T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1655 - 2025/263
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO: 2024/1655 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO: 2025/263
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/09/2024
ESAS-KARAR NO: 2022/389 E 2024/631 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 07/03/2025
YAZILDIĞI TARİH: 19/03/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten 04/04/2017 tarihinde KDV dahil 600.000,00TL karşılığında 2016 model biçerdöveri tarımsal/zirai faaliyetlerde kullanmak üzere satın aldığını, biçerdöverin fatura tarihinden itibaren 2 yıl garantili olduğunu, satın alınan biçerdöverin dört adet lastiğinin her birinde, kullanımdan kaynaklanmayan bir takım kopmalar, soyulmalar, aşırı derecede yıpranma ve parçalanmalar oluştuğunu, müvekkilinin davalı şirkete müracaat ederek sorunun garanti kapsamında çözülmesini istediğini, ancak talebin reddedildiğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla ayıplı satılan biçerdöverin lastiklerinin ayıpsız misli ile değiştirilmesine, mümkün olmazsa 4 adet lastiğin piyasa bedellerinin araştırılarak bedelde indirim yapılması ile şimdilik 1.000,00 TL'lik indirim miktarının reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsile karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 13/02/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle misli ile değişim olmadığı takdirde 59.534,40 TL indirim miktarının tahsilini istemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüketici olması nedeniyle tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, davanın ... A.Ş.ile ... isimli firmaya yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece 25/03/2019 Tarih, 2018/357 Esas, 2019/296 Sayılı Kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı ve ihbar olunan tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 18/03/2022 Tarih, 2019/1609 Esas, 2022/375 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme nedeniyle karar kaldırılmış, kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 13/02/2023 tarihli kimya mühendisi raporunda dava konusu olan biçerdöver lastiklerinin hatalı üretim veya ayıplı olup olmadığının değerlendirilmesinin lastiklerin sökülmeden lastik yanaklarının ve lastik içinin detaylı olarak tetkiki ve incelenmesi yapılmadan, görsel veya resimler üzerinden değerlendirmenin doğru olmayacağı, bu nedenle dava konusu lastikler ile ilgili her hangi bir değerlendirme yapılamadığı yönünde görüş bildirildiği, davacı vekili tarafından biçerdöverin Seyitgazi İlçesi Büyükdere mahallesinde bulunduğu, biçerdöverin Eskişehir il merkezine nakli, lastiklerin sökülmesi, takılması ve biçerdöverin geri dönüşü için yapılacak masrafların maliyetli olması sebebiyle biçerdöverin Eskişehir il merkezine getirilemediğinin bildirildiği, biçerdöver Eskişehir il merkezine getirilemediği için bilirkişi tarafından gerekli incelemenin yapılamadığı, davacı vekilinin 28/09/2023 tarihli celsede müvekkilinin biçerdöveri sattığını beyan ettiği, biçerdöverin satılması ile birlikte lastikler üzerinde inceleme yapılması imkanının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin dosya kapsamına aykırı olduğunu, biçerdöverin satıldıktan sonra lastiklerinin hazır edildiğini, bilirkişi tarafından inceleme yapılarak 20/05/2024 tarihli raporun düzenlendiğini, raporda ön iki lastiğin üretimden kaynaklı ayıplı olduğunun tespit edildiğini, kaldırma kararından önce alınan bilirkişi raporunda da lastiklerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, her iki rapor gereğince lastiklerin üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davaya konu biçerdöver lastiklerinin gizli ayıplı olup olmadığı, davacının talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ayıba dayalı misli ile değişim olmadığı takdirde bedelde indirim talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dairemizin 18/03/2022 Tarih, 2019/1609 Esas, 2022/375 Karar sayılı ilamında;
"Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunda biçerdöverin lastiklerinde aşırı derecede belirgin bozulmalar olduğunun tespit edildiği, bu bozulmaların kullanım hatasından oluşamayacağı, lastiklerde üretim hatasından kaynaklanan bir ayıp olduğu değerlendirilmiştir. Buna karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu edilen lastikler üzerinde hangi teknik incelemelerin yapıldığı açıklanmamış, teknik yönlerden yeterli ve ayrıntılı görüş belirtilmediği, üretim hatası sonucuna hangi ölçütlere göre varıldığı açıklanmamış, yalnızca soyut yorum ile yetinilmiştir. Bu anlamda denetime elverişli bir bilirkişi incelemesinin varlığından sözedilemeyecektir.
Ayrıca bilirkişi incelemesi için makine mühendisi dışında özellikle dava konusu edilen araç lastiği hususunda yeterli teknik ve özel bilgiye sahip bilirkişi atanmamış olması da doğru değildir.
Açıklandığı üzere alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli mahiyette ve denetime elverişli değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş yukarıdaki hukuki esaslar ile bilirkişi raporundaki eksiklikler gözetilerek, aralarında tarım makineleri ile araç lastiği konusunda uzman bilirkişininde bulunduğu 3 kişilik yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesinden ibaret olup, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." hususlarına yer verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece 3 kişilik makine mühendisinden oluşan heyetten 18/11/2022 tarihli bilirkişi raporu alındığı, raporda, dosyadaki tarihler ve biçerdöverin model yılı baz alındığında iddia olunan problem ve hasarların üzerinden 5 yılı aşkın zaman geçtiği, lastiklerin ekonomik ve bekleme ömürleri de düşünüldüğünde ve geçen süre gözönüne alındığında lastiklerdeki deformasyonun sadece göz ile ve fotoğraflar üzerinden anlaşılamayacağı, ayrıca lastiklerin hangi kullanım, sürüş, arazi ve yol şartlarında kullanıldığı, zirai amaçlı kullanılacağı için periyodik temizlik, bakım ve kontrollerinin zamanında yapılıp yapılmadığının ve bunların oluşan çatlama ve deformasyonlara etkileri ile lastik malzemesine ve yüzey yapısına olan etkilerinin dosyadaki mevcut verilerle bilinemediği, bundan dolayı lastiklerde üretimden gelen yapısal bir problem olup olmadığının anlaşılabilmesi için yetkili ve bu konuda ihtisas sahibi bir laboratuvar veya kurumdan bilimsel ve teknik incelemelere tabi tutulmasının ve sonuçlarının bir kimya mühendisi tarafından da değerlendirilmesinin uygun olacağı yönünde görüş belirtildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporu sonrasında mahkemece keşif yapılmak suretiyle kimya mühendisinden alınan 13/02/2023 tarihli raporda özetle; dava konusu biçerdöver lastiklerinin hatalı üretim veya ayıplı olup olmadığının değerlendirilmesinin lastiklerin sökülmeden lastik yanaklarının ve lastik içinin detaylı olarak tetkiki ve incelenmesi yapılmadan görsel veya resimler üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmayacağı yönünde görüş belirtilmiştir.
Mahkeme işbu bilirkişi raporu üzerine ek rapor alınmasına karar verilmiş, 23/10/2023 tarihli ek raporda, lastikler sökülmediği için gerekli inceleme ve tetkik yapılamadığı belirtilmiştir.
Bunun üzerine mahkemece davacı tarafından bildirilen adreste sökülmüş olarak bulanan iki adet ön lastik ve iki adet arka lastik olmak üzere dört lastiğin bilirkişi tarafından yerinde incelenmek suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiş, 20/05/2024 tarihli ek raporda, ön lastiklerin yanak dış kısımlarında 10-15 cm uzunluğunda 6-8 cm genişliğinde balonlamalar görüldüğü, lastiklerin iç ve dış kısımları incelendiğinde balonlamaya sebep olabilecek herhangi bir hasar, ezilme, kesi, yarılma görülmediği, lastiklerin iç ve dış kısımlarında balonlamaya sebebiyet verecek bir unsura rastlanmadığı, lastiğin liner kısmında herhangi bir hasar, delinme ve herhangi bir ezilme, topuk ve yanak kısmında herhangi bir hasar, lastiğin iç kısmında tel ve iplerinde herhangi bir yırtılma görülmediği, jantların sökülüp takılmasından kaynaklanan herhangi bir ezilme gibi hasar görülmediği, lastiklerin kordlarında kırılma kesi görülmediği, lastiklerin montaj esnasında yanaklarda herhangi bir hasar, düşük hava basıncı, hızlı ve yanlış kullanım olduğunda topuk, liner iç kısımlarında ve karkas kısımlarında hasar olabilecek bir olgu görülmediği, yapılan incelmede liner, lastik yanakları ve topuklarda balonlamaya sebebiyet verecek herhangi bir hasar, kırılma ve yırtılma söz konusu olmayıp lastik yanaklarında oluşan balonlanmanın üretim hatası olduğu yönünde görüş belirtildiği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan yargılama safahatında bilirkişi tarafından davaya konu lastikler (sadece ön iki lastik) incelenmek suretiyle 20/05/2024 tarihli rapor düzenlendiği dikkate alındığında mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda son alınan 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda sadece ön iki lastik konusunda inceleme ve değerlendirme yapılmış ise de arka iki lastik hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi sebebinin de açıklanmadığı dikkate alınarak bilirkişiden davaya konu arka ik lastik yönünden de rapor alınması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/09/2024 tarih ve 2022/389 Esas, 2024/631 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 07/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."