T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2024/757 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2024/1745
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: DR. ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/11/2023
ESAS-KARAR NO: 2022/746 E - 2023/816 K
DAVACI
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 20/12/2024
YAZILDIĞI TARİH: 13/01/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili müvekkili şirketin borçlu şirkete verdiği mallar nedeni ile davalıdan olan alacağının tahsili için Ank. 6. İcra Müdürlüğünün 2013/18971 E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlu şirketin yetki itirazı ile birlikte borcun aslına da itiraz ettiğini, BK 89 mdsi göre; para borçlarının ifa yerinin alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olması ve ayrıca HMK 10 md. belirtilen, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılacağından, Ankara icra mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin düzenlediği faturaları malzemelerle birlikte teslim ettiğinin davalı taraf defterlerinde kayıtları olup, itiraz edilmediği, taraflar arasında hesap mutabakatının da düzenlendiği, fatura muhteviyatı mallarını kargo şirketi tarafından borçlu şirkete teslim edildiği iddiaları ile borçlunun takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan 27/01/2009 tarihli sözleşmenin 1. md. sinde davacının adresinin Suadiye/İstanbul olduğu, müvekkili şirketin adresinin de Beyoğlu/İstanbul olduğu, davacının bilahare Ankara'ya taşındığını, sözleşmenin ifa yerinin İstanbul olduğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu, esasa ilişkin olarak da davacı tarafın sevk irsaliyelerini sunamadığını, teslim keyfiyetini ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin kayıtlarında faturalar kabul edilmiş ise de malzemelerin büyük bir bölümünün teslim edilmediğini,karşılıklı cari hesap ilişkisi içerisinde bilahare teslim edileceği ve dönemsel olarak hesap mutabakatı sağlanacağı düşüncesi ile mücerret faturalar kabul edilmişse de faturalara konu malzemelerin teslim edilmediğini, ayrıca delil olarak dayanılan 05.12.2013 tarihli mutabakat mektubundaki müvekkili şirket kaşesi üzerindeki imzanın, şirket yetkililerine ait olmadığını, davacı tarafça orijinalinin ibraz edilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, mahkeme ve icra dairesinin yetkili olduğu, toplanan delillerden davacı şirketin, faturalar kapsamında davalı şirkete mal satışı yaptığı, kargo şirketi ... A.Ş tarafından gönderilen cevabi müzekkerede, davaya konu edilen 10 faturadan 8 fatura içeriğindeki malların sevk irsaliyesi ile davalı yana teslim edildiği, diğer kargo şirketi ... A.Ş’den gelen cevabi faturada tespit zor olduğundan gönderim kodu istendiğinden cevap verilemediği, davalı yanın vergi dairesine bildirdiği beyan formlarından diğer 2 faturanın da bildirildiği, böylece davalı yan ticari defterlerini teslim etmemiş ise de 10 fatura içeriğinde belirtilen malları teslim aldığı tespit edilmiş, ayrıca mutabakat belgesinde de fatura bedelleri kayıtlardaki bedel kadar borcun davalı yanca kabul edildiği, ödemenin davalı tarafça ispatı gerektiği, ödemeye dair iddiada olmadığı, faturaların düzenlendiği belirtilen işletme ile ilgili İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilen kayıtlarda, işletme adı “... Diyaliz Merkezi” olan “...” ünvanlı firmanın kayıtlı olduğu belirtilip, kayıtların gönderilmesine göre husumet itirazlarının da yersiz olduğu, davalının aldığı mallar karşılığı bedelini ödediği ispat edemediğinden, ayrıca takipten önce davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden malzeme bedeli olan 189.237,84 TL asıl alacakla ilgili borçlu/davalının davacı tarafça yapılan icra takibine itirazının haksız olduğu gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2013/18971 sayılı dosyasında 189.237,84TL asıl alacakla ilgili borçlu itirazının iptali ile takibin devamına, fazla talebin reddine, İcra İflas Yasası 67/2 maddesi gereği kabul edilen miktar üzerinden davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstinaf kanun yoluna davalı vekili tarafından başvurulması üzerine Dairece 2020/252 E, 2022/1278 K 10/10/2022 Tarihli Karar ile "...Dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların Medical Şirketi tarafından ... Diyaliz Merkezi, Bağcılar/ İstanbul adına düzenlendiği, 2012 ve 2013 yılına ilişkin 10 adet açık fatura oldukları görülmüştür.
"Mutabakat mektubu" başlıklı fotokopi belgede; ... Diyaliz Merkezi( ... Hastanesi faksından gönderilmiş) Nezdimizdeki hesabınız 30.11.2013 tarihi itibariyle 189.237,84 TL( borç) olarak bildirilmiş ... Kaşesi ile ... Diyaliz Merkezi ve ... Medikal Limited Şirketi kaşeli imza atılmıştır. 05.12.2013 tarihi elle yazılmıştır. Davacı taraf duruşmada mutabakat mektubunun ... Hastanesinden şirkete fakslandığını, ıslak imzalı aslının kendilerinde olmadığını bildirmiştir. Davalı taraf da bu mektubun davalı taraftan sadır olmadığını, kaşe üzerindeki karalama imzanın yetkililerine ait olmadığını belirterek belgeye karşı koymuş, belgenin aslı dosyaya sunulmamıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise dava konusu faturalarda alıcı olarak ismine yer verilen “... Diyaliz Merkezi” Firmasının vergi dairesi “...”, vergi numarasının ise “63400225912” olarak gösterildiği, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından Mahkemeye gönderilen 23.06.2015 tarihli ve 8760 sayılı yazı ve eklerinden, belirtilen vergi numarası ile “...-...” Firmasının vergi numarasının aynı olduğunun görüldüğü, Mutabakat mektubunda, alıcı olarak ismine yer verilen “...” firmasının, vergi dairesi “...”, vergi numarasının ise “63400225912” olarak gösterildiğini, belge aslının dosyaya sunulmadığı, davacı tarafça 10 adet faturanın da BS formu ile bildirildiği; davalı kayıtları üzerinde yapılan incelemede; İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından Mahkemeye gönderilen 23.06.2015 tarihli ve 8760 sayılı yazı eki ile “... -...”na ait BA formlarına göre, “... -...” kayıtlarına intikal ettirildiği, 8 adetinin toplam 145.671,72TL bedelli faturaların vergi dairesine beyan edildiği, 2 adet toplam bedeli 43.566,12 TL’lik faturaların vergi dairesine beyan edilmediği belirtilmiştir.
Mahkemece 10 adet fatura yönünden malların teslim edildiği, bedelinin ödenmediği benimsenerek davanın 189.237,84TL asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmişse de; ihtilaf konusu iki faturaya ilişkin bilirkişi tarafından ve dosya kapsamında BA formunun bulunmadığının belirtildiği, dava dışı ... Şirketi tarafından 08.11.2012 tarih 129532 irsaliye nolu, 38.583,00 KDV dahil tutarlı faturanın sevk irsaliyesinin diğer 357057 nolu 4.983,12TL tutarlı faturanın sevk irsaliyesi gönderilmişse de bu iki fatura yönünden malların teslimi olgusunun davacı tarafça kanıtlanması gereklidir.
Bu kapsamda uyuşmazlık konusu her iki fatura için davalı tarafça bildirilen varsa BA formlarının ve sevk irsaliyelerinin temin edilerek, dava dışı ... Şirketi kayıtlarında teslime dair belge asılları getirtilerek, irsaliyelerde teslim alan imzası bulunması halinde bu kişinin davalı şirket adına teslim alma yetkisi bulunup bulunmadığı belirlenip, teslim olgusunun usulüne uygun delillerle kanıtlanması ondan sonra bu iki fatura yönünden hüküm kurulması gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerekmiştir. Kaldırma kararı kapsamına göre davalı yanın diğer istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir." denilerek karar kaldırılmıştır.
İstinaf kaldırma kararı sonrası Mahkemece, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2013/18971 takip sayılı dosyasında alacaklı ... Med. Ltd.Şti, borçlu ... aleyhine 189.237,84TL asıl alacak üzere toplam 211.133,79 TL bedelli cari hesap alacağı dayanaklı ilamsız takip yaptığı, borçluya ödeme emrinin 23/12/2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili 30/12/2013 tarihli itiraz dilekçesinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borçları olmadığından bahisle, borca ve ferilerine itiraz ettiği, itirazın yasal 7 günlük sürede yapılmakla, takibin durduğu, İİK 67.maddesi gereği 1 yıllık hak düşürücü sürede bu davanın açıldığı, davacı şirketin, faturalar kapsamında davalı şirkete mal satışı yaptığı, kargo şirketi ... A.Ş tarafından gönderilen cevabi müzekkerede, davaya konu edilen 10 faturadan 8 fatura içeriğindeki malların sevk irsaliyesi ile davalı yana teslim edildiği, diğer kargo şirketi ... A.Ş’den gelen cevabi faturada tespit zor olduğundan gönderim kodu istendiğinden cevap verilemediği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi'nin 10/10/2022 tarih 2020/252 Esas 2022/1278 Karar sayılı kararı gereğince uyuşmazlık konusu her iki fatura için davalı tarafça bildirilen varsa BA formlarının ve sevk irsaliyeleri temini için vergi dairesine yazı, dava dışı ... Şirketine yazı yazılmış, mübrez belgeler, cevabi yazılara göre iki fatura yönünden teslim olgusunun kanıtlanamadığı ve davalının 2 adet toplam 43.566,12 TL tutarındaki faturadan sorumlu olmadığı anlaşılmakla; Davanın KISMEN KABULÜ ile, Ankara 6. İcra Dairesi’nin 2013/18971 sayılı dosyasında 145.671,72 TL asıl alacakla ilgili borçlu itirazının iptali ile icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9,50 oranını geçmemek üzere iskonto faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İcra İflas Kanunu’nun 67/2 maddesi gereği hükmolunan miktarın %20 si oranında hesaplanan 29.134,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Teslim olgusunun kanıtlanamadığından bahisle reddedilen 2 adet fatura yönünden kayıtlarda davalı şirket tarafından faturalara binaen bir ödeme yapılmadığı, kaldı ki davalının ödemeye dair bir iddiasının da olmadığı, bu nedenlerle davalı şirketin malların teslim edilmediğini ispatla yükümlü olduğu; asıl alacağa uygulanacak faiz oranı yönünden de mahkemece yıllık %9,50 oranını geçmemek üzere iskonto faizi uygulanmasına yönelik karar vererek hataya düşüldüğü, alacağa yalnız takip tarihi itibariyle geçerli iskonto faizi oranının uygulanacak olması ve faiz oranındaki artışın yansıtılmaksızın tahsil edilmesinin kabul edilebilir olmadığı bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Dava konusu faturalardan reddedilen yönünden davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve faiz uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali isteğine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2013/18971 takip sayılı dosyasında davacı- alacaklı ... Med. Ltd. Şti, davalı-borçlu ... aleyhine 189.237,84TL asıl alacak,21.895,95TL faiz olmak üzere toplam 211.133,79 TL bedelli cari hesap alacağı dayanaklı 18.12.2013 tarihinde ilamsız takip yaptığı, borçluya ödeme emrinin 23.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili 30.12.2013 tarihli itiraz dilekçesinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borçları olmadığından bahisle, borca ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davaya konu faturalardan önceki kaldırma kararı kapsamında uyuşmazlık konusu olan iki fatura yönünden teslim olgusunun davacı tarafça kanıtlanamamasına ve faiz oranına ilişkin olarak takip talebi gözetildiğinde doğru karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar ve ilam harcın peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 20/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."