T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/429 - 2025/1112
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/429 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/1112
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2022
ESAS-KARAR NO : 2021/306 E - 2022/591 K
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı EÜAŞ arasında “Linyit Kömürü Temini İle İlgili Sözleşme” imzalandığını, bu sözleşme ile alıcıya ait 1X65 MW gücündeki Tunçbilek A Termik Santralı ile 2X150 MW gücündeki Tunçbilek B Termik Santralı'nın kömür ihtiyacının satıcı tarafından karşılanmasına ilişkin esasların konu edildiğini, sözleşmenin 22.06.2015 tarihinden itibaren EÜAŞ tarafından ... Elektrik Üretim A.Ş.'ye devredildiğini, sözleşme ile satıcı tarafın yıllık programa uygun olarak tespit edilen linyit kömürünü teslim etmek, alıcının ise aynı program dahilinde belirlenen miktarı teslim almakla yükümlü olduğunu, 01.01.2015 tarihinden itibaren geçerli Kömür Temin sözleşmesi hükümleri kapsamında Tunçbilek Termik Santraline kömür sevkiyatına devam edildiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından santralin üretim faaliyetinin Geçici Faaliyet Belgesi alınıncaya kadar durdurulmasına karar verildiğini, bu sebeple davalı alım yükümlülüğüne aykırı olacak şekilde belirlenen miktar kömürün alımından kaçındığını, 01/01/2020-08/06/2020 tarihleri arasında çalışmayan Tunçbilek Termik Santralinin Kömür Temin Sözleşmesinin "Alım ve Teslim Yükümlülüğüne Aykırılık" başlıklı 13. maddesi kapsamında alınmayan kömürlere karşılık termin cezalarının her ay düzenli olarak bildirildiğini, ceza hesaplamasına esas formülün her ay için ayrı ayrı uygulandığını, yıllık kömür alım miktarının aynı işletme döneminde tamamlanması halinde, eksik miktarın tamamlanan kısmına isabet eden ceza tutarının tamamlandığı ay itibariyle alıcıya iade edileceğini, işletme döneminin sonunda halen eksik alım sözkonusu ise bu miktara ilişkin daha önce ödenen ceza tutarlarının iade edilmeyeceğini, yıllık kömür ihtiyaç programı çerçevesinde bir ayda alınan fiili kömür miktarı (Ton/ay) hesaplanırken madde 14'te sayılan nedenler hariç olmak üzere satıcının kusuru nedeniyle veremediği kömür miktarının da hesaba dahil edileceğini, bu hesaplamada satıcıdan kaynaklanan eksik kömür teslimi sonucu oluşan tonaj kadar kömürün alıcıya baz alt ısıl değer üzerinden bir sonraki ay bedelsiz olarak teslim edileceğini, 01.01.2020-31.07.2020 tarihleri arasında Firmaya A Ünitesi için alınmayan 113.753 ton kömüre karşılık 26.223.541,00 TL, B Ünitesi için alınmayan 740.996 ton kömüre karşılık 112.116.562,00 TL olmak üzere 860.749 ton kömür için toplam 138.340.103,00 TL eksik termin cezası uygulandığını, ancak davalının 09.06.2020 tarihinde santralin arızası nedeniyle termin revizesi talebinin kurumlarınca da uygun görülüp bu tarihten sonraki revize termin programından fazla alınan kömürlerin ceza miktarından düşülmesiyle nihai olarak güncel ceza tutarının A Ünitesi için 76.680 ton kömüre karşılık 17.677.086,00 TL, B Ünitesi için 459.605 ton kömüre karşılık 68.982.097,00 TL olmak üzere toplamda 536.285 ton kömüre karşılık 86.659.183,00 TL olacak şekilde fatura edildiğini, davalının bu faturayı iade ettiğini, davalının alım yükümlülüğünü yerine getirmemesinin mücbir sebepten kaynaklandığını ve eksik alınan kömürün yıl sonuna kadar taraflarına verilmesini talep ettiğini, ancak alım yükümlülüğüne aykırılığın mücbir sebepten kaynaklanmadığını, davalının santralin üretim faaliyetinin durdurulmasının şirketin kusurundan kaynaklanmadığı iddiasıyla durdurulma süresince faaliyetin Geçici Faaliyet Belgesi alınıncaya kadar program kapsamında kömür temin edilmemesi ile eksik kalan iş bu kısımların işletmeye geçilmesine müteakip kalan işletme dönemlerine sari olarak verilmesi ve bu dönemler bağlamında ücretlendirilmesini talep ettiğini, ancak T.C. Özelleştirme İdare Başkanlığının 02.10.2014 tarih ve 6920 sayılı yazıları doğrultusunda santrallerin devrinden sonraki ilk birkaç yıl içerisinde yatırımcının başta çevre mevzuatı gereği olmak üzere yüksek tutarlı yatırımlar yapmak zorunda olması ve serbest piyasada rekabet edebilecek şekilde faaliyetlerini sürdürebilmelerini teminen termik santral kömür satış fiyatlarının düşük tutulmasına rağmen firmanın yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinin anlaşıldığını, yıllık kömür ihtiyaç programında talep edilen kömür miktarının aylık dağılımlarının alıcı ve satıcı tarafından müştereken kararlaştırılabileceğini, fakat verilecek kömür miktarının teknik ve fiili koşullar ile karşılanabileceğinden, belirlenen aylık üretim kapasitesinin üstüne çıkılıp çıkılmayacağının İdarenin takdirinde olduğunu, davalının faaliyetleri durdurulmuş olsa bile alım yükümlülüğünde olan kömürleri teslim alıp istiflenmesinde hiçbir sakınca olmadığını, davalının yükümlülüğünün santrallarda kullanmak değil teslim almak olduğunu belirterek kömür sözleşmesine aykırılık dolayısıyla eksik terminlere karşılık gelen 99.975.642,78 TL'lik ceza tutarının ifadan kaçındığı tarih itibariyle hesaplanacak ticari faizi birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili bilahare 21/02/2022 tarihli dilekçesinde, dava dilekçesi ile belirtilmeyen, alacağa işleyecek olan faiz oranının ticari avans faizi olarak ıslahını talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, Kütahya İl Çevre Müdürlüğü'nün 01.01.2020 tarihli yazısı ile Tunçbilek - Termik Santralinin faaliyetinin durdurulması nedeni ile 01.01.2020 tarihinde kapandığını, bu durumun 16.01.2020 tarihli yazı ile davacı kuruma bildirildiğini, müvekkilinin davacı kuruma verdiği 16.01.2020 tarihli yazı ile santralın kapalı olduğu dönemde kömür alımının durdurulması, santral çalışmaya başladıktan sonra eksik kalan kömürün alınacağının bildirildiğini ve kömürün alınacağı döneme göre ücretlendirilmesinin talep edildiğini, 7 Haziran 2020 tarihinde Tunçbilek Termik Santralının alınan geçici faaliyet belgesi ile santralın sadece 4. Ünitesinin çalışmaya başladığını, öngörü dışı teknik arızadan kaynaklanan bu durumun 17.06.2020 tarihli yazı ile davacıya bildirildiğini ve buna göre işlem yapılmasının talep edildiğini, bu talebin davacı kurumca kabul edildiğini ve taraflarca 08.06.2020-31.12.2020 tarihleri arasındaki dönem için yeni termin programı yapıldığını, Santralın geçici olarak kapalı olduğu 01.01.2020-07.06.2020 tarihleri arasında denk gelen 5 ay 7 günlük dönem için sözleşmenin 13/4 maddesinde öngörüldüğü şekilde o tarihler arasında alınması gerekli olan kömürün, sözleşmede öngörülen kalori ve değer bazlı kriterler çerçevesinde, müvekkile verilmesinin defalarca davacıdan talep edildiğini, ancak kömürün davacı tarafından müvekkile teslim edilmediğini, tüm yazılı ve sözlü taleplerin sonuçsuz kalması üzerine 11.09.2020 tarihinde eksik kömürün taraflarına teslim edilmesi halinde, davacı kurumun ifadan kaçınması nedeniyle zararlarının talep edileceği hususunda ihtarname gönderildiğini, ancak davacı kurumun yine ifadan kaçınıp haksız ve sözleşmeye aykırı olarak dava konusu termin cezası faturasını düzenleyerek 28.09.2020 tarihli yazı ile müvekkile gönderdiğini, faturaya süresi içinde 09.10.2020 tarihinde itiraz edilip iade edildiğini, 04.11.2020 tarihli yazı ile eksik kömürün yine talep edildiğini, davacı kurum tarafından yeniden 13.01.2021 tarihli 99.975.642,73 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, müvekkilinin süresi içinde faturaya itiraz ederek yeniden iade ettiğini, müvekkilli tarafından 01.01.2020-07.06.2020 tarihleri arasında alınamayan kömür miktarının 2020 yılı sonuna kadar alınmasına sözleşmenin 13. maddesinin cevaz verdiğini, sözleşmenin 13/5. maddesinde de satıcıdan kaynaklanan eksik kömür teslimi sonucu oluşan tonaj kadar kömür alıcıya baz ısı değer üzerinden bir sonraki ay bedelsiz olarak teslim edilir denildiğini, davacı kurumun her durum ve koşulda müvekkilline kömür teslim etme yükümlülüğünün bulunduğunu, davacı kurumun belirli periyotlar ile eksik kömürü teslim etme imkanı bulunmasına rağmen müvekkile böyle bir teklif dahi ileri sürmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan Linyit Kömürü Temini ile ilgili sözleşmenin 13/4. maddesine göre, davalı şirketin işletme dönemi içerisinde eksik alınan kömür miktarını tamamlama hakkının bulunduğu, aynı işletme dönemi içerisinde eksik alınan kömürün sonradan tamamlanmak istenmesi halinde eksik kömür alım miktarı yönünden bir kısıtlama ve üst sınır getirilmediği, davacının kabulünde olduğu üzere davalının bu hakkını kullanma isteğini çeşitli dilekçeler ile ilettiği, talebin karşılanmadığı, bu nedenle davalı tarafından ceza uygulanmasının haklı ve yerinde bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece sözleşmenin 13/4 maddesi uyarınca ilk 6 ayda alınmayan kömürlerin ikinci 6 ayda tamamlanabileceği kabul edilmiş ise de bunun mümkün olup olmadığına yönelik bir inceleme yapılmadığını, müvekkili tarafından fazladan temin edilebilecek miktar yönünden temin yapılarak cezadan düşüldüğünü, ancak müvekkilinin temin edemeyeceği bir miktarı termin programı dışında temin etmesinin beklenmesinin hatalı olduğunu, ilgili fıkranın uzun bir dönem kömür temin etmeme için düzenlenmediğini, planlanan zamanında kömürün alınmamasının müvekkili açısından yeniden pazarlama, istifleme vs. gibi bir takım zararlara sebebiyet verdiğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında davalı yanın termin programına aykırı ürün almaması nedeniyle davacının ceza uygulamasının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kömür temini ile ilgili sözleşme uyarınca ceza tutarının tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 13/4 maddesi uyarınca davalı şirketin işletme dönemi içerisinde eksik alınan kömür miktarını tamamlama hakkının bulunmasına, aynı işletme dönemi içerisinde eksik alınan kömürün sonradan tamamlanmak istenmesi halinde eksik kömür alım miktarı yönünden bir kısıtlama ve üst sınır getirilmemesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."