T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2025/595 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2025/837
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2021
ESAS-KARAR NO: 2020/370 E - 2021/649 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 04/07/2025
YAZILDIĞI TARİH: 18/07/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; Muris ...‘nın müvekkilin babası olup, 14.07.2020 tarihinde vefat ettiğini, murisin, müvekkili dahil ilk dört çocuğu ilk eşinden olup, ilk eşini kaybettikten sonra evlendiği ve vefat tarihinde evli bulunduğu davalı eşinden de bir kız çocuğu olduğunu, muvazaalı kambiyo senedi düzenlemek suretiyle kazandırıcı işlem yaparak, müvekkilin saklı payını ihlal ettiğini belirterek, Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2013/10205 sayılı takip dosyasında takibe konu 07.08.2011 düzenleme tarihli 10.01.2012 ödeme tarihli ve 3.000,000,00 bedelli kambiyo senedinin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin hissesi oranında borçlu olmadığının tespitine, takibe konu senedin ve icra takibinin tüm ferileri ile birlikte iptaline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı; ...nın annesi olduğunu, annesinin 15.10.2020 tarihinde vefat ettiğini, senedin gerçek bir borç alacak ilişkisi için düzenlendiğin bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece: Davanın; muris tarafından muvazaalı olarak düzenlendiği iddia olunan icra takibine konu bono nedeniyle miras hissesi oranında borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup senedin keşidecisinin muris davacının babası, senedin lehtarının ise (ölü) ... davacının üvey annesi, davaya sonradan dahil edilen mirasçı ...’nın ise davacının baba bir, anne ayrı kardeşi olduğu senedin keşidecisi Muris ...'nın Ankara Barosu Başkanlığının 2019/306 Dosya, 2021/151 Karar sayılı şikayet dosyasına sunduğu 04/04/2019 tarihli şikayet dilekçesi ve vefat eden davalı lehtar (alacaklı) ...'nın Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/70 Esas sayılı dosyasına avukatı aracılıyla sunduğu dilekçeleri ve 17/03/2020 tarihli karşı davaya cevap dilekçeleri incelenip değerlendirildiğinde; davaya konu senedin Muris ... ile eşi ... arasında ...'nın mal varlığını korumak maksadıyla muvazaalı olarak düzenlenip imzalandığı, bu nedenle senedin bedelsiz olduğu, bu hususun senedi düzenleyen Muris ... ve alacaklı ...'nın yazılı beyanları ile sabit olduğu, davalının, senedin dava dışı ...'ya verilen borç para karşılığı alındığını ispatlayamadığı, davalı ...'nın 2011 yıllarında 3.000.000,00-TL (Üç Milyon Türk Lirası) gibi bir meblağı eşine borç olarak vermiş olmasının da hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı tarafından istinaf yasa yoluna başvuurlmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı asil; davacının muvazaa iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığını, davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının iddialarını kanıtlayamadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; bedelsizlik ve muvazaa iddiasıyla açılan bonodan dolayı menfi tespit istemine ilişkin eldeki davada, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin eksik ve yetersiz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ; muris tarafından muvazaalı olarak düzenlendiği iddia edilen takibe konu senet nedeniyle miras hissesi oranında borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava konusu bononun davacının vefat eden babası ... tarafından tanzim edildiği ve alacaklısının davacının üvey annesi (yargılama sırasında vefat eden) ... olduğu, konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. İhtilaf; davacının, tarafı olmadığı ancak borçlu keşidecesi muris ...'nın düzenlediği bononun muvazaalı olarak düzenlenip düzenlenmediği ve bu bonodan sebeple borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacının miras haklarını almalarını engellemek amacıyla düzenlendiği ileri sürülen bono nedeniyle açılan menfi tespit istemine ilişkin eldeki davada, HMK’nın 201. maddesi uyarınca senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile ancak senetle ispat edilebilir. Ancak hükümde öngörülen senede karşı senetle ispat kuralı senedin tarafları için geçerlidir. Senedin tarafları kavramına külli halefler yani mirasçılar da dahil olduğundan, mirasçıların külli halef sıfatıyla senede karşı dava açmaları hâlinde, iddialarını ancak senetle (yazılı delille) ispat edebilirler. Ne var ki, eldeki davada olduğu gibi mirasçı küllî halef sıfatıyla değil de sadece kendi miras haklarına dayanarak dava açarlarsa, senede karşı olan iddialarını senet (kesin delil) ile ispat etmek zorunda olmayıp, muvazaa iddialarını her türlü delille ispat edebilir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davaya konu senedin muris ... ile eşi ... arasında ...'nın mal varlığını korumak maksadıyla muvazaalı olarak düzenlenip imzalandığı, bu nedenle senedin bedelsiz olduğu, bu hususun senedi düzenleyen muris ... ve alacaklı ...'nın yazılı beyanları ile sabit olduğu, davalının, senedin dava dışı ...'ya verilen borç para karşılığı alındığını ispatlayamadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 30.739,50 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 8.042,00TL harcın mahsubu ile bakiye 22.697,50 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 04/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."