T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1713 - 2025/136
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2024/1713 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2025/136
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/10/2024
ESAS-KARAR NO: 2023/730 E - 2024/579 K
ASIL DAVADA
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 14/02/2025
YAZILDIĞI TARİH: 06/03/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili, davalı şirketin tümünün sahibi olan ... ile davacı şirket arasında 18/03/2017 tarihli ticari tüketici ödüncü sözleşmesi yapıldığını ve bu sözleşmeye göre davacının kendi adına ve hesabına 250.000,00TL kredi çekerek bankadan aldığı bu parayı kredi çekim giderlerini mahsup ederek 246.500,00 TL olarak davalı şirkete ödünç olarak verdiğini, davalının 23/04/2018 ayından itibaren ödeme yapmadığını, bunun üzerine Ankara 59. Noterliği'nin 05/11/2018 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek toplam 85.056,30 TL'nin ödenmesinin istendiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediği gibi ödeme de yapmadığını, alacağın tahsili amacıyla Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13790 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, dava dışı ...'ın 20/12/2017 tarihli hisse satış ve devir protokolü ile davalı şirketteki hisselerini dava dışı ...'a sattığını, davalı şirketin nakit ihtiyacı dolayısı ile davalı şirketin tümünün sahibi olan ... ile davacı şirket arasında 18/03/2017 tarihli ticari tüketici ödüncü sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin kendi adına ve hesabına 250.000,00 TL kredi çekerek bankadan aldığı bu parayı kredi çekim giderlerini mahsup ederek 246.500,00 TL olarak davalı şirkete ödünç olarak verdiğini, 250.000,00 TL ana para, fon ve faiz dahil tüm fer'i ödeme kalemleri dahil toplamda 291.621,63 TL borcu davalının 23/04/2017 tarihinden 23/03/2019 (dahil) tarihine kadar aylık 12.150,90 TL taksitle ödemeyi kabul ettiğini, 23/03/2018 tarihine kadar ödemelerin yapıldığını, ancak bu tarihten sonra ödemelerin yapılmadığını, 2018 yılı Nisan-Kasım aylarında ödenmeyen taksitlerin Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13790 Esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, davalının itirazı üzerine açılan Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/907 Esas sayılı itirazın iptali davasında, itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğini, o davaya konu edilmeyen ve ödenmeyen 2018 yılı Aralık-2019 yılı Mart aylarına ilişkin taksitlerin Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5366 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, ancak davalının takibe ve borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Asıl davada davalı vekili, davalı şirket hisselerinin tamamının ... tarafından 20.12.2017 tarihinde devir alınmış olduğunu, ancak bazı olumsuzluklar nedeniyle ticaret sicil ilanının Ocak 2018'deyapıldığını, şirketin şu an ki müdüründen önceki imza yetkilisinin ... olduğunu, davacı şirketin hem sözleşme tarihinde hem de hisse devir tarihinde ortağı ve imzaya yetkilisi ... olduğunu, bu bakımdan sözleşme tarihi itibariyle davacı şirket ile müvekkil şirket ortakları ve yetkilisinin aynı kişi olduğunu ve şirketlerin kardeş şirketler konumunda olduğunu, somut olayda da Mart 2017 ayında davacı şirketin o tarihte kardeş şirket olan davalı şirket için kredi çekilerek davalı şirket hesabına aktarılmış olduğunu, 20.12.2017 tarihinde ...'ın hisselerini ...'a devretmiş olduğunu ve devir işlemi ile ilgili Ocak 2018 gerçekleştirilmiş olduğunu, evrak üzerinde imzaya yetkili görülen davacı şirket temsilcisi ise 22.12.2017 tarihinde şirket adına 300.000,00 TL kredi çektiğini ve bu kredinin 173.000,00 TL'sini ise güveni kötüye kullanarak şirket kasasından nakit olarak çektiğini, buna ilişkin banka hesap özetini sunduklarını, davacı şirket yetkilisinin güveni kötüye kullanarak çektiği bu paranın davalı şirketçe çok sonradan fark edildiğini ve davacı şirketin kullandığı krediden doğan borca mahsup edildiğini, davacı şirketin buna rağmen kötüniyetli olarak her iki şirketin imza yetkilisinin aynı olmasından faydalanarak geçmiş tarihli olarak dosyadaki sözleşmeyi hazırlamış olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkili şirketin hisselerinin tamamının ... tarafından 20/12/2017 tarihinde devir alındığını, ancak bazı olumsuzluklar nedeniyle ticaret sicil ilanlarının yapılmasının Ocak 2018'de mümkün olduğunu, şirketin şu andaki müdüründen önceki imza yetkilisinin ... olduğunu, davacı şirketin de hem sözleşme tarihinde hem de hisse devir tarihinde ortağı ve imzaya yetkilisinin ... olduğunu, bu bakımdan sözleşme tarihi itibariyle davacı şirket ile müvekkil şirket ortakları ve yetkilisinin aynı kişi olduğunu ve şirketlerin kardeş şirketler konumunda bulunduğunu, davacı şirket tarafından çekilen kredinin müvekkili şirket hesabına aktarıldığını, kağıt üzerinde imzaya yetkili görülen davacı şirket temsilcisinin 22/12/2017 tarihinde şirket adına 300.000,00 TL kredi çektiğini ve bu kredinin 173.000,00 TL'sini ise güveni kötüye kullanarak şirket kasasından nakit olarak çektiğini, davacı şirket yetkilisinin çektiği bu paranın davalı şirketçe çok sonra fark edildiğini ve davacı şirketin kullandığı krediden doğan borca mahsup edildiğini, davacı şirketin buna rağmen kötüniyetli olarak her iki şirketin imza yetkilisinin aynı olmasından faydalanarak geçmiş tarihli olarak dosyadaki sözleşmeyi hazırladığını, sözleşmenin davalıdan haksız kazanç sağlamak için geçmiş tarihli olarak hazırlandığını, müvekkili şirketin davacı şirkete bahsi geçen kredi nedeniyle bir borcu kalmadığını bildirerek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, tarafların ticari defterleri, banka kayıtları, ticari ödünç alma sözleşmesi, icra dosyası, bilirkişi raporu ve dosyadaki diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, ..., ... İhtiyaç Maddeleri ve Gıda Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi’ndeki hisselerini devrettiği 21/12/2017 tarihine kadar hem davacı, hem de davalı şirket müdürü olmasına rağmen, adı geçenin bu görevinin hisse devri ile sonlanmış olduğu, 21/12/2017 tarihinde yapılan genel kurulda alınan karar uyarınca davalı şirketi münferiden 29/12/2017 - 21/12/2027 tarihleri arası temsil ve ilzama yetkili müdürün ...'ın olduğu, ...’ın Şirketteki hisselerinin devri ve müdürlük görevinin sona erdiği tarihten sonra, ... İhtiyaç Maddeleri Ltd.Şti.’nin 22/12/2017 tarihinde ...’tan kullanılmış 300.000,00 TL kredi nedeniyle şirketin bankaya borçlanmış olduğu, kredinin kullanılmasını müteakip bu tutarın 173.000,00 TL’sının aynı gün bankadan çekilerek şirket hesaplarına aktarıldığı, mahsup fişinden de anlaşılacağı üzere nakit çekilen 173.000,00 TL şirket kasasına aktarılmış olup, Aralık ayı kasa hareketleri incelendiğinde söz konusu tutarın şirket kasa mevcudu içinde yer aldığı, kasadan bu tutarın ay içinde başka bir kişiye aktarılmamış, şirket giderlerinin ödenmesinde kullanılmış olduğu, yine kredinin şirketteki müdürlük görevi 21.12.2017 tarihinde sona eren ... imzası ile çekildiği belirtilmiş olmakla birlikte, kredi borcunun Mart 2018, Eylül 2018 ve Aralık 2018 ayında ... İhtiyaç Maddeleri Ltd.Şti. tarafından bankaya ödenmiş olduğu, davacı Karaman Teneke Sanayi Ltd.Şti. ve anılan şirket ve şirket müdürünün kredi kullanılmasından kaynaklanan tutar nedeniyle bankaya herhangi bir ödemesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle Karaman Teneke Ltd.Şti. ve şirket müdürünün ... İhtiyaç Maddeleri Ltd.Şti. tarafından kullanılmış olan kredi nedeniyle hak talebinde bulunmasında haklılık payı bulunmadığı, 22/12/2017 tarihinde ...’tan kullanılmış olan 300.000,00 TL kredinin ... İhtiyaç Maddeleri Ltd.Şti. hesaplarına intikal ettiği, bu kredi sonucunda ... Ltd.Şti. hesabına aktarılmış bir meblağ bulunmadığı, her iki şirketin farklı tüzel kişilikler olması nedeni ile bu miktarın mahsuba konu edilemeyeceği, hisse devir bedeli yönünden ise ... ile ... arasında 20/12/2017 tarihinde imzalanmış Hisse Satışı ve Devir Protokolünün 2. maddesinde devir bedeli ve bu bedelin hangi vadelerde ödeneceğinin belirlenmiş olduğu, anılan sözleşmede 500.000,00 TL tutarındaki devir bedelinin ödemesi ile ilgili ...’ın ...’a 01/05/2018, 01/06/2018, 01/07/2018, 01/08/2018 ve 01/09/2018 vadeli 100.000,00 TL tutarlı senetleri vereceğinin belirtildiği, anılan Protokol’e göre hisseleri devir alan ...'ın borçlanmış olduğu, Protokol'de devir bedelinden şirketin sorumlu tutulmamış olduğu, mahsup talebinin yerinde olmadığı belirtilerek asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-asıl ve birleşen davalı vekili tarafından;
Mahkemece BAM kaldırma kararına aykırı olarak kasan paranın nakit çekildiği kabul edilmesine karşın mahsup talebi ile ilgili olarak red kararı verilmesinin doğru olmadığını, davalı şirket hisselerinin tamamının ... tarafından 20.12.2017 tarihinde devir alınmış olduğunu, ancak bazı olumsuzluklar nedeniyle ticaret sicil ilanının Ocak 2018' de yapıldığını, şirketin şu an ki müdüründen önceki imza yetkilisinin ... olduğunu, davacı şirketin hem sözleşme tarihinde hem de hisse devir tarihinde ortağı ve imzaya yetkilisi ... olduğunu, bu bakımdan sözleşme tarihi itibariyle davacı şirket ile müvekkil şirket ortakları ve yetkilisinin aynı kişi olduğunu ve şirketlerin kardeş şirketler konumunda olduğunu, somut olayda da Mart 2017 ayında davacı şirketin o tarihte kardeş şirket olan davalı şirket için kredi çekilerek davalı şirket hesabına aktarılmış olduğunu, 20.12.2017 tarihinde ...'ın hisselerini ...'a devretmiş olduğunu ve devir işlemi ile ilgili Ocak 2018 gerçekleştirilmiş olduğunu, evrak üzerinde imzaya yetkili görülen davacı şirket temsilcisi ise 22.12.2017 tarihinde şirket adına 300.000,00 TL kredi çektiğini ve bu kredinin 173.000,00 TL'sini ise güveni kötüye kullanarak şirket kasasından nakit olarak çektiğini, cevaba cevap dilekçesinde bu paranın çekildiğinin açıkça ifade edildiğini, temerrüt tarihinin hatalı hesap edildiğini, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık 18.03.2017 tarihli ticari tüketim ödüncü sözleşmesi kapsamında asıl ve birleşen dosya kapsamında davacının alacaklı olup olmadığı ve kapsamı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, ticari tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle asıl ve birleşen dava yönünden kaldırma kararları doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş olmasına göre asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen davada davalı ... İhtiyaç Maddeleri Ve Gıda Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a-Asıl davada, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.695,21TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.674,00TL harcın mahsubu ile bakiye 5.021,21TL harcın istinaf eden davalı ... İhtiyaç Maddeleri Ve Gıda Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketiden alınarak Hazineye İrat Kaydına,
b-Birleşen davada, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.117,13TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.030,00TL harcın mahsubu ile bakiye 3.087,13TL harcın istinaf eden davalı ... İhtiyaç Maddeleri Ve Gıda Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketiden alınarak Hazineye İrat Kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 14/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."