T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/529 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/1267
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/11/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/50 E - 2022/817 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 10 adet ... marka ve model Acil Yardım Ambulansının davalı tarafından müvekkiline tedarik edilmesi hususunda sözleşme akdedildiğini, sözleşmede belirtilen 490.000,00 TL avans ödemesinin müvekkili tarafından yapılması koşuluyla sözleşmenin geçerlilik kazanacağının hüküm altına alındığını, avans ödemesinin müvekkili tarafından ödenmesinin mümkün olmadığını, 09/01/2019 tarihli noter ihtarı ile sözleşmenin geçerlilik kazanmadığı ve sözleşmeden vazgeçildiği bildirilerek müvekkili tarafından yapılan 50.000,00 TL ödemenin iadesinin talep edildiğini, iadenin yapılmaması üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 12/11/2018 tarihinde 10 adet acil yardım ambulansının müvekkili tarafından imal edilerek davacıya teslimine ilişkin sözleşme imzalandığını, davacının 19/11/2018 tarihinde avans niteliğinde kapora olarak ödeme yaptığını, uzun süreden beri devam eden ticari ilişki nedeniyle davacının verdiği sözlere güvenilerek araçların satın alındığını, araçlarda gerekli değişikliklerin yapılarak ambulansa dönüştürmek için imalata başlandığını, 4 adet ambulans imalatının 01/12/2018 tarihinde bitirildiğini, aynı tarihte 4 adet acil yardım ambulansının teslimata hazır olduğu yönünde davacıya yazı gönderilerek imalatı biten 4 adet acil yardım ambulansının teslim alınması ve bakiye sipariş avansı bakiyesinin ödenmesinin istendiğini, davacının yazıya menfi ya da müspet bir dönüş yapmadığını, 20/12/2018 tarihinde ikinci bir yazı gönderildiğini, bu süre zarfında davacının müvekkilini ödeme konusunda oyaladığını, 07/01/2019 tarihinde noterden tekrar ihtar gönderildiğini, bunun üzerine davacının 09/01/2019 tarihli ihtar göndererek sözleşmeden vazgeçtiğini bildirerek ödediği miktarın iadesini talep ettiğini, araçların davacının siparişine yönelik özel olarak alındığını, müvekkilinin şirketin imal ettiği ve sürekli olarak sattığı ambulanslara göre farklılık gösterdiğini, araçların sadece davacının özel siparişi nedeniyle alınmış olduğunu, bunun dışında satılmasının çok zor olduğunu, müvekkili şirketi maddi olarak çok büyük zarara uğradığını savunarak asıl davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiş, karşı dava dilekçesi ile, dava konusu Mal Satış Sözleşmesinden önce yapılan sözleşmelere dayalı yapılan satışlar ve bu satışlara karşılık olarak düzenlenen faturalar sonucunda müvekkilinin ticari defterlerine göre 17.194,50 TL alacaklı olduğunu belirterek bu miktarın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı karşı davaya yönelik cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin borcunun bulunmadığını, aksine alacaklı olduğunu, tek taraflı olarak kayıt altına alınan ticari defterler ve borç kaydını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmede 490.000,00 TL avans ödemesi yapılması koşuluyla sözleşmenin geçerlilik kazanacağı yönünde hüküm bulunduğu, sözleşmenin geçerlilik koşulunun avans ödemesine bağlandığı, davacı tarafından banka yoluyla davalıya 19/11/2018 tarihinde ambulans ödemesi açıklaması ile 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, sözleşmedeki avans ödemesi şartı nedeniyle sözleşmenin geçerlilik kazanmadığı, geçersiz sözleşme nedeniyle herkesin ödediğini iade ile yükümlü olduğu, temerrüt tarihine göre davacının talep edebileceği faiz miktarının 13.336,99 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın 50.000,00 TL asıl alacak ve 13.336,99 TL işlemiş faiz yönünden kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına, karşı dava yönünden, davalı-karşı davacının davacı-karşı davalıdan 17.194,50 TL alacağının bulunduğu tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu, icra dosyası, sözleşme ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından takas mahsup savunması bulunmadığı da gözetilerek karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı-karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karşı davada müvekkilinin borcunun bulunmadığını, aksine alacaklı olduğunu, tek taraflı olarak kayıt altına alınan ticari defter kayıtları ve borcu kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda müvekkili tarafından gönderilen 50.000,00 TL ödemeden davalı-karşı davacının 17.194,50 TL alacağı mahsup edildiğinde müvekkilinin 32.805,50 TL alacaklı olduğuna dair görüş belirtildiğini, miktar yönünden eksik hesaplama yapıldığını, itirazların dikkate alınmadığını, müvekkilinin cari hesap borcunun bulunmadığını, cari hesap bakiye bedel için ödeme yapıldığını, buna ilişkin dekontun rapora itiraz dilekçesinde sunulduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl davada verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen 12/11/2018 tarihli sözleşme gereğince davacının 19/11/2018 tarihinde avans niteliğinde kapora ödemesi yaptığını, uzun süreden beri devam eden ticari ilişki nedeniyle yapılan görüşmeler sonucunda iyiniyet çerçevesinde araçların müvekkili tarafından temin edildiğini, araçlarda gerekli değişiklikler yapılarak imalata başlandığını, 4 tanesinin imalatının 01/12/2018 tarihinde bitirildiğini, aynı tarihte bakiye avans bedelinin ödenmesi ve imalatı biten araçların teslim alınmasının istendiğini, davacının olumlu olumsuz geri dönüş yapmadığını, ödeme konusunda müvekkilini oyaladığını, davalıya ikinci yazının gönderildiğini, davacının daha sonra sözleşmeden vazgeçtiğini bildirdiğini, araçların davacının siparişine yönelik özel alınan araçlar olup müvekkilinin imal ettiği ve sürekli sattığı ambulanslara göre farklılık gösterdiğini, satılmasının çok zor olduğunu, müvekkilinin maddi olarak büyük zarara uğradığını, davacının kapora iadesinin hukuk ve nefaset kurallarıyla bağdaşmadığını, tanıklar dinlenmeden karar verildiğini ileri sürerek asıl davada verilen hükmün kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, asıl ve karşı davada verilen kararların usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava itirazın iptali, karşı dava alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2020/7366 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 24/08/2020 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 50.000 TL asıl alacak, 15.343,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.343,84 TL alacağın tahsili için İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2020/7366 Esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacı alacaklının yetki itirazını kabul etmesi üzerine dosyanın gönderildiği Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2020/7366 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 12/11/2018 tarihli sözleşmede, sözleşmenin imzalanması akabinde sipariş avansının ödemesi olan 490.000,00 TL müteakip işe başlanacağı, avans ödemesinin sözleşmenin imzalanmasından sonra 3 işgünü içerisinde yapılacağı, sözleşmenin avans ödemesini yapılması koşuluyla geçerlilik kazanacağının hüküm altına alındığı, davacının 19/11/2018 tarihinde banka yoluyla davalıya ambulans ödemesi açıklaması ile 50.000,00 TL ödeme yaptığı, davalının 30/11/2018tarihinde ... Tic AŞ den 124.583TL tutarlı 6 adet araç satın aldığı, davacının 01/12/2018 tarihli davacıya hitaben düzenlediği yazıda sözleşme gereği 490.000,00 TL avans ödemesinin sözleşmenin imzalanmasından sonra 3 iş günü içerisinde yapılacağı, ancak 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye 440.000,00 TL nin ödenmediği, 10 adet aracın satın alındığı, 4 adet ambulansın imalatının bittiği, teslimata hazır olduğu, diğerlerinin de imalat aşamasında olduğu belirtilerek bakiye avans ödemesinin yapılmasını talep edildiği, daha sonra 20/12/2018 tarihinde tekrar davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen yazıda aynı hususlar tekrar edilerek ambulansların 5 adetinin imalatının bittiği, 5 adedin imalatının devam ettiği, kaparonun kalan ödemesinin yapılmasının talep edildiği, davalı tarafından 07/01/21019 tarihinde davacıdan bakiye kaporanın ödenmesinin talep edildiği, davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen 09/01/2019 tarihli noter ihtarında, ülkede yaşanan ekonomik belirsizlikler, döviz kurundaki değişiklikler ve ekonomik sorunlar nedeniyle sözleşme konusu tutarın ödenmesinin mümkün olmadığı belirtilerek ödenen 50.000,00 TL avansın iadesinin talep edildiği görülmüştür.
Tarafların ticari defterlerinin bilirkişiler marifetiyle incelendiği, yapılan inceleme sonucunda tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığı, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 226.220,70 TL alacaklı olduğu ancak davacının 157.500,00 TL'lik çek verdiği, çekin iade edildiği, çekin borç kısmında kayıt edildiği, çekin iadesinin ise alacak kısmına kayıt edilmediği, davacının 153.400,00 TL miktarlı faturasına karşılık davalı tarafından 153,400,00 TL çek ile yapılan ödemenin yine kayıt edilmediği, 449.796,10 TL tutarında davalı şirketin alacağına kayıt yapıldığı ve fakat kayıt belgesinin tespit edilemediği, davacı tarafından davalıya gönderilen 50.000,00 TL sipariş avansının tarafların ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise; davacı tarafından gönderilen 50.000,00 TL sipariş avansından davalının 17.194,50 TL cari hesaptan doğan alacağını mahsup etmesi sonucunda davalının 32.805,50 TL davacıya borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacı-karşı davalı istinaf dilekçesinde asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiş ise de; asıl dava yönünden red edilen miktar 2.006,85 TL olup red edilen miktarın karar tarihindeki kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle asıl davaya yönelik istinaf itirazlarının kesinlikten reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle sözleşmede 490.000,00 TL avans ödemesi yapılması koşuluyla sözleşmenin geçerlilik kazanacağına dair hüküm gereğince davacının sadece 50.000,00 TL avans ödemesi yapması nedeniyle sözleşmenin geçerlilik kazanmamasına, uyuşmazlığın niteliği gereği tanık dinlenemeyecek olmasına, davacı-karşı davalı tarafından ödenen miktarın iadesine yönelik asıl davada verilen hükmün yerinde olmasına, karşı dava yönünden, davalı-karşı davacının kendi ticari defterlerine göre alacaklı olup her nekadar davacı-karşı davalının ticari defterlerine göre davalı-karşı davacıdan 226.220,70 TL alacaklı görünüyor ise de; davacının verdiği 157.500,00 TL lik çekin iadesine yönelik kaydın defterlerinden yer almamasına, yine davacının 153.400,00 TL bedelli faturasına karşılık davalı tarafından yapılan ödemenin davacının kayıtlarına işlenmediğinin tespiti nedeniyle davalı-karşı davacının alacaklı olduğunun anlaşılmasına, kök rapora itiraz üzerine ek rapor alınmasına, davacının cari hesaba mahsuben banka yoluyla 3.kişiye yaptığı 16.500,00 TL ödemenin davalı alacağına ilişkin olduğuna yönelik somut delil sunulmamasının yanı sıra ödeme kabul edilse dahi davalı karşı davacının halen kabul edilen miktar kadar alacaklı olduğu sonucunun çıkmasına göre asıl davaya yönelik davalı-karşı davacının, karşı davaya yönelik davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davada davacı karşı davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf isteminin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2.maddesi gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,
2-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
3-a-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.326,54 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.081,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.244,98 TL harcın asıl davaya yönelik istinaf eden davalı-karşı davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.174,55 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.162,7 TL harcın mahsubu ile bakiye 11,85 TL harcın karşı davaya yönelik istinaf eden davacı-karşı davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."