T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2025/411 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2025/441
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: DR.... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/11/2023
ESAS-KARAR NO: 2022/180 E - 2023/776 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 21/04/2025
YAZILDIĞI TARİH: 20/05/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen bayilik sözleşmesi hükümleri uyarınca davalıya katkı bedeli ödendiğini, sözleşme uyarınca 300.000 lt bira ürünü satışının tamamlanıncaya kadar sürekli bir şekilde müşteriye sunma, hazır bulundurma, sözleşme süresince faaliyet alanının ve nevini değiştirmeme, işyerini devir ve temlik etmemeyi, kiralamamayı taahhüt etmesine karşın davalının taahhüt ettiği miktarda ürün satışını yapmamışken işyerini kapattığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini belirterek 55.000,00 USD cezai şartın bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile ödeme günündeki efektifi satış kuru üzerinden tahsili ile 109.729,99 TL katkı tutarının verildiği tarihten itibaren işlemiş ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkilinin tacir olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, yine yetkili mahkemenin de Samsun mahkemeleri olduğunu, cezai şartın haksız zenginleşme aracı olduğunu ve müvekkili için ekonomik yıkıma neden olacağını, ekonomik olarak güçsüz konumdaki müvekkilinin sözleşme akdedildiği sırada yanıltıldığını, cezai şart hükmünün bulunduğunu dahi bilmediğini, katkı bedelinin yardım için verildiğinin beyan edildiğini, işyerini devretmediğini, kapatmak zorunda kaldığını, kapatma halinde yazılı bildirim ve onay şartının bulunmadığını, müvekkilinin işletmesini ekonomik nedenlerle kapatmak zorunda kaldığını, borçlandığını ileri sürerek davanın reddi isteminde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının distribütör ile yapmış olduğu alım işi ve cirosu nazara alındığında tacir sayılan kişilerden olduğu, yetki sözleşmesinin de geçerli olduğu, davalının sözleşme sona ermeden ve davacıya haber vermeden işi terk ettiği, taahhüt ettiği miktarda ürün almadığı, sözleşme hükümleri gereğince katkı bedelini iade etmekle yükümlü olduğu ve ayrıca cezai şart koşulları oluştuğu, ancak tenkis şartlarının bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece somut olayda tenkis şartlarının gerçekleşmediği gözetilmeksizin cezai şartın tenkisine karar verilmesinin hatalı olduğu bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshinden ötürü katkı bedelinin iade edilip edilmediği, cezai şart tazminatı ödenip ödenmeyeceği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshinden ötürü katkı bedelinin iadesi ve cezai şart istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasında "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" akdedildiği hususu çekişmesizdir. Davacı yan bayi ile akdettikleri sözleşme uyarınca asgari alım taahhüdünde bulunulduğu, buna karşın bu taahhüde uyulmadığı ve yine sözleşme hükümlerine aykırı biçimde işletmeyi kapattığı, sözleşmenin haklı feshi nedenine dayalı olarak cezai şart alacağı ile katkı bedeli ödemesinin iadesini talep etmiş, davalı yan ise işletmenin kapatılmak zorunda kalındığı feshin haklı olmadığını savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 07/02/2022 tarih 2019/864 E. 2022/75 K. sayılı kararı ile cezai şarttan tenkis şartlarının bulunup bulunmadığı ve davacının dava dilekçesinde taksitler halinde ödendiğini iddia etmiş olduğu bu mali katkıların dayanmış olduğu deliller ile ispat edip etmediğinin değerlendirilerek ispat ettiğinin kabulü halinde her bir tutarın ödeme tarihinden itibaren kararlaştırılan faiz oranında hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece kaldırma kararı sonrasında oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan bilirkişi raporunda cezai şarttan tenkis şartlarının oluştuğu, kararlaştırılan cezai şartın davalı yanın mahvına sebebiyet vereceği bildirilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve Mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcın, peşin alınan 4.600,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.984,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 21/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."