T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/07/2024
ESAS-KARAR NO: ....
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 21/04/2025
YAZILDIĞI TARİH: 30/04/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen 17/01/2018 tarihli sözleşmenin karşılıklı anlaşma ile feshedilerek 26/12/2018 tarihli protokolünün düzenlendiğini, yapılan bu fesih ve ibra protokolüne göre, davalının 4.259.550,00 TL olarak ödenmesi gereken fesih tazminatının 3.300.000,00TL olarak taksitli ödeneceğinin, ilk taksidin 21/01/2019 tarihinde yatırılacağının öngörülmesine rağmen ilk taksit tarihinin üzerinden 8 gün geçmesine rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine 29/01/2019 tarihli ihtarname ile karşı tarafın temerrüde düşürülerek sözleşmede belirtilen tutar yerine 4.259.550,00 TL'nin ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, ilk taksidin gecikmeli olarak 29/01/2019 tarihinde ödendiğini, ihtarnamenin 30/01/2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, fesih ve ibra protokolüne göre bakiye alacağın 20 iş günü içerisinde ödenmesi gerektiğini, borçlunun belirlenen sürede bakiye borcu ödemeyip sadece 275.000 TL ödeme yaptığını, bu ödeme düşürüldükten sonra bakiye 3.709.550,00 TL alacağın tahsili amacıyla Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2702 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe borçlunun yasal süreç içerisinde itiraz ettiğini, itirazdan sonra davalının 10 taksit halinde 2.750.000 TL daha ödeme yaptığını, bu tarihten sonra ödemeleri kestiğini, icra dairesinden yapılan hesaplamaya göre 1.910.617,40 TL borç kaldığını, ana alacağın 959.550,00 TL olduğunu, iyi niyet göstergesi olarak karşı tarafa 1.132.777,76 TL'nin belirtilen tarihlerde taksitlerle ödenmesi halinde bakiye alacaktan vazgeçileceğinin bildirildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, davalının asıl alacak borç miktarı olan 959.550,00 TL'ye ilişkin yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, taraflar arasında elektrik alım satımına ilişkin 26/12/2018 tarihli fesih ve ibra protokolü düzenlendiğini, bu protokol kapsamında tarafların anlaştığı 3.300.000,00 TL fesih tazminatının 12 taksit halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, ilk takside ilişkin faturanın 29/01/2019 tarihinde düzenlenmesi nedeniyle ödemenin bu tarihte yapıldığını, davacının çektiği ihtarnamenin 30/01/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnamede ilk taksidin 1 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, ödenmemesi halinde 4.259.550,00 TL'nin ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilinin gönderdiği cevabi ihtarnamede ilk taksit ödemesi için fatura düzenlenmesinin beklendiğini, faturanın düzenlenmesi üzerine ödemenin yapıldığını, davacı yanın gönderdiği ihtar ile yeni bir vade belirlendiğini, fesih protokolünün ihlal edilmediğini ve tazminatın mutabık kalındığı şekilde ödeneceğinin ihtar edildiğini, ikinci taksidin ödenmesinde ihtilaf yaşanmaması için 19/02/2019 tarihinde ikinci takside ilişkin faturanın düzenlenmesi halinde ödemenin vadesinde gerçekleştirileceğinin bildirildiğini, davacı yan tarafından fatura düzenlenmesi üzerine ikinci taksidin 20/02/2019 tarihinde ödendiğini, üçüncü taksidin de süresinde ödendiğini, hal böyle iken davacının fesih protokolünün ihlal edildiği gerekçesi ile takip başlattığını, ödemelerin süresinde yapıldığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, sözleşme hükümlerinin geçerli olmaya devam ettiğini bildirerek davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece: Dairemizin 2021/640 Esas-2023/1310 Karar sayılı 12/10/2023 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda: Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında elektrik alım satım sözleşmesi bulunduğu, anılan sözleşmenin feshi ve tarafların ibrası yönünde protokol imzalandığı, bu sözleşmeye göre davalının, davacıya borcunun 4.259.550,00 TL olarak belirlendiği, ancak ödenmesi gereken tutarın 3.300.000,00 TL olarak tayin edilerek eşit taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı, ilk taksitin 21/01/2019 tarihi olarak belirlendiği, termin planına uyulmaması halinde borç bedelinin 3.300.000,00 TL yerine ödenmesi gereken 4.259.550,00 TL olarak ödeneceğinin hüküm altına alındığı, termin planına uyulmadığı, buna rağmen davalının ödemelerinin devam ettiği hususları dosya kapsamıyla sabit olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın 26/12/2018 tarihli protokol hükümleri dikkate alınarak çözümlenmesi gerekeceği, bu durum karşısında, anılan protokol hükümleri, icra takibi, davalının ödemeleri ile dosya kapsamına uygun, denetime elverişli olan ve TBK'nın 100. maddesi dikkate alınarak tanzim edilen bilirkişi raporu içeriği kısmen dikkate alınarak, davalının ödemelerinin takip tarihinden sonra da devam ettiği, takipten sonra ve davadan önceki ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere sayılması gerektiği, takip talebi ve ödemeler dikkate alındığında davacının, dava tarihi itibariyle asıl alacağının 1.530.994,68 TL, işlemiş faiz alacağının ise 87.266,70 TL olarak tespit edildiği, bu alacağın belli ve bilinebilir nitelikte olduğu, başka bir anlatımla likit bulunduğu, inkar tazminatı koşullarının da gerçekleştiği, faize faiz yürütülmeyeceği hususları da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; takip konusu edilen alacak miktarı 3.709.550,00 TL olup bu miktar üzerinden %20 oranında hesaplanacak 741.910,00TL tazminata mahkum edilmesi gerekirken, 323.652,27 TL inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasını istemiştir.
II-)Davalı vekili; müvekkilinin fesih protokolüne aykırı davranmadığını, fesih protokolünün, mevcut ve doğmuş bir borcu itfa etmediğini, fesih Protokolünün akdedildiği tarihe kadar doğmuş veya muaccel olmuş bir "fesih tazminatı" borcu bulunmadığını, mevcut olmayan bir borcun yapılandırılmasının da mümkün olamayacağını, fesih Protokolünün kapsamında müvekkilin borcunun aslında 4.259.500 TL olduğu, buna dair bir termin planı belirlendiği hakkındaki değerlendirmelerin hatalı olduğunu alacağın da likit bulunmadığı bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, elektrik alım satım sözleşmesinin fesihi nedeniyle fesih protokolü kapsamında bakiye alacağın bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bakiye fesih tazminatının tahsiline yönelik başlatılan takibe itirazın haksızlığı iddiasıyla açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dosya kapsamı doğrultusunda; taraflar arasında bağıtlanan 26/12/2018 tarihli protokol hükümleri uyarınca davalının temerrüde düştüğü davalının itfa planına riayet etmediğinin anlaşılmasına göre TBK 100. madde hükmü gözetilerek davacının bakiye alacağı belirlenmesine ve hükmedilen miktar üzerinden davadan önce yapılan ödemeler gözetilerek icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 110.543,43 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 27.636,00TL harcın mahsubu ile bakiye 82.907,43 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 21/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."