemenin müvekkil şirket ile dava dışı ... arasında yapılan ve tamamen dava dışı ticaret neticesinde kesilen 21.07.2016 tarihli 24.780,00TL bedelli faturaya dayalı işlemin ön ödemesi olduğunun dilekçe ekinde sunulan faturada dava dışı ...'in teslim alındığına dair imzasının bulunduğunu, müvekkili şirketin banka hesabına ödemenin ... tarafından yapıldığını, bu sebeple iddia edilen ödemenin menfi tespit davasına konu olduğu ve 10.06.2016 tarihli sözleşme için yapıldığı iddiasının doğru olmadığını sözleşme bedelinin kdv hariç 120.000 TL olduğu dikkate alındığında müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı karşı davalı vekili; davalı karşı davacının dava dilekçesinde faturanın KDV tutarının şimdilik 1.000,00 TL’sinin müvekkilden tahsilini talep ettiğini, VUK. 231. madde gereğince faturanın mal teslimiyle birlikte düzenleneceğini ve mal teslimi gerçekleşmediğini, düzenlenen faturanın geçersiz sayılacağını, geçersiz faturanın da KDV tutarından bahsedilmesinin mümkün olmayacağını, bahsi geçen faturanın müvekkiline teslim edilmediğini bildirerek karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; Dairemizin 2023/487 esas, 2023/923 karar 16/06/2023 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda: Bilirkişi raporu ile taraf vekillerinin beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf dava dilekçesinde, 120.000,00 TL bedelli sözleşme kapsamında davalıya banka kanalıyla 19.000,00 TL ve elden 50.000,00 TL olmak üzere toplam 69.000,00 TL ödeme yapıldığını, 120.000,00 TL değerinde 4 adet vadeli senedin düzenlenerek teslim edildiğini, takibe konulan 10.06.2016 tanzim/15.07.2016 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli senet için 30.000,00 TL’nin elden ve kalan 10.000,00 TL’nin de 08.08.2016 tarihinde banka kanalıyla ödendiğini, takibe konulan 10.06.2016 tanzim/15.08.2016 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli senet için 03.10.2016 tarihinde 7.500,00 TL ödendiğini, böylece davalıya toplam (69.000,00 + 30.000,00 + 10.000,00 + 7.500,00) 116.500,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, davalı şirkete bakiye (120.000,00 – 116.500,00) = 13.500,00 TL tutarında borç kalmışken, sözleşme konusu malların teslim edilmediğini ve teslim edilen kompresör makinesinin de arızalı çıkması üzerine davalıya iade edildiğini ileri sürerek, toplam 80.000,00 TL bedelli iki adet senede dayanarak başlatılan takipte talep edilen 54.126,36 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olduğu, taraflar arasında imzalanan 10.06.2016 tarihli satış sözleşmesinde nitelikleri belirtilen delici makine, kompresör ve DTH tabancanın satış bedelinin 120.000,00 TL olduğu, bu bedelin alıcı tarafından keşide edilen 15.07.2016 tarihli 40.000,00 TL (takip konusu), 15.07.2016 tarihli 20.000,00 TL, 15.08.2016 tarihli 40.000,00 TL (takip konusu) ve 15.08.2016 tarihli 20.000,00 TL bedelli senetlerle ödendiği, satışa konu olan malların KDV’li faturasının son senet ödemesi yapıldıktan sonra hazırlanacağı ve KDV’sinin ayrıca tahsil edileceği hükümlerinin açıkça belirtildiği, davalı satıcı şirket tarafından davacı alıcı ... adına 01.11.2016 tarih/37967 nolu (120.000,00 TL + KDV) = 141.600,00 TL bedelli, dava dışı ... adına 21.07.2016 tarih/37945 nolu (21.00,00 TL + KDV) = 24.780,00 TL bedelli olmak üzere toplam 166.380,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiği, davacı adına ve Trabzon adresine düzenlenen faturanın içeriği incelendiğinde; dava dilekçesinde belirtilen hidrolik delici, kompresör ve DTH tabanca olup, bedelinin (120.000,00 TL + 21.600,00 TL KDV) 141.600,00 TL olduğu, dava dışı ... adına ve İstanbul adresine düzenlenen faturanın içeriğinin ise net okunamamakla birlikte dava konusu makinelerle ilgisi olmadığının anlaşıldığı, dava dilekçesinde toplam 116.500,00 TL’lik ödeme yapıldığı iddia edilmiş olup, davalı tarafın bu yönde bir itirazı da olmadığı gözetilerek, davacı tarafça yapılan ödemeler toplamının 116.500,00 TL olduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafın toplam ödeme tutarına itiraz etmemekle birlikte yapılan ödemelerin sebebine itirazı bulunmakta ve “sözleşme tarihinden önce yapılan 19.000,00 TL’lik ödemenin dava dışı ticaret neticesinde dava dışı ... adına düzenlenen 21.07.2016 tarihli 37945 nolu 24.780,00 TL bedelli faturaya dayalı işlemin ön ödemesi olduğunu ve 10.06.2016 tarihli sözleşme için yapıldığı iddiasının gerçekle bağdaşmadığını” savunduğu, bu durumda davalının delil niteliği haiz kendi ticari defter kayıtları gözetildiğinde; davacı ile oğlu adına düzenlenen faturaların tek hesapta izlendiği, davacı ... ile oğlu ... adına düzenlenen toplam (141.600,00 + 24.780,00) = 166.380,00 TL bedelli 2 adet fatura ile ...’den yapılan 141.600,00 TL’lik tahsilatın mahsubuyla 31.12.2016 dönem sonunda davalının bakiye (166.380,00 – 141.600,00) = 24.780,00 TL alacak kaydının varlığı görülmüş olmakla, davalının kendi defterinde davacı adına düzenlenen (KDV dahil) 141.600,00 TL’lik fatura bedeli tahsil edilmiş olup, 24.780,00 TL bakiye alacağın dava dışı ... adına düzenlenen faturadan kaynaklandığından ve davacı adına düzenlenen faturadan kaynaklanan davalının alacak bakiyesi bulunmadığı, davalı vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde görülmediği, sözleşmeye konu makinelerden kompresörün davacıya teslim edilmiş olmasına rağmen ayıplı olduğu 06.04.2016 tarihinde davalıya iade edildiği, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmeye konu malların davacıya teslim edilmediği, davacı tarafça davalıya toplam 116.500,00 TL ödeme yapıldığı, davalının delil niteliği haiz kendi ticari defterlerinde davacı adına düzenlenen (KDV dahil) 141.600,00 TL’lik fatura bedelinin tahsil edilmiş olup davacıdan bakiye alacak kaydının bulunmadığı (bakiye 24.780,00 TL’lik alacak kaydının ise dava dışı ... adına düzenlenen faturadan kaynaklandığı) gözetildiğinde; taraflar arasındaki satış sözleşmesi uyarınca düzenlenen senet bedellerine karşılık davacı alıcı tarafından KDV dahil 141.600,00 TL tutarında ödemenin yapıldığı, ancak sözleşme konusu mallardan kompresörün davacıya teslim edildiği, ancak ayıplı çıkması üzerine davalıya iade edilmekle sözleşme konusu malların davacıya teslim edilmediği, teslim hususunun davalı tarafça yazılı delillerle kanıtlanamadığı, bu durumda takibe konu senetlerden dolayı davacının takip konusu toplam tutar olan 54.148,36 TL borçlu olmadığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşılmakla; asıl dava yönünden takip konusu bonolardan dolayı davacının takip konusu yapılan toplam tutar olan 54.148,36 TL borçlu olmadığı, dava konusu senetlerin davacıya teslimine ilişkin talep ile davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin fer'i nitelikteki taleplerinin reddine, karşı dava yönünden ise teslim edilmeyen makinelere ilişkin düzenlenen faturadan dolayı davalı-karşı davacının 21.600,00 TL KDV alacağının tahsiline ilişkin talebinin yerinde olmadığı gibi davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalı adına düzenlenen KDV dahil 141.600,00 TL tutarında tahsilatın yapılmış olması nedeniyle de, davalı şirketin 21.600,00 TL KDV alacağının tahsili talebine ilişkin karşı davasının yerinde görülmediği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı- karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvuurlmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı – Karşı davacı vekili asıl dava yönünden; müvekkilinin sözleşme kapsamında alıcı davacıya davaya konu makinenin teslim edildiğini, satım sözleşmesinin tamamlandığını, asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; sözleşmeye konu malın tesliminin yapılıp yapılmadığı, sözleşmeye konu kompresör yönünden usulüne uygun ve süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı, karşı dava yönünden KDV alacağının doğup doğmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava; satım sözleşmesi kapsamında düzenlenen takibe konu senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, karşı dava ise; satım sözleşmesi kapsamında KDV alacağının tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle sözleşme konusu mallardan kompresörün davacıya teslim edildiği, ancak ayıplı çıkması üzerine davalıya iade edilmekle sözleşme konusu malların davacıya teslim edilmediği, teslim hususunun davalı tarafça yazılı delillerle kanıtlanamadığı, takibe konu senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığı anlaşılmasına göre davalı – karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a)Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.698,87TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 925,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.773,87 TL harcın istinaf eden davalı karşı davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Karşı dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç davalı karşı davacıdan peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 17/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."