T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/810 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/1180
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/01/2023
ESAS-KARAR NO : 2017/547 E - 2023/28 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi dava... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile birleşen davanın davalıları arasında 25/11/2013 tarihinde ‘Özel İş Sözleşmesi’ başlıklı sözleşme imzalandığını, alt yüklenici olarak tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak bu davalıların verdiği çeklerin dahi karşılıksız çıktığını, kendilerine ulaşılamadığını, anılan sözleşmenin 9. maddesi hükmü uyarınca da yüklendiği işin kesin teminatı olarak sözleşmenin imzası ile birlikte 155.000,00 TL tutarlı senedi de teslim ettiğini, sözleşmenin ekleri kısmına durumun yazıldığını, senet fotokopisinin eklendiğini, bu senedin en sol kısmına ‘21/11/2013 Tarihli Sözleşmenin Teminat Evrakıdır’ açıklamasının yazıldığını, düzenleme tarihi ile vade tarihi kısmının boş bırakıldığını, birleşen davanın davalılarının sözleşmeye aykırı şekilde senedin ‘sözleşmenin teminat evrakıdır’ yazan kısmını kesip, düzenleme tarihini 09/01/2014, ödeme tarihini ise 10/03/2014 olarak yazmak suretiyle asıl davanın davalısı ...'a ciroladıklarını, bu davalı tarafından da takibe konulduğunu, asıl davanın davalısının mesleğinin şoförlük olduğunu, birleşen davanın davalılarıyla ticari iş yapmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, zarara uğratmak kastıyla birlikte hareket ettiklerini, asıl davalı ile birleşen davanın davalılarının yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; davacı vekili, asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak, 155.000,00 TL tutarlı teminat senedinden dolayı yüklendiği işten kaynaklı edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek, davalılara borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, senedin ön ve arka yüzünde ‘teminat senedi’ açıklamasına yer verilmediğini, senedi cirantaların borçlarına karşılık verdiklerini, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmenin koşullarını bilemeyeceğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, inkar tazminatı hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... Tur. Ltd. Şti. temsilcisi, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının işlerini eksik bıraktığını, vermediği senedi vermiş gibi açıklama yaptığını, senette ‘teminat’ kaydı olmadığını, asıl davanın davalısının kendilerine borç verdiğini, ödeme yapamadıklarını, müşteri senedini alacağına karşılık ciro ettiklerini, davacının, kendi bünyelerinde çalıştığını, anılan senedin teminat senedi olarak alınmadığını, sözleşmedeki senedi bugüne kadar teslim etmediğini, kayıtsız şartsız borç içerdiğini, yaptığı suç duyurusunun takipsizlikle sonuçlandığını, icra mahkemesinde açtığı davanın da reddine karar verildiğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; asıl davada davalının hamil konumunda olduğu, gerek savcılık soruşturması gerekse toplanan kanıtlardan, asıl ve birleşen davanın davacısı, asıl davanın davalısının kötüniyetli olarak senedi iktisap ettiği iddiasını kanıtlayamadığı, anılan davalı, talil veya başka bir suretle de ispat yükünü üzerine almadığı, asıl ve birleşen davanın davacısı ayrıca ve açıkça yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, ayrıca tedbir kararı verilerek takip engellendiğinden ve İİK'nın 72/4. maddesi koşulları gerçekleştiğinden davalı yararına tazminata da hükmedilmiştir.
Birleşen dava yönünden; asıl ve birleşen davanın davacısı ile birleşen davanın davalıları arasındaki sözleşme 25/11/2013 tarihli olduğu, senet tanzim tarihinin farklı olduğu, asıl ve birleşen davaların konusu senet ile sözleşmede belirtilen teminat senedinin salt tutarının uyuştuğu, asıl ve birleşen davanın davacısının dayanağı ve senedin ilk hali olarak bildirdiği belge, fotokopi niteliğinde olduğu, su senedin anlaşmaya aykırı olarak, teminat senedi olarak yazıldığı şekilli kısmının kesilerek ve boş kısımları doldurularak piyasaya sunulduğunu ileri sürüldüğü, ancak fotokopi üzerinden inceleme yapılması mümkün olmadığı gibi sağlıklı da olmayacağı, fotokopi yöntemiyle teminat kısmının da oluşturulmasının mümkün olduğu, sözleşmeyle teslim edilen senedin davaların konusu senet olduğu hususu belli olmadığı, davacının, birleşen dava bakımından da ispat külfeti altında olduğu, gerek davalıların yetkilileri hakkındaki soruşturma dosyası gerekse sunulan kanıtlar ve getirtilen belgeler kapsamında ispat yükünü yerine getirmediği, yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... & ... Yapı İnş. Ortak Girişim arasında imzalanan özel iş sözleşmesi müvekkili tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, sözleşmenin ekinde yer alan teminat senedi olarak verilen senet fotokopisi incelendiğinde senedin sol kısmında teminat evrakıdır şeklinde ifade bulunduğu ve vade tarihinin boş bırakıldığını, senet daha sonradan cirolanarak diğer davalı ... tarafından icra takibine konu edildiğini, savcılık soruşturma dosyasında senedin üst kısmının kesilip kesilmediği hususunda değerlendirme yapılamadığı ve hukuk davası açmakta yasal engel bulunmadığının değerlendirildiğini, tarafların ticari defterlerine göre müvekkilinin borçlu görülmediğinin bilirkişilerce tespit edildiğini, mahkemece bilirkişi raporu gözetilmeden karar verildiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; Asıl ve Birleşen dava dosyalarında davacının borçlu olup olmadığı , menfi tespit isteminde haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Asıl ve birleşen dava dosyalarında menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a)Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 17/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."