T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/519 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/1270
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2022
ESAS-KARAR NO : 2019/490 E - 2022/565 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...’ın ortağı ve yetkilisi olduğu, yine davalı şirketin ortağı olduğu dava dışı ... Sağlık Sağlık Ürünleri Dan. İth. İhr. Tic. ve San Ltd. Şti.’ne fatura karşılığı 129.320,00 Euro bedel karşılığı ilaç ve sağlık ürünleri satıp teslim ettiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında davanın kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, takibe devam eden müvekkilinin takip dosyasında dava dışı borçlu şirketin adresten taşındığı ve şirketi kapatarak fiilen ticareti terk ettiğini öğrendiğini, dava dışı şirket hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava dışı şirket yetkili davalı ...'ın bu şekilde şirketler kurarak işlemler yapıp borçları ödemeyip şirketleri kapatarak alacaklıları zarara uğrattığını ve faaliyetlerine başka şirketler üzerinden devam ettiğini, davalı ...'ın hem davalı şirketin hem de dava dışı borçlu şirketin yöneticisi ve ortağı olduğunu, şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, bu nedenle tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi gereğince davalıların dava dışı borçlu şirket ile birlikte borçtan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 Euro alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin her iki şirketin ortağı olmasının dava konusu alacaktan şahsen sorumlu olduğu sonucunu doğurmayacağını, dava dışı şirketin ekonomik dar boğaz nedeniyle borcunu ödeyemediğini, şirketin kazancından müvekkilinin hesabına herhangi bir para girmediğini, her iki şirketin kuruluş zamanları, ortaklık yapıları, faaliyetleri ve faaliyet sürelerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin her iki şirketten de alacaklı olduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin istisnaen uygulandığını ve koşulların oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sağlık Ürünleri İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili arasında akdi ilişki bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava dışı şirket ile müvekkili şirketin bağımsız tüzel kişiler olduğunu, müvekkili şirketin kuruluşunun 13/09/1999 olduğunu dava dışı ... Sağlık Ürünleri Dan. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin kuruluşunun ise 14/03/1993 tarihi olduğunu, her iki şirketin ayrı adreslerde faaliyetlerini sürdürdüklerini, her ne kadar müvekkilinin dava dışı şirkette ortaklık payı mevcut ise de bu payın müvekkili ile dava dışı şirket arasında hakim ortak- bağlı ortak durumu yaratabilecek oranda olmadığını, aradaki bağın tamamen hukuksal ve Ticaret Kanunu'nun düzenlediği sınırlar içinde olduğunu, her iki şirketin kuruluş zamanları, ortaklık yapıları, faaliyetleri ve faaliyet sürelerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, görev, husumet ve zamanaşımı itirazlarının reddine, tarafların iddia ve savunmaları kapsamına, banka ve şirket kayıtlarına, davacı tarafından yapılan takibin sonuçsuz kalmasına, yapılan araştırmada alacağın tahsilini sağlayacak düzeyde herhangi bir mal varlığının tespit edilememesine, davalıların dava dışı şirketin ortakları olmasına, aynı zamanda davalı ...'ın her iki şirketin yetkilisi ve ortağı olmasına, şirketler arasında bilirkişilerce de tespit edilen ve sebebi davalılarca usulüne uygun delil ile ispat edilemeyen alış veriş kayıtları ve para transferlerinin olması ve tüm dosya kapsamına göre bu işlemlerin hayatın olağan akışına aykırı olmasına göre tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiği, dava dışı ve davalı şirketler ile davalı gerçek kişi arasında organik bağ bulunduğu, davacı talebinin haklılığı yönünde mahkemede tam bir vicdani kanaat oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği toplam alacak miktarı bakımından dosyanın heyet dosyası olarak nitelendirilerek yazılı yargılama usülüne göre yargılamanın yapılması gerektiğini, oysa tek hakimle basit yargılama usulüne göre yargılamanın yapıldığını, zamanaşımı, husumet ve görev itirazlarının reddine ilişkin gerekçe yazılmadığını, eksiklikler giderilmeden karar verildiğini, dava dışı şirketin bilenen banka hesaplarının dosyaya bildirildiğini, kimi bankalardan eksik, kimi bankalardan ise tarih aralığı belirtilmediği için eksik veya hiç cevap verilmediğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığından gelen yazı cevabını içerir CD şifreli olduğu için açamadıklarından bilirkişiler tarafından şifrenin açılması yönünde talepte bulunulmadığından belge incelenmeden rapor düzenlendiğini, eksikliklerin giderilmesi için mahkemeden talepte bulunulmasına rağmen eksiklikler giderilmeden dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, hatalı rapora dayalı karar verildiğini, dava dışı şirketin hesaplarının incelenmediğini, müvekkilinin dava dışı şirkete kredi borçlarını ödeyebilmesi ve 3.kişilere olan borçlarını ödeyebilmesi için parasal destek sağladığını, buna yönelik bilgilerin araştırılmadığını, müvekkilinin muvazaalı işlemlerle davacıyı zarara uğratmadığını, tüzel kişilik perdesinin aralanması için TMK 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı davranılarak alacaklının zararına olacak şekilde işlem yapılması gerektiğini, dava dışı şirketten müvekkili şirkete doğru bir para akışının olmadığını, aksine dava dışı şirketin ticari faaliyetini devam ettirebilmesi, kredilerini ödeyebilmesi, kefiller hakkında takibe geçilmesinin önlenmesi için para gönderimleri yapıldığını, şirketin ayakta tutulmaya çalışıldığını, kötüniyetin bulunmadığını, tüzel kişilik perdesinin aralanması için gerekli koşulların oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sağlık Ürünleri İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kısmi dava değerine göre değil dava konusunun tamamına göre davanın heyet halinde yazılı yargılama usulüne göre görülmesi gerektiğini, ancak tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak karar verildiğini, davanın mahkeme gerekçesinde belirtilen İİK 277.maddesi ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı şirkete borcu değil bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere alacağının bulunduğunu, alacağın gerçek alacak olup dava dışı şirketin kredi borçlarına kefil olunması nedeniyle bazı kredi taksitlerinin müvekkili tarafından ödenmiş olması ve dava dışı şirketin mali kriz içinde olması nedeniyle personel ücreti ve sigorta primleri gibi diğer ödemelerin müvekkili tarafından yapılmasından kaynaklandığını, müvekkilinin MK 2.maddeye aykırı hareket ederek davacıya karşı haksız fiil işlediği kabul edilse dahi haksız fiil sorumluluğuna ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı alacağının 2015 yılında doğduğunu, davanın 2019 tarihinde açıldığını, hakkın kötüye kullanılması şartlarının oluşması halinde tüzel kişilik perdesinin kaldırılabileceğini, tüzel kişinin tek ortağı veya yöneticisi olmanın tek başına yeterli olmadığını, son alınan ek raporda bilirkişinin hakim yerine geçerek hukuki nitelendirme yaptığını, yapılan nitelendirmenin de temellendirilmediğini, dava dışı şirketin hesabına şirketin mali kriz içinde olması nedeniyle çekilen kredilere müvekkilinin de kefil olması nedeniyle kredi taksitlerinin ödenmesi için şirket hesabına para gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olmadığını, varlıklı olan müvekkilinin dava dışı şirketin ödemelerine zaman zaman yardımcı olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirketin içini boşaltmadığını, aksine şirketten alacaklı olduğunu, dava dışı şirketin davacı dışında başkasına borcunun bulunmadığını, davacıdan alınan malların satılamadığını, davacının iadeyi kabul etmediğini, tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının gerçekleşmediğini, eksik inceleme hazırlanan rapora göre karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının dava dışı şirketten olan alacığının tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi gereğince davalılardan talep etme hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davanın harçlandırılan değerine göre tek hakimle basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların tacir ve işin ticari işletme ile ilgili olması nedeniyle nisbi ticari dava kapsamında mahkemenin görevli olmasına, satım ilişkisi nedeniyle talep edilen alacak için fatura tarihi ve dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmamasına, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında ticaret sicil kayıtları, ticari defterler, banka kayıtları incelenmek suretiyle dava dışı borçlu şirket ile dava dışı borçlu şirketin ortağı olan davalılar arasında para alışverişinin bulunduğu tespit edilerek davalıların dava dışı şirketten alacaklı görünmekle birlikte para transferlerinin dosyaya sunulan faturalarla uyuşmamasına, para transferlerinin bir kısmının virman olarak gerçekleşmesine, para akışının mali olarak hem hayatın olağan akışına hem de ticari hayata aykırı olduğunun tespit edilmesine göre davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 435,82 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 255,92 TL harcın istinaf eden davalı ...' tan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 435,82 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 255,92 TL harcın istinaf eden davalı ... Sağlık Ürünleri İthalat İhracat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi' nden alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."