T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/278 - 2025/477
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2025/278 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
KARAR NO: 2025/477 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/12/2024
ESAS NO: 2024/432 E 2024/432 K
İ
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 25/04/2025
YAZILDIĞI TARİH: 29/04/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati hacze itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece itiraz duruşmalı incelenmiş ve 19/12/2024 tarihli ek karar ile, borçlunun adresi ve bononun tanzim yerinin Konya olduğu, yetkili mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; borçlunun itirazında yetkili mahkemeyi doğru göstermediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati hacizde mahkemenin yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Talebe konu bononun 24/10/2023 keşide tarihli, 22/07/2024 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli, tanzim yerinin Konya olduğu, keşidecinin ... Gıda Tarım Hayvancılık ve Tic. Ltd. Şti. , lehtarın ... Bankası A.Ş., avalistin ... olduğu, bonoda yetki şartında İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı görülmüştür.
İhtiyati hacze itiraz İİK'nın 265.maddesinde düzenlenmektedir. Tahdidi ve şekli olan itiraz sebepleri yetki, teminat ve ihtiyati haczin sebebine ilişkindir. İtiraz eden borçlu vekili mahkemenin yetkisine itiraz etmektedir.
Poliçe, bono ve çek birer ibraz senedidir. Ancak, bu kıymetli evrakların ibrazı, yapıldığı kişi ve sonuçları bakımından farklılık gösterir. İbraz, poliçede muhataba, bonoda tanzim edene, çekte ise muhatap bankaya yapılır. İbraz, bono ve poliçe de borçlunun ödeme yapacağı kimseyi öğrenmesini sağlayıcı bir fonksiyona sahiptir. Bu nedenle bono aranacak borç niteliğinde olduğundan bonodan kaynaklanan borcun alacaklısı, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerde, bonoda öngörülen ödeme yerinde, ödeme yeri belirtilmemişse bononun tanzim yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.
Hemen belirtelim ki, ihtiyati hacizde yetkiye ilişkin olup da aşağıda incelenecek olan yetkili mahkemeler, dava açılmadan önceki ihtiyati haciz talebindeki yetkili mahkemenin tayini hususuna ilişkindir. Zira dava açıldıktan sonraki ihtiyati haciz taleplerinde yetkili mahkeme asıl davaya bakan mahkemedir. Her ne kadar ihtiyati hacizde yetkiyi düzenleyen 258. maddede bu konuda bir açıklık yok ise de İİK'nin 258.maddesinde ihtiyati hacze aynı kanunun 50. maddesine göre yetkili olan mahkemece karar verileceği hükme bağlanmış olup, İİK'nin 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK'nin yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilmiştir. Yine HMK'nin 447/2.maddesinde; "mevzuatta yürürlükten kaldırılan 18.06.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamalar Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır" hükmü yer almaktadır.
İhtiyati hacze dayanak yapılan senedin tanzim tarihi gözetildiğinde somut olay bakımından 6100 sy. HMK'nun 17. mad. hükmünün uygulanması gerekmektedir. HMK 17.maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar, sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Yine bonoda yetki şartı bulunması halinde de yetki şartının geçerli olması için HMK 17. maddesine göre, uyuşmazlığın tacirler arasında doğmuş olması şartı aranmaktadır.
Somut olay bakımından, keşideci ile alacaklı ticaret şirketi olarak tacir olduklarından, bonodaki yetki şartı geçerli olduğu gibi, TTK'nın 702/1. maddesi gereğince, aval veren kimsenin, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumlu olduğu gözetildiğinde, bonoya aval veren yönünden de yetki şartı bağlayıcıdır. Bu durumda yetkili mahkeme İstanbul Çağlayan Mahkemeleridir.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili yetki itirazında yetkili mahkeme olarak Konya mahkemelerini bildirmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 19. maddesinin 2. fıkrasında ''...Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.'', aynı maddenin 4. fıkrasında ise, ''Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.'' hükmüne haizdir. Ancak borçlunun yetki itirazında yetkili olduğunu bildirdiği mahkemenin gerçekten yetkili olması lâzımdır. Mahkeme, yetki itirazını incelerken, kendisinin yetkili olup olmadığını tespit bakımından, davalının yetki itirazındaki beyanları ile bağlı olmayıp, yetki hakkındaki kanunî hükümleri bütünüyle dikkate almak ve ona göre yetkili olup olmadığı hakkında bir karar vermek zorundadır. Ne var ki, bu inceleme kendisinin ve yetkili olduğu ileri sürülen mahkemenin yetkisinin tespiti ile sınırlı olup; yetki itirazında yetkili mahkeme doğru gösterilmemişse, mahkeme kanuna göre gerçekten yetkili olan mahkemeyi araştırıp tespit ederek yetkisizliğine ve dosyanın o yer mahkemesine yollanmasına karar veremez. Bu halde, yetki itirazında yetkili mahkemenin doğru gösterilmemiş olması sebebiyle, yetki itirazının reddine karar verilmelidir (Aynı yönde HGK 27/09/2023 Tarih, 2022/11-772 Esas, 2023/865 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda atıf yapılan HGK kararı gereğince borçlunun yetkili mahkeme olarak bildirdiği Konya Mahkemeleri yetkili olmadığından yetki itirazı usulüne uygun değildir. Bu durumda mahkemenin ihtiyati hacze itirazı red etmesi gerekirken itirazın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/12/2024 tarih ve 2024/432 D.İş, 2024/432 karar sayılı ek kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
2-a)İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin itirazının REDDİNE,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine,
4-İstinaf eden talep eden vekili tarafından yapılan 310,00TL istinaf yargılama giderinin borçludan alınarak talep edene verilmesine,
5)HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere 25/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."