T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/11/2024
ESAS-KARAR NO: ....
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 04/07/2025
YAZILDIĞI TARİH: 11/07/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin ... ... ... yetkili servisi olduğunu, dava dışı ... isimli müşterinin adına kayıtlı ...plakalı ... ... .... tipli ... model aracının motorundaki arıza nedeni ile davacıya başvurduğunu, ...' ın aracındaki motor arızasının giderilmesi için gerekli işlemlerin davalı şirket tarafından yaptırılması için davacıya talimat ve muvafakat verdiğini, davalı şirketin orjinal parça kullanarak arızayı giderebileceğini ve aracın sonradan tekrar bir motor arızası vermesi halinde her türlü garantiyi davacıya şifahen verdiğini, bunun üzerine aracın davalı şirkete ulaştırıldığını, davalının orjinal parça kullanarak motoru tamir ettiğini belirterek aracı davacıya teslim ettiğini ve 17.04.2018 tarihli .... sıra numaralı 18.493,23 TL bedelli faturayı düzenlediğini, aracın kısa bir mesafe gittikten sonra arıza verdiğini ve tamamen kullanılamaz hale geldiğini, davacının hemen davalıya başvurduğunu, hatta davacı şirket yetkililerinin bizzat bu iş için davacı şirketin Ankara' daki adresine gittiklerini, aracı davalı şirket yetkilileri ile birlikte davalı şirketin tanıdığı motor ustalarına gösterdiklerini ve motor ustalarının motorun tamamen arızalanmasının davalı şirketin motorda kullanmış olduğu krank milinden kaynaklandığını, bunun üzerine davacı şirketin sıfır motor parası olan 39.000,00 TL' yi müşteri ...' a ödediğini, davalının, aracın motorunun kullanılamaz hale gelmesinde yüzde yüz kusurlu olduğunu, buna davalının kullandığı krank milinin sebebiyet verdiğini belirterek ayıplı mal ve ayıplı hizmet nedeni ile uğranılan 39.000,00 TL' nin ödeme tarihi olan 26.04.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile 17.04.2018 tarihli ... sıra numaralı 18.493,23 TL bedelli fatura nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davalı şirketin özel servis veya yetkili servis olmadığını, işçilik hizmeti vermediğini, davalı şirketin bağımsız, yedek parça satışı yapan bir şirket olduğunu, ... isimli şahıs ile davacının arasındaki ilişkinin davalı ... bağlamadığını, davalı şirket ile ... arasında hiçbir borç ilişkisi doğmadığını, söz konusu aracın davalı şirket tarafından tamir edilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yedek parça teminine yönelik satış sözleşmesi bulunduğu, motor tamirine yönelik bir anlaşma bulunmadığı, motorun tamirine yönelik davalı tarafından işlem yapıldığına dair iddiaların ispat edilemediği, davacının iddialarının satım sözleşmesi kapsamında TTK 23 ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirildiği, davacının davalıdan alınan yedek parçaların ayıplı olduğuna yönelik olarak TTK 23 maddesinde belirtilen sürelerde ihbar yapıldığına dair herhangi bir delil ibraz edilmeyip yemin deliline de dayanılmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiği, dosya kapsamında alınan 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda krank milinin söz konusu araca uygun standartlı bir malzeme olmadığının tespit edildiği, ayıbın krank milinden kaynaklandığı ve gizli ayıp mahiyetinde olduğunun tespit edildiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği ve ilk alınan raporun görmezden gelindiği, tanık ifadelerinin de haklılığı ortaya koyduğu bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmenin ayıplı ifa edilip edilmediği ve ayıptan davalı yanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ayıplı ifadan kaynaklanan zararın tazmini ile birlikte ayıplı ifa nedeniyle sözleşme bedelinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı tarafından davalı şirket ile aralarında motor tamirine yönelik sözleşme yapıldığı ve tamirin sözleşmeye uygun olarak yapılmaması nedeniyle motorun kullanılamaz hale geldiği iddia edilmiştir. Davalı tarafından ise taraflar arasında tamire yönelik herhangi bir anlaşma yapılmadığı, kendisinin yedek parça tedarikçisi olduğu savunulmuştur.
Davalının savunmaları kapsamında taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tespiti açısından dava dışı ... ... A.Ş.’ye mahkemece müzekkere yazılmış, 22/01/2019 tarihli cevapta; davacının bayiliğinin devam ettiği, ...plakalı aracın servis işlemlerine dair gönderildiği belirtilmiştir. 11/03/2019 tarihli cevapta ise ... motorlarının tamiri yerine değişiminin yapıldığı, bayilere yan sanayi yedek parça kullanımına ilişkin yetki verilmediği, yetkili olmayan yedek parça satıcısının, lokal bir garanti verebileceği, ancak bu garantinin yetkili satıcıda geçerli olmayacağı, üretici tarafından tork değerleri gibi bilgiler paylaşılmadığı için bu motorların iç parça değişimlerinin de yapılmadığı belirtilmiştir.
Davacı şirketin kayıt ve defterlerinin incelenmesine yönelik olarak talimat yoluyla alınan 26/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafça sunulan ticari defterlerin incelenmesinden davacının davalıdan 40.600,94 TL tutarında alım yaptığı, davacının yaptığı alışlar karşılığında 22.000,67 TL ödeme yaptığının kayıtlı olduğu, davacının yaptığı alışlar karşılığında yaptığı ödemelerin mahsubuyla davacının davalıya 18.600,27 TL borçlu gözüktüğü, davalının davacıya motor tamiri, parça temini gibi işlemler yaptığı, söz konusu işlemlere ilişkin faturaların bulunduğunu belirtmiştir.
Taraflar arasında yedek parça teminine yönelik satış sözleşmesi bulunduğu, motor tamirine yönelik bir anlaşma bulunmadığı, dosya kapsamında 17.05.2019 tarihli dilekçesi bulunan ...Ltd. Şti. dilekçesi kapsamında tamir işleminin bu şirket tarafından yapıldığı ve aracın davacı şirket temsilcisine teslim edildiği anlaşılmış olup, mahkemece uyuşmazlığın satım sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilip sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı yanca 17.04.2018 tarihli fatura kapsamında davalıdan temin edilen krank milinin arızaya sebebiyet verdiği belirtilerek krank milinin ayıplı olup olmadığı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiştir. Mahkemece ayıplı olarak satıldığı iddia edilen krank mili üzerinde yerinde inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle mahkemece 14/11/2019 tarihinde davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 11/11/2022 tarih 2020/243 E. 2022/1556 K. sayılı kararı ile kaldırılmıştır.
Mahkemece kaldırma kararı sonrasında alınan 20/03/2023 tarihli raporunda özetle; Krank milinin söz konusu araca uygun standartlı bir malzeme olmadığının tespitlerden anlaşıldığı, dolayısı ile söz konusu krank milinin ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp şeklinde olduğu ve arızanın ayıplı satıştan kaynaklandığı görüş ve kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi 11/06/2023 tarihli ek raporunda özetle, motorda yapılan onarım ve tadilat değerlendirilmesinin şu şekilde olduğunu, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden söz konusu motorda ana yatak, kol yatak, radyatör, yağ pompası, yağ soğutucu komple (motor) ile yardımcı parçaların değiştiği, buna istinaden tespitin kök raporunda tespit edilen hususlar başlığının 2. maddesinde detaylıca belirtildiği, söz konusu değişen parçaların motordaki arızaya sebebiyet vermediği, krank milinin motora uygun olmamasının motorda meydana gelen söz konusu arızaya sebebiyet verdiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamında alınan 29/11/2023 tarihli ve 01/07/2024 raporu ile dosya konusu... tip motor alt bloğunun, motor krank millerinin, yatakların, biyel yatağının inceleme amaçlı temin edilemediği, davacı vekilince temini noktasında bilgi ve belge sunulmadığı, sadece dosya konusu aracın hasarlı motoru üzerinde keşif incelemesinin teknik olarak motordaki dosya konusu sorunun neden, nereden, kimden kaynaklandığı, ne şekilde ve ne sebepten olduğunun tespitini tam olarak sağlayamayacağı, dolayısıyla dosyada bulunan mevcut bilgi ve belgelere göre teknik olarak dosya konusu motor sorunun neden, nereden, kimden kaynaklandığı, ne şekilde ve ne sebepten olduğunun tespit edilemediği bu kapsamda davalıdan alınan yedek parçaların ayıplı olduğuna yönelik olarak tespit yapılamadığı bildirilmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davalı yanca davacıya 17/04/2018 tarihli fatura ile 1 adet krank mili satışının yapıldığı, davacı yanca malın teslim alındığı, tespite konu araçta kullanılan krank milinin araca uygun olup olmadığının ayıbın varlığı için yeterli sayılamayacağı, salt krank milinin ayıplı olduğunun ise dosya kapsamı ile ispat edilemediği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 04/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."