T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2024/1194 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2024/1698
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/07/2024 (Ara Karar)
ESAS-KARAR NO: 2024/277 E -
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVACI:
TALEP KONUSU: İhtiyati tedbire itiraz
KARAR TARİHİ: 18/12/2024
YAZILDIĞI TARİH: 26/12/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi başlattığını, senette müvekkilinin aval veren davalının ise lehtar olarak yer aldığını, senetteki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, senetten kaynaklı davalıya borcunun bulunmadığını, müvekkilinin senetteki keşideci şirkette satış elemanı, kamyonet şoförü olarak görev yaptığını, davalının ise memur olup senet bedeli kadar borç veremeyeceğini, gerçek bir borç alacak ilişkisine dayanmayan senet nedeniyle borçlu olmadığını belirterek icra veznesine yatan paranın davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 30/05/2024 tarihli ara karar ile, İİK 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen itiraz eden davalı vekili; davacının iddiasını yaklaşık olarak ispat edemediği, ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini bildirerek tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; kararının hukuka uygun olduğu ve aleyhine tedbir kararı verilen davalı tarafın itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle tedbire ilişkin itirazının reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden vekilince istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz Eden vekili; borçlunun iddialarını yaklaşık olarak ispat edemediğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılaması şartıyla ihtiyati tedbir kararı verilebileceği şeklindeki açık hüküm karşısında halihazırda yıllardır hiçbir ödeme alamayan müvekkilinin teminatsız ihtiyati tedbir kararı nedeniyle gecikme nedeniyle zararı giderek arttığını, teminatsız ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbire ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Talebe konu uyuşmazlık borçlu olunmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tespit davasında, takibin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Menfi tespit davalarında tedbir müessesesi İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 72/2. maddesinde icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin, talep üzerine alacağın % 15'inden az olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, davaya konu alacağın icra takibine konu edilmemesi hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği düzenlenmiştir. Bu maddenin düzenleniş biçiminden menfi tespit davasına bakan mahkemece mevcut, delil durumu nazara alınarak tedbire karar verilebileceği, delil durumunun değişmesi durumunda verdiği tedbir kararını kaldırabileceği anlaşılmaktadır. Mahkemenin tedbir verip vermemekte takdir hakkı bulunmaktadır.
İİK’nın 72/3.maddesinde; “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.
Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” şeklinde yasal düzenleme mevcuttur.
Menfi tespit davası her ne kadar İİK’da düzenlenmiş ise de icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden ve HMK’daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türüdür.
Dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp HMK’daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir.
Yine her ne kadar menfi tespit davası, İİK da özel olarak düzenlenmiş ise de borçlu olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasında; ödeme borcun sona ermesi, edimin ifa edilmemesi başta olmak üzere pek çok iddia gerek borcun dayanağı olan belgeye ilişkin def’ilerden gerekse kişisel def’ilere ilişkin olabilir.
Diğer yandan takibin durdurulması bakımından HMK’nın ihtiyati tedbirin koşullarına ilişkin genel düzenlemelerinin dikkate alınarak HMK'nun 390/3.maddesinde; “tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” şeklindeki düzenlemede “yaklaşık ispat” ölçüsünde bir kısım delil ve emarelerle haklılığı ihtimal dahilinde gösteren belgelere dayalı olması koşulu da aranmalıdır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 18/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."