T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/781 - 2025/358
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2024/781 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2025/358
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/04/2024
ESAS-KARAR NO: 2024/241 E - 2024/211 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 03/04/2025
YAZILDIĞI TARİH: 02/05/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ...A.Ş.'den 06.09.2021 tarihinde sıfır kilometre ... marka 2021 model ... tipi araç satın aldığını ve müvekkili adına tescil edildiğini, davalılardan ... A.Ş. ise ... marka aracın Türkiye distribütorü olduğunu, aracın sıfır kilometre alınmasına rağmen teslim alındığı günden itibaren sürekli arıza çıkardığını bu arızaların da aracın mutad kullanımına engel olduğunu, müvekkilinin aracı ticari işlerinde kullanmak için satın aldığını, ancak kullanmasının da mümkün olmadığını, aracın yetkili servisten neredeyse hiç çıkmadığını, bunun üzerine davalı şirketler aleyhine aracın ayıpsız misli ile değişimi talepli dava ikame edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi konusunda dava derdest iken bu defa taraflar arasında yeni bir ihtilaf doğduğunu, müvekkiline ait aracın 25.07.2023 tarihinde arıza yaptığını ve servise götürüldüğünü, yetkili servis tarafından aracın serviste kaldığı süre içerisinde ikame araç verilemediği için müvekkilinin araç kiralaması gerektiğini, araç kiralama bedelinin de ödeneceğinin söylendiğini, müvekkilinin aracı kullanamadığı süre boyunca davalı şirketin "bedelini ödeyecekleri şeklinde beyanına itibar ederek "... Şti.'nden 1 ay süresince araç kiralamış olduğunu, KDV dahil 46.800,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkiline Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/543 Esas sayılı dosyasında karşılıklı davanın olması sebebiyle ödeme yapılmayacağını söylendiğini belirterek şimdilik 46.800,00 TL araç kiralama bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ...A.Ş. vekili, bu davada 46.800,00 TL araç kiralama bedelinin tahsili talep edilmekle bu talep yönünden arabuluculuk son tutanağının dava şartını karşılamadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mevcut icra takibi varken, aynı alacak kalemi için mükerrer talep sebebiyle, davanın ayrıca usulden reddi gerektiğini, davacının Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2023/221006 Esas sayılı dosyasına sunduğu fatura bedeli ve içeriğinin de kabulünün mümkün olmadığını, keza faturalandırılan araç kiralama bedelinin fahiş olduğunu, Resmi Gazetenin 13.06.2014 Tarih, 29029 Sayılı "Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin "EK" 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun Gereğince Satış Sonrası Hizmet Verilmesi Zorunlu Olan Tüketici Ürünleri Listesi" başlığı altında binek araçlar ve kamyonetlerin azami tamir süresi 45 gün olarak belirlendiğini, azami tamir süresinin aşılmadığını, davacının halen aynı araca ilişkin Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/543 Esasına kayıtlı misli ile değişim ile birlikte araç kiralama bedelinin de talep edildiği derdest davası bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, davada öncelikle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, diğer davalı tarafından icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı yan tarafından iş bu itirazın iptaline ilişkin dava hazırlıkları kapsamında arabuluculuk sürecini başlattığını, Ankara 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/221006 Esas sayılı dosyasında aynı bedelin tahsili talep edildiğini, icra takibi mevcut iken aynı uyuşmazlık konusu uyarınca açılan alacak davasının mükerrer talep ve derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, derdestlik itirazında bulunduklarını, dava konusu araçta müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir ayıp/problem bulunmadığını, davacının dava dosyasına sunduğu fatura bedeli ve içeriğinin de kabulünün mümkün olmadığını, faturalandırılan araç kiralama bedelinin fahiş olduğunu, fatura içeriğinden hangi tarihler için kiralama yapıldığının dahi anlaşılamadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 2023/543 esas sayılı dosyasında 08.01.2024 tarihli celsede "Davacının aracı kullanmamakta kaynaklanan ticari zarar ve ikame araç kira bedeline ilişkin tazminat taleplerinin arabuluculuk dava şartı değerlendirmek üzere tefriki ile ayrı bir esasa kaydına" karar veridiği, ana dosyadan ayrılarak 2024/30 E. sırasına kaydı yapılarak arabuluculuya başvurulmadan dava açıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle bu kalem yönünden red kararı verildiği, davanın konusunun ve taraflarının iş bu dava ile aynı olduğu, kararın kesinleşmediği belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece hatalı değerlendirmede bulunulduğunu, 2023/543 E. sırasında kayıtlı davanın açılış tarihinin 27/07/2023 olduğu gözetildiğinde dava tarihi itibariyle aracın yeniden arızalanması nedeniyle ikame araç temin edilmesi nedeniyle iş bu dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında meydana geldiğini, 2023/543 E. sayılı dosyasındaki talebin aracın satın alındığı tarih ile dava tarihi arasındaki araç kiralanmasından kaynaklanan alacağa ilişkin olduğunu, bu davadaki talebin konusunun ise 2023/543 E. sayılı dosyası ile açılan davadan sonraki tarihe ilişkin araç kiralanmasından kaynaklanan alacak istemi olduğunu bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık derdestlik noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesine konu aracın imalattan kaynaklanan ayıplı olduğu ve arılzanması nedeniyle araç kiralanması suretiyle zararın doğduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 03/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."