T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/743 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/1263
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/712 E - 2022/1051 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının müvekkili firmadan hırdavat malzemesi satın aldığını, malların gönderilmesine rağmen 60.852,37 TL tutarındaki fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı hakkında Ankara 7.İcra Müdürlüğünün 2016/ 22107 esas sayılı dosyası ile 60.852,37 TL asıl alacak ve 509,99 TL işlemiş faizin tahsili için ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek 60.852,37 TL asıl alacak bakımından itirazın iptali, takibin devamı ile borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı yanın takibe konu alacaklarının bir kısmının vadesi gelmediğini, sipariş formlarında mal tesliminden sonra fatura düzenleneceği ve fatura tarihinden 60 gün sonra ödeme yapılacağının yer aldığını, ödeme günü gelmeden icra takibi başlatıldığından alacağın muaccel olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece 06/09/2018 Tarih, 2017/50 Esas, 2018/442 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Dairemizin 01/11/2021 Tarih, 2019/206 Esas, 2021/1708 Karar sayılı ilamı ile eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle karar kaldırılmış, kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, her nekadar davacı taraf davalının sipariş fişlerinin asıllarını sunmadığını, fotokopi belge üzerinde inceleme yapılmasının doğru olmadığını, belge aslı sunulmadan yapılan hesaplamaların yanlış olacağını, bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini savunmuş ise de, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarına göre sipariş formlarının bir kısmının davalı tarafından hazırlanarak elektronik yolla davacıya gönderilerek davacıdan kaşe ve imzalanarak yine elektronik ortamda geri gönderilmesinin istendiği, davacının bu formları kaşeleyip davalıya elektronik ortamda iade ettiği, davacı sipariş formlarını fiziki olarak davalıya gönderdiğini iddia ediyorsa bunu davacının ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından bu konuda bir delil sunulmadığı, bu nedenle ıslak imzalı belge aslının davalıda olmadığının kabulü gerektiği, faturaların sipariş formalarına uygun düzenlendiği, sahtelik iddiası da olmadığından bu konudaki davacı itirazına itibar edilemeyeceği, fatura tarihlerine göre alacak belirlemenin doğru olmayacağı, aynı sipariş formu üzerinde iki ayrı vade yer aldığından bu vadelerden birine itibar edilmesi gerektiği, bu vadelerden birinin sağ alt köşede diğerinin ise sol üst köşede not açıklaması ile yer aldığı, not başlığı kullanılmasının diğerine göre ayırt edici olduğu, özel durum arz ettiği, diğerinin önüne geçtiği, bu nedenle sol üst köşedeki vadeye itibar edilerek son bilirkişi ek raporu doğrultusunrda sipariş formlarındaki notlar kısmında belirtilen ödeme vadeleri fatura tarihlerine eklendiğinde davacının 9.421,40 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, fazlası için takip tarihi itibariyle alacak muaccel olmadığından talebin reddine, fatura alacağı likit olduğundan kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına, reddedilen kısım için davacının kötüniyeti ispat edilemediğininden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığını ve delil ibraz etmediğini, Bam kaldırma kararı sonrasında verilen kesin süreye rağmen belge asıllarını ibraz etmediğini, silik okunamayan fotokopi belgeleri ve kim tarafından gönderildiği veya gerçekten gönderilip gönderilmediği ispatlanamayan mail yazışmalarını sunduğunu, belgelerin doğruluğuna ilişkin delil sunulmadığını, bu belgelerin mahkemece dikkate alınarak karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takipte 19 faturaya itiraz edildiğini, mahkemece 1 fatura yönünden kabul kararı verildiğini, diğer faturalar yönünden alacağın muaccel olmadığının belirtildiğini, bu nedenle müvekkilinin itirazının haklı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, alacağın likit olmadığını, muaccel olmayan alacak için takip başlatılmasının kötüniyetli olduğunu, ıslak imzalı sipariş formlarının davacı uhdesinde olduğunu, sipariş formlarının asıllarını davacının kötüniyetli olarak dosyaya sunmadığını, yargılamanın belli aşamasından sonra sipariş formlarını inkar ettiğini, mahkemece takibe konu faturalar nedeniyle borcun bulunup bulunmadığı ve fatura konusu işin yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığını, müvekkili tarafından takip dosyasına yapılan kısmi ödemenin hatalı ve eksik değerlendirildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti, yargılama gideri, faiz ve faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davaya ve takibe konu borçtan davalının sorumluluğunun kapsam ve miktarı uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2016/22107 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre; 16/11/2016 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 53 adet faturaya dayalı asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 270.860,06 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde 19 faturaya dayalı 60.852,37 TL asıl alacak ve 509,99 TL işlemiş faize itiraz ettiği, itirazın iptali davasının takipte itiraz edilen 60.852,37 TL asıl alacak yönünden İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dairemizin 01/11/2021 Tarih, 2019/206 Esas, 2021/1708 Karar sayılı ilamında;
"Davalı tarafından davaya sunulan cevap dilekçesinde delil olarak (SİF) sipariş formlarında belirlenen sürelere göre vadelerinin gelmediği savunulmuş olup; sipariş formlarının incelenmesinde ödeme koşulu olarak genel şartlar kısmında "45 gün vadeli, 30 gün vadeli, 60 gün vadeli" ibarelerinin yer aldığı, sipariş fişlerinin bazılarında davacı ... Şirketinin kaşe ve imzasının da bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da; davalı formlarındaki sipariş fişleri de irdelenerek davalı vekilinin cevabında dayandığı sipariş formlarının malzemelerin davalı şirkete tesliminden sonra faturanın tanzim edileceğini ve ödeme vadesinin fatura tarihinden itibaren 60 gün olacağına ilişkin savunmada bulunduğu, buna göre itiraz edilen faturalardan ilki olan 21.09.2016 tarihli faturaya 60 gün eklendiğinde vadesinin 20.11. 2016 tarihi olacağı takibin 16.11.2016 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde vadesinin henüz gelmemiş olacağı ancak davalı tarafça dayanılan bu sipariş formlarının dosyaya sunulmadığından iddiasının somutlaştırılamadığı, bu nedenle İtiraz edilen 19 adet fatura toplamı olan kısmından sorumlu olduğu bildirilmiştir.
Her ne kadar davalı cevap dilekçesini süreden sonra sunmuşsa da davalı icra takibine itirazında borcun olmadığını değil, vadesinin gelmediğini ileri sürdüğünden bu savunmanın araştırılması gereklidir.
Öyle ise mahkemece davalıdan sipariş formlarının aslını sunması istenerek, gerekirse davacı taraf bu belgeler için isticvap edilip bu formlarla, faturaların hangileri muaccel belirlenerek, buna göre takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak olup olmadığı belirlenmelidir.
Dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesine yer verilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle 53 faturaya dayalı alacak ve işlemiş faiz alacağı için başlatılan icra takibinde davalının 19 fatura ve bu faturalara ait işlemiş faize itiraz etmesi üzerine 19 faturaya konu asıl alacak yönünden itirazın iptali davasının açılmasına, davalının beyanlarında borcun mevcudiyetine yönelik itirazlarının bulunmadığını sadece faturadaki alacağın vadesinin gelmediğine yönelik itirazda bulunduğunu açıklamasına, faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmasına, 19 faturaya konu alacağın varlığı konusunda ihtilaf bulunmamasına, ihtilafın takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı noktasında olmasına, davalının sipariş formlarının asıllarının davacıda olduğuna dair mail yazışmalarını sunmasına, her nekadar davacı taraf maillere itiraz etmiş ise de faturaların bir kısmında sipariş formlarının numaralarının yer almasına, sipariş formlarına uygun faturaların düzenlenmesine, sipariş formlarının çoğunda davacı kaşe ve imzasının bulunması nedeniyle sipariş formlarının asıllarının davacıda olduğunun anlaşılmasına, davacı tarafından sipariş formlarının sunulmamasına, sipariş formlarında yazılı vade tarihi dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre davaya konu 21/09/2016 tarihli 9.421,40 TL bedelli faturaya konu alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olmasına, diğerlerinin takip tarihi itibariyle muaccel olmamasına, mahkemece belirtilen fatura alacağı yönünden kısmen kabul kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, takipte yapılan ödemelerin dava konusu alacakla ilgili olmayıp itirazsız kesinleşen alacakla ilgili olmasına, faturaya dayalı alacağın likid olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmasına, bakiye miktar yönünden davacı takip yapmakta haksız ise de kötüniyetli olduğunun kabul edilemeyecek olması nedeniyle kötüniyet tazminatı için gerekli şartlarının oluşmamasına, sadece asıl alacağın kabul edilmesi nedeniyle kabul edilen işlemiş faiz miktarının bulunmamasına, vekalet ücreti ve yargılama giderinde hata bulunmamasına, takipte talep edilen avans faizinin tarafların tacir sıfatını taşıması nedeniyle yerinde olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 643,58 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 463,68 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."