T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/1324 (KABUL KALDIRMA)
KARAR NO : 2025/1524
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/03/2023
ESAS-KARAR NO : 2022/124 E-2023/220 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözlü anlaşma kapsamında müvekkilinin davalı şirketten çeşitli mallar satın aldığını, karşılığında müvekkilinin lehtar olarak yer aldığı toplam 2.680.000,00 TL bedelli vadeli çeklerin davalıya verildiğini, 31/12/2021 tarihi itibariyle tamamı teslim edilmesi gereken malların 2.006.080,22 TL'lik kısmının müvekkiline teslim edilerek davalı tarafından faturalar düzenlendiğini, 673.919,78 TL bedelli malların ise teslim edilmediğini, dava konusu olan çekler dışında kalan diğer çeklerin davalı tarafından tahsil edildiği belirterek henüz vadesi gelmeyen 28/02/2022 keşide tarihli toplam 600.000,00 TL bedelli 5 adet çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki şifahi anlaşma doğrultusunda dava konusu yapılan 600.000,00 TL tutarındaki teslim edilmediği iddia edilen malların Kahramanmaraş ili Elbistan ve Çağlayancerit şantiyelerinde bulunduğunu, yapılacak keşif ile malların tespiti ve müvekkilinin borçlu olmadığının görüleceğini, şantiyeye teslimi yapılan malların bir kısmı için davacı tarafın isteği üzerine henüz fatura kesilmediğini, ayrıca davacı şirkete kesilen 10/09/2021 tarihli 251.646,80 TL bedelli, 09/03/2022 tarihli 43.909,00 TL bedelli iki adet faturanın davacı şirket tarafından kendi muhasebesine işlenmediğini, işlenmemiş faturalar ve ilgili şantiyelerde yapılacak keşif ile bu durumun anlaşılabileceğini, müvekkili şirketin edimini ifa ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, aslolanın peşin satış olup satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, ödeme aracı olan çekin borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiğini ve mal teslim edilmediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, delillerin yanlış değerlendirildiğini, rapora itirazların değerlendirilmediğini, mahkeme gerekçesinin yeterli olmadığını, davalının cevap ve beyanları ile ikrarda bulunduğunu, davalının şifai anlaşma sağlandığını, çeklerin mallara karşılık verildiğini beyan ederek malların yerinde tespiti için keşif talep ettiğini, artık illiyetten mücerretlik ilkesinden söz edilemeyeceğini, davalının teslim ettiğini iddia ettiği mallar için herhangi bir fatura düzenlemediğini, şantiyedeki işin tamamlanması ve diğer yüklenici ve taşeronlara ait sayısız mal bulması nedeniyle davalının iddiasını keşifle ispatının da mümkün olmadığını, çeklerin mallara karşılık alındığını ve malların teslim edildiğini iddia edildiğinden ispat yükünün davalıda olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davaya konu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı taraf, çek ile yaptığı ödeme karşılığında eksik teslimat yapıldığını iddia ederek menfi tespit isteminde bulunmuş, davalı ise malların tümünün teslim edildiğini savunmuştur. Çek kural olarak bir ödeme vasıtası olup satış işleminin peşin yapıldığı konusunda kanuni bir karinenin varlığı kabul edilir. İspat yükü çeklerin ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak verildiğini ve çek bedelleri kadar mal teslim edilmediğini ileri süren davacı üzerindedir. (Aynı yönde Yargıtay (Kapatılan) 19.Hukuk Dairesinin 30/03/2017 Tarih, 2016/8499 Esas, 2017/2639 Karar, 04/06/2015 Tarih, 2014/17372 Esas 2015/8278 Karar sayılı ilamları).
Dosya kapsamındaki deliller itibariyle davacının iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği ancak dava dilekçesinde aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.
Bu durumda, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/124 Esas, 2023/220 Karar ve 30/03/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 15/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."